İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/873 E. 2025/785 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/873
- Karar No
- 2025/785
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/873 Esas - 2025/785 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/873 Esas KARAR NO : 2025/785
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 28/11/2025 YAZIM TARİH : 22/12/2025
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şirketin ...’da mukim müşterisinin talebi doğrultusunda, bu konuda ham madde üretim ve siparişinde yetkili olan davalı şirkete ürün siparişi verdiği, işbu ticaret kapsamında davalı şirkete (nitrik asit- hidroklorik asit payet kostik- metabisülfit) 990.088.00-TL’lık malzeme siparişi verildiği, söz konusu siparişe konu malzeme bedelinin teslimden önce peşin olarak ödendiği, siparişe konu 5000 kg.’lık KDV dahil 2.124.00 USD bedelli hidroklorik, 35000 kg.’lık ... dahil 16.520.00 USD bedelli hidroklorik asit’in tesliminin halen gerçekleşmediği, davacı tarafından sipariş bedeli tamamen ödenmiş iken davalı şirketin siparişe konu malların ihracatını gerçekleştirmemesinin tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğu, taraflar arasındaki mevcut ticari ilişki kapsamında davacı şirketin alacaklı olduğu sözleşmeye konu malların kendisine teslim edilmemiş olması nedeniyle cari hesap ekstresi dayanak yapılarak ...Esas sayılı dosya kapsamında icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından icra takibine haksız ve dayanaksız itirazda bulunularak icra takibinin durdurulduğu belirtilerek itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesi talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 30/03/2023 tarihinde proforma fatura düzenlenerek gönderildiği, davacının da proforma faturayı kaşeleyip imzalamak suretiyle kabul ettiği, fatura konusu ürünlerin davacı ... Makine şirketine satışının gerçekleştirildiği, davacı tarafın fatura konusu ürünlerin bir kısmını (25 kg polieelektrolit anyonik, 16.500 kg nitrik asit, 17.500 kg payet kostik ve 12.500 kg metabisülfit ) teslim almasına rağmen, kalan ürünleri (5.000 kg hidroklorik asit ile 35.000 kg hidroklorik asit) teslim almadığı, davacının teslim almadığı ürünler 2023 yılı Nisan ayından beri depoda hazır olarak bekletildiği, davacının, teslim almadığı ürünleri 1 hafta içinde teslim alması aksi taktirde alıcı temerrüdü hükümlerine başvurulacağı yönünde davacı tarafa 20/10/2023 tarihinde bir ihtarname dahi gönderdiği, ihtarname davacıya 25/10/2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacının ürünleri teslim almadığı ve müvekkili hakkında işbu davaya konu icra takibini başlatıldığı, davalının bu süreçte tamemen iyiniyetli davrandığı ve davacı ile olan ticari iliskisinin zarar görmemesi adına ürünleri kendi deposunda muhafaza ederek koruma altına aldığı, ürünlerin depoda fazla yer kaplaması bir süre sonra depoyu işlevsiz hale getirerek müvekkilinin ticari faaliyetlerini ne yazık ki sekteye uğradığı, bu nedenle davacı tarafa söz konusu ürünleri (5.000 kg hidroklorik asit ile 35.000 kg hidroklorik asit) teslim alması için defalarca mail gönderildiği, davacının teslim almadığı ürünlerin bu süreçte niteliklerinden bir kısmını yitirdiği ve bozulmaya yüz tuttuğunu, müvekkilinin bu ürünleri bir başka müşterisine satmasının imkansız olduğu, ürünlerin zilyetliği hükmen teslim yoluyla davacıya geçtiğinden ve davacı bu ürünlerin ödemesini yaptığından ürünlerin mülkiyetinin davacıya geçtiği, ürünlerde meydana gelen her türlü yarar ve hasar davacıya ait olduğu, davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya talep etmiştir. DELİLLER: ... Esas sayılı icra dosyası, Dava taraflarının ticari defter ve kayıtları, ... kayıtları, Arabuluculuk tutanağı, Bilirkişi raporları. 27/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Raporun IV/B Bölümünde ayrıntılı olarak belirtildiği üzere Davacı Şirketin Davalı Şirketten sipariş ettiği ürün miktarının (86500) kg. bedelinin ne 990.088.00 TL (51.837.00 USD) olduğu, Davalı Şirket tarafından Davacı Şirkete yapılan teslim sonrası teslim edilmeyen hidroklorik asit cinsinden malzemenin 40000 kg. olduğu, Yapılan ödeme sonrasında Davalı Şirketin Davacı Şirkete teslim etmediği ürün bedelinin 362.894.40 TL olduğu, Davacı Şirketin Davalı Şirketten 01.11.2023 icra takip tarihi itibariyle 352.684.18 TL tutarında alacağının bulunduğu tespit edilmiş, Raporun IV/C Bölümünde ayrıntılı olarak belirtildiği üzere 352.684.10 TL’lık alacak tutarına 03.05/01.11.2023 tarihleri arasında 35.016.10 TL tutarında reeskont avans faizi hesaplanmıştır. Takdirlerin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
13/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 1-İncelenen her iki yana ait ticari defter kayıtlarına göre; 01/11/2023 Takip tarihi itibariyle davacının davalı yandan alacağının bulunmadığı görülmüşse de, davalı tarafından teslim edilemediği kabul edilen 19/10/2023 tarihli faturası içeriği ürünlerin davacıya teslim edilmediğinin anlaşılması ve davacı tarafından takip tarihinden sonra yapılan 19/11/2023 tarihli iade faturasının davalı tarafından ticari defterlerine kaydedilmek suretiyle kabul edildiği üzere; Davacı tarafından yapılan Ödeme : 991.924.00-TL Teslim alınan ürünlerin bedeli (-) : 639.239,82.-TL Bakiye Alacak : 352.684,18.-TL Davacının, davalı yandan takip tarihi itibariyle 352.684,18.-TL Alacaklı olduğu,
2-Bilindiği gibi yapılan icra takiplerinde, alacaklı, elindeki takip dayanağı belgeye (senede, protokole, ilâma vb.) göre; borçlunun temerrüde düştüğü tarihten (örneğin; elindeki senedin vade tarihinden, elindeki ilâmda faiz hakkında ayrıca hüküm bulunmuyorsa, ilam tarihinden) itibaren, takip tarihine kadar “işlemiş faiz” isterken, ayrıca takip tarihinden itibaren de, (takip konusu borç ödeninceye kadar) “işleyecek faiz” talebinde bulunabilir 6098 Sayılı Borçlar Kanunun 117.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit duruma düşer. Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise faize ancak icra takip tarihinden, icra takibi bulunmuyorsa dava tarihinden itibaren hükmedilebilir (....) Asli ve nihai takdir mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
05/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 1-Davanın, satım sözleşmesine dayalı olarak, eksik teslim edilen mal bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası niteliğinde olduğu, 2-Davacı tarafın sipariş edilen ürünlerin bedelinin tamamının davalı yana ödendiği ancak 5.000 kilogram hidroklorik asit ve 35.000 kilogram hidroklorik asidin davacı tarafa teslim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, 3-Davalı yanca 25/04/2023 tarihli e mail ile iki kez sevkiyat tarihi kararlaştırılmış olmasına rağmen malların teslim alınmadığı şeklindeki beyanla alıcının alacaklanın temerrütün oluşmuş olacağının takdirinin mahkememize ait olacağı, 4-Alacaklının temürrüdü halinde alacak hakkının ortadan kalmayacağının kabul edilmesi halinde davacının takip tarihi itibariyle 352.684,18 TL tutarında cari (açık) hesaptan kaynaklanan alacağının bulunduğu, 5-Takip dosyasında açık hesap alçağına dayanılmış olması ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair bir kayıt bulunmamasına göre takip öncesi işlenmiş faiz talebinin yerinde olmadığı,
Görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur.
DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava tarafları arasında 30/03/2023 tarihli proforma faturaya konu ürünlerin satışı hususunda sözleşme yapıldığı hususu ihtilaf konusu olmamakla çözümü gereken hukuki ihtilafın işbu proforma faturaya konu ürün bedellerinin ödenip ödenmediği, ürünlerin teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Davaya konu takip dosyası incelenmekle, takibin öncelikle ... Esas sayılı dosyası ile 20/10/2023 tarihinde açılmakla borçlu tarafça ileri sürülen yetki itirazın kabulü ile dosyanın ... Esas sayılı dosyasına kaydedildiği, borçlu tarafından bu takip dosyasından gönderilen ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın borca ve ferilerine yönelik olmakla itiraz evrakının alacaklıya tebliğine dair tebliğ mazbatasının dosya arasında bulunmadığı; 28/12/2023 tarihinde açılan işbu davanın İİK'nun 67. maddesinde yazılı yasal süresinde olduğu anlaşılmıştır. Harcın ve dava şartlarının tam olduğu tespit edilmekle işin esasına girilmekle davacı ve davalı ticari kayıtlarında inceleme yapılması yönünde tesis edilen ara kararlar neticesinde 13/08/2025 tarihli mali müşavir bilirkişi raporu ile 05/08/2025 tarihli nitelikli hesap bilirkişisi raporları dosyaya sunulmuştur. Mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan raporda "01/11/2023 takip tarihi itibariyle davacının davalı yandan alacağının bulunmadığı görülmüşse de, davalı tarafından teslim edilemediği kabul edilen 19/10/2023 tarihli faturası içeriği ürünlerin davacıya teslim edilmediğinin anlaşılması ve davacı tarafından takip tarihinden sonra yapılan 19/11/2023 tarihli iade faturasının davalı tarafından ticari defterlerine kaydedilmek suretiyle kabul edildiği üzere davacının davalı yandan takip tarihi itibariyle 352.684,18-TL alacaklı olduğu." tespit edilmiştir. Nitelikli hesap bilirkişisi tarafından sunulan raporda "davacı tarafından sipariş edilen ürünlerin bedelinin tamamının davalı yana ödendiği, ancak 5.000kilogram hidroklorik asit ve 35.000 kilogram hidroklorik asidin davacı tarafa teslim edilmediği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı,..davacı yanca 25/04/2023 tarihli e-mail ile iki kez sevkiyat tarihi kararlaştırılmış olmasına rağmen malların teslim alınmadığı şeklindeki beyanıyla, alıcının/alacaklının temerrüdü oluşmuş olacağının takdirinin mahkemenize ait olacağı, alacaklının temerrüdü halinde, alacak hakkının ortadan kalkmayacağının kabul edilmesi halinde, davacının takip tarihi itibariyle 352.684,18-TL tutarında cari hesaptan kaynaklanan alacağının bulunduğu,...takip dosyasında açık hesap alacağına dayanılmış olması ve davacının davacıyı temerrüde düşürdüğüne dair bir kayıt bulunmamasına göre, takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı,..." kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Takip dosyası ve dava dosyası kapsamı incelenmekle, taraflar arasında mal satışına ilişkin ticari ilişkinin sureti dosyada bulunan 30/03/2023 tarihli proforma fatura ile kurulmakla ayrıca bir sözleşme bulunmadığı, bu faturada ... satışının kararlaştırılmakla teslim yerinin ... olarak yazılı olduğu sabittir. Davacı tarafça açılan takip ve sunulan dava dilekçesi ile bedeli ödenmiş olmasına rağmen ürünlerin teslim edilmediği ve bu nedenle teslim edilmeyen ürünler miktarınca alacak ve geçmiş gün faizi talep edildiği anlaşılmaktadır. Ticari ilişkinin kurulmasına esas proforma faturada teslim yerinin davalının deposu olduğu, davalının davacıya teslime hazır olduğuna dair yazılı olarak bildirimde bulunmuş olduğu tespit edilmiştir. Bu halde davacının 6098 sayılı TBK'nun 106. maddesinde "Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur. Alacaklı, müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüde düşerse, diğerlerine karşı da temerrüde düşmüş olur." 107. maddesinde "Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler. Bununla birlikte ticari mallar, hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir." düzenlemeleri gereğince teslim alma ödevini yerine getirmemekle davalının bu yöndeki yazılı bildirimi ile mütemerrid olmuştur. Ancak, anılan hükümlerde yazılı olduğu üzere, borçlu ancak hasar ve gideri alacaklıya ait olmak üzere teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilecektir. Ancak dava tarafları arasında ihtilaf konusu da olmadığı üzere, faturaya konu ürünler teslime hazır şekilde davalı deposunda bekletilmektedir. 4721 sayılı TMK'nun 763/1 maddesinde "Bir taşınırın mülkiyetini nakleden kimse özel bir hukukî ilişkiye dayanarak o şeyin zilyetliğini korursa, mülkiyet teslimsiz geçmiş olur. Ancak, bu işlem üçüncü kişileri zarara sokmak veya taşınır rehni kurallarından kurtulmak için yapılmışsa, mülkiyetin nakli sonuç doğurmaz." hükmünü amir olup davalı tarafından hükmen teslim yolu ile mülkiyetin teslim edildiğinin savunulduğu sabittir. Bu halde, teslim yeri olarak davalının adresinin taraflar arasında kararlaştırılmış olmakla davalı/borçlu tarafından davacı/alacaklıya gönderilen teslime hazır olunduğuna dair yazılı bildirimler nazara alındığında alacaklının temerrüdünün gerçekleşmiş olduğu, ancak ürünlerin tevdi edildiği savunulmadığına göre borçlunun borcundan kurtulduğunun kabul edilmeyeceği, ancak yazılı hükmen teslime ilişkin hüküm gereğince ve sözleşmede kararlaştırılan teslim adresi nazara alındığında sözleşmeye konu ürünlerin mülkiyetinin davacı/alacaklıya geçmiş olduğu kanaati hasıl olmakla davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Sübut etmeyen davanın reddine,
Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40-TL harçtan, peşin alınan 6.543,83-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 5.928,43-TL harcın kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davalı yararına hesaplanan 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili Av. ... (e duruşma) ve davalı vekili Av. ...'in (e duruşma) yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.