İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/1118 E. 2026/69 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1118
- Karar No
- 2026/69
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1118 Esas KARAR NO : 2026/69 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2018 KARAR TARİHİ : 28/01/2026
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 30.07.2013 saat:20.05 civarında, davalılardan, sürücü -------- sevk ve idaresindeki -------- plakalı, davalı --------- ait kamyon ile ------- ilinden ---------- istikametine seyir halinde iken, 19.km+ 320 m’ye geldiğinde, sol tarafta bulunan ---------- yoluna dönmek istediği sırada, ---------- istikametinden Konya istikametine seyir halinde olan davacının babası --------- kullandığı--------- plakalı(yabancı plaka) otomobille çarpışmak suretiyle kazaya sebep olduğunu ve işbu kaza neticesinde, müvekkil --------, babası --------, kardeşi ---------, kuzeni --------- yaralandıklarını annesi --------, kızkardeşi ------- ve halası -------- vefat ettiklerini; 30.07.2013 tarihli ---------- Bölge Trafik Denetleme görevlilerince tutulan Trafik Kazası Tespit tutanağında, “…Bu kazanın oluşumunda--------- plakalı kamyon sürücüsü ------ 2918 sayılı K.T.K’nun 84.maddesi ve K.Y.T Yönetmeliği’nin 157. maddesinin 8. fıkrası (kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak) asli kusurunu işlemiş…” olduğunun belirtildiğini, ayrıca, İşbu kazanın oluşumunda, --------- Dairesi’nden alınan Rapor gereği asli kusurlu olarak değerlendirilen Sürücü davalı ---------, yapılan ceza yargılaması sonucunda,--------- Sayılı kararıyla neticede 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığını, işbu kararın --------- Sayılı ilamı ile düzeltilerek onandığını, Yine işbu kazada yaralanan davacının babası --------- adına davalılar aleyhine açılan ve halen devam eden --------- E. sayılı dosyasına sunulan ---------- Dairesi’nin 12.07.2018 tarihli raporuna göre, davaya konu kazada; "Davalı sürücü --------- %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu” nun belirtildiğini, Müvekkilinin, ------- ikamet etmekte olduğunu, bu ülkede öğrenci olduğunu, kazada dişleri hasar gören, --------- için --------- çıkarılan tahmini diş masrafı 2.862,90 Euro’ olduğunu, müvekkili çocuk ---------, aynı kazada yaralanan kardeşi ---------- ile kazanın yarattığı psikolojik travmayı atlatabilmek için Kasım 2013 Haziran 2014 sonuna kadar düzenli olarak haftada bir ---------, ---------Derneğinin verdiği psikolojik terapilere katıldıklarını, Davalılardan -------- ait olan --------- plaka sayılı -------- marka kamyon, 08.03.2013 başlangıç tarihli ve --------- acente, ---------- numaralı poliçe ile davalı ---------Ş. de zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, bu itibarla, --------- Şirketine, maddi kayıpların sigorta poliçesi şartları dahilinde telafisi istendiğini, sigorta şirketine, bütün belgeler gönderilmiş olmasına rağmen, müvekkile 08.05.2018 tarihinde 21.244,87 TL ödemede bulunulduğunu, oysa bu miktar -------- yaşayan müvekkilin yaşam şartları ve oradaki asgari ücret miktarları baz alındığında çok düşük bir miktar olup maddi kayıplarını telafi edecek bir miktar olmadığını, bu itibarla, kaza sebebiyle oluşan maddi ve manevi kayıpların tazmini için işbu davayı açma zarureti doğduğunu belirterek, davacı Müvekkili ---------- lehine, işbu kaza neticesinde yaralanması ve işgücü kaybına uğraması sebebiyle, oluşan maddi ve manevi kayıp ve zararlara karşılık olarak, kaza tarihi 30.07.2013’ten itibaren yasal faizi ile birlikte şimdilik 30.000,00TL maddi, 50.000,00TL manevi tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkil --------- verilmesine (sigorta şirketi yönünden poliçedeki şartlar ve limitle sınırlı olarak), yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirket vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf, her ne kadar vuku bulan trafik kazası sonucu uğramış olduğunu iddia ettiği zararlara karşılık olmak üzere maddi tazminatı talebinde bulunmaktaysa da, esasen müvekkil Şirket tarafından davacı tarafa zararlarına ilişkin olmak üzere 08.05.2018 tarihinde 21.244,87-TL tutarında ödeme yapıldığını ve davacı tarafça da müvekkil Şirket ibra edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla öncelikle sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olacağından kazadaki kusur durumunun tespitinin gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin Genel şartlar gereği teminat dışı olduğunu, trafik kazası nedeni ile tüm tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarının 6111 sayılı yasa gereği ---------- sorumluluğunda olduğunu, sigorta şirketinden işbu zararların talep Edilemeyeceğini, maluliyet durumunun ATK tarafından düzenlenecek raporla tespitinin yapılması gerektiğini, ödenen tazminatın yeterli olup olmadığı kontrolü sonrası fahiş bir fark olması halinde ancak bakiye tazminat talep edilebileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, trafik tescil kayıtları, poliçe ve hasar dosyası, hastane tedavi evrakları,--------- sayılı dosyasının Uyap çıktıları, --------- E sayılı dosyasının Uyap çıktıları, --------- kayıtları, SED araştırması bilgileri, ATK raporu, bilirkişi raporları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, 30/07/2013 tarihli trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Kural olarak 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (mülga 818 Sayılı BK'nun 53. maddesi) gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır. 2918 sayılı Kanunun 88. maddesi ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar” düzenlemeleri yer almıştır.6098 sayılı TBK 61. Maddesinde (818 sayılı BK’nın 50 ve 51. maddelerinde de), haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda, zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanlardan birisinden, birkaçından veyahut tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip bulunduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88/1. maddesinde trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacı dava dilekçesinde zararın tamamını davalılardan talep etmiştir. Davalıların sorumluluğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 88. maddesine dayanmaktadır. İşletenin, 2918 sayılı KTK.’nun 85. maddesi, sürücünün TBK’nun 49 (BK.’nun 41) vd. madde hükümlerine göre mevcut zarardan davacıya karşı, 2918 sayılı KTK.’nun 88/1. maddesi uyarınca müteselsilen sorumluluğu bulunmaktadır. Alacaklı taraf, TBK’nun 163. maddesi (BK.nun 142/1) uyarınca, müteselsil borçlulardan hepsinden veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyerdir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; 30/07/2013 günü davalıya ait araç ile davacının babasının kullandığı aracın çarpması sonucu oluşan kazadan kaynaklı haksız fiilden dolayı davacının maddi ve manevi zararının oluşup oluşmadığı tarafların kusur durumu oluşan zarardan davalıların sorumluluk miktarına yönelik olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce dosyanın maluliyet raporu alınması için ATK ya gönderildiği, Adli Tıp Kurumu- -------- 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30/09/2022 tarih --------- karar numaralı Maluliyet raporunda; -------- ve-------- oğlu, --------- doğumlu ---------- 30.07.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının; 03.08.2013 tarih,--------- sayılı --------- yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; Kişinin maluliyet oranının %0(yüzde sıfır) olduğu; İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 1,5 (bir buçuk) aya kadar uzayabileceği, Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirmiştir. Tarafların delilleri toplanarak, dosya üzerinden aktüerya bilirkişi ile adli trafik bilirkişisinden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi heyet raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi heyet raporunda özetle; Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; Talep Konusu; 30/07/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile yaralanan ve malul kalan davacı için, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; 23.400,00 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 5.000,00 TL diş takma ve tedavisi giderleri, 600,00 TL rapor alma ücreti olmak üzere toplam 30.000,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili talebi Talep Konusu Olay; 30.07.2013 günü saat 20:05 sıralarında davalı sürücü ---------sevk ve idaresindeki-------- plakalı kamyon ile --------- kod numaralı karayolunu takiben-------- yönünden -------- istikametine seyir halinde iken olay mahalli kavşağa gelip refüj aralığından sol tarafındaki -------- yoluna döndüğü sırada kamyonun sağ yan kısımlarına -------- istikametine doğru seyir halinde olan sürücü -------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı otomobilin ön kısımlarının çarpışması sonucu, otomobilde yolcu olarak bulunan davacı ---------- yaralanmasına konu trafik kazası meydana geldiği, Kusur Durumu; Davalı -------- kayden malik olarak işleteni olduğu; Davalı --------Ş. nin Trafik Sigortacısı Olduğu; --------- Plakalı Kamyon Sürücüsü Davalı ----------: Asli Kusur Sahibi Olarak % 70 (YÜZDE YETMİŞ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; Davacı --------- Yolcu Olarak Bulunduğu --------- Plakalı Otomobil Sürücüsü Dava Dışı ----------: Tali Kusurlu Olarak % 30 (YÜZDE OTUZ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; Olayın Trafik Kazası Olduğu; Davalı Sürücünün Kusur; Davalı -------- KTK nun 91. Maddesi gereğince üstlendiği; Davalı -------- işleten olarak; KTK nun 85. Maddesinin “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerinden doğan sorumluluğunu; KTK nun 86. Maddesinin “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur” Kapsamında kaldıran veya azaltan mücbir bir sebep veya üçüncü kişinin ağır kusurunun bulunmadığı; Müterafik Kusur: Kaza tarihinde 10 yaşında olan davacının babasının kullandığı otomobilde emniyet kemeri kullanıp kullanmadığı beyanlar ve trafik kazası tespit tutanağında belirsiz olmakla birlikte; Otomobil cinsi araçta dava dışı sürücü ve ölen 3 yolcu dahil olarak toplam 7 kişi oldukları davacının önden çarpma şekilde meydana gelen kazada davacının maluliyetine ilişkin raporların tamamında baş kısmından yaralandığı dikkate alındığında; 2918 sy KTK nun md. 78.”Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur.” hükmü ile ayrıca gönderme yaptığı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin md 150. “M1, sınıfı araçlarda 150 cm’den kısa ve 36 kg’ın altındaki çocukların taşınması sırasında çocukların ağırlığına uygun çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması zorunludur. Ancak, 135 cm’den uzun çocuklar çocuk bağlama sistemleri yerine ön koltukta oturmamak şartıyla diğer koltuklardaki emniyet kemerlerini kullanabilirler.” hükümleri kapsamında çocuk bağlama sistemi veya kilosuna göre emniyet kemeri seçeneklerinden birini kullanmadığı anlaşılmakta olup; Müterafik kusur olarak her hususta olduğu gibi mahkemenin takdirlerinde olduğu; Maluliyet Raporu; Adli Tıp Kurumu- --------- 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30/09/2022 tarih --------- karar numaralı raporunda; -------- ve -------- oğlu, ------- doğumlu --------- 30.07.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının; 03.08.2013 tarih, ---------- sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve --------- sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; Kişinin maluliyet oranının %0(yüzde sıfır) olduğu; İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 1,5 (bir buçuk) aya kadar uzayabileceği, Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu, Maddi Zarar; Her ne kadar davacı --------- 08/05/2018 tarihinde 21.244,87 TL sürekli maluliyet tazminatı davalı sigorta şirketi tarafından ödenmiş olsa da; Davacının 30/07/2013 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 1,5 ay iyileşme süresi için; Davacı küçük --------- kaza tarihinde henüz 10 yaşında olup, gelir getiren bir işte çalıştığı düşünülemeyeceğinden dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığı, böylece geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı gözetilerek Geçici İş Göremezlik zararı hesaplanamayacağı, Adli Tıp Kurumu- ---------- 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30/09/2022 tarih --------- karar numaralı raporunda; Kişinin maluliyet oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu’nun mütalaa olunduğu görülmekle, davacının sürekli maluliyet zararından söz edilemeyeceği, Tedavi giderleri- Diş takma masrafları talebi; Sigorta yönünden değerlendirildiğinde; Davacı küçüğün ---------- ikamet ettiği ve eğitimine --------- devam ettiği, öncelikle -------- seyahatlerinde “Seyahat Sigortası yaptırma zorunluluklarının bulunduğu gözetildiğinde; işbu zararın seyahat sigortasından karşılanabileceği, ayrıca ---------- ikamet eden kişinin Devlet Sosyal Güvencesi altında olduğu, sosyal sigortasından veya sağlık sigortasından ki bir özel sağlık sigortası da olabilir karşılanmış olabileceği, dosyada diş tedavisi için yapılan ödemeye istinaden bir belgenin dosyaya sunulmadığı ve orijinal faturanın dosyaya kazandırılmadığı tespit edilmiştir. Talep edilen diş tedavisi giderleri konusunun uzmanlık alanımız dışı olması sebebi ile şayet Sayın Mahkemece karar verilmesi durumunda, bir diş hekimi bilirkişiden görüş alınabileceğinin hukuki takdiri Yüce Mahkemeye aittir. Manevi Tazminat; davacı için talep edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın tüm hukuki değerlendirmesinin elbette Yüce Mahkemenin takdirlerinde olduğu, yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesi, 6100 sayılı HMK ’nın md. 279/4 ve md 266/c.2 ahkâmıyla 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Yargı Makamına ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Dosyanın kusur oranının tespiti için ---------- Dairesi'ne gönderildiği, dosyada alınan ---------- karar numaralı 03/03/2020 tarihli kusur raporunda özetle; Davalı sürücü -------- %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ---------- %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirmiştir. Dosyanın Diş hekimi bilirkişiye tevdi ile bilirkişiden alınan raporda özetle; Takdiri mahkemenin sayın hakimine ait olmak üzere, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ışığında; Davacı hastanın davaya konu trafik kazasında daimi ön keser dişlerinin hasar gördüğü, sağ üst birinci keser dişini tamamen kaybettiği, ikinci keser dişinin kemikten dışarı çıktığı ancak acilde reimplante edildiği, Beş yıl sonra yapılan muayenede görülen ağız açıklığındaki kısıtlılığın geçirdiği kazaya bağlı olabileceği, Kalıcı diş kaybı neticesinde ancak erişkin yaşa geldiğinde protez tedavisi yaptırmasının mümkün olduğu, Bu kayıpların çocuk yaşta olması sebebiyle, diş hekimliği yönünden çene yüz gelişimini etkileyecek düzeyde ciddi kayıplar olduğu, Büyüme sürecinde gelecekte yapılacak tedaviye hazırlığın ortodontik tedavi ile yönlendirildiği, Kaza sonrası reimplante edilen dişin de halihazırda tedaviye ihtiyacı olduğu, Davacı hastanın nihai tedavi için uygun yaşa geldiği, ---------- kendi doktorundan aldığı tedavi planının yukarıda izah edilen duruma uygun bir tedavi planı olduğu, Ayrıca implant gibi diğer tedavi seçenekleri düşünüldüğünde en ekonomik tedavi planı seçeneğinin önerildiği, Kazaya bağlı oluşan hasarın tedavisi için toplam maliyet hesaplanması açısından -------- Rehber Tarifesi'ne dayanarak verdiğim fiyatlar dışında başka bir ülke için fiyat yorumu yapamayacağımı, ancak ---------- devletin sosyal sigorta sistemi üzerinden katkı payı ödediğini ve sigortanın tedavi seçenekleri içinde en uygun fiyatlı olan konvansiyonel tedavi ücretlerine onay ve katkı verdiği görüş ve kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi ek raporunda özetle; Tüm delillerin hukuki münakaşası, her türlü hukuki tavsif, tarafların, masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer istemleri ile İİK Md. 67/2 kapsamına giren taleplerin takdiri ve nihai kararı tamamıyla Yüce Yargı Makamlarına ait olmak üzere; dosya incelemesi kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; Talep Konusu; 30/07/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile yaralanan ve malul kalan davacı için, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; 23.400,00 TL geçici iş göremezlik, 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 5.000,00 TL diş takma ve tedavisi giderleri, 600,00 TL rapor alma ücreti olmak üzere toplam 30.000,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili talebi Talep Konusu Olay; 30.07.2013 günü saat 20:05 sıralarında davalı sürücü --------- sevk ve idaresindeki--------- plakalı kamyon ile --------- kod numaralı karayolunu takiben -------- yönünden --------- istikametine seyir halinde iken olay mahalli kavşağa gelip refüj aralığından sol tarafındaki -------- yoluna döndüğü sırada kamyonun sağ yan kısımlarına --------- istikametine doğru seyir halinde olan sürücü --------- sevk ve idaresindeki -------- plakalı otomobilin ön kısımlarının çarpışması sonucu, otomobilde yolcu olarak bulunan davacı ---------- yaralanmasına konu trafik kazası meydana geldiği, Kusur Durumu; Davalı ---------- kayden malik olarak işleteni olduğu; Davalı ----------Ş. nin Trafik Sigortacısı Olduğu; ---------- Plakalı Kamyon Sürücüsü Davalı ------- : Asli Kusur Sahibi Olarak % 70 (YÜZDE YETMİŞ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; Davacı --------- Yolcu Olarak Bulunduğu-------- Plakalı Otomobil Sürücüsü Dava Dışı ----------: Tali Kusurlu Olarak % 30 (YÜZDE OTUZ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU; Maluliyet Raporu; Adli Tıp Kurumu- ---------- 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30/09/2022 tarih ----------- karar numaralı raporunda; -------- ve -------- oğlu, ------- doğumlu ------- 30.07.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının; 03.08.2013 tarih, -------- sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve --------- sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; Kişinin maluliyet oranının %0(yüzde sıfır) olduğu; İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 1,5 (bir buçuk) aya kadar uzayabileceği, Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu, Maddi Zarar; Her ne kadar davacı --------- 08/05/2018 tarihinde 21.244,87 TL sürekli maluliyet tazminatı davalı sigorta şirketi tarafından ödenmiş olsa da; Davacının 30/07/2013 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 1,5 ay iyileşme süresi için; Davacı küçük -------- kaza tarihinde henüz 10 yaşında olup, gelir getiren bir işte çalıştığı düşünülemeyeceğinden dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığı, böylece geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı gözetilerek Geçici İş Göremezlik zararı hesaplanamayacağı, Ancak Verilen işbu ek görev doğrultusunda hesaplama yapıldığında; 30/07/2013 kaza tarihinden itibaren 1,5 aylık dönem için hesaplamanın ancak öğrenci olan ve herhangi bir geliri bulunmayan davacı küçük için (10 yaşında) net asgari ücret üzerinden hesaplanabilir. olayın oluşumunda yolcu konumunda bulunduğu ve kusura katılımının bulunmadığı görülmekle; 1.095,42 TL olabileceği, Davalı ---------Ş.'nin kusur oranı dahilinde sorumluluğu hesaplandığında ise; (1.095,42 x %70) 766,79 TL olduğu, Adli Tıp Kurumu- --------- 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30/09/2022 tarih --------- karar numaralı raporunda; Kişinin maluliyet oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu’nun mütalaa olunduğu görülmekle, davacının sürekli maluliyet zararından söz edilemeyeceği, Yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesi, 6100 sayılı HMK ’nın md. 279/4 ve md 266/c.2 ahkâmıyla 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Yargı Makamına ait olmak üzere, görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının yolcu konumunda bulunduğu, davadışı --------- sevk ve idaresindeki -------- plakalı araç ile davalı -------- ait, davalı -------- sevk ve idaresindeki-------- plakalı araç arasında 30.07.2013 tarihinde trafik kazası meydana geldiği, yaşanan bu kazada davacının yaralandığı, davacının sürekli, geçici maluliyet, diş tedavisi masrafı ve manevi tazminat talebi ile eldeki davayı karşı yan araç maliki, sürücüsü ve sigorta şirketine karşı açtığı anlaşılmıştır. Deliller celp edilmiş, kaza nedeni ile açılan ve kesinleşen ceza dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Meydana gelen kazada tarafların kusur durumlarının tespiti için dosya --------- Dairesine gönderilmiş, ---------- karar numaralı 03/03/2020 tarihli raporda; davalı sürücü -------- %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, sürücü --------- %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davacının maluliyet oranın tespiti için dosya ATK'ya gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu- -------- Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30/09/2022 tarih --------- raporda; 03.08.2013 tarih, --------- sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve ---------- sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; Kişinin maluliyet oranının %0(yüzde sıfır) olduğu; İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 1,5 (bir buçuk) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirmiştir. Belirtmek gerekir ki, davacı babasına ait araçta yolcu konumunda olup, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmamaktadır. Ancak, davacı kaza tarihinde on yaşında bir çocuktur. Kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan yönetmelik uyarınca hazırlanan ATK raporunda davacının maluliyet oranının %0(yüzde sıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 1,5 (bir buçuk) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir. Buna göre davacının talep edebileceği sürekli maluliyet tazminatı bulunmamaktadır. Her ne kadar geçici maluliyetinin bulunduğu raporda belirtilmiş ise de, davacının yaşı itibari ile bir işte çalışması mümkün olmadığından geçici maluliyet tazminatı da talep edemeyeceği kanaati ile bu talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacının diş tedavi masrafı yönünden ise; 13/02/2011 tarihli 6111 sayılı yasa ile değişik 2918 sayılı KTK'nın 98. maddesine göre "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md) Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dahil edilmez." "6111 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte sağlık hizmeti giderlerinden zarar verenin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı yanında işleten ve sürücünün de sorumluluğu kalkmıştır. Elbette -------- sağlık hizmeti giderlerini üstlenirken bu karşılıksız değildir. KTK'nın 98. maddesinin 2. fıkrasında bu duruma açıklık getirmiştir... Sigorta şirketleri tahsil ettikleri primlerden %15'ini geçmemek üzere ---------- aktaracaktır." Davacı'nın --------- ikamet ettiği, kaza nedeni ile dişlerinin hasarlandığı sabittir. Davacı vekili, davacının kaza nedeni ile diş tedavisine --------- devam edilecek olması nedeni ile bu kalem yönünden talepte bulunduğunu beyan etmiş, --------- alınan bir doktor görüşü dosyaya sunulmuştur. Ancak, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere özel sağlık sigortasının olması nedeni ile davacının diş tedavi masrafının ve --------- kapsamında kalıp kalmadığının tespiti mümkün değildir. Nitekim henüz yapılmış bir diş tedavi masrafı da bulunmamaktadır. Bu sebeple gelecekte yapılacak bu tazminat talebi yönünden de davanın reddine karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat istemi yönünden ise; Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1 maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.". TBK'nın 56/2 maddesinde de "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.'' şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan -------- ve -------- kaza tarihi olan 30/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteslesilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın maddi tazminat ve tedavi gideri sebebine dayanan tazminat talebinin reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan -------- ve ----------- kaza tarihi olan 30/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteslesilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, 3-Maddi tazminat talebinin reddi yönünden karar tarihi itibari ile alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 1.366,20 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 634,20 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Manevi tazminat talebi yönünden karar tarihi itibari ile alınması gereken 2.049,30 TL karar ve ilam harcının davalılardan -------- ve ----------- müştereken ve mütelsesilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yapılmış 1.212,95 TL tebligat, müzekkere ve 8.500,00TL bilirkişi ücreti ile 2.110,00 TL adli tıp faturası olmak üzere toplam 11.822,95 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 5.911,47 TL'sinin davalılardan --------- ve --------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davalı --------ve davalı ---------Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ---------ve ----------- müştereken ve mütelselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Red edilen manevi tazminat talebi yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-Taraflarca yatılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 28/01/2026