İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/168 E. 2026/49 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/168
- Karar No
- 2026/49
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/168 KARAR NO : 2026/49
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/02/2017 KARAR TARİHİ : 30/01/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE İSTEM : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılardan ...'nın eşi, ...'ın annesi olan ...'nın, 24.05.2015 tarihinde ... Caddesinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ün kullandığı ... plakalı aracın çarpması sonucunda vefat ettiğini, davalı kaza mahallini terk eltiği için trafik ekiplerince kaza tespit tutanağı düzenlenememiş ise de kolluk tarafından bilahare yakalanan davalının yapılan alkol muayenesinde 0,23 promil alkollü olduğunu, davalının hazırlık ifadesine göre hiz limitinin üzerinde araç kullandığını, yine olayı gören tanık ...'ın ifadesine göre müteveffanın çarpmanın etkisi ile 5 metre ileri doğru hareket ettiğinin anlaşıldığını, izah edilen nedenlerle; müteveffanın desteğinden yoksun kalan davacıların belirsiz alacak niteliğindeki maddi zararının ayrı ayrı belirlenmesi ile zararın tam ve kesin olarak tespitinden sonra arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan ... yönünden haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 24.05.2015 tarihinden itibaren ... Sigorta A.Ş.yönünden poliçe teminatı ile sınırlı olmak üzere ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, müteveffa ...'nın eşi olan davacı ... için 15.000,00 TL, oğlu olan diğer davacı ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 24.05.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte yalnız davalı ...'den tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava şartının yerine getirilmemesi sebebi ile davanın usul yönünden reddi gerektiğini, dava konusu 24.05.2015 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın. müvekkil şirkete 12.05.2015-12.05.2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı ZMMS Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçede teminat limitinin kişi başı 290.000,00-TL olduğunu, manevi tazminatın poliçe leminatına dahil olmadığını, davacıların ...'nın vefatı sebebi ile destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği, öncelikle davacıların desteklen yoksun kalıp kalmadıklarının tespit edilmesi gerektiğini, 01.06.2015 tarihinden ilibaren geçerli olan Yeni Genel Şartlar dahilinde hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosuna ve 1.8 teknik faizle yapılması gerektiğini belirterek; davanın usulden reddine, aksi halde müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... plakalı aracıyla yaklaşık 60 km hızla seyir halindeyken maktulün aniden yola atladığını ve maktüle çarpmamak için olayın verdiği panik ve korkuyla direksiyonu sola kırıp, frene bastığını, ancak mesafe yakın olduğundan ve maktul yola aniden fırladığından maktule çarpmak zorunda kaldığını, müvekkilinin olay yerinden kaçmadığını yaralının hastaneye götürülmesi esnasındaki tüm aşamalarda yardımcı olmaya çalıştığını, söz konusu olayla ilgili ... 34.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...E. ... K. Sayılı dosyasıyla kamu davası açılmış olup, müvekkil hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan 18.200,00 TL Adli para cezası verildiğini, dosyanın temyiz edildiğini ve halen Yargıtay incelemesinde olduğunu, müvekkilin söz konusu olayda herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazanın maktulün kusurlu hareket etmesi nedeniyle meydana geldiğini, bu durumun ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, müvekkilinin kaza anında alkollü olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek; haksız açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, Sosyal Ekonomik Durum Araştırma raporu, kolluk ifade tutanakları, hastane kayıtları, araç trafik kaydı, sigorta poliçesi, SGK kayıtları, ibraname, dekont örnekleri, ... 34.ASCM'nin ... esas ayılı dosya Uyap mündericatı, tanık beyanları, kaza tespit tutanağı, alkol sonucuna dair evraklar, nüfus kayıt örneği, veraset ilamı, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı... Dava konusu uyuşmazlık bakımından gerekli hesaplamanın yapılması için dosyanın alanında uzman trafik bilirkişisi ile aktüerya bilirkişisine tevdi edildiği ve bilirkişiler Emekli Trafik Müdürü...ve Aktüer ... tarafından 16/10/2019 tarihinde Mahkememize ibraz edilen raporunda özetle; ".... plakalı aracın sürücü ...'ün Hastanede saat:20.35de yapılan ölçümde 0.23 promil alkollü olduğu, kazanın saat: 17.30 sıralarında meydana geldiği, bu durumda trafik kazasının olduğu saat ile alkol ölçümünün olduğu saat arasında 3 saat geçtiği. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97.maddesinin, “Yaralanma veya ölümle sonuçlanan kazalar ya da trafik görevlilerince el konulan maddi hasarlı trafik kazasına karışan sürücülerin alkol oranları ile durumundan şüphe edilen sürücülerin uyuşturucu veya Uyarıcı madde kullanıp kullanmadıklarının tespitinde aşağıdaki usul ve esaslar uygulanır:” şeklindeki alt başlığının 3.fikrasına göre; (...) “sağlık kuruluşunda yapılan tespit sonucuna ilk ölçümü yapan trafik kuruluşu tarafından her bir saat için 0,15 promil eklenmek suretiyle alkol oranı belirlenir ve çıkan sonuca göre işlem tesis edilir.” Şeklinde hükmüne göre, çıkan sonucun kazaya etkisi bakımından, nöroloji uzmanı doktor bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiği, Yaya ...'nın; meydana gelen trafik kazasında %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücü ...'ün: meydana gelen trafik kazasında % 25 oranında kusurlu olduğu, Davalı ... nezdinde ... vadeli olarak ... numaralı poliçenin 01.06.2015 Yeni Genel! Şartların geçerlilik tarihinden önce 12.05.2015 şaat 14:19 da 12.05.2015-12.10.2016 tarihleri arasında araç işleteni olan (davalı) sigortalı araç işleteni ... adına tanzim edildiği, 24.05.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasından sonra 25.06.2015 tarihinde hayatını kay beden ...” nin desteğinden yoksun kalan; Davacı müteveffanın eşi ...”' ün; eşini kaybetmesi nedeni ile toplam destek zararının 51.970.60 TL olduğu, müteveffa yayanın kazanın oluşumunda % 75 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda davalılardan talep edebileceği maddi zararının 12.992,65 TL olabileceği, (davacı eş ...” nın eşini kaybettiği tarihte 70 yaşında olduğu, yeniden ev tenme olasılığının olmadığı) Davacı mütevettanin oğlu ... gn: annesini kaybettiği 25.06.2015 tarihinde 38 yaşında olduğu, destekten yoksun kalma tazminatı takebinde bulunamayacağını, (Davalı ... yönünden) Davacının dava öncesinde sigorta şirketinden yazlı talepte bulunmadığı, dava dilekçesinde de davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren yasa! faiz talep edildiği görülmüş olup, 21 02.2017 dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulünün ve yasal faiz talep dilebileceğinin takdir ve hukuki münakaşasının Sayın Mahkemeye ait olduğu, (Yarımay Genel Hukuk Kanunun ... LE. ... K. 17.02.1999 tarihli kararı gereği/ yasal faiz) , SGK tarafından davacılara ölüm aylığı bağlandığı, rücuya tabi bir ödemenin olmadığı, davacı mütev effanın eşi ... için 15.000.09 TL ve Davacı ... (müteveffanın ilk eşinden oğlu) için 15.000,00 VL olmak üzere talep edilen toplam 30.000,00 TL manevi tazminat talebinin tüm hukuki münakaşası ve takdirinin Yüce Mahkemeye ait olduğu,,... şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce verilen 08/12/2019 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı kapsamında, kök raporu düzenleyen heyete bir nöroloji uzmanı tabip bilirkişi de eklenmek suretiyle öncelikle nöroloji uzmanı bilirkişi tarafından davalı ...'ün tespit edilen alkol durumunun davaya konu somut olayda meydana gelen kazanın oluşumunda herhangi bir etkisinin olup olmayacağının ve varsa oranının ne olacağının tespit edilerek rapor düzenlenmesi ve sonrasında dosyanın bu tespitler doğrultusunda diğer bilirkişilere tevdii edilerek gerek nöroloji uzmanı bilirkişi tarafından yapılan tespitler ve gerekse taraf vekillerinin itirazları da irdelenmek suretiyle ek rapor alınmasına ara kararına istinaden bilirkişiler ... ... ve ... tarafından 31/01/2025 tarihinde Mahkememize ibraz edilen bilirkişi ek raporunda özetle; "... Yaya ...'nın meydana gelen trafik kazasında %75 oranında kusurlu olduğu, ...plakalı aracın sürücü ...'ün; meydana gelen trafik kazasında % 25 oranında kusurlu olduğu, kazanın münhasıran (sırf) sürücüsü ...'ün alkollü olması nedeniyle meydana gelmediği, iş bu rapor tarihi itibarı ile bilinen en son dönem asgari ücretler dikkate alınaşak hesaplama “hükme en yakın tarih itibariyle” yapıldığında ise; 24.05.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasından sonra 25.06.2015 tarihinde hayatını kaybeden ...' nın desteğinden yoksun kalan; Davacı müteveffanın eşi ...) nın; eşini kaybetmesi nedeni ile toplam destek zararının 54.193412 TL olduğu, müteveffa yayanın kazanın oluşumunda Yo 75 kusurunun bulunduğunun kabulü durumda davalılardan talep edebileceği maddi zararının 13.548.28 TL olabileceği, Davaya konu trafik kazasının bir iş kazası olmadığının tespiti ile rücuya tabi SGK tarafını davacıya bağlanan aylık/gelirlerin olmayacağı, başka bir ifade ile ilk Peşin sermaye değeri hesaplamasından söz edilemeyeceği, Temerrüt tarihi ve faiz yönünden; (Davalı ... yönünden) Davacının dava öncesi davalı ... şirketinden yazlı talepte bulunmadığı, dava dilekçesinde de davalı ... yönünden dâva tarihinden itibaren yasal faiz talep edildi örülmüş olup, 21.02.2017 dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulünün ve yasal faiz talep dilebileceğinin takdir ve hukuki münakaşasının Sayın Mahkemeye ait olduğu,(Yargıtay Genel Hukuk Kanunun ... E. ... K. 17.02.1999 tarihli kararı gereği/ yasal faiz) Manevi Tazminat Talebi; davacı müteveffanın eşi ... için 15.000,00 TL ve Davacı ... (müteveffanın ilk eşinden oğlu) için 15.000,00 TL olmak üzere talep edilen toplam 30.000,00|TL manevi tazminat talebinin tüm hukuki münakaşası ve takdirinin Yüce Mahkemeye ait olduğu,,,... şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır. İş bu kerre, davacıların güncel asgari ücret üzerinden taleplerinin değerlendirilmesi bakımından aktüer bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş ve Aktüer bilirkişi tarafından 23/10/2025 tarihinde Mahkememize ibraz edilen bilirkişi raporunda özetle; "... Maddi Zarar; Davacının desteği müteveffa 05.05.1937 doğumlu ...; 25.06.2015 tarihinde 78 yıl,1 ay, 21 gün üzerinden 78 yaşında olduğu, şayet vefat etmese idi TRH 2010 yaşam tablolarına göre 8 yıl bakiye ömrü olacağı, 86 yaşına kadar 05/05/2023 tarihine kadar yaşayacağı, şayet ölmese idi 86 yaşına 05/05/2023 tarihine kadar eşi ... “a destek olacağı dikkate alındığında; 25/06/2015 tarihinde destekçi ...”nın vefatı sonrasında; Eş 05.03.1945 doğumlu ...” nın; toplam DYK zararının 111.997,36 TL olduğu, müteveffa yayanın kazanın oluşumunda % 75 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda davalılardan 27.999,34 TL talep edebileceği, Davacı Müteveffanın oğlu 23.12.1957 doğumlu ...” in (müteveffa ...” nın ilk eşinden olma öz çocuğu) annesinin vefat ettiği 25.06.2015 tarihte 57 yıl, 6 ay, 3 gün üzerinden 58 yaşında olduğu, destek yaşının çok üzerinde olduğu ve maddi zararından söz edilemeyeceği, ... 34. ACM ... ceza sayılı dosyasının bir sureti ile kesinleşme şerhinin gönderildiği, davalının yapılan yargılamada tali oranda kusurlu bulunması nedeniyle taksirle ölüme sebebiyet verilmesi nedeniyle cezalandırıldığı, sanıkta tespit edilen (0.23) promil alkol oranının güvenli şekilde araç kullanılmasına engel olacak ve kazanın oluşumunda etkili olacak seviyede olmadığından bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, Davalı ... yönünden 290.000 TL azami limit dahilinde bulunduğu, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edildiği görülmekle temerrüt tarihi ve faiz türü ile talep edilen manevi tazminat miktarlarının hukuki takdirinin elbette Yüce Mahkemeye ait olduğu,,,,... şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır. G E R E K Ç E : Dava, meydana gelen trafik kazasında davacılar desteğinin ölümü nedeni ile Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi gereğince destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılardan ...'nın eşi, ...'ın annesi olan ...'nın, 24.05.2015 tarihinde, ... Caddesinde yaya olarak bulunduğu esnada, davalı ...'ün kullandığı ... plakalı aracın çarpması sonucunda vefat ettiği ve davacıların meydana gelen kaza ile ilgili olarak haksız fiil nedeni ile sigorta şirketi ve davalı sürücüden destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talep ettikleri olayla ilgili olarak; Davacıların iddiasının, meydana gelen kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, vefatın davalının kusuru neticesinde meydana geldiği, olay tarihinde davalının alkollü araç kullandığı ve kazadan sonra olay mahallinde ayrıldığı, müteveffa ...'nın olay tarihinde davalının haksız fiili neticesinde vefatın gerçekleştiğinden bahisle destekten yoksun kalma tazminatından sigorta şirketi ile birlikte davalı sürücünün sorumlu olduğu, manevi zarar bakımından ise davalı sürücünün sorumlu olduğu şeklinde olduğu, Davalıların savunmasının ise, meydana gelen kazara davalı sürücünün kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, kusurun tamamının müteveffada olduğu, tazminat talebi şartlarının oluşmadığı ve kusur ve sorumluluklarının bulunmadığı şeklinde olmakla; Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Hususunun; Davacıların destekten yoksun kalma maddi tazminatı ile manevi tazminat talep edip edemeyecekleri ve edebilecek iseler miktarının ne olduğu ile davalıların sorumlu olup olmadıkları noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine alınmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, dava şartlarının bulunup bulunmadığı, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış ve ayrıca taraf iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla konuda uzman bilirkişiler eliyle inceleme yaptırılarak rapor alınmıştır. Dava konusu uyuşmazlık bakımından davalı ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan TCK'nun 85. Maddesi uyarınca ... 34. Asliye Ceza Mahkemesi'nin .... Esas ...Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, dosya arasına alınan bilirkişi raporu ve taraf ve tanık beyanları uyarınca davalı ...'ün meydana gelen kaza bakımından tali kusurlu olduğu kanaatine varılarak TCK'nun 85. Maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezasına hükmedildiği, olay tarihinde davalının 0,23 promil alkol bulunmasının bilinçli taksir bakımından artış sebebi yapılamayacağına karar verildiği ve netice olarak verilen cezada iyi hal indirimi de yapılan 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildiği, bu cezanını da TCK'nun 50. Maddesi uyarınca adli para cezasına çevrildiği ve verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek 30/10/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosyamız arasına alınan tüm bu evraklar, taraf ve tanık beyanları uyarınca kusur durumunun tespiti için dosya alanında uzman trafik bilirkişisine tevdi edilmiş ve trafik bilirkişi tarafından düzenlenilen kök ve ek raporlarda , yaya olarak bulunan müteveffa ...'nın ... ili, ... ilçesi ... caddesi üzerinde mezarlık civarına gelindiği esnada davalı sürücü ...'e ait ... plaka sayılı araç bulunduğu halde taşıt yoluna girerek karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı, kazanın meydana gelmesinde müteveffa ...'nın gerekli can güvenliğini almayarak kusurlu olduğu ve kazanın meydana gelmesinde kusurunun %75 oranında olduğu, davalı sürücü ...'ün ise, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi, hızını gerekli şartlara uygun bulundurmaması ve yayaya çarpması nedeni ile %25 oranında kusurlu olduğunun kanaat olarak bildirildiği göralmekle düzenlenen kusur durumuna ilişkin kanaatin dosyamız arasında bulunan diğer deliller ile desteklendiği, yine ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ile aynı mahiyette bulunduğu ve ceza dosyasında yapılan kusur durumunun temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalının kusur ve sorumluluğunun yukarıda yazılı bulunan oran üzerinden olduğu kanaatine varılmıştır. Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Bakımından Yapılan İncelemede; Davacıların davalılardan meydana gelen kaza ile ilgili olarak destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulundukları, Mahkememizce bu doğrultuda hesaplama yapılıp incelemeye devam edilirken davacı tarafından dosyamız arasına sunulan 19/11/2025 tarihli ibraname uyarınca dava konusu maddi tazminata ilişkin alacaklarının davalı ... tarafından karşılandığını, bu nedenle maddi tazminat taleplerinin tamamının karşılanması nedeni ile bu alacak kalemi bakımından davadan feragat ettiklerini beyan ettikleri anlaşılmakla söz konusu alacak talebi bakımından HMK'nun 307. Maddesi uyarınca feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki ibranamede davalı ... şirketinin feragat nedeni ile avukatlık ücretinden peşinen feragat ettiği hususunda tarafların uyuştukları anlaşıldığından maddi tazminat talebi bakımından feragat nedeni ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Manevi Tazminat Bakımından Yapılan İncelemede ise; Manevi tazminat, maddi bir zararın tazmini niteliğini taşımaz. Bu tazminatın amacı; kişilik haklarına yöneltilen saldırı sonucunda, saldırıya uğrayanın manevi zararını, çektiği üzüntüyü ve uğradığı ruhsal sarsıntıyı gidermeye yardımcı olacak ruhsal tatmin yoludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) vermiş olduğu kararda manevi tazminatın amacının sadece rahatlatmak duygusu vermek olmadığını aynı zamanda zarar veren yanı da, dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla caydırıcı olabilmek, olduğunu belirtmiştir. Türk Borçlar Kanunu’na göre manevi tazminat talebinde bulunabilmek için belirli şartların bulunması gerekir. Bunlar (a) kişinin kişilik hakkı hukuka aykırı olarak zarar görmeli, (b) manevi zarar bulunmalı, (c) manevi zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağı bulunmalı, (d) zarar veren tarafın sorumlu olması için kusurunun bulunması ya da kusursuz sorumluluk hallerinden birisinin bulunması gerekir. Manevi tazminat istenebilmesi için maddi zarar doğması aranan şartlardan birisi değildir. Fakat söz konusu zarara hükmedebilmek için yukarıda yazılı bulunan 4 unsurun bir arada bulunması gerekmektedir. Manevi zararın miktarının belirlenmesi hususunda bir tarafta zarar gören kişinin uğramış olduğu zararın telafisi diğer bir tarafta ise kişinin duyduğu ruhsal ve psikolojik çöküntüyü tatmin ederek denkleştirme amacına hizmet söz konusu olduğunda bu durum parayla ölçülemez, yalnızca hâkim tarafından takdir edilebilir. Ancak bu durum hâkim tarafından keyfi olarak karar verebileceği bir durum olarak değerlendirilmemelidir. Bu açıklamalar eşliğinde yapılan incelemede, söz konusu kazanın 24/05/2015 tarihinde meydana geldiği, kaza neticesinde davacıların murisi ...'nın vefat ettiği, müteveffa ...'nın davacı ...'ın annesi, ...'nın ise eşi olduğu, kazanın meydana gelmesinde asli kusurun müteveffaya ait olduğu fakat davalı sürücünün de meydana gelene kazada gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kusurunun bulunduğu, yine kaza tarihinde sürücü ...'ün kazanın oluşumuna doğrudan etkisi bulunması bile dikkat ve özenini sarsacak mahiyette 0,23 promil alkollü olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde, davacıların vefat ile sonuçlanan kaza ile ilgili olarak manevi tazminat taleplerinin yerinde olduğu ve davalının kusur durumu, paranın ekonomik değeri, talep miktarlar bir arada değerlendirilerek her iki davacı için de ayrı ayrı 8.000,00 TLL manevi tazminatın haksız fiilin meydana geldiği kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1-Maddi tazminat talepli dava bakımından feragat nedeni ile REDDİNE, 2-Manevi tazminat talebi bakımından ise; 8.000,00 TL'nin kaza tarihinden (24/05/2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınara davacı ...'ya ÖDENMESİNE, 8.000,00 TL'nin kaza tarihinden (24/05/2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınara davacı ...'a ÖDENMESİNE, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-a)Maddi Tazminat davasında alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 105,89 harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 626,11 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-b)Manevi Tazminat Yönünden Alınması gereken 1.092,96 TL harcın davalı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinden başvuru harcı 31,40 TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 6.412,00 TL olmak üzere 6.443,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 3.436,26 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, fazlasının davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-Maddi tazminat davasında 19/11/2025 tarihli ibraname uyarınca davalılar lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davacılar Manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 16.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, 7-Davalı ... Manevi Tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 14.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp bu davalıya verilmesine, 8-HMK 333. maddesi gereğince; taraflarca yatırılan gider avansı ile varsa delil avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, 9-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına, Dair davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30.01.2026
KATİP ... e-imzalıdır
HAKİM ... e-imzalıdır