İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/259 E. 2026/594 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/259
- Karar No
- 2026/594
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/259 Esas KARAR NO :2026/594
DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ:13/04/2025 KARAR TARİHİ:26/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; 24/10/2024 günü, saat 16:00 sıralarında ... İlçesi, ... Mahallesinde davalı ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın şerit ihlali yaparak yolu kontrol etmeden manevra yaparak seyir halinde olan ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ...'ya çarpması neticesinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, davalı ... ... yolu kontrol etmeden ani olarak dönüş yaptığını, hızını mahal şartların, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara göre ayarlamadığını, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde seyrettiğini, ceza davasında davalı ... ... hakkında yapılan rapor sonucunda tali kusurlu olduğunun tespit edilmiş olsa bile iş bu raporun eksik ve hatalı olduğunu, davalının araba kullanma ve trafiğe çıkma kabiliyetine sahip olmadığını, sanığın görme ve duyma problemleri yaşadığı halde ve araç kullanmaması gerekirken iş bu hususları göz ardı ederek bilerek ve isteyerek trafiğe çıkarak kazanın oluşmasına sebebiyet verdiğini, davalının herhangi bir sağlık kuruluşuna sevkinin sağlanarak davalının araç kullanma yeterliliğinin tespit edilmesi gerektiğini, olaya ilişkin olarak .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası ile ceza davası görüldüğünü, müvekkilinin müteveffanın ölümünden sonra maddi ve manevi olarak çöküntü yaşadığını, annesine ekonomik olarak destek olan ve devlet memuru olan müteveffanın vefatından sonra müvekkilinin yaşamını idame edemeyecek duruma geldiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı asil ... mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; açılmış olan tazminat davasının davalının ikametgahında açılması gerektiğini, yetkili mahkemenin ... Ticaret Mahkemesi olduğunu, 24/10/2024 günü meydana gelen trafik kazasında kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını, müteveffa ...'nın motor ile yanında bulunan diğer sürücüler ile birlikte yarış yaparken kazaya sebebiyet verdiğini, olay sonrası ... İlçe Jandarma Komutanlığı trafik ekipleri tarafından tutulan kaza kusur tutanağında ...'nın geçme yasağı olan yerde geçmeye çalışması ve aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmaması olarak gösterildiğini, tutulan tutanağın maddi gerçeği yansıttığını, dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlalinin bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu'nca alınan raporun hatalı olduğunu, davacı tarafın belirttiği gibi kendisinin araba kullanmasına mani olacak herhangi bir rahatsızlığının olmadığını, trafik kurallarına ihtimam gösteren dikkatli bir sürücü olduğunu, davacı tarafın kazaya sebebiyet veren murisi olduğu halde haksız yere kendisini suçlayarak maddi menfaat temin etmeye çalıştığını, bu nedenlerle davanın reddini ve lehime yargılama giderine hükmolunmasını arz ve talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde sadece maddi tazminat talep ettiğini belirtmiş olduğunu, söz konusu maddi tazminat kalemlerinin açıkça belirtilmediğini, dosyanın kusur incelemesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, kaza tespit tutanağı uyarınca sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun görülmekte olup sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, kaza tespit tutanağı uyarınca motosiklet sürücüsünün sola dönüş yaptığı esnada kavşak içinde sollamaya kalktığını ve kazanın meydana geldiğini, davacının müteveffanın ölümü nedeni ile destekten yoksun kalıp kalmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, bilirkişi hesap raporunda malul kalan kişinin geliri olarak esas alınacak gelirin vergilendirilmiş gelir olması gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat talebinin müvekkili şirketçe düzenlenen sigorta poliçesinin teminat kapsamı dışında kaldığını, manevi tazminat taleplerinin müvekkili şirket yönünden reddinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini arz ve talep etmiştir. Bilirkişiler ...'in 06/01/2026 tarihli raporunda özetle; dava konusu olayda davacının murisi sürücü ...'nın %85 oranında asli kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'in %15 oranında tali kusurlu olduğu, davacı tarafından yapılan başvurunun usulüne uygun olduğunun kabulü halinde davalı sigorta şirketinin 05.12.2024 tarihinde temerrüde düştüğü, dosya kapsamında bulunan nüfus kaydı örneğinden destek ...’nın babasının hayatta olduğu görüldüğünden destek payları hesabında dava dışı babanın bakiye yaşam süresinin dikkate alındığı hususlarının sayın mahkemenin takdirinde olduğu, 24.10.2024 tarihli kazada davalı sürücünün %15 kusurlu olduğunun kabulü halinde destek ...’nın annesi davacı ...’nın destekten yoksun kalma tazminatının 254.987,80 TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişiler ...'in 11/03/2026 tarihli ek raporunda özetle; delillerin takdiri ve değerlendirmesi Mahkemenin Sayın Hakimine ait olmak üzere iş bu raporda kök rapordan farklı olarak dosyaya sunulan 2024/8-9-10 desteğe ait bordrolar ve 2025-2026 dönemi emsal bordrolardaki ücretler esas alınarak hesaplama yapıldığı, davacı tarafından yapılan başvurunun usulüne uygun olduğunun kabulü halinde davalı sigorta şirketinin 05.12.2024 tarihinde temerrüde düştüğü, dosya kapsamında bulunan nüfus kaydı örneğinden destek ...’nın babasının hayatta olduğu görüldüğünden destek payları hesabında dava dışı babanın bakiye yaşam süresinin dikkate alındığı, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı’nın bila tarihli yazısı ile desteğin İstanbul’a defnedileceği için cenazesinin naklinin talep edildiği, cenaze nakil aracı ile ... Havalimanı’na götürüldüğü, havalimanından İstanbul’a belediyenin anlaşmalı olduğu kargo uçağı ile naklinin sağlandığı bildirildiği, sunulu belgelerin incelenmesinde 2.700,00 TL harcama yapıldığı görülmüş olup harcamanın davacı tarafından ödenip ödenmediğinin anlaşılamadığı, Yargıtay kararları doğrultusunda cenazenin defnedilmesi için yapılması zorunlu masraflardan davalı tarafın sorumlu tutulabileceği hususu gözönünde bulundurularak cenaze giderleri olarak bildirilen 2.700,00 TL harcamanın davacı tarafından talep edilebileceğinin kabulü halinde talep edilebilecek tutarın 2.700,00 TL * 15/100 = 405,00 TL olarak hesaplandığı hususlarının sayın mahkemenin takdirinde olduğu, 24.10.2024 tarihli kazada davalı sürücünün %15 kusurlu olduğunun kabulü halinde destek ...’nın annesi davacı ...’nın destekten yoksun kalma tazminatının 479.661,04 TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Islah Dilekçesi; davacı vekili 09/04/2026 ıslah dilekçesi ile 1.000,00-TL maddi tazminat taleplerini 478.661,04-TL artırarak 479.661,04-TL'na yükselttiklerini beyan etmiş olmakla, dosyada kabul edilen adli yardım talebi nedeniyle ıslah harcı yatırılmadığı görülmüştür. DELİLLER: -.... Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası, -... Sigorta A.Ş.'ne, ... ve ... Sosyal Güvenlik Merkezine, ... ilçe Müftülüğüne ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına yazılan müzekkere cevapları, -Kaza tespit tutanağı, -Bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu, -Tarafların beyan ve dilekçeleri, -Tüm dosya kapsamı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ölüm ve cismani zarardan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili; davalı ...’in sevk ve idaresindeki aracın şerit ihlali yapmak ve yolu kontrol etmeden dönüş manevrası gerçekleştirmek suretiyle kazaya neden olduğunu, ceza dosyasında düzenlenen kusur raporunun eksik olduğunu, davalının ileri yaşı ile görme ve işitme problemleri bulunmasına rağmen araç kullanmasının kazanın meydana gelmesinde etkili olduğunu, müteveffa ...’nın ölümü nedeniyle davacı annenin destekten yoksun kaldığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı ... ise yetki itirazında bulunmuş, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, motosiklet sürücüsünün geçme yasağı bulunan kavşak içerisinde sollama yapmak suretiyle ve aşırı hızla seyrederek kazaya neden olduğunu, Adli Tıp Kurumu raporunun gerçeği yansıtmadığını, araç kullanmasına engel herhangi bir sağlık sorununun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ise davacının zararının ispatlanamadığını, kusur durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, destek ilişkisinin araştırılmasını, manevi tazminattan sorumluluklarının bulunmadığını, maddi tazminatın ise ancak sigortalının kusuru ve poliçe limiti oranında değerlendirilebileceğini savunmuştur. Öncelikle davalı gerçek kişi tarafından ileri sürülen yetki itirazı değerlendirilmiştir. Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Dava konusu trafik kazası nedeniyle davacı annenin oğlunun vefat ettiği anlaşılmakla, mahkememizin yetkili olduğu sonucuna varılmış ve yetki itirazının reddine karar verilmiştir. .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası celbedilerek incelenmiş, trafik kaza tespit tutanağı, olay yeri inceleme evrakı, tanık anlatımları ve ceza dosyasında bulunan teknik raporlar değerlendirilmiştir. Hukuk hâkiminin kusur yönünden ceza mahkemesinin değerlendirmesi ile bağlı olmadığı gözetilerek dosyamızda ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dosyada makine mühendisi ve aktüer bilirkişiler tarafından düzenlenen 06.01.2026 tarihli kök rapor ile 11.03.2026 tarihli ek rapor birlikte değerlendirilmiştir. Bilirkişi raporlarında olay mahalli, yolun fiziki özellikleri, trafik işaretleri, araçların hasar durumu, çarpışma noktası, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasındaki teknik veriler dikkate alınarak davacı murisi ...’nın kavşak içerisinde geçme yasağı bulunan alanda sollama yapması, hızını kavşak şartlarına göre azaltmaması ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle %85 oranında asli kusurlu olduğu; davalı ...’in ise dönüş manevrası öncesinde gerekli dikkat ve kontrol yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle %15 oranında tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. Taraf vekillerinin kusur raporuna yönelik itirazları incelendiğinde; davacı tarafça davalının sağlık durumunun araç kullanmaya elverişli olmadığı, bu nedenle kusurunun daha yüksek belirlenmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, dosya kapsamında davalının sürücü belgesinin geçersiz olduğuna, sürücülük yeterliliğini ortadan kaldıracak nitelikte sağlık raporu bulunduğuna veya kazanın doğrudan sağlık sorunu nedeniyle meydana geldiğine ilişkin herhangi bir tıbbi delil bulunmamaktadır. Bu iddia soyut nitelikte kalmış olup teknik bilirkişi değerlendirmesini değiştirecek güçte görülmemiştir. Davalı tarafın motosiklet sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu, Adli Tıp değerlendirmesinin hatalı olduğu yönündeki savunmaları incelendiğinde; bilirkişi raporu yalnızca ceza dosyasındaki değerlendirmeye değil, olay yeri bulguları, kaza tespit tutanağı, araçların konumu ve tüm teknik verilere dayanılarak hazırlanmış olup rapor ayrıntılı, denetime elverişli ve bilimsel gerekçeler içermektedir. Raporun hüküm kurmaya yeterli olduğu, dosyada yeniden bilirkişi incelemesini gerektirir mahiyette çelişki veya eksiklik bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkememizce bilirkişi raporu ve ek raporu hükme esas alınmıştır. Davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede; murisin kaza tarihinde devlet memuru olarak çalıştığı, düzenli gelir elde ettiği, nüfus kayıtları ile davacının murisin annesi olduğu, yaşamın olağan akışı gereği bekar ve düzenli gelire sahip çocuğun anne ve babasına ekonomik destek sağladığının kabulünün gerektiği, aksini gösteren güçlü bir delilin dosyada bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalıların destek ilişkisinin bulunmadığı yönündeki savunmaları dosya kapsamıyla doğrulanmamıştır. Aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen ilk raporda mevcut ücret belgeleri esas alınarak hesaplama yapılmış ise de, daha sonra dosyaya sunulan murise ait maaş bordroları ile emsal ücret belgeleri dikkate alınarak düzenlenen 11.03.2026 tarihli ek raporda gerçek gelir esas alınmak suretiyle yeniden hesaplama yapılmış ve davacı annenin destekten yoksun kalma zararının 479.661,04 TL olduğu belirlenmiştir. Ek raporun müteveffanın gerçek gelirini yansıtması nedeniyle kök rapora nazaran daha isabetli olduğu değerlendirilmiş ve hükme esas alınmıştır. Bilirkişi ek raporunda cenaze nakline ilişkin 2.700 TL gider üzerinden kusur oranına göre 405 TL hesaplanmış ise de, davacı tarafın dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde bu kaleme ilişkin açık ve bağımsız bir talepte bulunmadığı, talep sonucunun yalnızca destekten yoksun kalma tazminatına yönelik artırıldığı görüldüğünden, HMK’nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi gereği cenaze gideri yönünden ayrıca hüküm kurulmamıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve devamı maddeleri gereğince işleten ve sürücü meydana gelen zarardan sorumludur. Aynı Kanun’un 91 ve devamı maddeleri gereğince zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da poliçe limiti dahilinde sigortalısının hukuki sorumluluğunu teminat altına almaktadır. Dosyada poliçe teminatını aşan bir zarar bulunduğu ileri sürülmediğinden, davalı sigorta şirketinin destekten yoksun kalma tazminatından davalı sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekmiştir. Dosya kapsamındaki başvuru evrakından davacının dava açılmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuruda bulunduğu, başvurunun sonuçsuz kalması üzerine şirketin 05.12.2024 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Bu nedenle sigorta şirketi yönünden faiz başlangıcı olarak 05.12.2024 tarihinin esas alınması gerekmiştir. Davalı sürücü ise haksız fiil faili olduğundan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117/2. maddesi gereğince ayrıca ihtara gerek olmaksızın haksız fiil tarihi olan 24.10.2024 tarihinde temerrüde düşmüş sayıldığından, bu davalı yönünden faizin olay tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca ölüm halinde ölenin yakınlarına uygun miktarda manevi tazminat verilmesi mümkündür. Davacının oğlunu ani şekilde kaybetmesi nedeniyle duyduğu acı ve elem, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, müteveffanın yaşı, davalı sürücünün kusur oranının %15 olması, buna karşılık müteveffanın kazanın meydana gelmesindeki ağır (%85) kusuru, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmayıp yalnızca manevi tatmin sağlamaya yönelik niteliği ile hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde 100.000,00 TL manevi tazminatın uygun ve yeterli olduğu kanaatine ulaşılmış, bu miktarı aşan istemin ise fazla olduğu değerlendirilerek reddine karar verilmiştir. Öte yandan, zorunlu mali sorumluluk sigortasının manevi tazminatı teminat altına almaması nedeniyle manevi tazminat talebi yönünden davalı ... Sigorta A.Ş. hakkında hüküm kurulmamış, bu istem yalnızca haksız fiil faili davalı ... yönünden kabul edilmiştir.
Açıklanan tüm nedenlerle davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; A) Maddi tazminat yönünden; 1-479.661,04 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... SİGORTA sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 05.12.2024, diğer davalı ... ... yönünden haksız fiil tarihi olan 24.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 32.765,65-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Adli yardım ara kararı uyarınca suçüstü ödeneğinden karşılanan 10.977,90-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, (Yargılama gideri açıklaması: 2025 Yılı: 10 adet e-tebligat: 150,00-TL 2 adet normal tebligat: 420,00-TL 8 adet KEP yazısı : 20,00-TL 2026 Yılı: 8 adet e-tebligat: 120,00-TL 1 adet normal tebligat: 265,00-TL 3 adet KEP yazısı: 2,90-TL Bilirkişi ücretleri: 10.000,00-TL) 4-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 76.745,77-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, B) Manevi tazminat yönünden; 2-100.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 24.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ...'den tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 6.831,00-TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi.26/06/2026
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır