İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/610 E. 2025/876 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/610
- Karar No
- 2025/876
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/610 KARAR NO : 2025/876
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/08/2023 KARAR TARİHİ : 11/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin otomotiv, tamir, bakım, fren, makas ve elektrik alanlarında faaliyet sürdüren bir şirket olduğunu, davalının talep ve isteği üzerine, müvekkilinin davalının bazı araçlarının tamir ve bakımlarını yaptığını, müvekkilinin davalının isteği doğrultusunda vermiş olduğu hizmete yönelik olarak 07.01.2023 tarih --- numara ve 10.620,00 TL bedelli düzenlemiş olduğu hizmet faturasını davalıya teslim ettiğini, ayrıca tamiri yapılan araçların plakası ve söz konusu araçları müvekkiline getiren kişinin imzasının da olduğu sipariş formlarını da dosyaya sunduklarını, müvekkili şirketin usulüne uygun olarak tutulan defterleri incelendiğinde söz konusu alacağın tespit edileceğini, müvekkilinin 10.620,00 TL alacağın tahsili için ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı üzerine takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulü ile davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, davalının asıl alacağın 620'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalının üzerine tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı şirketin müvekkiline ait araçlarla ilgili ilettiği sözlü teklifte yarı yarıya fiyat vermiş olmasına rağmen müvekkiline düzenlediği faturanın anlaşmaya aykırı olduğunu müvekkilinin teklifi ile fatura arasında fark olduğundan ilgili faturayı sistemden ret ettiklerini, ret yanıtının faturanın tüm içeriğine itiraz edilmesi anlamına geldiğini, ret edilen bir faturanın alıcısı tarafından muhasebe kayıtlarına alınması gerekmediğini, böyle bir durumda da ret edilen bir fatura için iade faturası düzenlemeye gerek kalmadığını, dosya kapsamında sipariş formunun bir ispat aracı olmadığını, sipariş formunun altında imzası bulunan şahsın müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili biri olmadığını, müvekkili şirketi ile davacı şirket arasında herhangi bir cari hesap ilişkisinin bulunmadığını, taraflar arasında sadece hizmet ilişkisinin mevcut olduğunu, faturanın tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını beyan ederek, davanın reddine, davalının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıyatahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İcra Dosyası: Davacı taraf 27.03.2023 tarihinde, 07.01.2023 tarihli ----- no.lu 10.620,00 TL tutarlı fatura alacağına ilişkin-----. İcra Müdürlüğü'nün --- Esas sayılı dosyası ile Örnek No:----- İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibi başlattığı, borçlu vekilinin Örnek No:----- Ödeme Emrine 03.04.2023 tarihli itiraz dilekçesinde; müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirtmiş olup, borca, işlemiş faiz tutarına, uygulanan faiz oranına ve tüm feri alacaklara itiraz etmiş ve icra takibi durmuştur. Bilirkişi Raporları:Mahkememizce alınan 15/04/2024 tarihli raporun sonuç kısmında, "A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden;ilişkin ticari defterlerinin GİB ona göre usulüne uygun tutulduğu, Davacı şirketin 2023 yılına ylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine yasal delil niteliğinde olduğu, Davalı şirket defterleri sunulmadığındanincelenemediği, Hizmet İfasının İspatı ve Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirmebölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere;Davalının sipariş formanda imzası bulunan ----- temsil ilzama yetkili personelolmadığı yönündeki itirazına binaen, mezkur kişinin davalı adına hareket eden birisi olupolmadığının hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, dosya kapsamınasunulan belgeler doğrultusunda; sekiz günlük kanuni süresinde e-faturaya itiraz — red işlemininuygulanmaması, davalının “anlaşılan fiyatın iki katına faturayı kesti” şeklindeki itirazınındayanağının olmaması sebebiyle davacı şirketin araç tamiri konusundaki hizmet ifasını ispatettiğinden davacının 27.03.2023 takip tarihi itibarıyla 10.620,00 TL fatura alacağını davalıdantalep edebileceği,Ayrıca, davacının kendi defterlerinin usulüne uygun tutularak HMK 222/2 şartlarını taşıdığı, takip konusu alacağını oluşturan faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, Sayın Mahkemenin HMK m.220/3 kapsamında vermiş olduğu kesin süreye rağmen davalı şirketin defter ve belge ibraz ibrazından kaçınması ile HMK m.222/3 ile defterlerin kesin delil olma şartlarını değiştiren “...veya diğer tarafın ticari de terlerini ibraz etmemesi...” madde hükmü şartının davacı lehine değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, FAİZ: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralıereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme'nin kısmen va da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu" Yönünde rapor tanziim edilmiştir.Mahkememizce alınan 11/11/2024 tarihli ek raporun sonuç kısmında,"Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan red belgesinin cevap dilekçesi ekinde sunulmuş olduğu belirtilse de, ancak fiziken dava dosyasına kazandırılmamış olması sonrası bu belgenin kendisinden e-posta ile tarafımdan talep edildiği (bkz. Kök rapor eki e-posta), işbu belgenin davalı şirket vekilinden talep edilmiş olmasına rağmen tarafıma gönderilmemiş olması nedeniyle bilirkişi kök raporumda, davacı şirket tarafından düzenlenen faturaya, davalı şirket tarafından süresinde itiraz edilmediği kabulü ile diğer hususlar da dikkate alınarak değerlendirme yapılmış, bilirkişi kanaati de bu önemli husus dile getirilmek suretiyle “sekiz günlük kanuni süresinde e-faturaya itiraz — red işleminin uygulanmaması” ifadesi temel alınarak kurulmuştur. Davacının Hizmet İfasını ispatı yönünden; Davalı vekili tarafından sipariş formunu imzalayanın yetkili olmadığı itirazında bulunması bir tarafa bırakılıp, geçerli bir sipariş formunun bulunması halinde dahi süresinde faturaya GİB üzerinden RED işlemi uygulayan davalıya karşı davacının hizmetin ifasının somut delillerle ispatlanması gerektiği, takip konusu e-faturanın açıklamasında davacıya ait “----- İLİŞKİN TAMİR MALZEMESİ VE BAKIM HİZMETİ,” yazmaktadır. Bu teklif sonrası aracın davalının tamir atölyesinde kalıp tamirinin yapıldığı somut olarak, yani davacı tarafından, ya da adına hareket edenlerce imzalanmış teslim formu, tamir belgesi, eş değer belge dosya kapsamında yer almadığı hususları topluca değerlendirildiğinde davacının takip konusu fatura içeriği araç tamir hizmetini verdiğini somut delillerle ispat edemediği, Diğer taraftan, kök rapordan sonra davalı tarafından delil olarak sunulan ve kanaati kendi lehinedeğiştiren, takip konusu 07.01.2023 tarihli, ---- nolu, 10.620 TL'lik faturanın GİB kayıtlarında da davalı ibrazındaki görsel ile süresinde RED işlemi uygulanıp uygulanmadığının teyidi bakımından davalı vergi dairesine sorulmasının mahkemeniz takdirinde bulunduğu mütalaa edilmiş" Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Dava; hukuki niteliği itibariyle Taraflar arasında fatura alacağından kaynaklanan alacak nedeniyle davacı tarafından başlatılan --icra Müdürlüğü'nün ---- Sayılı icra dosyasının davalı tarafça yapılan itirazın İİK 67 kapsamında iptali ve icra inkar tazminatı talepli itirazın iptali davasıdır. Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Taraflar araç onarım hizmetinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, düzenlenen faturadan kaynaklanan davacı alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; Davacı şirketin 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB ona yılı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, 27.03.2023 icra takip tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 10.325,00 TL alacaklı gözüktüğü, Davalı şirket defterleri sunulmadığından incelenemediği,Davacı şirket tarafından, davalı şirket adına düzenlenen 07.01.2023 tarihli ----- no.lu 10.620,00 TL tutarlı elektronik faturanın (ticari senaryoda düzenlenen) aynı gün, davalı şirket tarafından faturaya red işleminin uygulandığının anlaşıldığı, GİB müzekkere cevabında; "...İlgi tarih sayılı yazınızda adı geçen dairemiz ... vergi kimlik numaralı mükellefi ------ ŞİRKET hakkında sistem kayıtlarının tetkikinde; ilgili fatura mükellef tarafından kanuni süresi içinde reddedildiği tespit edilmiştir." şeklinde cevap verildiği Davalının sipariş formanda imzası bulunan ----- temsil ilzama yetkili personel olmadığı yönündeki itirazında bulunduğu, geçerli bir sipariş formunun bulunması halinde dahi süresinde faturaya GİB üzerinden Red işlemi uygulayan davalıya karşı davacının hizmetin ifasının somut delillerle ispatlanması gerektiği, takip konusu e-faturanın açıklamasında davacıya ait----- Plakalı Araca İlişkin Tamir Malzemesi ve Bakım Hizmeti” yazdığı, Bu teklif sonrası aracın davalının tamir atölyesinde kalıp tamirinin yapıldığı somut olarak, yani davacı tarafından, ya da adına hareket edenlerce imzalanmış teslim formu, tamir belgesi, eş değer belge dosya kapsamında yer almadığı davacının takip konusu fatura içeriği araç tamir hizmetini verdiğini somut delillerle ispat etmediği, 06.05.2025 tarihli celsede davacı vekiline yemin teklif edip etmeyeceği hususunda beyanda bulunmak üzere 2 hafta kesin süre verildiği, davacı vekilinin davalıya yemin teklif etmediği davacının davaya ve fatura konunu hizmeti davalıya verdiğini ispat edemediği anlaşılmak davasının reddine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça harcanan 2.000-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir olunan 10.620,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 7-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar KESİN olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı.