İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/893 E. 2025/290 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/893
Karar No
2025/290
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/893 Esas KARAR NO : 2025/290

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : ... - ... .. VEKİLİ : Av. ...... DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2023 KARAR TARİHİ : 15/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 19.07.2023 tarihli iş teklif formuna göre davacı şirketin şantiyesinde elektro galvaniz pu coat kaplı (9720 x3240x2700) mm ölçülerinde 85.000L hacminde modüler su deposunun imalatı, nakliyesi, yerinde sözleşmede belirtilen hususlara uygun montajı ve sızdırmaz şekilde işverene teslimi konusunda 141.666,67 TL + KDV olmak üzere toplamda 170.000,00 TL bedel ile davalı şirketle anlaşıldığını, yapılan anlaşma neticesinde davalı şirkete 28.07.2023 tarihinde 100.000,00-TL, 04.09.2023 tarihinde 25.000,00-TL olmak üzere toplamda 125.000,00-TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin onayıyla, 12.09.2023 tarihinde müvekkili şirket tarafından test için su deposu doldurulduğunda deponun pu coat kaplamasının kalktığı, sekiz dokuz noktadan kaçaklar ve deponun formunun bozulduğu tespit edildiğini, belirlenen işin sözleşmede gerektiği şekilde yapılmadığını, eksikliklerin davalı şirkete bildirildiğini, 20.09.2023 tarihinde davalı şirket yetkilisinin form bozukluklarını ve kaçakları giderdiğini söylediğini ve su doldurulup test yapılmasını talep ettiğini, 22.09.2023 tarihinde depo dolumu tamamlandığını, fakat bir iki saat sonrasında su deposunda patlama gerçekleştiğini, davalı şirketin sözleşmeye aykırı olarak ayıplı mal teslim ettiğini, 29.09.2023 tarihli ihtarname ile sözleşmeden dönüldüğünü ihtar ettiklerini, ayrıca uğranılan zararın giderilmesini talep ettiklerini, Düziçi Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/126 D.iş sayılı dosya ile delil tespiti yapıldığını, müvekkili şirketin davalı şirketin kurmuş olduğu su deposunun hiçbir parçasını kullanmadan yeni depo temin ettiğini, söz konusu bu yeni depo temini için yaklaşık 290.000,00 -TL masraf yapmak zorunda kaldığını, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirket tarafından davalı şirketle akdedilen 19.07.2023 tarihli sözleşmeden dönme hakkı kullanarak, sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle müvekkili şirketin davalı şirkete su deposu için yaptığı 125.000,00-TL ödeme ve ayıplı su deposu yerine temin edilen yeni su deposu için yapmış olduğu yaklaşık 290.000,00.-TL masraf olmak üzere uğradığı zararların tazmini için işbu davanın ikame edildiğini, beyanla davalıya yapılan ödemeden şimdilik 1.000,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 05.10.2023 tarihinden itibaren avans faiziyle istirdadına, yeni depo alınması nedeniyle yapılmak zorunda kalınan depo ile diğer masraflar ve menfi zararları için şimdilik 1.000,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 05.10.2023 tarihinden itibaren avans faiziyle ödenmesine, Düziçi Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/126 D.iş sayılı dosyana yapılan masraflar için şimdilik 1.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 11/02/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; bedel iadesi talebinin 125.000,00 TL'ye, yeni depo bedeli talebinin 75.250,00 TL'ye, delil tespiti masraf alacağı talebinin 3.332,35 TL'ye ıslah edildiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerini kabul etmediklerini, davacı tarafın talep etmiş olduğu modüler su deposunun standart mukavemet hesaplamaları dışına çıkacak şekilde özel olarak sipariş edildiğini, müvekkili şirketin davacıya bu kapasitedeki deponun taban sacının standart ölçülere göre belirli kalınlıkta saclardan oluşması gerektiğini beyan etmiş ise de davacı tarafın sac milimi kalınlaştığında fiyatın pahalandığını, mukavemet hesaplarını kendilerinin yaptığını ürünü bu şekilde özel imalat istediklerini beyan etmeleri üzerine, 19.07.2023 tarih ve 2023/675 numaralı teklif ile davacı tarafa istediği nitelikteki ürünün 142.000,+KDV bedel ile imal edileceğine dair yazılı teklif verildiğini, bahse konu teklif formunda davacının istediği alt ve yan taban sacı kalınlıkları açıkça belirtildiğini, davacı tarafın 19.07.2023 tarihinde teklifi onayladığını müvekkil şirkete bildirdiğini, montaj için gönderilen parçaların montaj sahasına davacı tarafından taşınması esnasında malzemelere zarar verildiğini ayrıca depo etrafında 50cm boşluk bırakılması gerekirken davacı yanın montaj sahasının etrafını kapattığını, davacı çalışanlarının yapılan ikaza rağmen aynı gün pu coat kaplama kurumadan ve gergi çubukları tam sıkılmadan depoya su doldurulduğunu, yapılan kullanıcı hatası nedeniyle kaplamanın zarar gördüğünü, modüler su depoları ayrı ayrı parçaların birleştirilmesi ile oluşturulan, sorun yaşanması durumunda sadece sorunlu parçanın bütüne zarar vermeden sökülerek yenisi ile değiştirilebildiği nitelikte olduğunu, Düziçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne sunulan bilirkişi raporunda; 12 adet tam ve 6 adet yarım panelin değiştirilmesi halinde deponun tekrar montajının yapılabileceği açıkça belirtildiğini, zararın giderilebilme imkanı var iken, davacı tarafından sözleşmeden dönme şartları oluşmadığı halde bu hakka dayanarak zarar talebinde bulunulması hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının sözleşmeden döndüğünü belirtmesine rağmen su deposunu müvekkiline iade etmediğini, müvekkiline yapmış olduğu ödemelerin istirdadını talep etmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davacının sözleşmeden dönerek ödediği bedellerin iadesi talebi ile yeni ürünün bedelinin müvekkili tarafından ödenmesi taleplerinin aynı anda kullanılmasının imkan dahilinde olmadığını, mevcut ürünün bir değerinin olduğunu ayrıca davacının bakiye ürün bedeli borcunun bulunduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -Teklif formu, -Fatura, -Ödeme dekontları, -Delil tespiti dosyası(Düziçi Sulh Huk. Mah. 2023/126 D.İş) -Ticari defter ve kayıtlar, -Bilirkişi raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ifa nedeniyle sözleşmeden dönme ile ödenen bedelin iadesi ve menfi zarara ilişkin tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davadan önce davacı yanın talebi üzerine Düziçi Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/126 D.İş sayılı delil tespiti dosyasından keşif yapılarak makine mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 05/10/2023 tarihli raporda özetle; "Tarafımca yerinde yapılan incelemelerde prizmatik modüler su deposunun boyutlarının sözleşmeye uygun olduğu, ancak su deposu etrafında 50 cm boşluk bırakılması gerekirken sol yan kısımda 37 cm boşluk bırakıldığı, bu mesafenin su deposuna yapılacak fiziki müdahale için yetersiz olduğu, su deposunun duvardan uygun mesafe bırakılması, modüler deponun yerinin değişmesinden dolayı tesisat bağlantılarının değişmesi, yan panellerde bulunan 12 adet tam panel, 6 adet ise yarım panelin EPDM contası ile birlikte komple yenilenmesi, depo içerisinde bulunan gergi çubuklarının yetersiz olduğu, ilave gergi çubuklarının atılması, poliüretan esaslı su yalıtımı malzemesi uygulamasının yapılması gerektiği tespit edilmiştir. Depoda meydana gelen patlamanın kullanım kaynaklı olmadığı, montaj ve işçilik hatasından dolayı meydana geldiği, karşı tarafça hatalı ve ayıplı yapılan imalat nedeniyle meydana geldiği değerlendirilmiştir. Modüler su deposunun patlaması nedeniyle depoda ve çevresinde meydana gelen zararların, tespit tarihi itibariyle: Depo sıhhi tesisat depo bağlantılarının yenilenmesi : 15.000-TL, 12 ad. tam ve 6 ad. yarım panel yenilenmesi: 37.500-TL, Hasar gören panellerin demontajı, yeni panellerin montajı, depo taşıma işçiliği : 12.500-TL, Po Coat (Poliüretan esaslı yalıtım) yapılması : 5.000-TL Dolayısıyla depoda meydana gelen toplam zararın 70.000-TL (Yetmiş Bin Türk Lirası) olacağı tespit edilmiştir." hususlarının belirtildiği görülmüştür. Dosyamız kapsamında makine mühendisi, mali müşavir ve hesap uzmanı bilirkişilerden oluşturulan heyet tarafından tanzim edilen 07/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda ise özetle; "Davaya konu 85 TON GALVANİZLİ PUCOAT KAPLAMALI MODÜLER SU DEPOSU imalatının AYIPLI olduğu, Davaya konu imalatın teslimini müteakip yapılan kontrol ve test aşamasında ortaya çıktığından dolayı AÇIK AYIP niteliğinde olduğu, Davacının ayıp nedeniyle sözleşmeden dönerek menfi zararın tazminini talep etmek hakkı bulunduğu, Davacının bu iş ile ilgili olarak davalıya toplam 125.000,00 TL bedel ödemesi yaptığı, Davacının ayıp nedeniyle sözleşmeden dönmesi nedeniyle, davalının aldığı işbu ödemeyi iade etmesi gerektiği, 19.10.2023 tarihli .... (Boyut:3000x9000x2500 85.03056 m3) bedeline" ilişkin KDV dahil 245.250,00 TL miktarlı faturanın, sözleşmeden dönme nedeniyle başka firmadan alınan deponun faturası olduğu, bu faturanın o tarihteki rayiç bedellere uygun olduğu; Davacının ayıp nedeniyle sözleşmeden döndüğü dikkate alındığında, davacının 245.250,00 TL - 170.000 TL = 75.250,00 TL daha fazla depo bedel masrafı yaptığı; Bu kapsamda davacının zararının KDV dahil 75.250,00 TL olduğu, Yiyecek, içecek, akatyakıt ve emülzer masraflarına ilişkin sunulan faturaların, dava konusu depo işi ile ilgili olup olmadığının tarafımızca tespit edilemediği, Bu nedenle takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, bu dört adet faturanın menfi zarar kapsamında dikkate alınmadığı, Ayıbın tespiti amacıyla işbu Değişik İş dosyasında delil tespiti talep edildiği, davacının ayıp nedeniyle sözleşmeden dönmesi nedeniyle, davalıdan yaptığı işbu masrafları talep edebileceği, dosya kapsamından 3.332,35 TL masraf yapıldığının tespit edildiği, ancak dosya açılırken yapılan diğer harç makbuzlarının dosya kapsamında yer almadığı, bu nedenle bu hususun ilgili mahkemeden sorulması gerektiği, Dava dosyası kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacı tarafından 29.09.2023 tarihinde ... A.Ş. Posta vasıtası ile ihtarname gönderildiği ve 30.09.2023 tarihinde teslim edildiği, bu kapsamda davalının işbu ihtarname ile (30.09.2023 tarihinde) temerrüde düştüğü, dava konusu alacak hakkında, davacının temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz (avans faizi) talep edebileceği, davacının 05.10.2023 tarihi itibari ile faiz talebi bulunduğu" hususları belirtilmiştir.

Eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. 818 sayılı BK'nın 366. maddesine göre eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir. Dairemizin bu konudaki yerleşmiş içtihatları ve doktrinde kabul edildiği üzere bundan anlaşılması gereken, işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayicine göre bedelin belirlenmesidir. Eser sözleşmelerinde kural olarak yüklenici işinin ehli ve basiretli bir iş adamı olarak yükümlendiği imalâtı fen ve sanat kurallarına, sözleşmeye, iş sahibinin amacına uygun tamamlayarak teslim etmek zorundadır. İmalâtın ayıplı olması halinde iş sahibinin hakları 818 sayılı BK 360 maddesinde (TBK 475. madde) sayılmıştır. Buna göre eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Sözleşmeyi haklı olarak fesheden iş sahibi menfi zararının ödetilmesini yükleniciden isteyebilir. Menfi zarar sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılması gereken fiili giderler ile sözleşmenin geçerliliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zararlardır. Kaçırılan fırsat nedeniyle menfi zarar da, fesihten itibaren makul sürede sözleşme konusu işlerin bedel dışında aynı şartlarda yapılacak sözleşme sonucu ödenecek bedel ile davalı yüklenici ile sözleşme yapılmamış olsaydı en yakın hangi fiyatla yapılabileceği bedel arasındaki farktır. Anlatılan ilkeler ve yukarıda değinilen deliller ışığında somut olay ele alındığında; taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesine konu eser su deposu olup, test aşamasında iki bölgeden patladığı gözetildiğinde, eserin asli amacını yerine getiremediği bu nedenle kullanılamayacak derecede ayıplı olduğunun kabulü gerekmiştir. Bu itibarla TBK'nın 475. Maddesi uyarınca davacı iş sahibinin eseri kabul etmesi beklenemeyeceğinden, sözleşmeden dönme istemi yerinde görülmüştür. Hal böyle olunca bedel iadesi istemi yönünden davacının ödemiş olduğu 125.000TL bedelin iadesini talep edebileceğinde tereddüt olmayıp, bu tutar üzerinden bedel iadesi istemi yerinde görülmüştür. Yine davacının tazminat istemi yönünden, yukarıda değinildiği üzere menfi zarar kapsamında kaçırılan fırsat olgusuna dayalı olarak tazminat istenebilmesi de mümkün olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda üçüncü kişiden alınan hizmet bedeli ile taraflar arasında akdedilen sözleşme bedeli arasındaki farka göre hesaplanan 75.250,00 TL'lik zarar tutarı mahkememizce de yerinde görülmekle, davacının kaçırılan fırsat olgusu nedeniyle menfi zararı olarak bu tutarı talep edebileceği kanaat edilmiştir. Diğer yandan dava ve ıslah dilekçelerinde ayrı bir alacak kalemi olarak belirtilen delil tespiti dosya masrafları ise 6100 Sayılı HMK2nın 323/1-ç bendi uyarınca yargılama gideri olarak ele alınmıştır. Yapılan açıklamalar kapsamında davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KABULÜ İLE; 200.250,00 TL'nin 05/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı yanın dava ve ıslah dilekçesine konu (3.332,35 TL'lik) delil tespiti masrafları talebinin HMK'nın 323/1-ç maddesi uyarınca yargılama giderleri içerisinde ele alınmasına, 3-Alınması gereken toplam 13.679,08-TL karar ve ilam harcından, daha önceden peşin ödenen toplam 3.695,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.983,23-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 32.040,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 3.426,00-TL Islah Harcı, 10.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 105,00-TL Tebligat ve dosya masrafları, 3.332,35 TL delil tespiti masrafları olmak üzere toplam 17.903,05TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve Bakanlık ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2025

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/893, K. 2025/290, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-893-e-2025-290-k-511396aaf588