İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/726 E. 2025/79 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/726
- Karar No
- 2025/79
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/726 KARAR NO : 2025/79 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/09/2023 KARAR TARİHİ : 04/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin madencilik/mermer işi ile uğraştığını, davalı tarafça sipariş edilen doğal taşların 29/05/2023 ve 30/05/2023 tarihli sevk irsaliyeleri ile teslim edildiğini, bu teslim ile birlikte davalı taraf yetkilisi tarafından düzenlenen ve imzalanan aynı tarihli belge ile fatura bilgilerinin müvekkiline verildiğini, 30/05/2023 tarihli bu belgede "30.05.2023 Salı günü yüklenen taşlarımıza ilişkin detaylar ve fatura bilgilerimiz aşağıda belirtilmiştir. Faturamızı ihraç kayıtlı olarak, fatura tarihi 30 Mayıs'ı geçmeyecek şekilde düzenlemeniz rica olunur" denilerek imzalanarak şirket kaşesi basıldığını ve bu kaşe devamında da toplam tonajın 48,84 ton olduğu ve genel toplamın 7.326,00 USD olduğunun belirtildiğini, devamında, davalı tarafın bu fatura bilgilerini bildirmesi ile müvekkili tarafından işbu davanın ve icra takibinin dayanağı olan faturanın düzenlendiğini, düzenlenen bu faturanın davalı tarafa teslimine rağmen taraflar arasındaki şifahi anlaşma ile müvekkilinin alacağını mal teslimi ile birlikte defaten ve nakit olarak talep etmesine rağmen ödeme yapılmadığını, bunun üzerine alacağın tahsili için Menderes İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, davanın kabulüne, Menderes İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takime, borca, işlemiş ve işleyecek faize ve diğer ferilere yönelik yapılan tüm itirazların 7.326 USD'lik kısmının iptaline, takibin dava edilen kısım , takip talebinde belirtilen faiz oranı ve diğer şerhler ile devamına, davalı hakkında yapılan icra takibinde müvekkili şirketin alacağının, döviz üzerinden talep edildiğini ve icra harçlarının TCMB'nın 18.07.2023 tarihli Amerikan Doları Efektif Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplandığını, müvekkili şirketin alacağının likit durumda olduğunu ve davalının itirazının kötü niyetli ve alacağın tahsili geciktirmeye yönelik olduğunu, bu nedenle davaya konu icra takibinde asıl alacak olarak talep edilen davamıza konu İcra takibinde, asıl alacak olarak talep edilen 7.326,00 USD için 17.07.2023 günü saat 15:30'da belirlenen gösterge niteliğindeki TCMB Kurları verilerinde tespit edilen Efektif Satış Kuru 26,32 oranının baz alınmasını (7.326 USDx26,32-TL=192.820,32-TL) ve bu oranın %20'si tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığnıı, davacının başlatmış olduğu icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının iddialarına karşı sunulan tek taraflrı faturaların var olduğu öne sürülen borç ilişkisini ispatlamadığını, bir faturanın düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş olması, tacirin akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamasını gerektiğini, faturanın olağan bir içerik dışında bir borç ilişkisini ispatlayacak nitelikte olmadığını, davacının her ne kadar müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmişse de müvekkili şirketin takibe itirazının haklı olduğunu, davacının işbu talebinin reddinin gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için aranan şartların hiçbiri oluşmamış olup davacının işbu talebinin reddinin gerektiğini beyan etmekle, davanın reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-Menderes Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-Menderes İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası, 3-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, 4-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları, 5-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, 6-Davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları, 7-Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, 8-Davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, 9-Talimat dosyası üzerinden alınan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 19/08/2024 havale tarihli raporu, 10-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 28/11/2024 havale tarihli raporu, 11-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, taraflar arasındaki doğal taş alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satıldığı ve teslim edildiği iddia edilen ürünler sebebiyle olarak davalı şirket adına düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223). İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır. Menderes İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının... İnşaat Akü ve Malzemeleri Araç Kiralama Manedcilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, borçlunun... Madencilik İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 7.326,00-USD asıl alacak, 38,54-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.364,54-USD alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki doğal taş alım satım ilişkisi kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibinde düzenlenen ödeme emrine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, borçlu vekili tarafından Menderes İcra Dairesinin...Esas sayılı icra dosyası sayılı dosyasında Menderes İcra Dairesinin yetkisiz olduğundan bahisle icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 50. maddesinde para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağının, ayrıca takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesinin de takibe yetkili olduğunun düzenlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesinde genel yetkili mahkemenin davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunun belirtildiği, ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinde taraflar arasında aksine bir anlaşmanın bulunmaması durumunda para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinin düzenlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 19/2. maddesinde ise yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazında bulunan tarafın yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmesi gerektiğinin, aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmayacağının belirlendiği, davaya dayanak alacağın taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan para alacağı olduğu ve takip tarihi itibariyle davacı alacaklı şirketin yerleşim yerinin İzmir İli, Bayraklı ilçesinde bulunduğu dikkate alındığında icra takibi açısından İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğu, kaldı ki davalı borçlu vekili tarafından yetki itirazında yetkili icra dairesini bildirmediği anlaşılmakla, davalı borçlu tarafın icra dairesinin yetkisine itirazının usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğu gibi yerinde de olmadığı, açıklanan gerekçeler dahilinde icra takibinin yetkili icra dairesinde ikame edildiğinin tespitine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir. Mahkememizin 07/05/2024 tarihli duruşmanın 5 ve 6 numaralı ara kararlarında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, taraf vekillerine bilirkişi incelemesine esas olmak üzere müvekkili şirketlere ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, taraf vekilleri tarafından taraflara ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerler verilen kesin süre içerisinde bildirilmiştir. Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar, Menderes İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ait BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ait BA/BS formları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki doğal taş alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünlerin davalı şirkete teslim edilip edilmediği, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerde teslim olgusuna yönelik herhangi bir yazılı delil bulunup bulunmadığı, ürünler sebebiyle davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar alacaklı olduğu, faturanın davalı şirket kayıtlarına işlenip işlenmediği, davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödeme bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar ödeme bulunduğu, icra takibinde işletilen faiz oran ve miktarının usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 19/08/2024 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davalı ...Mermer Madencilik İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketinin tutmakla yükümlü olduğu ve ibraz edilen 2023 yılına ait (Defter-i Kebir,Yevmiye) (envanter defteri hariç) yasal defterlerinde yapılan incelemeye göre; ticari defterlerini usulüne olarak tutmuş olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesi gereği defterlerin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırılmış olduğu, taraflar arasında bir ticari ilişki olduğu, bu ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı şirket adına 30.05.2023 tarihli, ... no’lu, (ihraç kayıtlı, kdv hariç 7.326,00 USD) 146.851,87-TL tutarında fatura düzenlendiği, davacı tarafından 146.851,87-TL tutarında kesilen faturanın, davalının ticari defter kayıtlarına işlendiğinin tespit edildiği, davalının incelenen ticari defter kayıtlarına göre, davacının 146.851,87-TL alacağı olduğu, davalının 146.851,87-TL fatura borcuna karşılık davacıya 31.05.2023 tarihinde 25.08.2023 vadeli 152.000,00-TL bedelli çek verdiği ancak bu çekin ödenmeyip 01.10.2023 tarihinde davacıya iade edilmesiyle davalının cari hesap borcunun devam ettiği, davacının icra takibinde 7.326,00 USD alacağına işletilen %5 faiz oranı ile hesaplanan 38,54 USD faiz miktarının mevzuata uygun olduğunu mütalaa etmiştir. Davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar, Menderes İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ait BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ait BA/BS formları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler talimat dosyası ile içeriğinde yer alan bilirkişi raporu ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasındaki doğal taş alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünlerin davalı şirkete teslim edilip edilmediği, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerde teslim olgusuna yönelik herhangi bir yazılı delil bulunup bulunmadığı, ürünler sebebiyle davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar alacaklı olduğu, faturanın davacı şirket kayıtlarına işlenip işlenmediği, davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödeme bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar ödeme bulunduğu, icra takibinde işletilen faiz oran ve miktarının usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenerek, talimat mahkemesine sunulan bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak düzenlenecek raporun mahkememize sunulmasının istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 28/11/2024 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davacı şirketin 2023 yılı inceleme döneminde E-Defter tuttuğu 2023 inceleme dönemlerine ait tutulan Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin E-Defter Beratlarının incelendiği, oluşturma tarihlerinin yasal süresi içinde yapıldığı davacı şirketin resmi defterlerinde; 18.07.2023 takip tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete (7.326,00.-USD) usul gereği TL para birimi üzerinden 146.851,87-TL tutarında borçlu olduğunun kaydedildiği, davalı tarafın defter ve belgelerinin incelendiği bilirkişi raporunda; davalının incelenen ticari defter kayıtlarına göre, davacının 146.851,87-TL alacağı olduğunun tespit edildiğinin görüldüğü, yapılan inceleme neticesinde davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu, 2023 inceleme döneminde E-Defter tuttuğu, inceleme dönemine ait tutulan Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin E-Defter Beratları incelenmiş olup, oluşturma tarihlerinin yasal süresi içinde yapıldığı, 6102 sayılı TTK 64/3. Mad. göre, ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması halinde bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter onayı aranmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı hususunun hukuki olması sebebiyle değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu, taraflar arasında 2023 yılında sadece takibe ve davaya konu fatura nedeniyle ticari bir ilişkinin var olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe ve davaya konu faturanın her iki taraf defterlerine kaydedildiği görüldüğünden, satıldığı iddia edilen doğal taşın davalı şirkete teslim edildiği anlaşılmakla, davacı şirketin resmi defterlerinde 18.07.2023 takip tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete (7.326,00-USD) usul gereği TL para birimi üzerinden 146.851,87-TL tutarında borçlu olduğunun kaydedildiği; anılan faturanın davacı şirket kayıtlarına işlendiği, davacı şirket resmi defterlerinde davalı şirket tarafından davacı şirkete ödeme yapıldığına ilişkin hiçbir kaydın bulunmadığı, dava dosyasında davacı yandan 7.326,00-USD 30.05.2023 vade tarihli alacak+38,54-USD işlemiş faiz=7.364,54-USD toplam tutarında fatura alacağı talep edildiği görülmüşse de; (7.326-USD) nakit alacak 26.09.2023 tarihli TCMB Efektif Döviz Satış Kur hesabıyla 200.004,92-TL harca esas değerle (işlemiş faiz talep edilmeden) eldeki itirazın iptali davasına dava konusu edildiğini mütalaa etmiştir. Davalı vekilinin talimat mahkemesi aracılığıyla alınan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 24/09/2024 havale tarihli raporu ile mahkememizce alınan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 28/11/2024 havale tarihli raporuna karşı beyan ve itirazlarının, taraflara ait sahipleri lehine delil teşkil eden ticari defter ve belgelerin aynı verileri içerdiği ve alacak borç verileri açısından birbirini doğruladığı anlaşılmakla reddine, sair hususların hukuki değerlendirmeye muhtaç konulardan olması sebebiyle mahkememizce esas hakkındaki hükümle birlikte değerlendirilmesine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Menderes Arabuluculuk Bürosunun...Dosya, ...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, Menderes İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, talimat dosyası üzerinden alınan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 19/08/2024 havale tarihli raporu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 28/11/2024 havale tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki doğal taş alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satıldığı ve teslim edildiği iddia edilen ürünler sebebiyle olarak davalı şirket adına düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, Menderes İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 7.326,00 USD asıl alacak, 38,54 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.364,54 USD alacak beledi üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflara ait sahipleri lehine delil teşkil eden ticari defter ve belgelerin aynı verileri içerdiği ve alacak borç verileri açısından birbirini doğruladığı, davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten 7.326,00-USD tutarında alacaklı olduğu, davalı şirketin fatura bedeli karşılığında davacı şirkete 31.05.2023 tarihinde 25.08.2023 keşide tarihli ve 152.000,00-TL bedelli çek verdiği, ancak bu çekin ödenmeyip 01.10.2023 tarihinde davacı şirkete iade edildiği, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı, takip tarihi itibarıyla mevcut kur üzerinden davacı şirketin alacağının 193.875,20-TL olduğu, alacağın faturaya dayalı olduğu ve her iki tarafın ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu gözetildiğinde likit mahiyette olduğu ve bu sebeple icra inkar tazminatı açısından yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KABULÜ İLE, 1-Davalı ... Mermer Madencilik İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketinin Menderes İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ 7.326,00-USD asıl alacak bedeli yönünden KISMEN İPTALİNE, Menderes İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 7.326,00-USD asıl alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa yıllık %5 oranında ve değişen oranlarda Kamu Bankalarınca yabancı para cinsinden açılan 1 yıla kadar vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz uygulanmak suretiyle devamına, 2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 7.326,00-USD'nin takip tarihi itibariyle efektif satış kuru değeri 26,28-TL karşılığı olan 193.875,20-TL'nin %20'si oranındaki 38.775,04-TL tutarındaki icra inkar tazminatının davalı ... Mermer Madencilik İç Ve Dış Ticaret Anonim Şirketinden alınarak davacı ... İnşaat Akü Ve Malzemeleri Araç Kiralama Madencilik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 13.243,61-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 2.446,21-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 10.797,40-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 80,00-TL elektronik tebligat, 87,00-TL tebligat, 213,50-TL posta masrafı, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.446,21-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 8.096,56-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 42.221,20-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/02/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır