İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/815 E. 2025/900 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/815
Karar No
2025/900
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/815 Esas KARAR NO : 2025/900

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/12/2024 KARAR TARİHİ : 16/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; "Müvekkil şirket ile davalı arasında sözleşme tarihi 18.01.2024 olan alarm izleme merkezi (aim) hizmet sözleşmesi, imzalanmıştır. Alacaklı müvekkil şirket; davalı/borçlu aleyhine .... İcra Dairesi 2024/... E. sayılı dosyası ile cari hesap alacağına yönelik olarak ilamsız icra takibi başlatmıştır. Davalı/borçlu, sözleşmede bulunan imzasını inkar etmemesine rağmen tarafımızca yapılan işbu icra takibinde borca, faize ve tüm ferilere kötü niyetli olarak itiraz etmiştir. Yapılan itiraz tamamen haksız ve kötü niyetle yapılmış olup itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamı gerekmektedir. Şöyle ki; Müvekkile karşı borcunu ifa etmeyen borçluya .... İcra Dairesi 2024/... E. Sayılı icra takibi başlatılarak ilamsız takipte ödeme emri gönderilmiştir. Davalı borçlu söz konusu ödeme emrine kötü niyetli olarak itiraz etmekle icra takibini durdurmuştur. Borçlu şirketin itirazı haksız, kötü niyetli ve müvekkil şirket alacağını sürüncemede bırakma kastına yönelik olup itirazın iptali gerekmektedir. Davalı/borçlu ile huzurdaki dava sürecinden evvel Türk Ticaret Kanunu'nda 01.01.2019 tarihinden itibaren uygulanan arabulucuya başvurma şartı gereği İstanbul Arabuluculuk Bürosu 2024/... arabuluculuk dosya numarası ile görüşme yapılmış, ancak taraflar arasında dilekçemizin ekinde ibraz ettiğimiz tutanaklar ile de sabit olduğu üzere, anlaşma sağlanamadığından işbu dava ikame edilmiştir. Borcunu ifa etmemiş olan davalı tarafın borca itirazının iptali ile kötü niyetli olarak inkâr ettiği borcu yerine getirmesine ve haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz etmesi sebebiyle aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etme zorunluluğu hâsıl olmuştur." şeklindeki beyanları ile açıklanan tüm bu nedenlerle; .... İcra Dairesi 2024/... E. sayılı dosyası ile yapılan takibe yönelik davalı-borçlunun haksız ve yersiz itirazının iptali ile asıl alacağa uygulanacak ticari faiz ile birlikte takibin devamına, takibe kötü niyetli olarak itiraz eden davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarımızın en geniş anlamda saklı tutulmasına, yargılama gideri ve masrafları ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalının iddia ve savunma vermediği dosya üzerinden tespit edilmiştir. Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir.

Bu açıklamalar ışığında tarafların sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 32.708,84-TL cari hesap alacağı, 215,07-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.923,91-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 28/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 23/08/2024 tarihinde alıcısı tarafından açıldığı, borçlunun 27/08/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişinin düzenlediği 16/09/2025 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; Taraf Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı, Onayların Bulunup Bulunulmadığı Yönünden Değerlendirme; Davacının İbraz edilen ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin kendi lehine delil olarak değerlendirilmekle birlikte nihai karar sayın mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı taraf ise ticari defterleri ile ticari defterler kayıtlarına esas teşkil eden davalı taraf adına tanzim edilmiş olan tüm faturalar ile davacıya yapılan ödemelere ait bilgi ve belgeler ile davacıya ait açık hesap bilgileri ibraz etmediği, bu nedenle davalı tarafa ait ticari defterlerde davacıya ait borç ve alacak tutarının doğruluğu ve gerçekliği hakkında somut değerlendirme yapılamadığı, Faturaların Taraf Defterlerinde Yer Alıp Almadığı Yönünden Değerlendirme; Davacının ibraz edilen ticari defterlerinde, icra ve dava konusu yapılan faturaların davacının ticari defterinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibariyle icra ve dava konusu yapılan faturaların bakiye tutarından dalayı davalıdan 32.708,84-TL alacağı olduğu tespit edildiği, Davalı taraf ise ticari defterleri ibraz edilmediğinden faturaların davalı ticari defterlerinde yer alıp almadığı yönünden inceleme tespit ve değerlendirme yapılamadığı, Faturanın Davalıya Tebliğ Edilip Edilmediği, Fatura İçeriği Hizmet Veya Malın Davalı Tarafça Alınıp Alınmadığı, Dava konusu faturaların davalıya tebliği konusunda herhangi bir bilgi ve belgede ibraz edilmediği, ancak taraflar arasında Alarm sistemi ve izleme merkezi hizmet sözleşmesi olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ticari anlamda uygulanması uzmanlık alanımız dışında yer aldığı, Davacı taraf davalı tarafa kirama bedeli, tahhüt cayma bedeli , cihaz bedeli açıklamalı olarak fatura tanzim ettiği, mevcut durumun taraflar arasındaki sözleşme ve sektör uygulamaları ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği bu durum uzmanlık alanımız dışında olduğundan konu hakkında değerlendirme yapılamadığı, konu hakkında alarm sektörü uygulamalarını konusunda uzman bilirkişiden görüş alınması, uyuşmazlığından çözümüne katkı sağlayacağı değerlendirildiği, Takip Tarihi İtibariyle Davacının Alacağının Bulunup Bulunmadığı Var İse Miktarının Tespiti Yönünden Değerlendirme; Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre dava konusu faturalardaki mal ve hizmetlerin davalı tarafa verildiğinin kabulü halinde; Davalının .... İcra dairesinin 2024/... dosya numarası yaptığı itirazın ispata muhtaç olacağı ve davacının icra dosyasına alacağının 28.000,00-TL kısmına 17.08.2024 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından taraflar arasında imzalanan alarm sistemi ve izleme merkezi hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsilinin talep edildiği, mahkememizce taraflarca sunulan tüm delillerin toplandığı, mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalıya işbu duruşma tutanağının ihtaratlı olarak tebliğ edildiği, inceleme gün ve saatinde davalı hazır olmadığı gibi mazeret de bildirmediği, incelemenin sadece davacı defterleri üzerinden yapıldığı, yapılan bilirkişi incelemesinde de belirtildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi gereği faturaların düzenlenme tarihinden 15 gün sonra ödeneceğinin belirtildiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle ödeme tarihi geçmiş olan fatura tutarının 4.708,84-TL olduğu, yine taraflar arasındaki sözleşme gereği davacının 460,26 TL faiz talep edebileceği, davalı tarafa HMK 220/3 maddesi gereği ihtarat yapılmasına karşın ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı anlaşılmakla HMK 222/3 maddesi gereğince davacı tarafından ticari defter ve kayıtları lehine delil olarak kabul edilmiştir. Davalı taraf davacı lehine delil olan davacının defterlerindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle de ispatlayamamıştır. Sonuç olarak davacının 4.708,84-TL fatura alacağı ve icra takibindeki talebi ile bağlı kalınarak 215,07-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.923,91 TL alacağının bulunduğu kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı takip dosyasına yöneltilen davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 4.708,84-TL asıl alacak ve 215,07-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.923,91 üzerinden devamına, fazlaya dair isteminin reddine, 2-Alacak niteliği itibariyle likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan 984,78 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar ve ilam harcı 615,40-TL'nin peşin alınan 427,60-TL den düşümü ile kalan 187,80-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 2.653,40-TL'sinin davacıdan, ret edilen miktar oranlanarak takdiren 466,60-TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 5.075,00-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 759,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 4.923,91-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/815, K. 2025/900, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-815-e-2025-900-k-0e9766033a98