İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/362 E. 2024/131 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/362
Karar No
2024/131
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/362 Esas - 2024/131 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/362 Esas KARAR NO : 2024/131

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 21/06/2023 KARAR TARİHİ : 08/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı ... A.Ş. Görevlilerince ... tesisat numarasında Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı ile kaçak elektrik kullandığının tespit edilmesi üzerine, kullanılan kaçak elektrik ile ilgili kaçak bedeli hesaplanıp tahakkuk ettirildiğini, ancak davalının tahakkuk ettirilen bedeli ödemediğinden davacının Adana Kapatılan 3. İcra Dairesi kanalıyla ve 2021/... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalı borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu itirazların tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına, takip miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; davalı tarafça herhangi bir savunma yapılmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Kaçak Elektrik Tüketimi tutanağına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı, Adana kapatılan 3. İcra Müdürlüğüne ait 2021/... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve %20 oranında icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. ... A.Ş'den gelen kaçak elektrik tahakkuk hesap detayları, kaçak faturaları ve kaçak tutanaklarının dosya arasında olduğu anlaşılmıştır. Adana 3. İcra Dairesinin 2014/... Esas sayılı dosyasının uyap üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Adana Vergi Dairesinin 23/06/2023 tarihli yazı cevabında; davalının 17/04/2019 - 22/07/2019 tarihleri arasında Zayıflama salonu, Masaj Salonu, Solaryum, v.b yerlerin işletilmesi faaliyetleri hariç resen terk kaybının bulunduğu ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevabi yazıda; davalının gerçek kişi tacir kaydı bulunmadığı bildirilmiştir. Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'nın 27/01/2023 tarihli yazı cevabında; davalının 03/05/2019 tarihinde spor tesisi işletmeciliği kaydının bulunduğu ve kaydının devam ettiği bildirilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın kaçak elektrik tüketimi nedeniyle başlatılan takibe itiraz nedeniyle itirazın iptali davası olduğu bu haliyle uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı, Adana Vergi Dairesinin 23/06/2023 tarihli yazı cevabı yazısı kapsamında; davalının işletme hesabına göre defter tuttuğunun bildirildiği, Adana Ticaret Sicil müdürlüğünün cevabi yazısında; davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığının bildirildiği, Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'nın 27/01/2023 tarihli cevabı yazı kapsamında da davalının 03/05/2019 tarihinde spor tesisi işletmeciliği kaydının bulunduğunun ve devam ettiğinin bildirildiği, bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davalarından olmasının gerektiği, verilen yazı cevapları incelendiğinde davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu, davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, dolayısıyla davalının esnaf olduğu ve Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'nın gelen cevapta davalının Spor tesisi işletmesiyle uğraştığı, davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı durumu birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi h→linde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. Maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2024 Katip ... e- imzalıdır

Hakim ... e- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/362, K. 2024/131, T. 08.02.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-362-e-2024-131-k-c95061ab0efb