İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/541 E. 2026/84 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/541
Karar No
2026/84
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/541 KARAR NO : 2026/84

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/08/2023 KARAR TARİHİ : 22/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... tarihinde sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... istikametinden ... istikametine doğru ... ... kavşağında kırmızı ışıkta beklemekte iken, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkiline ait araca kırmızı ışıkta hızını azaltmaksızın uyuklamak suretiyle ve aşırı hızla arkadan çarpması nedeniyle yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalının müvekkiline ait araca çarpmasının etkisiyle müvekkilinin de sevk ve idaresindeki aracın önünde bulunan ve kırmızı ışıkta beklemekte olan ... isimli sürücünün sevk ve ... plaka sayılı zırhlı özel amaçlı ticari kamyonete çarptığını ve kazanın zincirleme trafik kazası haline geldiğini, meydana gelen kazanın oluşumunda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın oluşumuna uyuklayarak kırmızı ışıkta hızını azaltmayan ve müvekkiline ait araca arkadan çarpan davalı ...'ın sebebiyet verdiğini ve asli kusurlu olduğunu, ... CBS'nin .../... soruşturma sayılı dosyası ve ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası kapsamında aldırılan ATK Trafik İhtisas dairesi raporunda sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu ve müvekkilinin kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, dava konusu kaza nedeniyle müvekkilinin aracının kullanılamaz hale geldiğini, müvekkilinin ağır biçimde yaralandığını ve uzun süre çalışamadığını, müvekkili dava konusu kazanın büyüklüğünün etkisiyle şoka girdiğini ve çevredekilerin yardımıyla araçtan güçlükle indirildiğini ve ambulans ile hastaneye götürüldüğünü, müvekkilinin ... ... olduğunu ve ... doğumlu olduğunu, müvekkili uzunca bir süre çalışamadığı gibi ciddi ağrıları nedeniyle çalışmakta halen zorlandığını, müvekkilinin kaza nedeniyle travmasını halen geçmediğini ve davalı tarafından bugüne kadar hiç ziyaret edilmediğini, hastaneye götürülmemesi ve hastanede ziyaret edilmemiş oluşunun müvekkilini derinden üzdüğünü, davadan açılmadan önce sigorta şirketine yazılı olarak başvurulduğunu yasal süresi içerisinde dava konusu taleplerine yanıt verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığını bildirerek, şimdilik ... TL maddi tazminatın ( çekici için yapılan ödeme ile geçici ve sürekli iş göremezlik zararı) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... TL manevi tazminatın ise davalılar ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine açılan davanın yerinde olmadığından kabul edilmesinin mümkün olmadığını, trafik kazasında kusur oranının tespitinin yapılması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun tartışılması gerektiğini, davacı tarafından eksik evraklar giderilmeksizin açılan davanın usulden reddinin gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığının ATK ... İhtisas Dairesi'nden rapor aldırılmak suretiyle tespit edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olarak talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik ödeneğinden sorumluluğunun bulunmadığını bildirerek dava şartı olan sigorta şirketine başvuru şartının usule uygun yerine getirilmemiş olduğundan davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin müvekkilinin eski adresine gönderildiğini bu nedenle tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ve davayı ... tarihinde öğrendiğini, dosyada yer alan tespit ve tutanakların tamamen davacı tarafından beyan ve tanzim edilmiş evraklar olduğunu, davacı yanın iddialarını destekleyen objektif somut bir delilin var olmadığı gözetildiğinde davacının taleplerini ispat edemediğini, davaya konu kazaya ilişkin kusur incelemesi yapılması için dosyanın ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, davacı taraf kazanın etkisiyle kafasını cama çarptığını beyan ettiğini, bu durumda davacının emniyet kemerinin takılı olmamasından kaynaklandığının ortada olduğunu, davacının müterafik kusurunun incelenmesi gerektiğini, davacının ... Hastanesi tarafından düzenlenmiş kesin raporunda da BTM ile giderilecek seviyede olduğu ve tüm semptomların doğal olduğunun ortada olduğunu, hal böyleyken huzurdaki davanın kötü niyetli ve haksız hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, manevi tazminat lehine hükmedilen kişi için bir zenginleşme sebebi olmayacağı gibi aleyhine hükmedilen için de bir ceza niteliği taşımaması gerektiğini, ancak davacının talep ettiği miktar elem ve üzüntünün giderilmesi amacından çok müvekkiline yüklenmeye çalışılan bir ceza niteliğinde olduğunu, meydana gelen olay nedeniyle üzüntü ve keder duyulması manevi tazminata hükmedilebilmesi için yeterli olmadığını bildirerek davacının haksız ve mesnetsiz taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun olarak tebliğmiş ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştı. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından kaza tespit tutanağı, sigorta şirketine başvuru evrakları, dekont, araç satış sözleşmesi delil olarak sunulmuş, mahkememizce davacının ve davalı gerçek kişilerin sosyal ekonomik durumu tespit ettirilmiş, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nden .../... esas sayılı ceza dosyası, davalı sigorta şirketinden hasar dosyası istenilmiş, davacının tedavi gördüğü hastaneye müzekkere yazılmış tedavi evrakları getirtilmiş, Antalya SGK İl Müdürlüğünden kaza sebebiyle rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı konusunda bilgi alınmış, davacının mesleği ile ilgili araştırma yapılmış, maluliyet ve aktüerya raporu alınmış ve tüm deliller toplanmıştır. Dava, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91/1, 85/1 ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3 maddesi uyarınca trafik kazasından kaynaklı bedensel zararın ( geçici ve sürekli iş gücü kaybı ve çekici gideri) ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91/1. maddesinde işletenlerin bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarını karşılamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, bir motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne kadar veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olması nedeniyle sigortacının sorumlu olacağı düzenlenmiştir. ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; katılan ... ile ... ile sanık ... aleyhine açılan taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan açılan davada, aldırılan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi ... tarihli raporunda Sanık sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, Müşteki sürücü ... ile sürücü ...'ın kusursuz olduklarının bildirildiği, mahkemenin .../... Esas ve .../... Karar sayılı ... tarihli kararında, "Sanık hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sübut bulan eylemine uyan TCK'nın 89/4. Maddesi uyarınca (TCK'nın 61/1. Maddesinde yer alan hususlar dikkate alınarak sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu ve meydana gelen zararın ağırlığı nedeniyle takdiren ve teşdiden) sanığın 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanığın cezasından takdiren TCK’nın 62. maddesince sanığa verilen cezada 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, Sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre TCK'nun 50/1-a maddesince adli para cezasına çevrilmesine; TCK'nun 52/3 maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 225 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nun 52/2 maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri nazara alınarak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren ... TL olarak hesabıyla ... TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının maluliyet durumunun belirlenmesi için dosya ATK ... İhtisas Kurulu'na gönderilmiş, alınan ... tarihli raporda; ... doğumlu, ... ...’nun ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih, 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde, kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Maluliyet raporlarından sonra dosya aktüer uzmanına tevdi edilmiş, aktüerya bilirkişi tarafından sunulan ... tarihli raporda; ATK raporunda davacının sürekli maluliyetinin bulunmadığı belirlendiğinden, hesaplanabilir sürekli iş göremezlik zararının olmadığı, davacının çalışamadığı ... tarihine kadar uğradığı geçici işgöremezlik (kazanç kaybı) zararının, SGK tarafından yapılan ödemenin mahsubu sonrasında, gelirinin SGK hizmet dökümünde olduğu gibi aylık net ... TL olduğunun kabulü durumunda ... TL, gelirinin emsal ücret araştırmasında olduğu gibi aylık net ... TL olduğunun kabulü durumunda ise ... TL olduğunu bildirmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan ... tarihli feragat dilekçesi ile, maddi tazminat talepleri yönünden feragat ettiklerini, manevi tazminat yönünden davaya devam ettiklerini, maddi tazminat yönünden feragat beyanları doğrultusunda karar verilmesini, manevi tazminat yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili tarafından sunulan ... tarihli dilekçe ile, Davacı yan ile sulh oldukları, ödemelerin karşı tarafın hesabına yatırıldığını, karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını, bu sebeplerle davanın konusuz bırakılmasını talep etmiştir. Türk Borçlar Kanunu 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 56. Maddesi uyarınca hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar para manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Tüm dosya kapsamı ve aldırılan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ... tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arkadan çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... Esas .../... Karar sayılı dosyasında aldırılan ve mahkememizce hükme esas alınan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli raporunda, sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, sürücü ... ile sürücü ...'ın kusursuz olduklarının bildirildiği, dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağı ile bu rapor arasında herhangi bir çelişki bulunmadığından yeniden kusur raporu aldırılmamış, kaza sonucunda davacının yaralandığı, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu ... tarihli raporuna göre, davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, böylelikle davacının kaza sebebiyle yaralandığı ve bu nedenle karşı aracın malik ve sürücüsü olan davalılar ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısından teminat limitleri kapsamında tazminat talep edebileceği anlaşılmış ancak davacı vekili ... tarihli feragat dilekçesi ile, davalılar aleyhine açmış oldukları davada yalnızca maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini belirtmiş olup,vekaletnamesinde buna dair özel yetkisinin bulunduğu görülmekle feragat halinde dava konusu uyuşmazlık sona ereceğinden yargılama şartı ortadan kalkacağından açılan maddi tazminat davasının feragatın sirayeti dikkate alınarak tüm davalılar yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmış (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 gün ve 2022/2615 esas, 2024/7426 karar sayılı ilamı),davalılar tarafından talep edilmediğinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Manevi tazminat davası yönünden, bu olay nedeniyle davacının yaralandığı ve bu nedenle tazminat talep edebileceği anlaşılmakla, trafik kazalarında cismani zarar bulunması durumunda zarar gören haksız fiil failinden manevi tazminat talebinde bulunabileceği (TBK 56),tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kazanın meydana geliş şekli, paranın satın alma gücü, kusur durumu, maluliyet oranı, davacıların olaydan duyduğu manevi üzüntünün yoğunluğu göz önünde bulundurularak, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, A) Maddi tazminat talebi yönünden, davanın feragat nedeniyle reddine, 1-Alınması gerekli ... TL harçtan, peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın manevi tazminat davasında değerlendirilmesine, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 3-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya iade edilmesine, 4-Davacının feragatinin özde feragat olmaması, davalı tarafın vekalet ücreti talebinin bulunmaması sebebiyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine, B) Manevi tazminat talebi yönünden, 1-Davanın Kısmen Kabulü ile, ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan maddi tazminat davasından kalan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan ... TL ilk dava gideri, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat ve müzekkere gideri, ... TL ATK fatura bedeli olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin Anayasa Mahkemesi'nin 14/03/2025 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 2024/29 esas 2024/226 sayılı 25.12.2024 günlü kararı ile yargılama giderlerinin davanın kabul -ret oranına göre paylaştırılması gerektiğine dair 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin "..Manevi Tazminat Davaları..." yönünden uygulanmasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 14/03/2025 günlü resmi Gazetede yayınlanan 2024/29 esas 2024/226 sayılı 25.12.2024 günlü kararı ile yargılama giderlerinin davanın kabul -ret oranına göre paylaştırılması gerektiğine dair 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin "..Manevi Tazminat Davaları..." yönünden uygulanmasının Anayasanın aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması, vekalet ücretinin de yargılama giderlerinden olması dikkate alınarak, davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı. 22/01/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/541, K. 2026/84, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-541-e-2026-84-k-269f6fc0265f