İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/563 E. 2025/563 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/563
Karar No
2025/563
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/563 Esas - 2025/1123 T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/563 Esas KARAR NO: 2025/1123

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 02/05/2025 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 K. YAZIM TARİHİ : 24/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğu, aralarında cari hesap sözleşmesi yapıldığı, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında, davalı şirkete düzenlenen faturalar bulunduğu ve davalı şirket borcu olduğu anlaşıldığı, bu sebeple ilgili faturaların bedellerinin tahsili maksadıyla icra takibi başlatıldığı, ilgili faturaların bedeli ödenmemekle faturalardan kaynaklı borcun muaccel olduğu ve davalı şirketin temerrüde düştüğünü, faturalara süresi içerisinde fatura bedeli ve içeriğine itiraz edilmeyerek cari hesaba dayanak olan faturaların kabul olunduğunu, davalı tarafından bu faturalara karşılık iade fatura kesilmediği, yahut faturaların iptali için dava ikame edilmediği, bu sebeple ilgili faturaların düzenlendiği tarihten itibaren 3095 sayılı Kanun’un 2/II maddesi gereği temerrüt faizi ile birlikte talep etme zorunluluğu doğduğunu, davalının icra takibine itirazında, alacaklı müvekkili şirkete herhangi bir borçları olmadığını belirttiği, faturalar ve alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz ettiğini, ancak yapılan bu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davaya ve icra takibine konu olan faturaların irsaliyeli fatura olup ürün yahut hizmetin alınmadığına dair de davalı-borçlunun herhangi bir itirazı bulunmadığını, tüm bu nedenlerle tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı tarafından Ankara Batı İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, davalının haksız itirazı nedeniyle asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı, davaya karşı cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara da katılmamıştır.

DELİLLER : Ankara Batı İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, faturalar, vergi kayıtları, BA-BS formları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi 03/11/2025 tarihli raporu ile özetle; Dosya kapsamı ve davacı kayıtlarının incelenmesi neticesinde; Davacının Ankara Batı İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası kapsamında, davalıdan 1.680,000,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı alacağını faizi ile talep ettiği, dosya kapsamında tarafları farklı icra takip dosyasının yer aldığı, tarafların dosya kapsamındaki 2023-2024 yılları Karşılaştırmalı Alış-Satış analiz formlarında dava konusu faturalarının yer aldığı, davaya cevap vermeyen davalı tarafından ticari defter adresinin de beyan edilmediği, bu nedenle davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenemediği, davacının 2023-2024-2025 yılları ticari defter kayıtlarına göre takibe alacağın dayanağı faturaların davalı hesabına kaydedildiği, davalının herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı, davacının davalıdan bakiye 1.680.000,00 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. GEREKÇE : Dava, icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı ticari defterlerine dayanarak alacak talep etmiştir. Bir gerçek veya tüzel kişinin kendi düzenlemiş olduğu belgeyi yine kendi lehine delil olarak kullanamaması bir usul kuralıdır. Zira kişi kendi lehine, başkası aleyhine delil oluşturma eğilimine girebilir. Ancak, bir kişinin kendi düzenlemiş olduğu belgeye yine kendi lehine delil olarak dayanamayacağına ilişkin genel kurala bir istisna getirilmiş ve kanunda belirtilen şartlar altında ticari defterlerin sahibi lehine delil olacağı kabul edilmiştir. Sahibi tarafından oluşturulan ticari defter kayıtları, uyuşmazlığın her iki tarafının defter tutma yükümlülüğüne tabi olması ve uyuşmazlık konusunun her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmasına ilişkin genel şartlar dışında, kanunda öngörülen ek şartların gerçekleşmesi halinde, sahibi lehine delil teşkil edebilir. Bu kuralın istisnası olan ticari defterlerle ispat HMK'nın 222/2-3. Maddesinde bazı sıkı şartlara bağlanmıştır. HMK 222/2'de, ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz, usulüne uygun şekilde tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması gerektiği hüküm altına alınmıştır. HMK 222/3. Maddesinde ise, HMK 222/2'de öngörülen şartlara uygun şekilde tutulan ticari defter kayıtlarının, sahibi lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Yargıtay içtihatları gereğince fatura alıcısının bu fatura nedeniyle BA formu düzenleyerek vergi dairesine bildirmesi faturaya konu mal ve hizmeti aldığına karine teşkil eder ( Yargıtay 19. HD, 31.10.2018, 2627/5349; 18.06.2020, 709/1122). Dosya kapsamındaki 2023-2024 yılı BA-BS formları incelendiğinde, davacının BS ve davalının BA formu ile beyan ettiği davacı faturalarının birbiri ile örtüştüğü BA-BS formları ile mal alış satış yapıldığının ispatlandığı, bu kapsamda davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından vergi dairesine beyan edilmiş olması nedeniyle kayıtlarına işlendiğinin anlaşıldığı ,kayıtlarına işlediği fatura iadesine ilişkin delil de sunulmadığı gözetilerek ispat yükü davalıda olduğu kanaatine varılmıştır.Bu kapsamda Davalının fatura bedelini ödediğini ispatlayamadığı HMK 220/3 maddesi de nazara alınarak bedelin ödenmesi gerektiğinden davacının alacak talebinin yerinde olduğundan Davacının defter ve kayıtları, mevcut deliller ve bilirkişi raporu ile birlikte yapılan değerlendirme hükme esas alınarak davacının icra takip tarihi itibariyle Davacının davalıdan 1.680.000,00 TL alacağı bulunduğu, Davalının Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takibe itirazının 1.680.000,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Davalının Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takibe itirazının 1.680.000,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamına,

2-1.680.000,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 114.760,80 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 28.690,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 86.070,60 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 28.690,20 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 29.393,10 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 902,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 7.902,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 253.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.18/12/2025

Katip ...E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/563, K. 2025/563, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-563-e-2025-563-k-80b46460bc51