Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2399 E. 2026/117 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/2399
Karar No
2026/117
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2025/2399

KARAR NO:2026/117

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:10/09/2025

NUMARASI:2025/265 Esas - 2025/629 Karar

DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ:22/01/2026

İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 04/09/2017 tarihinde, ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı sigortasız otomobilin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ...'nın vefat ettiğini, meydana gelen zarardan davalı Güvence Hesabı'nın sorumlu olduğunu, ölen ...'nın eşi ve çocukları olan davacıların destekten yoksun kaldıklarını, davacıların zararından davalı Güvence Hesabı'nın sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı eş ... için 250,00-TL, çocuk ... için 250,00-TL ve çocuk ... için 250,00-TL olmak üzere toplam 750,00-TL maddi tazminatın (belirsiz alacağın) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 02/09/2019 tarihli dilekçesi ile talebini davacı ... için 214.131,24-TL, davacı... için 49.320,22-TL ve davacı ... için 65.798,54-TL olarak artırmış; 04/09/2023 tarihli ıslah dilekçesinde; hazırlanan bilirkişi raporuna göre dava değerini ... için 169.997,75 TL; ... için 22.352,68 TL; ... için 26.215,16 TL olmak üzere toplamda 218.565,59-TL olarak artırarak ıslah talebinde bulunmuştur.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun olarak başvuruda bulunmadığını, eksik belgelerle başvuru yapıldığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun teminat limiti ve sigortasız aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kazadaki kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, müteveffanın kask ve koruyucu elbise giymemesi nedeniyle hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek, davanın reddini karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin; davanın kabulüne, dair kararına karşı, davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvuruları neticesinde,Dairemizin 02/11/2022 tarih ve 2020/123 Esas, 2022/1452 Karar sayılı kararı ile; ''.... mahkemece aktüer bilirkişiden alınan rapor uyarınca, müteveffanın evli ve iki çocuklu olduğunun kabulü ile poliçe limiti dikkate alınarak talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının belirlendiği ve bu raporun hükme esas alınmasıyla yazılı şekilde karar verildiği; dava dosyası muhteviyatında müteveffa ...’nın nüfus kaydına ilişkin olarak yürütülen Ankara CBS Hazırlık Bürosunun 2020/36271 sorusturma nolu dosyası ile aynı kazaya ilişkin olup karar sureti dosyada bulunan ve müteveffa ...’nın anne ve babası tarafından açılıp karara bağlandığı anlaşılan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/560 Esas - 2019/818 Karar nolu dosyasının getirtilip incelenmesi ve gerektiğinde aktüer bilirkişiden ek rapor alınmasıyla, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı...'' gerekçesiyle, davalı Güvence Hesabı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin kabulü ile HMK.nın 353/1-a/6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı Güvence Hesabı vekilinin sair istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş,Kaldırma kararı sonrasında mahkemece yapılan yargılama sonucunda; ''...kaldırma kararı üzerine yapılan araştırmada, müteveffanın annesi ... ... ve babası ... tarafından Ankara 5. ATM'nin 2018/560 Esas sayılı dosyasında davaya konu kaza nedeniyle vefat eden oğulları için destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği ve mahkemece yapılan yargılamada davacıların davasının kabulüne karar verilerek tazminata hükmedildiği, davacının eldeki davayı kendi adına asaleten, çocukları adına velayeten açtığı, davacıların müteveffanın eşi ve çocukları olarak desteğinden yoksun kaldıkları, kaldırma kararı sonrasında alınan ve hüküm kurmaya elverişli olan 25/06/2023 tarihli aktüerya raporunda, Ankara 5. ATM 2022/344 esas sayılı dosyasında yer alan müteveffanın anne ve babasının destek payları da dikkate alınarak garame sonucu yapılan hesaplamada davacı ...'in için 170.247,75TL, davacı küçük ...' için 22.602,68TL ve davacı ... için 26.465,16-TL destek zararı hesaplandığını iş bu rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği'' gerekçesiyle,Davanın kısmen KABULÜ İLE,170.247,75-TL tazminatın 02/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,22.602,68-TL tazminatın 02/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, 26.465,16-TL tazminatın 02/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, karar verilmiş; verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 24/03/2025 tarih, 2025/154 Esas-2025/474 Karar sayılı ilamıyla; "...mahkemece, davacı tarafın teminattan muaf olup olmadıkları hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacıların ( ...'ın kendi adına asaleten, çocukları ... ve ...'ya velayeten) teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacı tarafa kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan husus üzerinde durulmadan ve daha da önemlisi neden durulmadığı konusunda herhangi bir gerekçe oluşturulmadan yazılı şekil ve biçimde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı..."gerekçesiyle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/06/2024 tarih ve 2022/919 Esas 2024/424 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,Kaldırma kararının gerekçesi gözetildiğinde davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2025/265 Esasına kayıtlanan davanın yargılaması neticesinde mahkemece;"ilk kaldırma sonrası alınan ve hüküm kurmaya elverişli olan 25/06/2023 tarihli aktüerya raporunda hesaplamanın Ankara 5. ATM 2022/344 esas sayılı dosyasında yer alan müteveffanın anne ve babası da dikkate alınarak garame sonucu yapılan hesapta davacı ...'in 170.247,75TL; davacı küçük ...'ın 22.602,68TL ve davacı ...'nın26.465,16 TL; müteveffanın annesinin 67.042,14TL ve müteveffanın babasının 43.642,26TL nihai tazminat tutalarının sigorta limiti dahilinde hesaplanması nedeniyle bozma ilamı da dikkate alınarak hükme esas alındığı, 02/09/2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ve ilk kaldırma kararı sonrası 04/09/2023 tarihli ıslah dilekçesi gözetilerek davacı ... için 169.997,75 TL; davacı küçük ... için22.352,68 TL ve davacı ... için 26.215,16 TL olarak bedel artırım dilekçesinde yer alan iş bu miktarların altında kalacak şekilde davayı ıslah ettiği gözetilerek davalının 02/01/2018 tarihinde temerrüde düşürüldüğü . ." gerekçesiyle;Davanın kısmen KABULÜ İLE,170.247,75 TL tazminatın 02/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,22.602,68 TL tazminatın 02/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,

26.465,16 TL tazminatın 02/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı Güvence Hesabı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İstinaf nedenleri; kaza tarihi itibariyle teminat limitinin aşıldığı, teminat limitinin 330.000,00-TL olduğu, müvekkili tarafından müteveffanın annesi ... ile babası ...'a toplam 99.082,00-TL ödeme yapıldığı, ek tazminat talebi yönünde açılan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/344 Esas sayılı dosyası üzerinden anne ve babaya toplam 70.821,45-TL destek tazminatına hükmedildiği, müteveffanın eş ve çocukları için de toplam huzurdaki dosyada 219.315,59-TL tazminata hükmedildiği, bu tazminatların toplamının 389.219,04-TL olduğu, dolayısıyla teminat limitinin aşıldığı, müterafik kusur indirimine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, savcılık dosyası ve bağlantılı Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyasının sonucu beklenmeden karar verildiği hususlarına ilişkindir.Dava; trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle, maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacıların desteği ...'nın 04/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda hayatını kaybetmiş olması nedeniyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; Ankara 9.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21/12/2018 gün, 2017/500 Esas, 2018/493 Karar sayılı kararı ile, sigortasız araç sürücüsünün asli kusurlu olarak trafik kazasına sebep olduğu gerekçesiyle, dava dışı sigortasız araç sürücüsünün 5237 sayılı TCK'nın 85/2.maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, 26 Ceza Dairesi'nin 03/06/2021 gün, 2020/922 Esas, 2021/1460 Karar sayılı kararı ile istinaf talebinin kesin olarak reddine karar verildiği görülmüştür.Bilindiği üzere, Yargıtay'ın ve Dairemizin kabul görmüş pay esasına göre; çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumunda, desteğin gelirden eşi ile birlikte ikişer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1 pay, ana ve babaya birer pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılmalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselmektedir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay eşe 2 pay esasına göre %50 desteğe, %50 eşe pay verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanacaktır. (-bknz... Yargıtay 17.HD'nin 2015/10677 E., 2018/996 K. Sayılı ilamı-)Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi ile birlikte istinaf başvuru sebepleri de gözetilerek incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde -aşağıda açıklanacak husus hariç olmak üzere- usul ve yasaya aykırılık olmamasına, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25.06.2023 havale tarihli raporda, Ankara 5. ATM'nin 2022/344 esas sayılı dosyası ve vefat edenin anne ve babası da dikkate alınarak hesaplama yapılmış olmasına, destek olunan şahıslara ayrılan pay oranında ve garameten yapılan hesaplamada hata bulunmamasına, davalı Güvence Hesabının, müteveffanın anne ve babasına, hasar dosyası kapsamında yaptığı ödeme, ödeme tutarı olarak doğrudan mahsup edilmeyerek, yapılan hesaplama neticesinde en sonda yapılacak garamaten paylaştırmada göz önünde tutulmuş olmasında bir isabetsizlik olmamasına, kaldı ki, tacir olan davalının kendi eylemi ile poliçe limitinin aşılması (-poliçe limiti gözetilerek sulhen ödeme yapılmaması-) nedeniyle davalı vekilinin poliçe limitinin aşılmasına ilişkin itirazlarının yerinde olmamasına, davalının 18/12/2017 tarihinde yapılan başvuruyu 19/12/2017 tarihinde ... no ile kayıt altına almış olması nedeniyle mahkemece, 02/01/2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasının davalı aleyhine olmamasına göre davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. Ancak, her ne kadar kaza tespit tutanağında davacıların desteğinin koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığı belirsiz olarak işaretlenmiş ise de, desteğin ölüm sebebi ve motosiklette üç kişinin yolculuk ediyor olması göz önünde bulundurularak tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, aksinin kabulü hatalı olup, davalı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerindedir.

Sonuç olarak;davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki Dairemizce tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK m.353/1-b/2 madde hükmü gereğince, davacının 04/09/2023 tarihli ıslah dilekçesi kapsamına göre ve kazanılmış haklara riayetle davanın kısmen kabulüne, takdiri indirim nedeniyle reddedilen kısım yönünden davalı taraf lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,

1/İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/09/2025 tarih, 2025/265 Esas, 2025/629 Karar sayılı kararına karşı davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kısmen KABULÜNE, (HMK.m.353/1-b/2)

2/İstinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,

3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,

5/İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/09/2025 tarih, 2025/265 Esas, 2025/629 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına,

6/Davanın kısmen kabulü ile,

a/136.198,20-TL tazminatın 02/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,

b/18.082,14-TL tazminatın 02/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,

c/21.172,12-TL tazminatın 02/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,

d/Tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla- karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 11.985,15-TL karar harcının, peşin yatırılan 35,90-TL ve 1.125,00-TL ıslah harcından mahsubu ile noksan kalan 10.824,25-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

e/Davacı tarafça yatırılan 35,90-TL peşin harç ile 1.125,00-TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

f/Davacı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,

g/Davacı ...' lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 18.082,14-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,

h/Davacı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 21.172,14-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...'ya verilmesine,

ı/Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,

i/Davacı tarafından yapılan 2.100,00-TL bilirkişi ücreti ile 614,70-TL posta ve tebligat giderinin toplamı olan 2.717,70-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.22/01/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/2399, K. 2026/117, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-2399-e-2026-117-k-b0ef87740eee