İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/805 E. 2024/141 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/805
- Karar No
- 2024/141
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/805 KARAR NO : 2024/141
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : ... DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 18/12/2023 KARAR TARİHİ : 22/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine yürütülen takibin yargılama boyunca tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ettiğini, görevli mahkemenini Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin takip nedeniyle alacaklı ...'a veya borçlu ...'a veya ...'a herhangi bir borcu olmadığını, davalı alacaklının kötü niyetli olduğunu, davalı ... ve yakın akrabaları tarafından müvekkiline toplam 3.İcra dosyasından daha haciz ihbarnameleri gönderildiğini, tedbiren takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, takiple hiçbir alakası olmayan müvekkili aleyhine yürütülen takibin yargılama boyunca teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, davanın kabulüne, müvekkilinin dava dışı takip borçlusuna veya davalıya herhangi bir borcu olmadığının tespitine ve Adana 3.Genel İcra Dairesinin 2023/... E. Sayılı dosyasının müvekkili yönünden iptaline, davalının kötü niyetli olduğu sabit olduğundan %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili dava dilekçesinde menfi tespit davaları bakımından borcun varlığının ispat yükünün bunu iddia eden alacaklının üzerinde olduğunun beyan edildiğini, bu gerekçesini hangi kanun maddesine dayandırdığının kendilerince anlaşılmadığını, İİK nun 89.maddesinin 3. Fıkrası hükmünün ispat yükünün hangi tarafa yüklendiğinin düzenlendiğini, 3. Kişi açmış olduğu menfi tespit davasında takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispatla yükümlü olduğunu, somut olayın özelliğine göre ispat yükünün yer değiştirebileceğini, eğer borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa bu durumda ispat yükünün davalıda olmasına karşın alacaklıya düşeceğini, buna karşılık borçlunun varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa bu durumda ispat yükünün doğal olarak kendisine düşecek ve borçlunun iddiasını ispat edeceğini, davacının borçlu olduğunu, davacı tarafa 17/08/2023, 16/10/2023 ve 06/11/2023 tarihlerinde haciz ihbarnamesi gönderildiğini, bu haciz ihbarnamelerine göre herhangi bir itirazda bulunulmaması sonucunda İİK nun 89.madde hükmü uyarınca borcun davacının zimmetinde sayıldığını, davacı tarafın açmış olduğu işbu davanın reddinin gerektiğini, tüm bu iddialara rağmen davanın kabulü halinde ise müvekkilinin davayı açmaya sebebiyet vermesinin söz konusu olmadığından bahisli borçlu olmadığını ispat edemeyen davacının davasının esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline hükmedilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise dava açılmasına sebebiyet verilmemiş olması sebebiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müvekkili üzerine bırakılmamasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER; Adana 3.Genel İcra Müdürlüğünün 2023/..., 2023/... E. Sayılı dosyalarının, Adana 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Ve 2023/... E. Sayılı ve Kozan İcra Dairesi dosyaları celp edilmiş, Adana Ticaret Odasına yazılan müzekkere yazılarak cevapları dosya arasına alınmıştır. Adana Ticaret Odası'na yazılan müzekkereye verilen cevapta; ... TC kimlik nolu ...'ın ticaret sicil müdürlüğüne kaydının rastlanılmadığı belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, İİK'nın 89/3 maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçünçü kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır. Ticaret Mahkemeleri'nin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1 maddesinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1 maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır" hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. 2004 sayılı İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 2004 sayılı İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gibi açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/3568 Esas, 2016/6425 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere "İİK 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir."(Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12/04/2016 tarih ve 2016/3568 Esas, 2016/6425 Karar, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 17/12/2015 tarih ve 2015/7065 Esas, 2015/17162 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/4645 Esas, 2020/4139 Karar sayılı.) 01/10/2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir.(Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, sh:476) Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibarıyla değerlendirme yapıldığında; somut olayda Adana 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı takip dosyasında İİK'nın 89/3. maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan davacı üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davası ile davacının takip borçlusuna borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesinde tanımlanan ticari davalardan olmadığı, Adana Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazı cevabına göre davalının Ticaret Sicil Müdürlüğüne kaydının bulunmadığı, davalının faaliyetinin ticari nitelikte sayılamayacağı kabul edilerek taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan dava niteliğinde olmadığı gibi uyuşmazlık konusunun 6102 sayılı TTK'dan düzenlenen işlerden olmadığından mutlak ticari iş niteliğinin de bulunmadığı, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, İİK 89. maddesindeki özel düzenleme ile İİK 72. maddesindeki menfi tespit davasına ilişkin genel düzenleme gözetildiğinde genel düzenleme hükmünün İİK 89. maddesini işlevsiz bırakacak biçimde uygulanamayacağı, 2004 sayılı İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan iş bu davada, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna dair karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2- 6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4- 6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin (suç üstü ödeneğinden karşılanan arabuluculuk ücreti dahil) görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 22/02/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır