İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/641 E. 2024/937 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/641
Karar No
2024/937
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/641 Esas KARAR NO:2024/937 DAVA: İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ: 14/09/2023 KARAR TARİHİ: 28/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ------- bağımsız bölümün maliki olduğunu, söz konusu bu taşınmazı üzerine ----- adresinde faaliyette bulunan -------- davalı şirketten sabun ve temizlik maddelerinin alımından doğmuş veya doğacak her türlü mal bedelleri ile bu mal bedellerinin nakden ödenmemesi durumunda tahakkuk etmiş veya edecek vade farklarının teminatı teşkil etmek üzere davalı şirket lehine ----- bedelli teminat amaçlı üstlimit ipotekleri tesis edildiğini, lehine ipotek verilen --------- davalı şirketle olan ticari ilişkisinin 2009 yılı sonu itibariyle son bulduğunu ve bu ticari ilişki dolayısıyla davalı şirkete herhangi bir borçlarının bulunmadığının müvekkile bildirilmesi üzerine müvekkil davalı ipotek alacaklısı şirketle iletişime geçerek ipoteklerin kaldırılmasını talep ettiğini, müvekkilinin yaptığı bu sözlü müracaatına davalı şirketçe "kayıtlarını tetkik ederek lehine ipotek verilen-------- şirketlerine herhangi bir borcu bulunup bulunmadığının bildirileceklerini ve bir borc bulunmadığı takdirde ipotekleri fek edeceklerini şifahen bildirmişler ise de; aradan geçen uzunca bir süre zarfında müvekkile herhangi bir bilgi verilmediğini ve ipoteklerin fekki hususunda herhangi bir işlem yapılmadığını, bunun üzerine ------sayılı ihtarnamesi keşide ettiklerini, ihtarnamelerine yanıt verilmediğini ve ipoteklerin kaldırılmadığını, daha sonra davalı şirkete vekili vasıtasıyla ----- sayılı muaceliyet konulu bir ihtar çekildiğini, müvekkiline bu ihtarın ----- tarihinde tebliğ olduğunu, kendilerince de davalı tarafa ------ sayılı ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarname içeriğine ve alacak miktarına açıkça itiraz edildiğini, söz konusu ihtarnamelerinin ------ tarihinde davalıya tebliğ olunduğunu, cevap ihtarnamelerinden sonra davalı şirketin ---- tarihinde müvekkil ve asıl borçlu----- aleyhine davaya konu ipoteklere ilişkin olarak -------- dosyası ile İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takib başlattığını, takibe ilişkin örnek No: 9 Ödeme Emri müvekkile 03.10.2020 tarihinde tebliğ olduğunu, müvekkili aleyhinde başlatılan bu takibe 06.10.2020 tarihinde itiraz ettiklerini, başlatılan İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla takipte davalı vekilinin talebine istinaden müvekkile ait taşınmaz kaydına 06.10.2020 tarihinde İ.İ.K. 150/C maddesine göre satışa arz şerhi de konulduğunu, müvekkilini söz konusu gayrimenkulünü satmak istemekte olup mevcut ipotekler ve bu ipoteklere dayalı başlatılan haksız takip nedeniyle İ.İ.K. 150/C maddesi uyarınca taşınmaz kaydına konulan satışa arz şerhi ötürü satış işlemini gerçekleştiremediğini, bu nedenlerle müvekkilinin dava konusu ipotekler nedeniyle borcunun bulunup bulunmadığının tespiti ile davalı şirket lehine verilen -----yevmiye nosu ile 1. Derecede ------ bedelli teminat amaçlı üstlimit ipoteklerinin fekki için iş bu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkiline ait taşınmaz üzerinde ------- şirketinin davalı şirketten sabun ve temizlik maddelerinin alımından doğmuş veya doğacak her türlü mal bedelleri ile bu mal bedellerinin nakden ödenmemesi durumunda tahakkuk etmiş veya edecek vade farklarının teminatı teşkil etmek üzere davalı şirket lehine------------- bedelli üstlimit ipoteklerinin (ayni teminatların); ipotek Akit tablolarında belirtilen toplam azami ipotek bedeli 300.000,00 TL'nin yada mahkemece miktarı belirlenecek nakdi teminatın nakit yahut kesin ve süresiz banka teminat mektubu olarak depo edilmesi karşılığında, tapu kaydından terkini yönünde HMK Madde 389 maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesini, davalı şirkete müvekkilin borcunun olmadığının tespitine ve ipoteklerin kaldırılmasına, dürüstlük kurallarına hareket edip yolsuz hale gelen ipotekleri fek etmeyen ve müvekkil aleyhine bu ipoteklere dayalı olarak kötü niyetle takip yapan davalının toplam ipotek bedelinin %20'sin den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, bir an için asıl borçlu --------borcu bulunması ihtimaline binaen davalı şirket lehine teminat amacı ile verilen dava konusu üstlimit ipoteklerin; İİK' 153 maddesi hükmü dikkate alınarak ipotek akit tablolarında belirtilen azami ipotek bedeli olan toplam 300.000,00 TL'nin mahkemece depo edilerek kaldırılmasına, HMK 329/2.maddesi gereğince de kötüniyet sahibi davalının 5.000-TL disiplin para cezası ile mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İpotek ile teminat altına alınan müvekkil alacağı ödenmediğinden, davacı yan da borçlu--------- tüm borçlarını ödediğine ilişkin yazılı delil, cari hesap mutabakatı ve ödeme dekontu gibi yazılı belgeleri ibraz edemediğinden, haksız olarak ikame edilen davanın reddini ve davacı yanın ve vekilinin şirketler arası tüm bu alacak-borç ilişkisine ve ---------şirketinin borçlu olduğunu açıkça bilmesine rağmen işbu davayı haksız ve kötü niyetli olarak açtıkları dosyaya sunulan yazılı delillerle sabit olduğundan, HMK 329/1, 2 maddeleri uyarınca davacının ayrıca vekalet ücreti ve disiplin para cezasına mahkum edilmesini diğer tüm dava, alacak ve tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddine, HMK 329/1, 2 maddeleri uyarınca davacının ayrıca vekalet ücreti ve disiplin para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE :Dava; hukuki niteliği itibariyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı lehine teminat amacıyla tesis edilen üstlimit ipoteğinin fekki isteminden ibarettir. Mahkemeye ilişkin dava şartları; "yargı hakkı, yargı yolu, görev, kesin yetki", taraflara ilişkin dava şartları; "davada iki tarafın bulunması, taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davaya vekalet ehliyeti ve geçerli vekaletname, davayı takip yetkisi", dava konusuna ilişkin dava şartları ise; "davacı tarafından gider avansının yatırılması, teminat gösterilmesine ilişkin kararın yerine getirilmesi, kesin hüküm bulunmaması, hukuki yarar (menfaat) bulunması, davanın derdest olmaması" olarak sıralanmaktadır. HMK'nın 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu ifade edilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK'nın 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. Yine HMK'nın 115. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1.maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükmüne yer verilmiş ve TTK'nın 5/1. maddesinde ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup TTK'nın 4/1.maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Yine Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlediğinden, TTK'nın 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Somut olayda; Toplanan bilgi ve belgelere göre davacının tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK 4. ve 5. maddelerine göre ticari iş ve mutlak ticari dava sayılamayacağı, davanın genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin ------ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğuna, 2-HMK 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın -------- NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, belirtilen süre içerisinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 3-HMK 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacının ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.28.11.2024

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/641, K. 2024/937, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-641-e-2024-937-k-70c21cc0806e