İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/273 E. 2025/808 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/273
- Karar No
- 2025/808
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/273 Esas KARAR NO : 2025/808
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/04/2025 KARAR TARİHİ : 18/11/2025
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirkete geçmiş yıllardan bu yana kamyon ve iş makinesi kiralama/tahsis hizmeti verdiğini, davalıya verilen hizmet karşılığında hizmete ilişkin e fatura tanzim edildiğini ve müvekkili şirket tarafından davalı şirket adına tutulan cari hesaba faturalar işlenmekte ve aynı zamanda fatura tanzim edilir edilmez GİB sistemi üzerinden davalıya tebliğ edildiğini, davalı şirket 11/12/2024 tarihli talep yazısı ile 01/11/2024 tarihi itibari ile müvekkili şirkete 1.901.401,78-TL cari borcu olduğunu ve davalı şirketin müvekkili şirkete 1.901.401,78-TL cari borcu olduğu konusunda tarafların cari mutabakat evrakı imzaladığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete borcun bir kısmını ... Bankası ... Ticari Şubesine ait 19/02/2025 tarihli, ... seri numaralı, 1.000.000,00-TL bedelli çeki verdiğini, ancak kalan cari borca dair ödeme yapmadığını, 24/01/2025 tarihinde davalı şirket aleyhine verilen çek düşülerek 1.332.258,27-TL alacak tutarı üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek durmasına sebebiyet verdiğini beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamı ve alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ikame edilen işbu dava haksız ve yasal dayanaktan yoksun olup davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davacıya bahsedildiği gibi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile hazırlanacak bilirkişi raporu neticesinde müvekkili şirketin böyle bir borcunun olmadığı anlaşılacağını, mahkemenin resen göz önüne alacağı diğer nedenlerle, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz taleplerinin tüm yönleriyle esastan reddini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, cari hesap alacağının tahsili istemiyle davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasında akdedilmiş olan kamyon / iş makinesi kiralama hizmetine yönelik karma nitelikteki sözleşme kapsamında davacı tarafından davalı aleyhine tahakkuk ettirilmiş olan faturalar kapsamındaki cari hesap alacağının tahsili istemiyle davalı aleyhine 1.332.258,18 TL asıl alacak üzerinden başlatılmış olan .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Yargılama esnasında tarafların defter ve belgelerini ibraz etmek üzere verilen süre uyarınca davacı tarafından ticari defterlerin yerinde incelenmesi talep edilmiş ise de mahkememizce yapılan bilirkişi görevlendirilmesi kapsamında bilirkişi tarafından online olarak tüm belgelerin incelenmiş olduğu görülmekle talimat aracılığı ile yeniden rapor alınmasına gerekli görülmemiş olup alınan raporda özetle; Davacı şirketin 2024 ve 2025 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tuttuğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, 2024 ve 2025 Yılı envanter defteri noter açılış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı bu nedenlerle; davacı şirket ait 2024 ve 2025 Yılı ticari defterlerin, HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirketi ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; davacının ödeme emri tarihinde davalı şirketten 1.332.258,27.-TL cari hesap alacağının olduğu, Davalı vekili tarafından verilen 2 haftalık kesin sürenin son gün olan 23.09.2025 tarihinde dosyaya davalı şirkete ait yevmiye defterlerinin sunulduğu, TTK 64/3 maddesi hükümlerine göre tasdiki ve tutulması zorunlu olan kebir ve envanter defterlerinin dosyaya sunulmaması nedeniyle, davalı şirket ticari defterleri yönünde HMK 222 maddesi kapsamında bir görüş bildirilemeyeceği, Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan davalı şirkete ait 2024 yılı yevmiye defterinde; davacı şirket tarafından düzenlenen tüm faturaların yer aldığı ve 31.12.2024 tarih, 11987 numaralı yevmiye numaralı kapanış kaydında; davalı şirketin, davacı şirkete 1.332.258,27.-TL cari hesap borcunun olduğu, Ayrıca taraf vekilleri tarafından dosyaya 2 adet cari hesap mutabakat mektubu sunulduğu, Davalı vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu tarafların kaşe ve imzalarıyla tasdik ettiği, 08.04.2025 tarihli carihesap mutabakat mektubuna göre; 31.12.2024 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 2.332.258,27.-TL cari hesap alacağının olduğu, Yine davalı vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu cari hesap ekstresine göre; 31.12.2024 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete 2.332.258,27.-TL cari hesap borcunun olduğu, davalının davalıya (03.04.2025 vadeli) 1.000.000,00.-TL çek keşide ettiği ve ödeme emri tarihinden itibaren; davalı şirketin, davacı şirkete 1.332.258,27.-TL cari hesap borcunun olduğu, Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan, davalı tarafından davacıya hitaben yazılan, tarafların kaşe ve imzaları ile tasdik ettikleri 11.12.2024 tarihli mutabakat mektubuna göre; 01.11.2024 tarihi itibariyle davalının davacıya 1.901.401,78.-TL borçlu olduğunun beyan ve ikrar edildiği, Bu tarihten sonra davacının davalıya 30.11.2024 tarihinde 2 adet toplam 430.856,49.-TL fatura daha düzenlediği, davalının ise davacıya 1.000.000,00.-TL ödeme yaptığı (... çeki) bu işlemler neticesinde davalının ödeme emri tarihinde davacıya ((1.901.401,78+ 430.856,49=) 2.332.258,27-1.000.000,00=) 1.332.258,27.-TL borçlu olduğu, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir (Bknz. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2020/297 Esas, 2020/327 Karar Sayılı, 04/06/2020 Tarihli İlamı). Benzer mahiyette bulunan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. ... Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. ... bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." şeklindeki ilamı bir bütün olarak incelendiğinde davacı tarafından düzenlenmiş olan davaya konu faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça iade faturasının düzenlenmediği gibi davacının düzenlemiş olduğu faturaları itiraz etmeksizin defterine kaydetmiş olduğu görülmüş olup bu hali ile ispat yükünün davalının üzerine geçmiş olduğu anlaşılmış olup davalının aksini ispatlayamadığı, davalı tarafça ödemeye ilişkin iddia kapsamında beyan edilen 1.000.000,00 TL bedelli çekin bilirkişi tarafından hesaplamada göz önünde bulundurulduğu, alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu uyarınca davacının davalıdan 1.332.258,27-TL alacaklı olduğu ancak davacının icra takibine 1.332.258,18 TL asıl alacak üzerinden geçmiş olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda taleple bağlı kalınarak davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında asıl alacak tutarı olan 1.332.258,18 TL 'nin %20'si oranında olan 266.451,64 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile; takibin kaldığı yerden devamına, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 1.332.258,18 TL 'nin %20'si oranında olan 266.451,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli olan 91.006,56-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 16.090,35-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 74.916,21-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 16.793,25-TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 120,00-TL, bilirkişi ücreti: 7.500,00-TL olmak üzere toplam: 24.413,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 204.516,15 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır