İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1022 E. 2025/1159 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1022
Karar No
2025/1159
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1022 Esas KARAR NO : 2025/1159

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2024 KARAR TARİHİ : 13/11/2025 YAZIM TARİHİ : 12/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili şirket giyim üzerine tekstil ürünlerinin üretimi alanında faaliyet göstermekte olup davalı şirket de müvekkili şirketten fason olarak ürün(pantolon) dikilmesini istemiş bunun üzerine dikilen ürünler davalıya teslim edilmiş ve hatta davalı tarafça müvekkili firmanın dikimini üstlendiği ürünlerin ihracatı yapıldığı, işbu dikimi yapılan ürünlerle ilgili ... fatura nolu 12.07.2024 tarihli fatura gereği toplam 116.054,22 TL ödeme yapılması gerekirken davalı tarafça müvekkili şirkete kısmi ödeme yapılmış geri kalan fatura tutarı ödenmediği için taraflarınca başlatılan icra takibine de davalı tarafça haksız olarak itiraz edilerek takibin durmasına sebebiyet verdiği, davalının itirazı haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğu, davalı taraf faturalara itiraz etmemiş ve faturalar karşılığında kısmi ödeme yapmış olmasına rağmen bakiye borç tutarını ödemekten imtina ettiği, alacağın tahsili için yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiği, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında borçlu tarafından yapılan 05.08.2024 tarihli itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlu davalı aleyhine alacağın yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket ile aralarında ürün(pantolon) dikim ve teslimine ilişkin bir ticari ilişki olmakla beraber bir takım ürünler teslim edilmiş ve bunlara ilişkin ödemeler de yapılmış olduğu, ancak davacı taraf bilahare takibe dayanak yapmış olduğu ... fatura nolu 12.07.2024 tarihli fatura gereği toplam 116.054,22 TL ödeme yapılmasını talep etmiş ise de, bahsi geçen faturadan kaynaklı herhangi bir borç bulunamadığı, davacı taraf teslim etmiş olduğu ürünlerin ödemesini almış ancak ... fatura nolu 12.07.2024 tarihli fatura gereği müvekkiline herhangi bir ürün teslim etmemiş, nitekim teslim edilmeyen bir ürün için bir bedel ödenmeyeceği de tartışmasız olduğu, iddia ve ispat yükünü üzerinde taşıyan davacı taraf evvelemirde yapılan işin miktarını, ücretini ve teslim olgusunu ispat etmekle yükümlü olup, dava dilekçesi ve ekinde vakıaları doğrulamayan belgelerle iş bu ispat faaliyetini de yerine getiremediği, bu nedenlerle huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ARAŞTIRMA; 1-Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 31/12/2024 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin karşılaştırmalı Alış-Satış Analiz - Formu getirtilmiştir. 2-Erbaa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 31/12/2024 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin B formları getirtilmiştir. 3-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 03/01/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin en son sicil kayıtları getirtilmiştir. 4-Tokat Ticaret ve Sanayi Odası'nın 03/01/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin oda kaydı sorgusu yapılmıştır. 5-Tokat Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 23/06/2025 Tarih, ... Sayılı yazısı. 6-Erbaa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı'nın 27/06/2025 Tarih, .... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin tescil kayıtları getirtilmiştir. 7-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası 8-03/07/2025 Tarihli Talimat Mahkemesince Alınan (Erbaa .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Talimat) Bilirkişi Raporunda; 12.07.2024 Tarihinde ... nolu fiş ve ... yevmiye nosu ile ... SANAYİ DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Alıcılar Hesabında 12/07/2024 tarihli ... nolu fatura ile 116.054,22 TL tutarında Satış yaptığının tespiti yapılmıştır. 11/06/2024 Tarihinde ... Nolu fiş ve 1841 yevmiye nosu ile ... SANAYİ DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Alınan Sipariş Avansları Hesabına 34.802,20 TL tutarında 2024.06.11-... dekont karşılığı avans alındığının tespiti Yapılan işlemler sonucu oluşan Cariye göre 81.252,02 TL Davacının davalıdan alacağı olduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf 12.07.2024 Tarihinde ... nolu E-Fatura ile 116.054,22-TL tutarında Satış yaptığının tespiti yapılmıştır. Düzenlenen E-Fatura Ticari Fatura olarak düzenlenmiş olduğu ve açıklama kısmına İrsaliye Yerine geçer ibaresi not edildiği tespit edilmiştir. E-Faturayı alan kişinin, gönderilen faturayı red, kabul ya da iptal etme hakkı bulunduğu ama Red veya İptal hakkı kullandığına dair dayanak veya belge tespit edilememiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacı tarafından faturaya dayalı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalinin ve icra inkar tazminatının istenmesi talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının icra takibine konu tutarda davalıdan alacaklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmıştır. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 81.252,01-TL asıl akacak, 1.068,52-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 82.320,54-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "12/07/2024 tarihli model 1164 fason pantolon dikiminden kaynaklanan alacak alacak" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında fatura borcunun bir kısmının ödenmediği hususlarına dayanmaktadır. Davalı ise faturaya konu ürünlerin teslim edilmediğini savunmaktadır. Bu kapsamda davacı tarafın ticari ilişki kapsamında faturaya konu ürünlerin davalı yana eksiksiz ve ayıpsız teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).

Mahkememizce davacı tarafın ticari defter ve belgeleri talimat mahkemesi aracılığı ile incelenmiş, düzenlenen raporda özetle; 12.07.2024 Tarihinde ... nolu fiş ve 2181 yevmiye nosu ile ... SANAYİ DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Alıcılar Hesabında 12/07/2024 tarihli ... nolu fatura ile 116.054,22 TL tutarında Satış yaptığının tespiti yapılmıştır. 11/06/2024 Tarihinde ... Nolu fiş ve ... yevmiye nosu ile ... SANAYİ DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Alınan Sipariş Avansları Hesabına 34.802,20 TL tutarında 2024.06.11-.... dekont karşılığı avans alındığının tespiti Yapılan işlemler sonucu oluşan Cariye göre 81.252,02 TL Davacının davalıdan alacağı olduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf 12.07.2024 Tarihinde ... nolu E-Fatura ile 116.054,22-TL tutarında Satış yaptığının tespiti yapılmıştır. Düzenlenen E-Fatura Ticari Fatura olarak düzenlenmiş olduğu ve açıklama kısmına İrsaliye Yerine geçer ibaresi not edildiği tespit edilmiştir. E-Faturayı alan kişinin, gönderilen faturayı red, kabul ya da iptal etme hakkı bulunduğu ama Red veya İptal hakkı kullandığına dair dayanak veya belge tespit edilememiştir." belirtilmiştir. Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura alacaklarının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu fatura istinaden davalının 34.802,20-TL kısmi ödeme yaptığı, davacının fatura nedeniyle kalan bakiye alacağının 81.252,02-TL olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan bakiye fatura bedelinin 81.252,02-TL'lik kısmının usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. Davalı tarafın takibe konu bakiye fatura alacağını ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından, davanın 81.252,02-TL asıl alacak yönünden kısmen kabulü ile takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına karar verilmiştir. Davacının takip öncesi işlemiş faiz talebi yönünden ise, takip tarihinden önce davacının davalıyı temerrüte düşürdüğünü ortaya koyan bir delil ve belge ibraz edilmediğinde, davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, 1.068,52-TL işlemiş faiz talebi yönünden dava reddedilmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 81.252,02-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-Alınması gereken 5.550,32-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 994,23-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 4.556,09-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 994,23-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.421,83-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 7.445,00-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 7.348,21-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 46,80-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 3.553,20-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 1.068,52TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.13/11/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/1022, K. 2025/1159, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1022-e-2025-1159-k-2e1a3e0d3814