İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/631 E. 2026/185 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/631
- Karar No
- 2026/185
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/631 Esas KARAR NO : 2026/185
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/07/2024 KARAR TARİHİ : 18/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin annesi merhume ......'ın 18.10.2022 tarihinde davalı ..... şirketine ait ....... plakalı yine davalı şirket çalışanı ......'nin sevk ve idaresinde bulunan beton mikserinin altında kalarak maalesef olay yerinde hakkın rahmetine kavuştuğunu, olay neticesinde K.Çekmece CBS'nin ..... Sor. numaralı dosyasından soruşturma başlatıldığını ve sadece araç sürücüsü ...... aleyhine kamu davası açıldığını, yapılan soruşturma kapsamında alınan kaza tespit tutanağında ......'nin olayın oluşunda 2918 Sayılı KTK'nun 53/2-A maddesini ( sağa ve sola dönüşlerde sürücülerin uygun olarak geçiş yapan yayalara yol vermemek) ihlal etmiş olarak gösterildiğini, K.Çekmece .... Asliye Ceza Mahkemesinin ...... E. Sayılı dosyasından ikame edilen kamu davasında araç şoförü ...... hakkında taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan ötürü 5237 sayılı TCK nun 85/1 maddesi gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası verildiğini, bu cezanın da 31.800 TL para cezasına çevrildiğini ve kararın kesinleştiğini, yapılan ceza yargılaması ve soruşturma aşamasında da olayın oluşuna dair bilirkişi raporları tanzim edildiğini ve raporlarda da asli kusurlu olarak davalı ......'nin gösterildiğini, davalı şirketin aracın maliki ve ......'nin işvereni olduğunu, bu nedenle hasıl olan maddi ve manevi zarardan müştereken ve müteselsilen mesul olduğunu, hatta bu mesuliyetin TBK'da anılan araç sahibinin ve adam çalıştıranın sorumluluğu klozu kapsamında kusursuz sorumluluk nispetinde olduğunu, aracın sigorta şirketinin ise diğer davalı ...... olduğunu, bu nedenle her üç tarafa karşı da dava ikame edildiğini, davalı ......'nin davalı şirket ..... Lojistik San ve Tic. A.Ş'de beton mikseri şoförü olarak çalıştığını ve olayın bu işinin esnasında gerçekleştiğini, bu durumda ortada işverenin de mesuliyetinin söz konusu olduğunu, kaza tespit tutanağında aracın maliki olarak ilgili şirketin görüldüğünü, bu durumun haddi zatında kazaya neden olan aracın teknik muayenelerinin tam olup olmadığı hususunun da irdelenmesini gerekli kıldığını, ceza dosyası içerisindeki foto ve videolar incelendiğinde ise kazaya sebep olan beton mikserinin inşaat alanından çıkıp sokağa çıkarken bu olayın gerçekleştiğinin görüldüğünü, fotolardan inşaat alanında çıkış noktasında hiçbir önlemin alınmadığını, koruyucu ve önleyici, uyarıcı tabelaların olmadığını ve inşaat şantiyesinden direk sokağa çıkıldığının görüldüğünü, tüm bunların araç şoförünün kusurunun da ötesinde işçiyi çalıştıran şirketin de kusurunu ortaya koyduğunu, müvekkillerinin merhumenin evlatları olduğunu, bir anda hiçbir sağlık sorunu olmayan gayet dinç ve sağlıklı olan günlük ihtiyaçlarını kendi başına karşılayabilen annelerini kaybettiklerini, acılarının tarifsiz olduğunu, halen daha annelerini ani biçimde kaybetmenin verdiği acıyı içlerinde hissettiklerini, öte yandan bu elim hadise sonrasında annelerinin cenaze ve defin masrafları başta olmak üzere, hastane ve morg süreçleri ile alakalı da masrafları olduğunu, yine annelerinin vefatı ile annelerinin desteğinden de mahrum kaldıklarını, zira merhume ......'ın gerek Bulgaristan'dan gerekse de ülkemizden emekli maaşına müstehak olmuş birisi olduğunu, gelirinin yüksek olduğunu, bu nedenle tır şoförü olarak çalışan oğlu ....'e ve ev hanımı olan kızı diğer müvekkili ..... 'e her daim maddi destek olduğunu, müvekkillerinin bu destekten de mahrum kaldıklarını, Merhumenin aldığı emekli maaşına dair kayıtlar celp edildiğinde ve müvekkillerin banka hesap müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının tazmini için arabulucu yoluna gidildiğini, oradan da sonuç alınamadığını iddia ederek; davanın kabulü ile müvekkil başına 100.000 TL'den toplam 200.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, müvekkil başına 1.000 TL'den toplam 2.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, müvekkil başına 1.000 TL den toplam 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, lehe vekalet ücreti takdirine, yargılama harç ve giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ...... ve ..... Lojistik... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde müvekkili ......'nin yargılandığı Küçükçekmece .... ACM ...... Esas sayılı dosyasından müvekkilinin ceza aldığının belirtildiğini, Küçükçekmece ... ACM ...... Esas sayılı dosyasındaki yargılamanın usule ve yasaya aykırı olduğunu, savunma hakkının kısıtlandığını, delillerinin toplanmadığını, beyanların sağlıklı alınmadığını, hukuk mahkemelerinin ceza mahkemelerinin kararları ile bağlı olmadığına dair sayısız yüksek mahkeme kararı bulunduğunu, ayrıca Küçükçekmece .... ACM dosyası içerisinde kaza anı görüntülerinin yer aldığını, görüntülerde müvekkili ......'nin kusurunun olmadığının ortada olduğunu, ceza dosyasında soruşturma aşamasında ki bilirkişi raporu ile yetinildiğini ve Ceza Mahkemesinin kendi ayrı bir bilirkişi raporu aldırmadan soruşturma aşamasında alınan raporu yeterli gördüğünü, yine müvekkilinin soruşturma ve kovuşturma aşamasında aracını pompa yardımcısının yönlendirdiğini belirtmesine rağmen tanık pompa yağcısının duruşmada dinlenmediğini, bu durumun eksik bir kovuşturma yürütüldüğünün en temel kanıtı olduğunu, olayın oluşumunda müvekkillerinin kusuru bulunmadığını, müvekkili ......'nin kazanın olduğu gün aracını kullanırken trafik güvenliğini sağlamak adına çevreye yola çıkmadan uyarı amacıyla aracının kornasına bastığını, yolun çok dar olması ve çevredeki araçlara sürtme ihtimali olduğundan aracını çok yavaş ve dikkatli kullandığını, kendini yönlendirsin diye bir yardımcıdan yönlendirme aldığını, müvekkili ......'nin kullanmış olduğu beton mikserinden boşaltım yaptıktan sonra döneceği yöne doğru sinyalini verdiğini, uyarı amacıyla kornaya bastığını, çevre kontrolünü yaptığını, sol tarafa baktığını, daha sonra peron aynasından sağ tarafı kontrol ettiğini, tekrar sola baktığında camda yerde bir ayak gördüğünü, hemen aracı durdurduğunu ve araçtan indiğinde müteveffayı gördüğünü ve hemen 112'yi arayarak ambulans çağırdığını, müvekkilinin gerek kazadan önce gerekse kaza sonrasında üzerine düşen özen ve insani sorumluluklarını yerine getirdiğini, müvekkilinin de bir insanın yaralanmasını ve ölmesini hiç bir biçimde istemediğini ancak müteveffanın ölmesi ile sonuçlanan olayların gelişiminin tamamen müvekkilinin özen ve dikkat yükümlülüğünün dışında geliştiğini, bu hususun yargılama aşamasında ortaya çıkacağını, kaza görüntülerine göre müvekkilinin kazanın oluşumunda bir kusuru bulunmadığını, her ne kadar kaza tespit tutanağından müvekkili ...... açısından 2918 Sayılı KTK'nun 53/2-A maddesini ( sağa ve sola dönüşlerde sürücülerin uygun olarak geçiş yapan yayalara yol vermemek) ihlal ettiği belirtilmiş olsa da kaza sırasında müteveffanın (yaya) karşıdan karşıya geçmediğini, müteveffanın yol ortasında oturmuş bir vaziyette sokak kedilerini beslemesi sırasında kazanın olduğunu, bu sebeple söz konusu kanun maddesi ile müvekkiline kusur izafe edilmesinin somut olay ile bağdaşmadığını, kazanın müteveffanın kontrolsüz bir şekilde sokakta kedi beslerken olduğunu, müvekkili ......'nin kaza sırasındaki hızının yaklaşık olarak 6 km civarında olduğunu, 6 km hızın normal bir insanın yürüyüş hızı olduğunu, müteveffanın kendisine 6 km hızla gelen bir aracın karşısından kaçabilmesi gerektiğini, ancak mütevveffanın kamera kayıtlarında da görüldüğü üzere aracın kendisine geldiği bir esnada yolun ortasında çömelmiş bir vaziyette kedileri beslerken vahim kazanın meydana geldiğini, müvekkili ve kendisini yönlendiren pompa yağcısının müteveffayı oturduğu için görmediklerini, bu bakımdan müvekkilinin ağır ya da tali kusurundan bahsedilemeyeceğini, müvekkili şirketin araçlarının bakımlarını süresinde yapmakta olup kazanın araçta yahut aracı kullanan şoförden kaynaklanan bir nedenden kaynaklanmadığından kusursuz olup müvekkili açısından da bu davanın ayrıca reddi gerektiğini, davacıların adresleri ile müteveffanın adreslerinin farklı olduğunu, davacıların annelerinin kendilerine destek olduğuna dair iddialarını kabul etmediklerini, dava dilekçesinden davacı asillerin yaşlarını anlayamamakla beraber yaşamını yitirdiğinde müteveffanın 80 yaşında olduğunun ortada olduğunu, 80 yaşında bir insanın çocuklarına bakmasından öte çocuklarının annelerine bakmasının hayatın olağan akışına daha uygun olduğunu, Yargıtayın yerleşik kararlarında da 80 yaşında yaşamını yitiren birinin geride kalan çocuklarının destekten yoksun kalmaları iddialarına itibar etmediğini savunarak; davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu aracın 30/06/2022-2023tarihleri arasında .... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile teminat altına alındığını, davacı tarafın taleplerinin haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabildiğini, sigorta davalarından doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, bu doğrultuda yetkili mahkemenin Beykoz Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, iş bu dava için arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatının istenebilmesi için müteveffanın davacılara destek olduğunun ispatlanması gerektiğini, sigortanın bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin sigortalısının, kaza nedeniyle oluşan maddi zararlarını tazmin etmekle yükümlü olduğunu, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü sigortacının poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil, üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesinin gerekli olduğunu, davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilmesi için müteveffa ile davacılar yönünden düzenli ve eylemli yardımın varlığı gerektiğini, davacıların müteveffanın desteğine, yardımına ihtiyaç duyup duymadığının araştırılması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının belirlenebilmesi açısından davacının maddi durumunun önem taşıması nedeniyle, davacının maddi durumu ve gelirinin mutlaka araştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, kabul manasında olmamak üzere kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi takdirde asgari ücret olarak alınmasının gerektiğini, davacı tarafça sigortalının kusurunun ve kusur ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğunun usulen ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafın kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartlarının Türk Borçlar Kanunu’na göre özel düzenlenme niteliğinde olduğunu, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda ve tazminat hesaplamasında özel hüküm olarak genel şartların uygulanması gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Genel Şartlarda destekten yoksun kalma tazminatı ile sürekli sakatlık tazminatı hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,8 teknik faiz oranı, peşin değer formülü olarak devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün tazminat hesabında kullanılacağının düzenlendiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin ancak ve ancak gerçek ve doğrudan olan zarar kalemleri için teminat verdiğini, davacı tarafın taleplerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini savunarak; davanın sigorta şirketi yönünden usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; davacılar murisi ......'ın (yaya) vefatı ile sonuçlanan 18/10/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ....... plakalı araç sürücüsü ......'nin kusur durumunun ne olduğu, davacılar murisi yayanın kazanın meydana gelmesinde kusurunun olup olmadığı, davacıların davalılardan talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti, davacıların maddi-manevi zararlarının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarının tespiti ile her bir davacı yönünden 100.000 TL'den toplam 200.000 TL manevi tazminat, 1.000 TL'den toplam 2.000 TL maddi tazminat ile 1.000 TL'den toplam 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalılar savunması kapsamında davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kalıp kalmadığı, davalı sigorta şirketi savunması kapsamında davanın yetkili Mahkemede açılıp açılmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davacılar vekili tarafından 04/12/2024 tarihli dilekçe ekinde; Küçükçekmece .... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... Esas 22/03/2024 tarih ve .... Karar sayılı Mirasçılık Belgesi dosyaya ibraz edilmiştir. Küçükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesinden; ... esas sayılı dava dosyasının bir sureti UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacılar ile davalı ......'nin SGK, Takbis ve Polnet kayıtları UYAP ortamından alınarak dosyaya eklenmiştir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları kolluk vasıtası ile araştırılmıştır. ....... plaka sayılı aracın aktif - pasif tescil kayıtları ilgili UYAP ekranından çıkarılarak dosya kapsamına kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirkete ait sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından; ....... plakalı aracın muayene raporları UYAP sistemi celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ...... Sigorta Anonim Şirketinden; ....... plakalı aracın karıştığı 18/10/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle açılan ... numaralı hasar dosyası celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden; ....... plaka sayılı aracın Poliçe ve Hasar Bilgisi, Kaza Tespit Tutanağı Bilgisi ve Eksper Rapor Bilgisi ile Kaza Tespit Tutanağı UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Unkapanı Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünden; ......'a ait bilgi ve belgeler UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. İBB Avrupa Yakası Mezarlıklar Şube Müdürlüğünden; ......'ın defin işlemlerine ilişkin ücret tarifeleri ile mezar yeri kullanım belgesi bilgileri ve aile kabri mezar açma izin kağıdı UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. .... Bankası Anonim Şirketinden; ......'ın maaş hesabının 2022 yılına ait hesap hareketleri UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bulgaristan Yetkili Adli Makamı ile istinabe yapılarak; müteveffanın emekli maaş aylık tutarı ve bilgileri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Taraf vekilleri tarafından bildirilen tanıklar Mahkememizce bizzat olmak üzere dinlenilmişlerdir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ...... beyanında, "Davacı eşimin dayısı olur. Ben kaza anını görmedim. Merhume .....'ın annesidir kendisine çok düşkündü. ..... kayın validemdir. Merhume çocuklarına çok düşkündü. Her hafta sonu merhumenin evine yemeğe giderdik, kendisi aynı zamanda Bulgaristan'dan emekliydi maddi ve manevi olarak çocuklarına yardımda bulunurdu. ...... emekli tır şoförüdür. Kayın validem de emeklidir. Kaza müteveffa Selime'nin site dışında bulunan konteynera çöp atarken meydana gelmiş, bana söylendiğine göre damperli kamyonun sağ lastiği altında kalmış. Müteveffanın sağlık durumu kaza öncesi gayet iyiydi eşi kendisinden yaklaşık bir yıl kadar önce vefat etmiştir. Tek başına kalıyordu. Çocukları her hafta sonu gitmeye çalışıyorlardı kendi başına hayatını idame ettiriyordu. Ölüm olayı herkesi derinden etkiledi. Kayın validem daha yeni yeni kendisine gelmeye çalışmaktadır benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı .... beyanında, "Davacı ...... eşim, davacı .....'da görümcem olur. Ben kaza anında olay yerinde değildim. Merhume kayın validem Belediye blokları sitesinde oturuyordu daha önce biz de orada oturuyorduk ancak uzun bir süre önce İkitelli'ye taşındık. Kaza olduktan sonra eşime haber geldi. Annen ufak bir kaza geçirmiş diye söylediler ben eşimi yalnız göndermek istemedim kendisi ile birlikte kayın validemin yaşadığı siteye gittik, biz 15 - 20 dakika içinde olay yerine vardık, biz olay yerine vardığımızda kayın validem kolu dışarıda üstüne bir örtü örtülmüş şekilde yerde yatıyordu, sitenin hemen kapısının önüydü, ben kolundaki bileziklerden kayın validemi hemen tanıdım. Etrafında siteden topladığı sarı çiçekler vardı, bize çevredekilerin anlattığı kadarıyla beton mikserinin manevra yaparken kayın valideme çarptığıdır beton mikseri biz olay yerine gittiğimizde oradaydı. Ancak sürücüyü polisler götürmüşlerdi beton mikserinin tekeri kayın validemin kafatasını parçalamıştı anlatılacak bir görüntü değildi. Ben kendim de şoförüm beton mikseri şoförünün kayın validemi görmemesi mümkün değildir. Onların aynaları büyüktür görüş açıları da ona göre geniştir. Karşı taraftan kimse bize başın sağ olsun bile demedi. Kayın validem 80 yaşındaydı tansiyon ilacı bile kullanmazdı, sağlıklı bir kişiydi, kendisi tek yaşardı, bizi bile yanında istemezdi görümcem hafta da bir gider kontrol ederdi evine temizliğe yardıma gitmemizi bile istemezdi kendisi yapardı. Kayın validem aynı zamanda kayın pederim Bulgaristan'dan emekliler. Ayrıca buradan da kayın validemin emekliliği vardır kayın validem ölmeden bir yıl önce torunlarına 50'şer bin TL harçlık verdi torunlarını çok severdi, araba almaları için bu yardımı yaptı. Ben de 2 düğün yaptım kayın validem bize destek oldu. Oturduğu ev kendi eviydi, maddi durumu iyiydi. Yine Bulgaristan'da taşınmazları vardı, ayrıca bankada da parası vardı. Eşim ve kız kardeşi vardı 2 kardeştirler, görümcem de evlidir kayın validem hem eşime hem görümceme yardımda bulunuyordu benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir. Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ... beyanında, "Ben ....'da pompa yardımcısı olarak çalışıyorum. ......'yi çalıştığım iş yerinden tanırım. ...... mikser şoförüdür. Ben kaza anını net olarak görmedim. Avcılar'da ki bir inşaata beton dökmeye gitmiştik ben beton mikserinin yanındaydım. Olay anında mikseri ...... kullanıyordu. Benim görevim mikseri beton dökeceği yere yanaştırmak ve yağlamaktır. Ben inşaat alanında duruyordum mikser inşaat alanına betonu dökmüştü artık çıkış yapacaktı, ancak sol taraf dar olduğu için mikser çıkamadı sağdan çıkmaya çalıştı. Ben olay anında maktulü hiç görmedim, mikserden dolayı benim görüş açımda yoktu. ...... sağdan çıkarken kadını ezdim diye bağırdı, bağırması üzerine hemen arabanın ön tarafına koştuk sol ön lastik maktulün kafasını ezmişti olay nedeniyle bende şoka girdiğimden gerisini hatırlamıyorum. Hatırladığım polisi ......'nin kendisinin aradığıydı benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir. Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmış, incelenmesinde; maktulün ......, katılanın ......, sanığın ...... olduğu, Taksirle Ölüme Neden Olma suçundan yapılan yargılama sonucunda; Mahkemenin 13/06/2023 tarih ve .... Sayılı Kararı ile sanığın üzerine atılı Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme Suçunu işlediği sabit görülerek eylemine uyan 5237 sayılı TCK nun 85/1 maddesi gereğince suçun işleniş şekli, kusur durumu dikkate alınarak sanığın takdiren 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında uygulanan cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri, samimi pişmanlığı ve üzüntüsü gözönüne alındığında 5237 sayılı TCK nun 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa üzerine atılı taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan hükmedilen 2 yıl 11 ay süreli hapis cezasının TCK nun 50/4 maddesindeki düzenleme göz önüne alınarak sanığın sosyal ve ekonomik durumu, suçtan sonraki pişmanlık içeren davranışları dikkate alınarak TCK 50/1-a maddesi gereğince adli para cezası seçenek yaptırımına çevrilerek 1060 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın mali ve ekonomik durumu, paranın alım güce dikkate alınarak TCK 52/1 mad gereğince takdiren günlüğü 30,00-TL hesabı ile paraya çevrilerek 31.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; kararın katılan vekili ve sanık tarafından İSTİNAF edilmesi üzerine İstanbul B.A.M. .... Ceza Dairesinin 04/03/2024 tarih .... Esas ve ... Sayılı Kararı ile İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE kesin olarak karar verildiği görülmüştür. Mahkememiz dosyası, dava konusu trafik kazasında kazaya karışan tarafların kusur durumları ile kusur oranlarının tespiti bakımından Küçükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyası içerisinde bulunan keşif zabtı ve 14/11/2022 tarihli bilirkişi raporu da irdelenmek suretiyle rapor düzenlenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 09/10/2025 tarih ... sayılı raporlarında; "...Tüm dosya kapsamı, Küçükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesi ...... esas .... nolu Gerekçeli Kararı, dava dilekçeleri, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokileri, bilirkişi raporu, tüm beyanlar incelendiğinde kazanın yukarıda "OLAY" kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup aşağıdaki kanaate varılmıştır. Mevcut bulgulara göre ; A)-Sürücü ...... sevk ve idaresindeki kamyon ile olay mahalli kavşakta dönüş manevrasına başlamadan evvel gerekli çevresel kontrolleri yapması ve dönüşü esnasında yol üzerinde bulunan yayanın varlığını dikkate alarak ayrılmasını beklemesi gerekirken bu hususlara yeteri kadar riayet etmediği, kontrolsüzce dönüşünü sürdürdüğünde ise yol üzerinde bulunan yayaya tedbirsizce çarptığı anlaşılmakla kusurludur. B)-Yaya ...... olay mahalli kavşakta yol üzerinde bulunduğu esnada yaya araç trafiğine açık kesimden mümkün olduğu kadar çabuk ayrılması gerekirken bu hususa yeteri kadar riayet etmeyerek kendi can güvenliğini tehlike attığı anlaşılmakla kusurludur. SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A)-Sürücü ......' nin % 85 ( yüzde seksen beş ) oranında kusurlu olduğu, B)-Yaya ......' ın % 15 ( yüzde on beş ) oranında kusurlu olduğu" yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. A.T.K. raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından rapora karşı beyanlarını içerir dilekçe sunulmuştur. Mahkememiz dosyası 19/11/2025 tarihli ara karar ile; 09/10/2025 tarihli ATK raporu ve dosyada sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları ve gelen kayıtlar incelenmek suretiyle, dava konusu trafik kazası nedeniyle davacıların maddi zararlarının tespiti bakımından rapor düzenlenmesi için aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, Aktüerya Hesap Bilirkişisi Mehmet Domaç tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, 05/01/2026 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "... Müteveffanın davacı çocuklarından ......'ın 27.12.1963 doğumlu ve kaza tarihi itibarı ile (59) yaşında; .....'nun ise 13.03.1968 doğumlu ve kaza tarihi itibarı ile (55) yaşında birer yetişkin olduğu, diğer yandan birer yetişkin olan davacı çocukların çalışamayacak kadar engelli olduğuna dair belge bulunmadığı, davacı çocukların (80) yaşındaki annelerinin kendilerine destek olması değil; tam aksine davacı çocukların müteveffa annelerine destek olmalarının hayatın olağan akışına daha uygun olduğu; hal böyle olunca davacı yetişkin çocuklar yönünden destekten yoksun kalma maddi zarar şartlarının oluşmadığı ve davacı çocuklar yönünden destekten yoksun kalma maddi zarar hesabına yer olmadığı, ülkemizde tüm belediyeler tarafından cenaze nakli, gasilhane vs. hizmetleri ücretsiz olarak verildiği, bununla birlikte İstanbul’daki defin işlemlerinde tabutlu defin için 1.184,00 TL briket lahit için 3.700,00 TL bedel ödenmekte olduğu, buna göre; davacıların cenaze-defin gideri nedeniyle maddi zararları toplamının 4.884,00 TL olabileceği kanaatine varıldığı, bununla birlikte; davalıların kusur sorumlulukları %85 oranında olması hasebiyle; davacıların talep edebileceği cenaze-defin giderinin = 4.884,00 TL x %85 kusur = 4.151,40 TL olduğu, ZMSS Poliçesi Teminatı Yönünden Değerlendirmede; ....... plakalı aracın 15.01.2022-15.01.2023 vadeli ZMSS (Trafik) poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitlerinin ölüm halinde şahıs başına 1.000.000,00 TL olduğu, davacıların nihai ve gerçek maddi zararları toplamı 4.151,40 TL olup, 1.000.000,00 TL tutarındaki teminat limitinin dahilinde kaldığı, dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren yasal faiz nev’inden faiz talep edilmiş olması hasebiyle temerrüt başlangıcının talep ile bağlı kalınarak 07.07.2024 tarihinin temerrüt başlangıcını teşkil edeceği kanaatine varıldığı, dava dilekçesinde yasal faiz nev’inden faiz talep edilmiş olması hasebiyle faiz nev’inin yasal faiz olduğu; sonuç olarak 'davacı çocuklar ...... ve .....’in desteğin vefat tarihi itibarı birer yetişkin olduğu; Yargıtay 4. HD E. 2010/12929, K. 2012/863, T. 25.1.2012 Yargıtay 17. HD 2016/10093 E. , 2019/5631 K. sayılı emsal kararları nazara alındığında davacı çocuklar ...... ve ..... yönünden destekten yoksun kalma maddi zarar şartlarının oluşmadığı ve bu nedenle davacı çocuklar ...... ve ..... yönünden maddi tazminat hesabına yer olmadığı, davacıların talep edebileceği cenaze-defin gideri maddi zararının 4.151,40 TL olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 Sayılı TBK un 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olup; aynı Kanunun 56/1. fıkrasında da, bir kimsenin bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği hüküm altına alınmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatı Türk Borçlar Kanunun 53. Maddesinde düzenlenmiş olup; '' Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini gerekmektedir.'' şeklinde ifade edilmiş olup amaç destekten yoksun kalanların, desteğin ölümden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumların korunmasıdır. Destekten yoksun kalınacak sürenin çocuklar için yaşları, eğitim durumları ile içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek ayrı ayrı belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapmamakta ise, yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocuklar için 18 yaşın, kız çocuklar için 22 yaşın sonunda destekliğin sona ereceği yaş olarak kabulü gerekmektedir. Somut olayda; davacıların her birinin yaşları itibarıyla destek dışı kaldıkları anlaşılmaktadır. Ayrıca destekliğin devam ettiğine ilişkin somut delil de ortaya konulamamıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu Kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı Kanunun 85/1. maddesinde,"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1 maddesinde de "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasın sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir. Müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları TBK'nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur.(TBK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(TBK 163/2) Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(BK163/1) TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. Manevi tazminatın belirlenmesinde kriterlerden biri de tarafların kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarıdır. Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Küçükçekmece ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası, tanık beyanları, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 09/10/2025 tarih .... sayılı rapor, 05/01/2026 tarihli aktüer bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın haksız fiil iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu; olay tarihinde saat:15.30 sıralarında davalı sürücü ......'nin sevk ve idaresindeki ....... plaka sayılı beton mikseri ile Postacı sokak üzerinden gelip, sağa manevra ile ... sokak caddesine dönüş yapmak istediği esnada yol üzerinde bulunan davacılar murisi müteveffa yaya ......'a çarpması sonucu ölümlü kazaya sebebiyet verdiği; Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası kapsamında alınan 14/11/2022 tarihli bilirkişi raporu ile benzer tespitler içeren Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 09/10/2025 tarih ve 16043 sayılı rapora göre olayın oluş şekli, mahal şartları ve tüm veriler dikkate alındığında, davalı sürücü ......'nin sevk ve idaresindeki kamyon ile olay mahalli kavşakta dönüş manevrasına başlamadan evvel gerekli çevresel kontrolleri yapması ve dönüşü esnasında yol üzerinde bulunan yayanın varlığını dikkate alarak ayrılmasını beklemesi gerekirken bu hususlara yeteri kadar riayet etmediği, kontrolsüzce dönüşünü sürdürdüğünde ise yol üzerinde bulunan yayaya tedbirsizce çarptığı anlaşılmakla % 85 ( yüzde seksen beş ) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ......'ın olay mahalli kavşakta yol üzerinde bulunduğu esnada yaya araç trafiğine açık kesimden mümkün olduğu kadar çabuk ayrılması gerekirken bu hususa yeteri kadar riayet etmeyerek kendi can güvenliğini tehlike attığı anlaşılmakla % 15 ( yüzde on beş ) oranında kusurlu olduğu tespitlerinin yapıldığı anlaşılmakla; kazaya karışan ....... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesinin davalı ...... Sigorta Anonim Şirketi tarafından tanzim edildiği; aracın maliki olmakla işleten sıfatının kazanıldığı, motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına sebep olunması halinde hiç bir ayrım yapılmaksızın işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen sigortacının da sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilerek; davalıların davacıların kaza nedeniyle maruz kaldığı maddi zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; destekten yoksun kalınacak sürenin çocuklar için yaşları, eğitim durumları ile içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek ayrı ayrı belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapmamakta ise, yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocuklar için 18 yaşın, kız çocuklar için 22 yaşın sonunda destekliğin sona ereceği yaş olarak kabulü gerektiği dikkate alınarak davacıların her birinin yaşları itibarıyla destek dışı kaldıklarının anlaşıldığı, kaldı ki destekliğin devam ettiğine ilişkin somut delil de ortaya konulamadığı, davacıların çalışamayacak kadar engelli olduğuna dair belge bulunmaması hususları birlikte değerlendirilerek davacı yetişkin çocuklar yönünden destekten yoksun kalma maddi zarar şartlarının oluşmadığı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı Cenaze İşleri Şube Müdürlüğü tarafından bildirilen ve aktüer bilirkişi raporu ile tespit edilen cenaze giderinin kusur oranına isabet eden kısmından taleple bağlı kalınarak davalıların sorumlu olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; davanın maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü ile; davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminat istemlerinin reddine, davacılar tarafından yapıldığı kabul edilen 2.000,00-TL cenaze ve defin giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş; manevi tazminat davası yönünden ise haksız fiilin meydana geldiği tarih (18/10/2022), olayın meydana geliş şekli, kusur durumu (müteveffanın %15, davalı sürücünün %85 kusurlu olması), paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyo ekonomik durumları, manevi tazminatın bir tarafın fakirleşmesine neden olmaması gerektiği ve yararına tazminata hükmedilen davacıların sayısı dikkate alındığında, ölüm ile sonuçlanan taksirli eylem nedeniyle kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacılar tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine açılan manevi tazminat isteminin reddine, davacılar tarafından davalılar ...... ve ..... Lojistik ve Beton Sanayi Ticaret A.Ş. aleyhine açılan manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, davacılar ...... ve ..... için ayrı ayrı 75.000,00-TL olmak üzere toplam 150.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1-Davanın maddi tazminat talebi yönünden KISMEN KABULÜ ile; a)Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminat istemlerinin REDDİNE, b)Davacılar tarafından yapıldığı kabul edilen 2.000,00-TL cenaze ve defin giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 2-Davanın manevi tazminat talebi yönünden KISMEN KABULÜ ile; a)Davacılar tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine açılan manevi tazminat isteminin REDDİNE, b)Davacılar tarafından davalılar ...... ve ..... Lojistik ve Beton Sanayi Ticaret A.Ş. aleyhine açılan manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile, davacılar ...... ve ..... için ayrı ayrı 75.000,00-TL olmak üzere toplam 150.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 10.383,12-TL harçtan peşin alınan 3.483,81-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 6.899,31-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak ( davalılar ...... ve ..... Lojistik ve Beton Sanayi Ticaret A.Ş. bu miktarın tamamından, diğer davalı ...... Sigorta A.Ş. ise bu miktarın 90,78-TL'sinden sorumlu olmak üzere) HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan 3.483,81-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.911,41-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacılara verilmesine, 5-Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranı gözetilerek hesaplanan 3.762,75-TL'sinin (Anayasa Mahkemesinin 14/03/2025 günlü resmi Gazetede yayınlanan 2024/29 esas 2024/226 sayılı 25.12.2024 günlü kararı ile 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin "..Manevi Tazminat Davaları..." yönünden uygulanmasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak) ( davalılar ...... ve ..... Lojistik ve Beton Sanayi Ticaret A.Ş. bu miktarın tamamından, diğer davalı ...... Sigorta A.Ş. ise bu miktarın 36,89-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bakiye kısmın davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan posta, tebligat, A.T.K. Fatura tutarları ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 14.283,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (Anayasa Mahkemesinin 14/03/2025 günlü resmi Gazetede yayınlanan 2024/29 esas 2024/226 sayılı 25.12.2024 günlü kararı ile 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin "..Manevi Tazminat Davaları..." yönünden uygulanmasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak) 14.142,97-TL'sinin ( davalılar ...... ve ..... Lojistik ve Beton Sanayi Ticaret A.Ş. bu miktarın tamamından, diğer davalı ...... Sigorta A.Ş. ise bu miktarın 140,03-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmının davacıların kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar ...... ve ..... Lojistik ve Beton Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından yatırılan ve sarf edilen 1.000,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (Anayasa Mahkemesinin 14/03/2025 günlü resmi Gazetede yayınlanan 2024/29 esas 2024/226 sayılı 25.12.2024 günlü kararı ile 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin "..Manevi Tazminat Davaları..." yönünden uygulanmasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak) 9,80-TL'sinin davacılardan alınarak bu davalılara verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Kabul edilen maddi tazminat yönünden; davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanıp takdir olunan 2.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 9-Kabul edilen manevi tazminat yönünden; davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden AAÜT gereğince hesaplanıp takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ...... ve ..... Lojistik ve Beton Sanayi Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 10-Reddedilen maddi tazminat yönünden; davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/3 maddesi uyarınca hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 11-Reddedilen manevi tazminat yönünden; Anayasa Mahkemesinin 14/03/2025 günlü resmi Gazetede yayınlanan 2024/29 esas 2024/226 sayılı 25.12.2024 günlü kararı ile 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin "..Manevi Tazminat Davaları..." yönünden uygulanmasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak, davanın reddedilen kısmı yönünden davalılar ...... ve ..... Lojistik ve Beton Sanayi Ticaret A.Ş. lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, 12-Reddedilen manevi tazminat yönünden; davalı ...... Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, 13-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, 14-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacılar vekilinin e duruşma sistemi ile davalılar ...... ve ..... Lojistik vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2026
Katip ...
Hakim ...