İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/121 E. 2026/187 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/121
- Karar No
- 2026/187
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/121 KARAR NO : 2026/187
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 11/06/2024 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, --- 1935 yılında ----- tarafından kurulduğunu, 88 yılı aşan geçmişiyle Türkiye’nin en köklü sanayi kuruluşlarından biri olmanın yanı sıra ihtisaslaşma derecesi ve rekabet gücü yüksek faaliyetleriyle dünyanın en seçkin üreticileri arasında yer aldığını, aynı zamanda dünya cam sektörünün ana faaliyet alanları olan düzcam, cam ev eşyası ve cam ambalajın üçünde birden faaliyet gösteren tek global şirket olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde halihazırda tescilli olan çok sayıda--- esas unsurlu markaları bulunduğunu, --- numaralı markası başta olmak üzere çok sayıda tescilli “----” esas unsurlu markası bulunan --- numaralı, ---numaralı---- numaralı “----” markaları olmak üzere “----” esas unsurlu da çok sayıda markası bulunduğunu, müvekkili şirketin bir müşterisinden gelen şikayet ile davalının müvekkili şirket adına tescilli “----” ve “-----” markalarını, markaların kullanımına ilişkin haklı veya meşru bir bağlantısı bulunmamasına, ürünlerinin garanti belgeleri üzerinde ticari etki yaratacak biçimde izinsiz ve hukuka aykırı kullandığı, bu şekilde müvekkili şirketin yetkili satıcısı olduğu ve satışa sunduğu ürünlerin müvekkili şirketin yetkili üreticileri tarafından üretildiği izlenimi yarattığı, bu suretle marka tescillerinden doğan haklarını ihlal ettiği ve müvekkili Şirketin itibarından ve tanınırlığından faydalanarak hukuka aykırı menfaat temin etmeye çalışarak haksız rekabete sebebiyet verdiğinden haberdar olunduğunu, müvekkili şirketin ilgili birimlerince gerekli incelemelerin yapıldığını ve düzenlenen 15.12.2023 tarihli tespit tutanağı uyarınca ürünlerin müvekkili şirket veya yetkili üreticisi tarafından üretilen ---- markalı orijinal ürün olmadığı ve düzenlenen garanti belgesinin de sahte olduğunun tespit edildiğini, akabinde davalıya gönderilen ---Noterliği’nin 28.12.2023 tarihli ve ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Müvekkili Şirket’in marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi ve durdurulması anlamında, anılan hukuka aykırı kullanımlarını durdurması ve ihlal teşkil eden her nevi garanti belgesi, etiket, kartvizit, tanıtım, katalog ve benzeri tanıtım ve reklam materyallerinin kullanımına son vermesinin ihtar edildiğini, davalının da---- Noterliği’nin 04.01.2024 tarihli ve ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bahsi geçen camların müvekkili şirketin yetkili satıcısı olduğu iddia edilen ---- temin edildiğini ihtarnamemizde yer alan garanti belgesinin ekte sundukları garanti belgesine dayandığı ve Müvekkili Şirket’in markalarının kullanılmadığını iddia ettiklerini, davalının işbu cevabi ihtarnamesinde ihlale konu garanti belgesinin kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini, davalının cevabi ihtarnamesinde yer alan iddialara istinaden müvekkili şirketin ilgili birimlerince yapılan incelemeler ve müvekkili şirketin yetkili üreticisi ----. ile yapılan görüşmeler neticesinde, davalıya ----- ürününün tedarik edilmediği ve davalının iddialarının aksine garanti belgesi düzenlenmediği, davalı tarafından kullanılan garanti belgesinin sahte olduğunun öğrenildiğini, davalının, müvekkili şirketin tescilli marka haklarına tecavüz teşkil eden ürünleri ve garanti belgelerini piyasaya sürmesinin; müvekkili şirketin ticari faaliyetleri ve ürünleri ile iltibas yaratarak tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğunu ve müvekkili şirketin tüketiciler nezdinde emek ve yatırımları ile oluşturduğu haklı güven duygusundan; müvekkili şirketin tescilli ve tanınmış markalarının tanınırlığından haksız ve hukuka aykırı şekilde yararlanılarak tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olduğunu, davalının anılan faaliyetlere devam etmesi halinde müvekkili şirketin zararının artmaya devam edeceğini, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun “Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, marka tescilinden doğan hakların münhasıran marka sahibine ait olduğunun düzenlendiğini, SMK’nın “Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller” başlıklı 29. maddesinin 1. fıkrasının "a" bendi uyarınca “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak” ve “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.” fiillerinin marka hakkına tecavüz sayıldığını, davalı tarafın, başta ürün garanti belgeleri olmak üzere iş evrakları üzerinde Müvekkili Şirket’in tescilli “---” ve “---” markalarını birebir aynı şekilde kullandığını ve işbu fiilinin SMK m. 7 ve 29 uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini ortada olduğunu, SMK’nın “Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler” başlıklı 149. maddesi uyarınca; sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin; a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespitini, b) Muhtemel tecavüzün önlenmesini, c) Tecavüz fiillerinin durdurulmasını ve d) Tecavüz oluşturan ürünlere el koyulmasını talep edebileceğini, bu kapsamda davalının anılan kullanımları nedeniyle müvekkili şirketin marka haklarına yönelik tecavüzün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını ve tecavüze konu başta garanti belgeleri ve iş ürünleri olmak üzere sair her türlü ürün ve tanıtım araçlarına el koyulmasını talep etmek gerektiğini, marka hakkına tecavüze ek olarak davalının anılan fiillerinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca müvekkili şirket aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğini, işbu dava ile davalının bu eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet yarattığının tespitini, yaratılan haksız rekabetin men’ini, haksız rekabet neticesi oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, müvekkili şirketin maddi ve manevi zararının tazminini talep etmek gerektiğini, açıklanan ve Mahkemece resen gözetilecek nedenler ile; davalının hiçbir haklı veya meşru bağlantısı bulunmamasına rağmen başta garanti belgeleri olmak ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere iş evrakları, tanıtım materyalleri, iş ürünleri üzerinde müvekkili şirketin --- ve ---- markalarını kullanmak suretiyle marka haklarına tecavüz teşkil eden ve aynı zamanda haksız rekabet yaratan maddi olguların tespiti anlamında ve gecikilmesi ve/veya duruşma ve/veya tebligat yapılması halinde kaybolma ve yok edilmesi ihtimali bulunan garanti belgelerinin, ürünlerinin, iş ürünlerinin ve sair tanıtım materyallerinin karşı yanın adresinde marka uzmanı bilirkişi tarafından yerinde incelenmek suretiyle HMK m. 400 vd. uyarınca tespitine, müvekkili şirketin tescilli --- ve ---- markalarının davalı tarafça her surette ve her türlü ürün, garanti belgesi ve sair tanıtım materyalinde kullanımının engellenmesine; yerinde inceleme esnasında tespit edilen her türlü materyale el koyulmasına ve imhasına yönelik tedbir kararına hükmedilmesine ve dava kesinleşinceye kadar devamına, müvekkili şirketin tescilli ---- ve ---- markalarına tecavüz teşkil eden ve aleyhine haksız rekabet teşkil eden fiillerin tespitine, durdurulmasına ve sonuçlarının giderilmesine, şimdilik belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği davanında SMK’nın 151/2-b maddesi“sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” yöntemi ile şimdilik 5.000-TL (beşbintürklirası) maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte ve hesaplanacak tutara SMK m. 151/4 uyarınca sayın mahkemece hakkaniyete uygun bir pay eklenerek davalıdan tahsiline, müvekkili şirket tarafından yıllardır yapılan uzun ve pahalı tanıtım ve yatırım sürecinde oluşturulan tescilli markaların ve müvekkili şirketin ticari itibarının, marka imajının zedelenmesi sebebi ile bu açıdan da müvekkil şirket’in manevi zararının tazminine bu kapsamda müvekkili şirketin iş hacmi, itibarı, değeri dikkate alınarak manevi tazminat olarak 100.000-TL’nin (YüzbinTürkLirası) dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkili şirketin tescilli --- ve ---- markalarına tecavüz nedeni ile SMK m.150/2 uyarınca 50.000-TL (EllibinTürkLirası) tutarındaki itibar tazminatının dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, SMK’ nın 149. ve TTK’nın 59. maddeleri uyarınca dava sonucunda verilecek hükmün, gideri davalılardan tahsil edilmek üzere, türkiye çapında baskı sayısı yüksek --- ve ---- gazetelerinden birinde ilan yolu ile kamuya duyurulmasına, yargılama giderleri ile huzurdaki davanın yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı şirketin müşterisi aslen -----. isimli şirket çalışanı olduğunu, davalı müvekkili şirket plastik doğrama ve tadilat işi yapmakta ve "müşteri" olduğu ileri sürülen ve dava dilekçesinde de tadilat sözleşmesinin tarafı olan --- isimli kişi ile davalı müvekkili şirket arasında, 10/01/2022 tarihinde imzalanan tadilat sözleşmesinden kaynaklanan ciddi bir ihtilaf bulunduğunu, --- isimli bu kişi----- ile olan bağlantılarını davalı müvekkili şirkete karşı kullanarak husumetini daha da ileri boyuta taşıdığını, bunun yanında da davalı müvekkili şirket ne yazık ki 2022 yılından bu yana kendisine yapılması gereken ödemenin bir kısmını halen daha bu kişiden tahsil edememiş ve bu süre boyunca da ---- isimli bu kişiyi memnun edebilmek için tüm ticari sabrını zorladığını, bu doğrultuda davalı müvekkili şirket ile ---- arasında bu süreç içerisinde birden fazla karşılıklı ihtarname gönderilmiş, tespit yaptırılmış ve iki yılı aşkın olarak bu husumet devam ettirildiğini, bir diğer yandan, davalı müvekkili davacı şirketin dava dilekçesinde ileri sürdüğü gibi davacı şirketin marka hakkına tecavüz etmemiş, davacı şirketin ürünlerinin yetkili satıcısı gibi davranmamış, garanti belgesini kasti ve bilinçli olarak müşterilerine vermemiş, hukuka aykırı menfaat ederek haksız rekabete sebebiyet vermediğini, herhangi bir cam firması bayisi olduğuna dair ne şirket adında böyle bir ibare bulunmakta, ne şirket aracı üzerinde ne de şirket binasında cam sektöründe bulunan herhangi bir firmanın yetkili bayisi olduğuna dair reklam ve ibare bulunmadığını, bunun yanında davalı müvekkil şirket, plastik doğrama işi yaptığı için, cam üreticileri kendisine katalog bırakmakta ve işin doğası gereği doğrama siparişi aldıktan sonra üretici firmaların kendisine bırakmış olduğu kataloglardan müşterilerine bir seçim yaptırarak talep edilen cam modellerini sipariş verdiğini, aynı şekilde davalı müvekkili şirket ile----isimli kişi arasında da bu şekilde bir anlaşma yapılmış ve bu kişinin evine montajı yapılacak doğramaların camları yine başka bir üretici firma olan ---- temin edildiğini, ancak sonradan davalı müvekkili şirket tarafından fark edileceği üzere, üretici firma, "----" yerine sehven "-----" marka cam göndermiş ve bu hata müvekkili şirket tarafından fark edilerek, hiçbir ücret talep edilmeden--- isimli üreticiden doğru camlar temin edilerek sözleşmede yazan ----- markalı ürün ile değiştirilmek istenmiş olduğunu, ancak ne yazık ki----- bu hatanın düzeltilmesine izin vermek yerine, davalı müvekkili şirket ile husumetini daha da ileri bir boyuta çıkartmak istediğini, Ki, bu doğrultuda eldeki bu dava açılmış ve emanete alınan camların bir çoğu taşıma esnasında kırıldığını, bu nedenle; davalı müvekkili şirket sehven, yine davacı şirkete ait ancak farklı bir cam markasını, üretici firmanın yanlış ürün göndermesi nedeni ile montajını yapmış ve bu durumun fark edilmesi üzerine de bu hatayı hemen telafi etmek istediğini, davalı müvekkili şirket sahte bir ürün montajı yapmamış, davacı şirkete ait herhangi bir ürünü ürettiği iddiasında bulunmadığını, bunun yanında, davalı müvekkili şirketin sahte garanti belgesi vermek gibi bir durumu söz konusu dahi bulunmadığını, çünkü tüm ürünlerin üretici firma tarafından düzenlenen garanti belgeleri mevcut olduğunu, davalı müvekkil şirket, üretici firma olduğu iddiasında olmadığı için dava dilekçesinin ekinde, tamamen farklı bir gaye ile -- isimli kişiye verilmiş olan garanti belgesini bu kişiye aldatma amaçlı olarak vermediğini, taraflar arasında çok ciddi gerginlik olması ve ---- isimli müşterinin garanti belgesini ısrarlı bir şekilde istemesi sonucunda, davalı müvekkili şirket yetkilisi ----, o dönem bu işlerle ilgilenen şirket çalışanının ameliyat olması nedeni ile iş yerinde olmamasından kaynaklı, üretici firmanın vermiş olduğu garanti belgesini bulamayarak, eline geçirdiği eski bir basılı garanti belgesini, üzerinde "yetkili üretici" yazısı yazdığını dahi fark etmeden kaşeleyip imzalayarak ---- üzerinden fotoğrafını çekerek karşı tarafa göndermiş ve böylelikle bu kişinin tacizlerini o anlık yatıştırmak istediğini, Çünkü bahsi geçen garanti belgesi 07/02/2022 tarihinde müşteriye o anlık verilmiş ve bunun üzerinden 2 yıl zaman geçtiğini, bu nedenle; davacı şirketin, ---- isimli çalışanının/eski çalışanının yanlış yönlendirmesi ile açmış olduğu bu davanın reddi talep ve dava etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın davacı adına atescilli --- ifadelerini cam ürünlerinde markasal olarak kullanmak sureti ile davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığıd, haksız rekabette bulunup bulunmadığı, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin oluşması halinde maddi-manevi tazminatın ve itibar tazminatının gerekip gerekmeyeceği, noktasında toplandığı anlaşılmıştır. UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı ile davacı şirketin 23/01/1936 tarihinde, davalı şirketin 30/12/1997 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı ---- markasının 19.sınıfta 31/07/1995 tarihinde, --- tescil numaralı ---- markasının 12., 19., ve 21.sınıflarda 22/10/2008 tarihinde davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Talimat mahkemesince alınan bilirkişi rapor içeriğinde; Şekil + ----- ibaresine ilişkin marka tescil başvurusunun 31.07.1995 tarihinde yapıldığı, 19 numaralı nice sınıfında ----- tescil numarası ile tescil edildiği ve 31.07.2015 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle yenilendiği; Şekil +----” ibaresine ilişkin marka tescil başvurusunun ise 19.09.2007 tarihinde yapıldığı, --- numaralı Nice sınıflarında -- tescil numarası ile tescil edildiği, 19.09.2017 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle yenilendiği ve marka sahiplerinin davacı ---- olduğu ve koruma sürelerinin devam ettiği tespit edilmiştir. Davalı -----adresinde 17.07.2024 tarihli keşifte yapılan incelemelerde; İş yerinin anahtar teslim tadilat/dekorasyon, inşaat işleri, mantolama, mutfak, pergule ve balkon kapatma, pvc doğrama, cam balkon, panjur, sineklik, duşakabin, çelik kapı/amerikan kapı işi yaptığı ve gidilen adresin showroom niteliğinde olduğu, üretim yapılmadığı görülmüştür. iş yerinde girişte sağa ve sola yaslı bulunan toplam 12 adet camda bulunan etiketlerde ve cam ara boşluk çıtalarında ----- ibaresi bulunmakta olup camların orijinal ---- formunda olduğu değerlendirilmiştir. Ancak üretici firma bilgisinde yazan dava dışı ----- yetkili üretici firma olduğu tespit edildiğinden etikette belirtilen sipariş numarası ile üretici firma kayıtları ve davalı şirket kayıtları incelenerek söz konusu ürünlerin yetkili firmadan temin edilip edilmediğinin araştırılması hususu Sayın Mahkemenin takdirine sunulmuştur. (Yetkili üreticiden satın alındığının tespit edilmesi halinde söz konusu ürünlerin tadilat sözleşmesine konu edilmesi marka hakkına tecavüz oluşturmayacaktır.) İş yeri içerisinde bulunan tüm ürünler, basılı evrak, tanıtım evrakı, tabela, kartvizit, garanti belgesi incelenmiş olup iş yerinde 4 adet ürün kataloğunda "---- yazılı olduğu ve katalogların orijinal olduğu, iş yerinde ----Kataloglarının bulunmasının tadilatlarda ----- markalı ürünlerin kullanıldığı izlenimi yaratacağından orta düzeydeki tüketicilerde karışıklığa neden olabilecek nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır. İş yeri içerisinde örnek olarak sergilenen bir adet pvc kapı camı ve 1 adet pvc pencere camının ara boşluk çıtasında "----" ve ----" ibarelerinin bulunduğu, orijinal ----- formunda olmayan bu ürünlerde Şekil + “-----”markasının ibaresinin aynen kullanılması orta düzeydeki tüketicide markalı ürün algısı yaratacağından bu ürünlerin iş yerinde sergilenmesi/satışa arz edilmesi marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilmiştir. " şeklinde görüş bildirilmiştir. Tarafların beyan ve itirazları, kayıtlar ile dosyada mevcut deliller dikkate alınarak, davacı tarafın marka hakkına tecavüz, haksız rekabet yönündeki ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin varlığı halinde maddi tazminat talepleri ile itibar tazminatı talepleri yönünden marka hukuku uzmanı, cam sektöründe uzman ve muhasip üyeden oluşan bilirkişi raporunda özetle; Marka İhlali Yönünden; Davalı savunmasında söz konusu ürünleri davacının yetkili satıcısı olan ----- aldığını iddia ettiğinden bu ürünlerin ----- alınan orijinal ürün olup olmadığının tespitinin gerektiği, bu ürünlerin yetkili satıcıdan alınan orijinal ürünler olduğunun tespiti halinde vaki Kullanımların SMK m.152/1 gereğince hukuka aykırılık arz etmeyeceği, aksi ihtimalde ise yani orijinal olmayan ürünler üzerinde davacının tescili markalarının aynısının kullanılmasının SMK. m. 29/1-a bendinin ihlali sayılabileceği, Dosya kapsamındaki, bilgi ve belgelerden ve özellikle davalının cevap dilekçesindeki “ davalı müvekkil şirket yetkilisi -----, o dönem bu işlerle ilgilenen şirket çalışanının ameliyat olması nedeni ile iş yerinde olmamasından kaynaklı, üretici firmanın vermiş olduğu garanti belgesini bulamayarak, eline geçirdiği eski bir basılı garanti belgesini, üzerinde "yetkili üretici" yazısı yazdığını dahi fark etmeden (vekil olarak eldeki dava dosyası incelendiği aşamada tarafımca söylenmesi üzerine şirket yetkilisi tarafından bu ibarenin olduğu fark edilmiştir.) kaşeleyip imzalayarak ---- üzerinden fotoğrafını çekerek karşı tarafa göndermiş ve böylelikle bu kişinin tacizlerini o anlık yatıştırmak istemiştir” şeklindeki beyanından davalının davacıya ait markaları izinsiz bir biçimde garanti belgesi üzerinde kullandığı, vaki kullanımın SMK m. 29/1-a bendinin ihlali sayılacağı, Haksız Rekabet İddiası Yönünden; Dosya kapsamındaki, bilgi ve belgelerden ve özellikle davalının cevap dilekçesindeki “ davalı müvekkil şirket yetkilisi ----, o dönem bu işlerle ilgilenen şirket çalışanının ameliyat olması nedeni ile iş yerinde olmamasından kaynaklı, üretici firmanın vermiş olduğu garanti belgesini bulamayarak, eline geçirdiği eski bir basılı garanti belgesini, üzerinde "yetkili üretici" yazısı yazdığını dahi fark etmeden (vekil olarak eldeki dava dosyası incelendiği aşamada tarafımca söylenmesi üzerine şirket yetkilisi tarafından bu ibarenin olduğu fark edilmiştir.) kaşeleyip imzalayarak ----- üzerinden fotoğrafını çekerek karşı tarafa göndermiş ve böylelikle bu kişinin tacizlerini o anlık yatıştırmak istemiştir” şeklindeki beyanından davalının yetkili satıcı olmadığı halde yetkili satıcı imiş gibi garanti belgesi düzenlemesinin Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla TTK m. 55/1-a-2 bendinin ihlali sayılacağı, Davacı taraf maddi tazminat talebini SMK. M. 151/2-b “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç” seçeneğine dayandırmakla Davalının elde ettiği net kazancın tespiti davalı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile tespit olunabileceğinden ve davalı da ---- olduğundan mali incelemenin yapılamadığına dair görüş bildirmiştir. Davacı şirketin 29.04.2025 tarihli cevabi yazı dikkate alınarak marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları yönünden ek rapor düzenlenmiş olup Marka İhlali Yönünden; 29.4.2025 tarihli cevabi yazıda ---- davacının yetkili satıcısı olduğu belirtilmiş olmakla dava konusu ürünlerin yetkili satıcıdan alınan orijinal ürünler olduğunun tespiti halinde vaki Kullanımların SMK m.152/1 gereğince hukuka aykırılık arz etmeyeceği, Dosya kapsamındaki, bilgi ve belgelerden ve özellikle davalının cevap dilekçesindeki “ davalı müvekkil şirket yetkilisi ----o dönem bu işlerle ilgilenen şirket çalışanının ameliyat olması nedeni ile iş yerinde olmamasından kaynaklı, üretici firmanın vermiş olduğu garanti belgesini bulamayarak, eline geçirdiği eski bir basılı garanti belgesini, üzerinde "yetkili üretici" yazısı yazdığını dahi fark etmeden (vekil olarak eldeki dava dosyası incelendiği aşamada tarafımca söylenmesi üzerine şirket yetkilisi tarafından bu ibarenin olduğu fark edilmiştir.) kaşeleyip imzalayarak ---- üzerinden fotoğrafını çekerek karşı tarafa göndermiş ve böylelikle bu kişinin tacizlerini o anlık yatıştırmak istemiştir” şeklindeki beyanından davalının davacıya ait markaları izinsiz bir biçimde garanti belgesi üzerinde kullandığı, vaki kullanımın SMK m. 29/1-a bendinin ihlali sayılacağı, Haksız Rekabet İddiası Yönünden; Dosya kapsamındaki, bilgi ve belgelerden ve özellikle davalının cevap dilekçesindeki “ davalı müvekkil şirket yetkilisi ----, o dönem bu işlerle ilgilenen şirket çalışanının ameliyat olması nedeni ile iş yerinde olmamasından kaynaklı, üretici firmanın vermiş olduğu garanti belgesini bulamayarak, eline geçirdiği eski bir basılı garanti belgesini, üzerinde "yetkili üretici" yazısı yazdığını dahi fark etmeden (vekil olarak eldeki dava dosyası incelendiği aşamada tarafımca söylenmesi üzerine şirket yetkilisi tarafından bu ibarenin olduğu fark edilmiştir.) kaşeleyip imzalayarak ----- üzerinden fotoğrafını çekerek karşı tarafa göndermiş ve böylelikle bu kişinin tacizlerini o anlık yatıştırmak istemiştir” şeklindeki beyanından davalının yetkili satıcı olmadığı halde yetkili satıcı imiş gibi garanti belgesi düzenlemesinin Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak kaydıyla TTK m. 55/1-a-2 bendinin ihlali sayılacağı, Davacı taraf maddi tazminat talebini SMK. M. 151/2-b “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edeni elde ettiği net kazanç” seçeneğine dayandırmakla Davalının elde ettiği net kazancın tespiti davalı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile tespit olunabileceğinden ve davalı da ----olduğundan mali incelemenin yapılamadığına dair rapor sunulmuştur. Tazminat talebi yönünden ek rapor alınmış olup alınan raporda Davalının incelenen 2024 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun yapıldığı, defterin usulüne uygun tutulduğu, Dava konusu dönemde (2024 yılı) Davalının dava dışı----- 28.931,90 TL tutarında cam alışı yaptığı, başka şirketlerden cam alışının bulunmadığı, 6769 sayılı SMK m. 151/2-b bendinde yer alan "Davalının elde ettiği net kazanç" yöntemi ve davalının resmi % 7'lik faaliyet kârlılığı baz alınarak yapılan hesaplama neticesinde; davacının talep edebileceği yoksun kalınan kazanç tutarının 2.630,17 TL olarak hesaplandığına dair rapor sunulmuştur.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 6769 sayılı SMK'nın 55, 56, 58, 81, 149,150 ve 151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri.
GEREKÇE: Dava, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetten kaynaklı tecavüzün tespiti, tecavüzün giderilmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir. Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir. Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir. Dava konusu somut olay incelendiğinde; --- tescil numaralı ----- markasının 19.sınıfta 31/07/1995 tarihinde, --- tescil numaralı-----markasının 12., 19., ve 21.sınıflarda 22/10/2008 tarihinde davacı adına tescil edildiği ve markanın halen koruma altında bulunduğu, davalı tarafın iş yerinde 29.4.2025 tarihli cevabi yazıda ----- davacının yetkili satıcısı olduğu bu durum dikkate alındığında tespite konu dava konusu ürünlerin yetkili satıcıdan alınan orijinal ürünler olduğunun tespiti halinde kullanımların SMK m.152/1 gereğince hukuka aykırılık arz etmeyeceği, ancak davalının cevap dilekçesindeki “ davalı müvekkil şirket yetkilisi ----, o dönem bu işlerle ilgilenen şirket çalışanının ameliyat olması nedeni ile iş yerinde olmamasından kaynaklı, üretici firmanın vermiş olduğu garanti belgesini bulamayarak, eline geçirdiği eski bir basılı garanti belgesini, üzerinde "yetkili üretici" yazısı yazdığını dahi fark etmeden (vekil olarak eldeki dava dosyası incelendiği aşamada tarafımca söylenmesi üzerine şirket yetkilisi tarafından bu ibarenin olduğu fark edilmiştir.) kaşeleyip imzalayarak ---- üzerinden fotoğrafını çekerek karşı tarafa göndermiş ve böylelikle bu kişinin tacizlerini o anlık yatıştırmak istemiştir” şeklindeki beyanından davalının davacıya ait markaları izinsiz bir biçimde garanti belgesi üzerinde kullandığı, bu durumun SMK m. 29/1-a fıkrasında belirtilen Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak eylemi olduğu dikkate alındığında davalı tarafın kullanımının davacının marka hakkına tecavüz eder mahiyette olduğu kabul edilmiş ve marka hakkına tecavüzün tespitine karar vermek gerekmiştir.Bu tespitten sonra davacı tarafın maddi tazminat talepleri değerlendirilmiş, SMK'nun 149 ve devamı maddeleri gereği davacı tarafın marka hakkına tecavüzün varlığı halinde maddi tazminat talep hakkının bulunacağı kabul edilmiş, davacı tarafın 151/2-b Maddesi gereği davalı tarafın ihlale konu eylemden dolayı elde ettiği net kazanç bedeli yönünden talepte bulunduğu, bu talep gereği tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle alınan raporda davalının elde ettiği net kazancın 2.630,17- TL olduğu, bu miktarın davalının ticari kayıtları ile uyumlu ve bilanço ve gelir tabloları incelenmek suretiyle belirlendiği dikkate alınarak bu miktar yönünden maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının davacı tarafa adına tescilli markayı marka hakkına tecavüz eder şekilde kullandığı, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149. Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının markaya konu kullanımlar, ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 25.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş , yine davacı tarafın kararın yayınlanmasına ilişkin talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 149/1-g maddesi gereği tecavüzün varlığı halinde kararın yayınlanması talebinde bulunma hakkı bulunduğu da gözetilerek bu yöndeki talebin de kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüz dolayısıyla itibar tazminatı talepleri de değerlendirilmiş, davalı şirket tarafından sınai mülkiyet hakkına hakka konu ürünlerin kötü şekilde kullanıldığı, ürünlerin piyasaya uygun olmayan koşullarda sunulduğu, ya da davacının markasını kötüleme yönünde bir delil dosyada bulunmadığı dikkate alındığında davacı tarafın itibar tazminatı talep hakkı bulunmadığı kabul edilmiş ve itibar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yine davacı tarafça eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği belirtilmiş ise de bu yönde kısa kararda hüküm tesis edilmediği, bu hali ile kararın eksik bırakıldığı gerekçeli kararın yazılması sırasında belirlendiğinden HMK'nın 305/A maddesi gereği hükmün tamamlanmasına karar verilmiş, davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri yanında TTK'nın haksız rekabeti düzenleyen 54. Vd. Maddeleri gereği talepleri de değerlendirilmiş, davacı tarafın ihlal edilen hakkının sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunduğu ve az yukarıda ifade edildiği üzere SMK hükümleri kapsamında marka tecavüzün tespiti ve sonuçlarına dair kararı tesis edildiği, Yargıtay ---HD'nin--- Sayılı ilamında da belirtildiği üzere "SMK ile getirilen özel hükümler haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlenmiştir. Davacı bu özel hükümlere de dayandığından tescilli tasarımın koruma alanı ile haksız rekabetin koruma alanının kesiştiği dava konusu olayda, yalnızca özel hükümler uygulama alanı bulacağından, özel hükmün yanında haksız rekabete ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü de olmadığından, özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı bulunmadığı, hal böyle olunca, (Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin 14.03.2022 gün ve ---- sayılı, yine 22.04.2021 gün ve ----sayılı kararları) somut olay bakımından, SMK ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek" şeklindeki gerekçesi de dikkate alınarak kümülatif korumanın mümkün olmadığı kanaati ile haksız rekabet yönündeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalı tarafın " ----" yazılı etiket içeren ürünleri satışa sunması dolayısıyla davacının---- tescil -----şekil ve ----- tescil numaralı -----şekil markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün durdurulmasına, sonuçlarının giderilmesine, 2-2.630,17- TL Maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-25.000,00-TL Manevi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 4-Davacı tarafın itibar tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Davacı tarafın haksız rekabet talepleri yönünden davanın REDDİNE, 6-Karar kesinleştiğinde kararın bir örneğinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı enyüksek üç gazeteden birinde masrafı davalı taraftan alınarak bir kez yayınlanmasına, 7-Alınması gereken 1.887,41 TL harçtan peşin alınan 2.647,02 TL harç ile 3.030,30 TL keşif harcı mahsubu ile bakiye 3.789,91 TL ' nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine, 8-Davacı tarafça yatırılan toplam 5.677,32 TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince marka hakkına tecavüz davası yönünden takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maddi tazminat davası yönünden 2.630,17 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince manevi tazminat davası yönünden 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 12-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen itibar tazminat davası yönünden 50.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 13-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen haksız rekabet davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 14-Davacı tarafından yapılan 3.074,62 TL ilk dava masrafı, 30.217,00 TL tebligat ve müzekkere gideri ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 33.291,62 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre(%57 kabul) 18.976,22 TL 'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 16-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 17-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Dair; tarafların yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.