İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1069 E. 2026/456 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1069
- Karar No
- 2026/456
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1069 Esas KARAR NO : 2026/456 Karar
DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
DAVA TARİHİ : 19/12/2024 KARAR TARİHİ : 04/06/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin, Çerkezköy .... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde kooperatif hisse devri sözleşmesi ile davalı ... Nolu ... üyesi diğer davalı ...'den hissesini devir aldığını, üyelik devrinden sonra üyeliğinin kabulü için davalı kooperatife Çerkezköy .... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde kooperatif hisse devri sözleşmesini iki kez göndermiş olup her ikisinde de tebliğ edilmesine karşın kooperatif üyeliği tespit edilmediği gibi cevap verilmemiş olduğunu, Silivri .... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bir kez daha davalı kooperatife üyeliğinin tespiti amacıyla başvurulmuş olmasına karşın üyelik tespit edilmediği gibi yine cevap verilmediğini, tüm taleplerine ve ihtarnameye rağmen kooperatif yönetim kurulu talepleri hakkında herhangi bir cevap vermediğini, davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından müvekkilin üyeliğine karar verilmediği için Anayasal hakkı olan genel kurula katılma ve oy kullanma hakkı çiğnenmiş durumda bulunduğunu, ilgili kişiler hakkında cezai şikayet haklarını saklı tuttuklarını, davalı ...'in davalı kooperatifteki ortaklık pay oranının ne kadar olduğu belli olmadığını, kooperatif üyeliğine karar verilmediği için kooperatif belgelerinde mevzuata uygun araştırma yapılamadığını, bu itibarla kooperatif üyeliğine karar verilmesi talebinin yanında kooperatif ortaklık pay oranının da bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu beyan ederek, davacı müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine, kooperatif ortaklık talebinin kabulüne, Kooperatif ortaklık pay oranının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Cevap: Davalı taraf sunduğu cevap dilekçesinde özetle; hisse devir sözleşmesinin akabinde hisseyi devralan kişinin kooperatif ortaklığı için uygun olduğunu ve tüm şartları taşıdığını belirten bir dilekçe ile kooperatife başvurmak mecburiyeti bulunduğunu, bu noktadan sonra kooperatifin, yeni hissedarın gerek esas sözleşmede ve gerekse Kooperatifler Kanunu'nda belirtilen şartları taşıyıp taşımadığını tespit edecek ve neticeye göre yeni hissedarın kooperatife kabul veya reddi gerçekleşeceğini, ancak davacı tarafın yalnız hisse devir sözleşmesini taraflarına tebliğ ettiğini iddia etmiş olup ortaklık şartlarını taşıdığını belirten dilekçe ile başvurmadığını, hisse devir yolu ile kooperatife ortak olacak yeni ortağın, kooperatif ana sözleşmesinde belirtilen ve 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nda da açıklanan şartları taşıması gerektiğini, şayet ortak olacak kişinin kooperatif ana sözleşmesindeki ortaklık şartlarını taşımıyor ise kooperatife kabul edilemeyeceğini, Nitekim Koop.K.8/2'de ''Yönetim Kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracat edenlerin ana sözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır. '' ve aynı Yasanın 14/3.Maddesinde; ''Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder. '' şeklinde açıkça izah edildiğini, Şayet davacı taraf kooperatif ana sözleşmesinde ortaklık için belirtilen şartları taşımıyor ise kooperatife kabul edilmemesi olağan ve hukuka uygun bir sonuç olduğunu, davacının diğer davalı ... ile hisse devir akdini imzaladığını iddia ettiği Çerkezköy .... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde kooperatif hisse devri sözleşmesinin tarihi itibarıyla ve makul süreli ortaklık sıfatlarına haiz olup olmadığının araştırıldığı esnada davacı tarafın kooperatifin esas sözleşmesinde belirtilen ortaklık sıfatlarını taşımadığı zira müvekkili kooperatifle fiilen aynı alanda faaliyet gösteren farklı bir kooperatife üye olduğunun tespit edilmiş ve böylece haklı olarak ortaklığa kabul edilmemiş olduğunu, müvekkili kooperatifin esas sözleşmesinin Ortaklık Şartları Başlıklı 10/6 fıkrasında ''Aynı amaçlı başka bir motorlu taşıyıcılar kooperatifine ortak olmamak'' şeklinde belirtilen ortaklık şartlarını, davacı taraf taşımadığından bu haliyle başta esas sözleşme olmak üzere Koop.K. 8/2 ve 14/3 uyarınca davacının müvekkil kooperatife ortaklığı haklı olarak kabul edilmemiştir. Hal böyle olunca davacının belirtilen tarihte müvekkili kooperatife kabul edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, gerçekten de davacı taraf ... ve ... üyesi olup söz konusu kooperatifin, her ne kadar Tarımsal alanlarda faaliyet gösterir gibi gözükse de fiilen müvekkili kooperatifin faaliyet alanına giren taşıma, taşıyıcılık ve nakliyat işlemlerini de yapmadığını, bu konuya ilişkin olarak davacının katipliğini yaptığı ve kendisine ait Kahvehanede yürütülmüş olan ... ve ... 18.07.2008 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının 11.05.2011 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan ilanında aynen; davacının, müvekkili kooperatifle aynı alanda alanda fiilen faaliyet gösteren ve hatta taşıma işini yapmayan ortaklarına cezai müeyyideler dahi yükleyen, ortaklarına sağladığı taşıma işlerinden komisyon ücreti alan dava dışı ... ve ... ortağı olup bu durum da yukarıda izah edildiği gibi müvekkili kooperatifin esas sözleşmesinde ortaklık şartlarına ve Koop.K.'na aykırı olduğundan davacı tarafın müvekkile ortaklığa haklı ve hukuka uygun olarak kabul edilmediğini, ilaveten belirtmek gerekir ki dava dışı kooperatifin yönetim kurulunda istikrarlı bir şekilde davacı ile aynı soyadı taşıyan kişi/kişilerin görev aldığını, bunun akıllara getirdiği anlam ise davacının bizzat taşıma işi ile iştigal eden müvekkilin ortaklığa kabulü halinde müvekkili kooperatifin ve ortaklarının yüklendiği işleri daha güçlü olduğu dava dışı kooperatife ve ortaklarına yönlendirme ve bunun da müvekkili kooperatif ortaklarının geçimini temin ettiği taşıma işini büyük oranda tehlikeye atacağı ihtimal ve tehlikesinin mevcudiyeti bulunduğunu, zira yukarıda da belirttikleri gibi davacının ortağı olduğu dava dışı kooperatifin ortakları arasında taşıma işi ile iştigal eden ortaklar mevcut olup taşıma işini fiilen yürüttüklerini, nitekim bu konunun celbi sağlanacak belgeler ve tanık beyanlarıyla da sabit olacağını, hal böyle iken mevzuat ve içtihada uygun bir şekilde ortaklığa kabul edilmeyen davacının haksız ve mesnetsiz ikame ettiği işbu davanın reddini istediklerini beyan ederek, haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olarak ikame edilen işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, 1163 Sayılı Kooperatif Kanununa dayalı olarak kooperatif üyeliğinin tespiti isteminden ibarettir. Uyuşmazlık, Davacının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun ikinci bölümünde, ortaklık sıfatının kazanılmasına ilişkin koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun ikinci bölümünde, ortaklık sıfatının kazanılması ve kaybedilmesi üst başlığı ile, “8.” maddede ortaklığa girme şartları ile yönetim kurulunun, ortaklar ile ortak olmak için müracaat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadığını. Yasanın 14/2. fıkrasında ise, ortaklığın devredilebileceği, yönetim kurulunun, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul edeceği düzenlemeler kapsamında KOOPERATİFİN Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde inceleme günü verildiği, dosyanın bilirkişiye teslim edildiği bilirkişi tarafından düzenlenen 21/01/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunun sonuç kısmında özele; " Noter Hisse Devri Sözleşmesi, Dosyada ... tarihli hisse devri sözleşmesinin mevcut olduğunu, bu sözleşmenin davacı ile eski ortak arasında geçerli olduğu, ancak tek başına kooperatif yönünden ortaklık doğurmayacağı, bu nedenle şart kısmen sağlanmış, ancak ortaklık için yeterli olmadığı, Yönetim Kurulu Tarafından Ortaklığa Kabul Kararı bakımından incelenen belgelerde: Yönetim kurulu tarafından davacı adına alınmış herhangi bir ortaklığa kabul bulunmadığı, Devir işleminin karara bağlandığına ilişkin belge bulunmadığı, Bu şartın somut olayda oluşmadığı, Ortaklar Defterine Kayıt bakımından, Kooperatif ortaklığı ancak ortaklar defterine kayıtla tamamlanacağı, İnceleme sonucunda: Ortaklar defterinde davacının adına yapılmış bir kayıt bulunmadığı tespit edildiği, Pay devri işlenmediği, Ortaklık numarası verilmediği, Bu şartın somut olayda oluşmadığı, Davacı Adına Sermaye Payı / Giriş Aidatı Kaydı Kooperatif muhasebe kayıtlarında davacı adına sermaye ödemesi, Giriş aidatı tahsilatı, Ortaklık pay bedeli tahsilatı tespit edilmediği, Ortaklık yükümlülükleri yerine getirilmediği, Genel Kurullara Katılım - Hazirun Cetvelleri 2012 sonrası tüm genel kurul hazirun cetvellerinde davacı adı yer almadığı, oy kullanımı, katılım veya temsil kaydı bulunmadığı, Zımnen ve Fiili olarak ortaklık davranışları da oluşmadığı, Kooperatif Tarafından Davacıya Ait Bildirim / Yazışma Ortaklığa kabul edildiğine dair gönderilmiş bir bildirim bulunmadığı, Aidat borcu, pay defteri çıkarma, genel kurul davetiyesi gibi yazışmalar hiç yapılmadığı, Kooperatif tarafından ortak gibi işlem yapılmadığı ve sonuç olarak; Davacının davalı kooperatif üyeliğinin kazanılması için gerekli şartların tamamı somut olayda oluşmadığı, Özellikle yönetim kurulu kararının olmaması ve ortaklar defterine kaydedilmemesi nedeniyle ortaklık sıfatı kooperatif yönünden doğmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi uyarınca, bilcümle hukuki takdir ve tavsif münhasıran mahkemeye ait olmak koşulu ile, 26 sayfadan oluşan raporlarını elektronik ortamda ve uyap bilirkişi portalı üzerinden, mobil imza ile imzalayıp gönderildiği şekliyle mahkemeye sundukları, "sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Taraf vekillerinin itirazları dikkate alınarak, itirazları karşılar nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş, dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 30/04/2026 tarihli ek raporunun sonuç kısmında özetle; "Tüm dosya kapsamı, kök rapor ve taraf itirazları birlikte değerlendirildiğinde; Davacının itirazlarının teknik ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, Davalı itirazlarının kök rapor tespitlerini desteklediği, Davacının kooperatif üyeliğini kazanmasına ilişkin şartların oluşmadığı, kök bilirkişi raporunda varılan sonuçların yerinde olduğu ve değiştirilmesini gerektirir bir husus bulunmadığı, "sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davacı kooperatif üyeliğinin tespitini talep etmiş ispat yükü davcı üzerindedir. Kooperatif üyeliğinin kazanılabilmesi için belirli koşulların sağlanması gerekmektedir. Bu koşulların sağlanıp sağlanmadığının tespiti bakımından dosya bilirkişi incelemesi için SMM ve Kooperatif Bilirkişisine tevdi edilmiş olup düzenlenen raporda, taraflara arasında geçerliliği olan 14/06/2021 tarihli Noter Hisse Devri Sözleşmesi olduğu sabit ise de bu sözleşme tek başına kooperatif yönünden ortaklık doğurmayacaktır. Bilirkişilerce yönetim kurulu tarafından davacı adına alınmış herhangi bir ortaklığa kabul kararı bulunmadığı, devir işleminin karara bağlandığına ilişkin belge olmadığı tespit edilmiştir. Kooperatif ortaklığı ortaklar defterine kayıtla tamamlanmakta olup davacının adına yapılmış bir kayıt bulunmadığı, pay devri işlenmediği, ortaklık numarası verilmediği de tespit edilmiştir. Ayrıca yine raporda davacı Adına Sermaye Payı / Giriş Aidatı Kaydı Kooperatif muhasebe kayıtlarında davacı adına sermaye ödemesi, Giriş aidatı tahsilatı, Ortaklık pay bedeli tahsilatı tespit edilmemiştir. Davacının 2012 sonrası tüm genel kurul hazirun cetvellerinde davacı adı yer almadığı, Oy kullanımı, katılım veya temsil kaydı bulunmadığının da tespiti karşısında davacının kooperatif üyeliğinin kazanılması şartlarının oluştuğunu ispat edemediği, davalı asil bakımından ise iş bu tespit davasında pasif husumeti olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-İspatlanamayan davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan avanstan kullanılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 5-Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davalı tarafa iadesine, 6-Davalı Kooperatifin kendini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı Kooperatife verilmesine, 7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2026
Katip .... ¸e-imzalı
Hakim .... ¸e-imzalı