İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/436 E. 2024/40 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/436
- Karar No
- 2024/40
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/436 KARAR NO : 2024/40 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 02/06/2023 KARAR TARİHİ : 18/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ajans ile davalı şirket arasında yapılan sözleşme, cari hesaba dayalı icra takibi ve arabuluculuk sürecinde davalı şirketin ismi ... Mühendislik Müteahhitlik İnşaat Mobilya Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğunu, şirketin yukarıda da yer alan vergi numarasıyla sorgulama yapıldığında ve ticaret sicil gazetesinden de bakıldığında görülmüştür ki şirketin ismi değişmiş olup, yeni ismi... Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğunu, müvekkilinin... 2013'te hayata geçen 12700 tirajlı ve abonelik sistemi ile geniş bir kitleye hitap eden stil ve yaşam dergisinin sahibi olduğunu, müvekkiline ait... ajans ve davalı şirket arasında Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında kreatif ve kurgu/ içerik danışmanlığı ile sosyal medya kullanım danışmanlığı verilmesi konulu sözleşme taraflarca imzalandığını, müvekkilinin edimini öngörülen süre içerisinde yerine getirdiği halde davalı taraf sözleşmede kararlaştırılan bedelleri müvekkiline ödemediğini, çıkarılan "Cari Hareket Dökümü"nde davalı borçlunun 53.676,30-TL borcu bulunduğunun tespit edildiğini, sözleşme ve davalı şirketin borcuna ilişkin hesap dökümünün ekte sunulduğunu, borcun vadesi geldiği halde ödenmemesi nedeniyle davalıya karşı İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borcun tamamına ve tüm ferilerine 06.06.2022 tarihinde itiraz etmesi nedeniyle icra takibi durdurulduğunu belirterek davalının itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER : 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-İzmir ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, 3-Davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve cari hesap kayıtları, 4-Davacıya ait ticaret sicil kayıtları, 5-Davacıya ait vergi sicil kayıtları, 6-Davacıya ait esnaf sicil kayıtları, 7-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, 8-Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, 9-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 25/12/2023 havale tarihli raporu, 10-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, taraflar arasındaki, davacıya ait ... ajans ve davalı şirket arasında tanzim olunan ve imza altına alınan Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında kreatif ve kurgu/içerik danışmanlığı ile sosyal medya kullanım danışmanlığı hizmeti ilişkisine binaen davalı şirkete verilen hizmetler çerçevesinde düzenlenen cari hesap kayıtları ile cari hesap kayıtlarına binaen düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223). İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır. İzmir.. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı...olduğu, borçlunun davalı ... İnşaat Mobilya Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 53.676,30-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir. 28/09/2023 tarihli duruşma tutanağının 6 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ticari defter kayıt ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekilinin davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri bildirir dilekçesini verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmuş olduğu görülmüştür. 28/09/2023 tarihli duruşma tutanağının 7 numaralı ara kararında ise duruşmada hazır bulunmayan davalı ...Mobilya Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına ticari defter ve belgelerini ibraz etmek ya da ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter ve belgeleri iki haftalık kesin süre içerisinde sunmanız veya bulundukları yeri bildirmeniz, verilen kesin süre içinde ticari defterlerin sunulmaması veya bulunduğu yerin bildirilmemesi durumunda söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız ihtaren bildirilir." şerhini içeren tebligat çıkartılmasına karar verilmiş, davalı şirket tarafından ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmadığı gibi ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmemiştir. Dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacıya ait... ajans ve davalı şirket arasında tanzim olunan ve imza altına alınan Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar, cari hesap kayıtları, İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, davacıya ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacıya ait vergi sicil kayıtları, davacıya ait esnaf sicil kayıtları, davacıya ait ticari defter ve belgeler, talimat dosyası ile içeriğinde yer alan bilirkişi raporu ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davacıya ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davacıya ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davacıya ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki, davacıya ait... ajans ve davalı şirket arasında tanzim olunan ve imza altına alınan Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında kreatif ve kurgu/içerik danışmanlığı ile sosyal medya kullanım danışmanlığı hizmeti ilişkisine binaen düzenlenen cari hesap kayıtları ile cari hesap kayıtlarına binaen düzenlenen faturadan kaynaklı olarak davacının davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar alacaklı olduğu, verildiği belirtilen hizmetlerin davalı şirkete verilip verilmediği, bu hususa ilişkin herhangi bir bilgi veya belge olup olmadığı, faturanın davacıya ait ticari defter ve kayıtlara işlenip işlenmediği, icra takibinde işletilen faiz oran ve miktarının usul ve yasa hükümlerine uygun olup olmadığının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, bilirkişi 25/12/2023 havale tarihli raporunda sonuç olarak, taraflar arasında, 01.11.2021-31.12.2021 tarihleri arası cari hesap çalışması yapıldığını, davacı tarafından 3 adet fatura düzenlendiğini, davalı tarafından iki adet ödemenin olduğu anlaşılmakla kalan bakiye alacağın 53.676,30-TL olduğunun tespit edildiğini ve kapanış kayıtlarında; 31.12.2021 tarih... Alıcılar Hesap Kodunda, 53.676,30-TL davacı alacağının olduğu ve bir sonraki yıla devrettiğinin tespit edildiğini mütalaa etmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Dosya ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve cari hesap kayıtları, davacıya ait ticaret sicil kayıtları, davacıya ait vergi sicil kayıtları, davacıya ait esnaf sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 25/12/2023 havale tarihli raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki, davacıya ait ...jans ve davalı şirket arasında tanzim olunan ve imza altına alınan Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında kreatif ve kurgu/içerik danışmanlığı ile sosyal medya kullanım danışmanlığı hizmeti ilişkisine binaen davalı şirkete verilen hizmetler çerçevesinde düzenlenen cari hesap kayıtları ile cari hesap kayıtlarına binaen düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 53.676,30-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasında kreatif ve kurgu/içerik danışmanlığı ile sosyal medya kullanım danışmanlığı hizmetine dair sözleşme imzalandığı, davacı şirket tarafından verilen hizmete binaen davalı şirket adına faturalar düzenlendiği ve cari hesap kaydı tutulduğu, davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sunulmaması ve bulundukları yerin bildirilmemesi çerçevesinde mahkememiz nezdinde davalı tarafın davalı şirkete ait ticari defter ve belgelere delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı yönünde kanaat hasıl olduğu, davalı tarafça davalı şirkete ait ticari defter ve belgelere delil olarak dayanılmaktan vazgeçilmiş sayılması neticesinde davacı şirkete ait usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defter ve belgelerin davacı şirket lehine tek taraflı delil vasfını kazandığı, davacı şirkete ait usulüne uygun şekilde düzenlenen ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222/5. maddesi uyarınca kesin delil mahiyeti kazanan ticari defter ve kayıtlara göre, düzenlenen faturalar ve cari hesap kayıtları kapsamında davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibarıyla 53.676,30-TL tutarında alacaklı olduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı, davalı şirketin ödeme emrine yönelttiği itirazının haklı olmadığı, aksine haksız olduğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KABULÜ İLE, 1-Davalı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketinin İzmir.... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ İPTALİNE, İzmir.... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 53.676,30-TL asıl alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %15,75 oranında ve değişen oranlarda faiz uygulanmak suretiyle devamına, 2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 53.676,30-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... Mühendislik İnşaat Mobilya Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.666,63-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 648,28-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.018,35-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 20,00-TL elektronik tebligat, 377,00-TL tebligat, 3,75-TL (KEP) posta masrafı, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 648,28-TL peşin harç ve 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.228,93-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/01/2024
Katip ... E imza
Hakim... eimza