İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/315 E. 2025/457 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/315
Karar No
2025/457
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/315 Esas - 2025/457 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/315 Esas KARAR NO : 2025/457 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 30/10/2017 KARAR TARİHİ : 01/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.10.2015 tarihinde müvekkili ...’in yaya olarak karşıdan karşıya geçtiği esnada, davalı ... Sigorta A.Ş.’ye 92625047 no’lu poliçe ile sigortalı, diğer davalı...yönetimindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu yaralandığını, kazanın oluşumunda davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin kazadan önce gündelik işlerde çalıştığını, maluliyeti sebebiyle artık çalışamaz durumda olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, bilirkişiden rapor alındıktan sonra 23.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebi 116.815,05 TL' ye arttırmıştır. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkili şirkete 13.12.2014/ 2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 92625047 no’lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, poliçe teminat limitinin kişi başına 290.000,00 TL olduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, dava açılmadan önce başvuru yapılmadığından 2918 saylı yasanın 97. maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur raporu alınmasını, aktüer bilirkişiden rapor alınmasını talep ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı...vekili cevap dilekçesinde; Zamanaşımı itirazında bulunarak, maluliyet raporunun gerçeği yansıtmadığını, kaza tarihinden bir yıl sonra alınan raporun eksik ve hatalı olduğunu, savcılık tarafından aldırılan raporda basit tıbbı müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralanma olduğunun belirtildiğini, manevi tazminatın yasal şartlarının oluşmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ,Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp raporu, bilirkişi raporu, poliçe dosyası, dava dosyasında bulunan diğer deliller.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava , trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat ve manevi tazminat davasıdır. Mahkememizce verilen 20/10/2020 tarihli, 2017/897 esas ve2020/557 karar sayılı karar davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 12/04/2023 tarih ve 2022/802 esas, 2023/502 karar sayılı kararı ile mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiş olup, bozma üzerine dosyanın mahkememizin 2023/315 esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen ... Bölge Adliye Mahkemesinin 35. Hukuk Dairesinin 12/04/2023 tarih ve 2022/802 Esas, 2023/502 Karar sayılı ilamında; "Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalı sürücü ...'nin idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde sağa manevra yapmadan evvel kavşak başından geçen davacı yayaya ilk geçiş hakkını bırakması ve ardından seyrine devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek karşıdan karşıya geçmekte olan davacı yayaya tam kusurlu olarak çarptığı ve davacının yaralandığı anlaşılmıştır. Haksız fiilinden kaynaklanan bedensel zararlar nedeniyle, maluliyetinin doğru şekilde tespit edilmesi önemlidir. Mahkemece hükme esas alınan 24/06/2019 tarihli raporun kaza tarihi olan 31/10/2015 tarihi itibarıyla yürürlükte olan “Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği” hükümlerine göre düzenlendiği, raporda; “Hastanın yapılan eklem hareket açıklığı değerlendirmesinde belde fleksiyon 55 derece, ekstansiyon 20 derece, sağa ve sola lateral fleksiyon 20'şer derece olduğu, diğer eklem hareket açıklıklarının doğal olduğu saptanmıştır.” tespiti yapılarak Omurgaya Ait Sorunlarda Özürlülük kapsamında, “Eklem hareket açıklığına bağlı özürlülük”, “Spesıfik omurga hastalığı tanısına bağlı özürlülük” ve “Spinal sinir kayıplarına bağlı özürlülük” oranları baltazard formülüne göre toplanarak davacıda %17 özür oranı olduğu ve 6 ay iyileşme süresinin olacağı, 31/10/2015 tarihli kaza ile bedensel özür arasında illiyet bağının bulunduğu yönünde görüş bildirilmişse de, dosya arasındaki tedavi evrakları arasında bulunan 31/12/2015 tarihli BT raporunda davacının iş bu rapordaki maluliyetine esas alınan “omurga hastalığı” tanısına esas olan “vertebra corpus yükseklikleri ve posteriör elemanları normal görünümde” tespiti ile 0809/2016 tarihli radyoloji raporu değerlendirildiğinde, hükme esas alınan maluliyet raporunda tespit edilen maluliyet oranı ile kaza arasındaki illiyetinin gerekçeli olarak değerlendirilmediği, davalı vekili tarafından da “alerta” tarafından düzenlenen mütalaa ile rapora itiraz edildiği anlaşıldığından raporun karar vermeye elverişli olmadığı sonucuna varılmıştır." şeklinde gerekçeye yer verilerek mahkememiz kararının kaldırılmasına hükmolunmuştur.

Dava , trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat ve manevi tazminat davasıdır. 2918 sayılı KTK nun 91/1. ve 85/1. maddelerine göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nı yapan sigortacının poliçede belirlenen limite kadar, işletenin sorumluluğunu üstlenmiştir. 2918 S.K.T.K. Md. 90, TBK nun 54. Maddesine göre, Cismani bir zarara düçar olan kimse tedavi giderleri , kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar , ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplarını isteyebilir. Sigortalı araç davalı Erol Köse adına kayıtlı olup hususi otomobildir. Dava tarihi itibariyle 2918 sy nın 109. Maddesindeki zamanaşımı dolmadığından davalının zamanaşımı itirazı reddedilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1666 Sor. sayılı dosyasında şikayet yokluğu nedeniyle takipsizlik kararı verilmiştir. Kaza tespit tutanağına göre davacının herhangi bir kural ihlali bulunmamaktadır. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda ; Davalı sürücü ...'nin idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde sağa manevra yapmadan evvel kavşak başından geçen davacı yayaya ilk geçiş hakkını bırakması ardından seyrine devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği , olay mahalli kavşaktan kontrolsüzce manevra yaptığı ve karşıdan karşıya geçmekte olan davacı yayaya çarptığı anlaşılmakla meydana gelen kazada asli kusurlu, yayanın kusursuz olduğu belirtilmiştir. Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 10/10/2023 tarih ve 40968900-101.01.02-2023/116162 sayılı raporunda, Durmuş kızı, 01.01.1973 doğumlu ...’in 31.10.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri Kapsamında, fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla;Tüm vücut engellilik oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç ) haftaya kadar uzayabileceği, Devamlı veya geçici olarak bir başkasını yardımına muhtaç durumda olmadığı, bildirilmiştir. Hesap bilirkişisi Tevfik Dİnç'in 05/05/2025 tarihli bilirkişi raporu özetle; Davacı ... 31.10.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle sürekli iş gücü kaybına uğramamıştır. Geçici iş gücü kaybına uğradığı üç haftalık dönem için talep edebileceği maddi tazminat miktarı ise 637,30 TL olarak hesaplandığı, belirtilmiştir. Tarafların mali ve sosyal durumları araştırılmıştır. 6098 Sayılı TBK'nun 56 ıncı maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminatın bir taraf için zenginleşme, diğer taraf için fakirleşme aracı olmaması, zarar görende manevi tatmin duygusu yaratması gerekmektedir. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Mahkememizce verilen 20/10/2020 tarihli, 2017/897 esas ve2020/557 karar sayılı karar davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin 12/04/2023 tarih ve 2022/802 esas, 2023/502 karar sayılı kararı ile mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiş olup, davacının istinaf talebi bulunmadığından manevi tazminat yönünden önceki hüküm uyarınca usulü müktesep hak oluştuğu ve maddi tazminat talebinin aktüer bilirkişi raporu uyarınca kısmen kabulü gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1)Açılan davanın KISMEN KABULÜNE, 2)-Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 637,30 TL geçici iş görezmezlik tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 31/10/2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi bakımından ise dava tarihi olan 30/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,) fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3)-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 15.000TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4)-Davalı sigorta şirketinden de manevi tazminat talep edilmiş ise de manevi tazminat poliçe teminatı kapsamında olmadığından talebin REDDİNE, 5)-(a)Kabul edilen 637,30 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 43,53 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 615,40 TL harcın, 71,73 TL peşin harç, 2.000,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 2.071,73 TL harçtan düşümü ile artan 1.456,33 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, b-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvuru harcı, 71,73 TL peşin harç, 2.000,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.103,13 TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 1.456,33 TL harcın düşümü ile kalan 646,80 TL harcın, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6)-Davacının karşıladığı 1.930,38 TL tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.418,00 TL ATK ücreti olmak üzere toplam 9.348,38 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 51,43 TL'sinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 9.296,95 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7)-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 637,30 TL üzerinden takdir edilen 637,30 TL vekalet ücretinin, HMK'nun 326/3. maddesi uyarınca davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8)-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 115.207,75 TL üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücreti, davacı lehine belirlenen vekalet ücretinden fazla olduğundan, Tarifenin 13/3. maddesinin maddi tazminat davasının kısmen reddi durumunda hükmedilecek ücretin, davacı lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlemesi dikkate alınarak takdir edilen 637,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 9)- Manevi tazminat bakımından vekalet ücretleri: 9(a)Davacı ... kendini vekille temsil ettiğinden AAÜT gereğince 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, (b)Davalı...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 5.000,00 TL üzerinden takdir edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, (c)Davalı sigorta şirketi kendini vekille temsil ettiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 5.000,00 TL üzerinden takdir edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10)-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı...vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/315, K. 2025/457, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-315-e-2025-457-k-7faae25e70b4