İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/271 E. 2026/578 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/271
Karar No
2026/578
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/271 Esas KARAR NO : 2026/578

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2023 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari ilişkisi bulunan dava dışı ...Tic. Ltd. Şti. tarafından, müvekkili şirkete olan borcun ödenmesi amacıyla keşide edilen ... Bankası ... Şubesi’ne ait, 31.01.2023 vadeli, ... seri numaralı ve 100.000,00 TL bedelli çeki kargoya verdiğini, ancak söz konusu çekin müvekkilinin eline ulaşmadan kargoda kaybolduğunu; bunun üzerine ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını ve mahkemece 26.12.2022 tarihinde ödemeden men yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini; anılan mahkemenin TTK 763. maddesi uyarınca 20.03.2023 tarihli ara kararı ile kendilerine ihtiyati tedbir talepli istirdat davası açmak üzere süre verdiğini, ancak çek bedeli ödenmediği ve ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile takibin müvekkili yönünden durdurulduğu için menfi tespit davası açma zaruretinin doğduğunu; ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile takibe konu edilen çek üzerindeki ne kaşenin ne de ciro imzalarının müvekkili şirket yetkilileri ... veya ...'e ait olmadığını, imzaların çıplak gözle dahi farklı olduğunun anlaşıldığını beyanla, imza inkarının kabulü ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava süresince icra takibinin ihtiyati tedbir kararı ile teminatsız olarak durdurulmasına ve davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu çeki ciro yoluyla devraldığını, davacı ile müvekkili arasında başka cirantaların bulunduğunu, müvekkilinin çeki doğrudan davacıdan teslim almaması sebebiyle imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını ve takibi başlatırken iyiniyetli olduğunu; Yargıtay yerleşik içtihatları uyarınca, yetkisiz temsilcinin düzenlediği veya imzaladığı diğer kambiyo senetlerini benimseyip ödeyen ya da bu durumu teamül haline getiren şirketlerin, sonradan imza itirazında bulunmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağını; bu kapsamda davacı şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları celbedilerek şirketi temsile başkaca kişilerin yetkili kılınıp kılınmadığının araştırılması, yetkisiz temsil ve imza icazeti durumunun tespiti ile çekin davacı tarafından dava dışı cirantaya verilip verilmediğinin tespiti için tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini; müvekkilinin ciro silsilesine güvenerek iyiniyetle takip başlatan yetkili hamil olması karşısında takibin haksız ve kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, bu nedenle İİK 72/5 maddesindeki kötü niyet tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı şirket yetkililerinin imza örneklerinin alınması için ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış olup şirket yetkilisi ...'ün alınan imza örnekleri talimat evrakıyla birlikte mahkememize gönderilmiştir. Mahkememiz dosyasına Grafolog bilirkişi ...'ndan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 27/07/2026 tarihli raporunda özetle; "Belgelerin analizi sonucunda elde edilen bulgular ışığında; İnceleme konusu çekin arka yüzündeki AİT Bilgisayar Sistemleri kaşesi üzerindeki 1. Ciro imza ile ... ve ...'ün karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan uyumsuzluk ve benzemezlikler nedeni ileinceleme konusu 5795 nolu, 100.000 (Yüz bin) TL bedelli çekin arka yüzündeki 1. Ciro imzasının, karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla, ... ve ...'ün eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır." şeklinde belirtmiştir. Dava, İİK'nun 72. Maddesine göre icra takibine konu senet üzerindeki imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, ... Bankası ... Şubesine ait, ... seri numaralı, 31/01/2023 vade tarihli 100.000,00-TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Bono ödeme vaadinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir, sebepten mücerrettir. Mevcut olayımızda davacı taraf çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığını iddia etmektedir. Bu durumda ispat yükü tekrar davalıya düşmektedir. Mahkememizce davaya konu çek üzerinde imza incelemesi yapmak üzere dosya grafolog bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi sunmuş olduğu raporu ile çekin arka yüzündeki davacı şirket kaşesi üzerindeki 1. ciro imzası ile davacı şirket yetkilileri olan ... ve ...’ün karşılaştırma belgelerindeki imzaları arasında grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından saptanan uyumsuzluk ve benzemezlikler nedeni ile davacı şirket yetkilileri ... ve ...’ün eli ürünü olmadığı rapor edilmiştir. Alınan raporun hükme esas alınmaya elverişli nitelikte olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu çekin davacı tarafından ciro edilmediği, dolayısıyla çekteki imzanın sahte olduğu anlaşılmaktadır. Sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen bir defi olduğundan, çek hamillerinin iyi niyetli olup olmaması hukuki sonucu değiştirmemektedir. Dava konusu çek davacı ciranta tarafından doğrudan davalı hamile verilmeyip davacı ile davalı arasında ciranta bulunduğundan, çekteki keşideci imzasının davacıya ait olup olmadığı davalı tarafça bilinemeyeceğinden davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir. Açıklanan sebeplerle davanın kabulü ile, ddava konusu ... Bankası'na ait ... seri numaralı, 31/01/2023 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş, bu yönde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ İLE, dava konusu ... Bankası'na ait ... seri numaralı, 31/01/2023 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı, davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Tazminat yasal şartları mevcut olmadığından tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 6.831,00 TL ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın ve 1.528,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 5.123,10 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 887,00 TL posta masrafı, 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 1.528,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 10.774,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/271, K. 2026/578, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-271-e-2026-578-k-e5c31fe5631d