İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/733 E. 2026/100 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/733
Karar No
2026/100
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/733 Esas KARAR NO : 2026/100

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 06/11/2023 KARAR TARİHİ : 30/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı banka ile ... Şti. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalının da iş bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, şirkete GKS bünyesinde ve diğer sözleşmeler uyarınca krediler kullandırıldığını, iş bu kredi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine davalıya Manavgat ... Noterliğinin ... tarihli ... Yevmiye nolu ihtarnamesi keşide olunmak suretiyle hesabın kat edildiğini, keşide edilen ihtara rağmen, borcun ödememesi üzerine Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile kefil aleyhine ilamsız takibine başlandığını, davalı borçlunun borca, faiz oranına ve borcun ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davacı bankanın arabuluculuğa başvurduğunu, anlaşma sağlanamadığını ve son tutanağın mahkemeye sunulduğunu, davalının borca itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, faize ve ferilerine yönelik iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı banka ile taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin X- Diğer Hükümler bölümünün 2. Maddesinin delil sözleşmesi olup, bu madde uyarınca taraflar bankaca hazırlanan her türlü belgenin HMK 193. Maddesi uyarınca kesin delil olacağına karar verildiğini, kesin delil ancak başka bir kesin delil ile çürütülebileceğini, sunulan kesin delil niteliğindeki azami faiz oranını gösterir belgeye karşı bu nitelikte belge sunulmadığı takdirde sundukları kesin delil uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini, dava dışı borçlu şirket aleyhine tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla başlatılan ipotek ve rehin takiplerinde ipotekli ve rehinli mallar satılarak paraya çevrilmiş, kalan bakiye için müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davalıya karşı takibe geçildiğini, tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla dava dışı şirket aleyhine ipoteğin ve rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, yapılan takip sonucu teminatlı malların satılarak paraya çevrildiğini, satışlardan gelen meblağlar dava dışı şirketin borcundan düşülmüş olup kalan bakiye için müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davalıya karşı takibe geçildiğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı borçlu aleyhine hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İtirazın iptali davalarında alacaklının takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamayacağını, bizatihi kendisi bir borç sebebi ve dayanağı teşkil eden ancak takipte dayanılmayan genel kredi sözleşmesinin itirazın iptali davasında kullanılmasının davanın niteliği ile bağdaşmadığını, sözleşmede yazılı faizin davalı kefil tarafından biliniyor olabileceğine ilişkin ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, davacı bankanın, asıl borçlu ... Şirketi'nden olan alacaklarının tahsili için günümüze kadar pek çok ödeme ve icra dosya satışları yapıldığını belirterek, re'sen değerlendirilecek hususlar ile ikinci cevap dilekçesinde ileri sürecekleri iddia ve savunmaları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmıştır. Davacı bankaya müzekkere yazılarak taraflar arasında imzalanan kredi sözleşme asılları, hesap özeti, hesap bildirim cetvelleri, tebliğ şerhli hesap kat ihtarnamesi ile varsa borçlu ve kefili tarafından yapılan kısmi ödemelere ilişkin belgelerin onaylı suretleri celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasının bir sureti UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce yapılan yargılamada; dava dosyasının resen seçilen bir bankacı bilirkişiye tevdi ile kredi sözleşmesi hesap bildirim cetvelleri, hesap özetleri, varsa borçlu ve kefilleri tarafından yapılan kısmi ödemeler ve gerekirse banka sistem ve kayıtları da incelenmek suretiyle ve T.C. Merkez Bankasının iskonta ve avans faiz oranları ve Merkez Bankasının ilan ettiği kredi kartı faiz oranları dikkate alınarak davacı tarafın takip tarihi itibariyle talep edebileceği asıl alacak ve faiz miktarı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, bankacı bilirkişi tarafından ibraz edilen ... tarihli raporda özetle; "...Davacı banka tarafınca, dava dışı ... Şirketine açılan ve kullandırılan ... tarihi itibariyle kat edilen nakdi kredilerden doğan banka alacağının davalı kefilin kefalet limiti içerisinde bulunması nedeniyle davalı kefil ... ... sözü edilen banka alacağının tamamından ve kendi temerrüdünden sorumluluğu doğmaktadır. Davacı bankanın kat tarihi itibariyle kredilere tahakkuk eden ve tahsil edilemeyen faiz ve gider vergisinin kredilerin anapara tutarına kapitalize edilerek icra takibi yapılması mümkün iken davalı lehine dava dışı şirket ve ipotek borçluları aleyhine ipoteğin ve rehinin paraya çevrilmesi yoluyla 2016 yapılan takiplerden tahsil edilen tutarların doğrudan anapara alacağından mahsup edilmesi nedeniyle tarafımızca yapılacak hesaplamalarda da tahsil edilen tutarların kredilerin anapara alacağından mahsup edilmesi yoluna gidilecektir. -- Dava dışı şirketin kullandığı .../... numaralı krediden yapılan tahsilatın anaparadan tenziliyle davalının takip tarihi itibariyle işleyen faiz ve gider vergisinden doğan kefalet sorumluluğu: ... akdi ve temerrüt faizi, ... Gider vergisi olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır. 2-.../... numaralı taksitli oto kredisi: -- Dava dışı şirketin kullandığı .../... numaralı krediden yapılan tahsilatın anaparadan tenziliyle davalının takip tarihi itibariyle işleyen faiz ve gider vergisinden doğan kefalet sorumluluğu: ... akdi ve temerrüt faizi, ... Gider vergisi olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır. 3-.../... numaralı taksitli kredi: -- Dava dışı şirketin kullandığı .../... numaralı krediden yapılan tahsilatın anaparadan tenziliyle davalının takip tarihi itibariyle işleyen faiz ve gider vergisinden doğan kefalet sorumluluğu ... Asıl alacak/anapara, ... akdi ve temerrüt faizi, ... Gider vergisi olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır. Asıl alacak/anapara tutarı takip tarihinden itibaren 9618,9 temerrüt faizi ve faiz üzerinden 945 gider vergisine tabi olup, takip tarihini takiben dava tarihi öncesinde ... tarihinde ... TL. ve ... tarihinde ... TL. olmak üzere toplam ... TL tahsilat anapara alacağına mahsup edilmiş olup, kredinin dava tarihi itibariyle anapara bakiyesi ... TL. bulunmaktadır. 4- Iskonto krediler -- Dava dışı şirketin kullandığı iskonto kredilerinden yapılan tahsilatın anaparadan tenziliyle davalının takip tarihi itibariyle işleyen faiz ve gider vergisinden doğan kefalet sorumluluğu: ... akdi ve temerrüt faizi, ... gider vergisi olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır. 5-Borçlu Cari hesap kredisi: -- Dava dışı şirketin kullandığı borçlu cari hesap kredisinden yapılan tahsilatın anaparadan tenziliyle davalının takip tarihi itibariyle işleyen faiz ve gider vergisinden doğan kefalet sorumluluğu: ... akdi ve temerrüt faizi, ... gider vergisi olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır. 6- Kredili mevduat niteliğindeki nakdi çek ve sigorta prim borcu: -- Tablo özetlendiğinde, dava dışı şirketin çek tazmini ve sigorta priminden doğan alacağına yapılan tahsilatın anaparadan tenziliyle davalının takip tarihi itibariyle işleyen faiz ve gider vergisinden doğan kefalet sorumluluğu: ... akdi ve temerrüt faizi, ... gider vergisi olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır. Takip tarihi itibariyle yapılan hesaplamaların özet tablo halinde birleştirilme: -- Bu durumda, dava dışı şirketin kullandığı kredilerden doğan banka alacağından davalının ... takip tarihi itibariyle kefalet sorumluluğu ... Asıl alacak, ... İşlemiş faizi, ... BSMV (Gider vergisi) olmak üzere toplam ... TL. bulunmaktadır. ... numaralı krediden kaynaklanan asıl alacak/anapara tutarı takip tarihinden itibaren %18,9 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olup, takip tarihini takiben dava tarihi öncesinde ... tarihinde ... TL. ve ... tarihinde ... TL. olmak üzere toplam ... TL. tahsilat anapara alacağına mahsup edilmiş olup, kredinin dava tarihi itibariyle anapara bakiyesi ... TL. Bulunmaktadır." sonuç ve kanaatine varılmıştır. ... tarihli 1.ek rapor ile ... tarihli 2.ek alınmıştır. Mahkememizce bankacı bilirkişiden kök ve 2 ek rapor alınmış ise de, bankacı bilirkişi tarafından yapılan ödemelerin ana paradan düşüldüğü, öncelikle TBK 100 maddesi gereği fer’ilerinden düşülmediği, bu hali ile raporun mahkeme ve yargı denetimine elverişli nitelikte olmadığı görüldüğünden dosyadaki mevcut kök ve ek bilirkişi raporlarına itirazları da karşılar mahiyette rapor tanzimi için dava dosyasının resen seçilecek 1 bankacı bilirkişiye tevdii edilmek üzere İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, talimat mahkemesi aracılığı ile alınan ... tarihli raporda özetle; "...Dava konusu alacak tutarının, temlik veren ... A.Ş. ile dava dışı asıl, borçlu ... Şti. arasında imzalanan ... ve ... tarihli 2 adet Genel Kredi Sözleşmesine istinaden dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... no.lu Ticari Kredi borçlarından kaynaklandığı, 2) Dava dışı asıl borçlunun ... tarihinde, davalı kefil ... ...'ın ise takiple temerrüde düştüğü, 3) Davalı kefil ... ...'ın, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan ... tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde ... TL ve ... tarihli sözleşmede ... TL olmak üzere, toplam ... TL tutarında geçerli kefaleti bulunduğu, 4) Temlik veren banka kayıtları incelendiğinde, kat tarihi ile takip tarihi arasında ... TL ve takip tarihi ile dava tarihi arasında ise ... TL tahsilat yapıldığı, 5)Yargıtay, kat tarihi ile takip tarihi arasında yapılan tahsilatların asıl alacak tutarından mahsup edilmek suretiyle, takip tarihi itibariyle asıl alacak tutarı ve faiz tutarının hesaplanması gerektiği görüşündedir. Sayın Mahkeme tarafından tevdi edilen görevde ise tahsilatların TBK 100. maddesi gereği borçtan düşülmesi suretiyle alacak tutarının hesaplanması talep edilmektedir. Bu sebeple, sayın Mahkemeye takdir imkanı sağlamak amacıyla, yapılan tahsilatlar hem Yargıtay uygulaması hem de TBK 100. maddesi gereği borçtan düşülmek suretiyle, davacının takip ve dava tarihi itibariyle alacak tutarı hesaplanmıştır. A. Ödemeler Asıl Alacak Tutarından Düşülmek Suretiyle Hesaplama Yapıldığında; A.1 Takip Tarihi İtibariyle davacının davalı kefil ... ...'tan, toplam ... TL tutarında talep edilebilir alacağı bulunduğu, -- A.2 Dava Tarihi İtibariyle davacının davalı kefil ... ...'tan, ... TL Asıl Alacak, ... TL Faiz ve ... TL BSMV olmak üzere, toplam ... TL tutarında talep edilebilir alacağı bulunduğu, B. Ödemeler TBK 100. Maddesi Gereği Kredi Borçlarından Düşülmek Suretiyle Hesaplama Yapıldığında; B.1 Takip Tarihi İtibariyle davacının davalı kefil ... ...'tan, toplam ... TL tutarında talep edilebilir alacağı bulunduğu, -- B.2 Dava Tarihi İtibariyle davacının davalı kefil ... ...'tan, ... TL Asıl Alacak, ... TL Faiz + BSMV olmak üzere, toplam ... TL tutarında talep edilebilir alacağı bulunduğu, 6) Davacı tarafından takip tarihinden itibaren talep edilen yıllık %48,00 temerrüt faiz oranının, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin I-10. maddesi hükmüne uygun olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, asıl borçlu şirket ile davacı banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinden sonra ödenmeyen kredi borcunun tahsili istemiyle yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine müşterek borçlu müteselsil kefil aleyhine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Açılan dava süresindedir. Eldeki dava yönünden Mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır. İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur. 6098 Sayılı TBK 583.Maddesinde ; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler. Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz." düzenlemesi mevcuttur. Davacı ... A.Ş. ile dava dışı ... Şti. arasında ... tarihinde ... TL tutarında ve ... tarihinde ... TL tutarında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında ayrıca ... tarihinde Çek Hesabı Açılış Sözleşmesi imzalandığı, Davalı ... ...'ın ... tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde ... TL ve ... tarihli sözleşmede ise ... olmak üzere, toplam ... TL tutarında kefalet imzasının bulunduğu, ... tarihli Çek Hesabı Açılış Sözleşmesinde davalı ... ...'ın kefalet imzasının bulunmadığı, Genel Kredi Sözleşmelerinin Kefalet bölümünün, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 583. Maddesinde belirtilen şartlara göre düzenlendiği, Bahse konu sözleşmelere istinaden davalı asıl borçlu şirkete; ... no.lu Kredili Mevduat Hesabı ile ... no.lu Doğrudan Tahsilat Sistemi Kredisi açıldığı, Çek Karnesi verildiği, ..., ..., ... tarihli taksitli krediler ile ..., ... tarihli iskonto kredileri ile ... tarihli borçlu cari hesap kredilerinin kullandırıldığı, davacı banka tarafından ... tarihi itibariyle kredi hesabının kat edildiği, dava konusu alacak tutarının ... A.Ş. tarafından, ... A.Ş.'ye ... tarihli Devir ve Temlik Sözleşmesi ile devir ve temlik edildiği kredi sözleşmelerinin asıllarının incelenmesinden anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen kanun maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede: Davalı kefil yönünden kefalete ilişkin yasal koşulların gerçekleştiğinin kabulü gerekmiştir. Davalı tarafından uygulanan faiz ve faiz oranına itiraz edilmiştir. Hesap kat ihtarnamesinin dava dışı asıl borçluya ... tarihinde tebliğ edildiği, davalı kefil ... ...'a ise gönderilen ihtarnamenin ... tarihinde iade edildiği, bu hali ile davalının asıl borçluya tebliğ edilen hesap kat ihtarnamesindeki verilen süreye göre İİK 68/b. Maddesi kapsamında ... tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekmiştir. Ticari krediler yönünden taraflar arasındaki Çerçeve Kredi Sözleşmesinin temerrüt faizine ilişkin I-10 maddesinde, “Müşterinin kredi borcunu (...) Taksit Ödeme Tarihinde/vadesinde ödemeyerek temerrüde düşmesi ve ayrıca işbu Sözleşmenin Vİ. maddesinde belirlenen temerrüt hallerinden birinin vuku bulması nedeni ile temerrüde düşmesi halinde, Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için Bankaca fespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının yıllık % 50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizini ödeyecektir.” hükmü yer almaktadır. Temlik veren dava dışı banka tarafından yıllık %45 ticari faiz oranından krediler kullandırıldığı tespit edilmiş olup, söz konusu faiz oranı esas alındığında genel kredi sözleşmesinin yukarıdaki maddesi kapsamında temerrüt faiz oranının yıllık %67,50 olarak hesaplanması gerektiği, takip talebinde ise %48 oranında temerrüt faizi talep edilmiş olmakla taleple bağlılık ilkesi gereğince bu oran üzerinden hesaplama yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Kredili mevduat hesabı yönünden ise; TC.Merkez Bankası tarafından 15/11/2014 tarih ve 29176 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan 2006/1 sayılı Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı tebliğin 3/3. Maddesindeki "Kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami, akdi ve gecikme faiz oranları 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun 26. Maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından belirlenen azami oranları geçemez." hükmü kapsamında temerrüdün oluştuğu 01/07/2016 tarihinde yürürlükte olan söz konusu düzenleme kapsamında kredi kartlarına uygulanan azami akdi faiz oranının yıllık %24,24, gecikme faiz oranının ise yıllık %30,24 olarak belirlendiği, davacı tarafından %19,92 oranında temerrüt faizi talep edilmiş olmakla taleple bağlılık ilkesi kapsamında bu oranın esas alınması gerektiği kabul edilmiştir. Yukarıda belirtilen emsal içtihat kapsamında yapılan değerlendirmede: Davacı banka kayıtlarında hesap kat tarihinden sonra ancak takip tarihinden önce yapılan tahsilatlar bulunduğu, bu tahsilatların ana para borcundan mı yoksa fer'ilerinden mi mahsup edilmesi gerektiği hususunda yapılan değerlendirmede, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2023 tarih, 2022/2834 Esas, 2023/2293 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Bozma ilamında da belirtildiği üzere konusunda uzman bankacı bilirkişiler tarafından banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, davacının bilirkişi raporlarına itirazları da dikkate alınmak suretiyle hesap kat tarihi itibariyle alacağın belirlenmesi, kat tarihinden sonra davalı tarafından yapılan ödemelerin davacı banka tarafından asıl alacaktan mahsubu yönünde uygulama olduğundan ödemelerin öncelikle her ödeme tarihindeki asıl alacaktan mahsubuyla işlemiş faizin de her ödeme tarihine kadar dönem dönem asıl alacağa faiz oranı uygulanarak her bir ödeme tarihi itibariyle işlemiş faiz miktarının tespit edilerek, takip tarihi itibariyle işlemiş faizin buna göre belirlenmesi ve taleple bağlılık ilkesinin bu sonuç hesaba göre nazara alınması gerekirken kat tarihindeki asıl alacak miktar daha fazla belirlenmesine rağmen takip tarihinde istenen asıl alacak miktarı ile bağlı kalınarak bu miktarın asıl alacakmış gibi değerlendiren bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir..." şeklinde belirtilmiş olmakla söz konusu tahsilatların ana para borcundan düşülmesi gerektiği kabul edilmiştir. Takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce yapılan ödemeler yönünden ise; Hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce hükme esas alınan ... tarihli bilirkişi raporundaki mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve 2013/10 E. 2013/1630 K. sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklinde belirtilmiş olup davacı lehine hükmolunan alacak üzerinden hesaplanan miktarda icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir. Mahkememizce kısa kararda sehven faiz oranının %18,9 olarak belirtilmiş ise de, yukarıdaki açıklamalarda belirtildiği gibi takip tarihinden itibaren işleyecek faiz oranının %48 olduğu yapılan yazım hatasının gerekçeli karar aşamasında düzeltilmesi mümkün olmayıp kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılamayacağından bu husus açıklanmakla yetinilmiştir. Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, buna göre Antalya Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün (eski Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas) .../... Esas sayılı takip dosyasında borçlu davalının itirazının ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL BSMV, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %18,9 temerrüt faizi ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi uygulanmasına, 2-Dava tarihinden önce ... numaralı (takip hesabında ... numaralı) krediye ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL olmak üzere toplam ... TL tahsilat yapılmış olmakla, bu tutar yönünden hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine, 3-Hükmolunan alacağın %20 si oranında hesaplanan ... TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan, peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya İADESİNE, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davada red edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafından yapılan davetiye, posta, bilirkişi giderinden ibaret toplam ... TL yargılama giderinin ve ... TL ilk dava giderinin davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davada red edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL'nin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL'nin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 11-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE, Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/01/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/733, K. 2026/100, T. 30.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-733-e-2026-100-k-9ff60575560f