İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/254 E. 2025/152 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/254
Karar No
2025/152
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2023/254 KARAR NO : 2025/152

DAVA : Marka Tecavüzü ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önleme, Durdurma, Ortadan Kaldırma DAVA TARİHİ : 22/05/2023 KARAR TARİHİ : 28/04/2025 Yazım Tarihi: 26/05/2025 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:... A.Ş.’nin “....” olarak 2011 yılında kurulduğunu, “...” markalarını kendi adına ... ve ... numaraları ile 09. ve 42. Sınıflarda tescil ettirdiğini, 2011 yılından beri “...” markasını ticaret unvanında, mal ve hizmetlerinde vb. araçlarda yoğun olarak kullandığını, Davalı ... ... A.Ş’nin ise internet üzerinden indirilen bir uygulama ile ... adlı sokak ulaşım araçlarını kiralama hizmeti verdiğini, tüketicilerin ihtiyaçları kapsamında indirdikleri yazılım/uygulama üzerinden ... kiralama işlemlerini gerçekleştirdiğini, yazılımın ara yüzü üzerinden sokaklarda ve caddelerde bulunan scooterlara erişim sağladığını ve ödemelerini de bu yazılım üzerinden yaptıklarını, ana hatlarıyla davalının bir yazılım üzerinden bu hizmeti sağladığını ve “...” markasını mal ve hizmetlerinde, internet alan adında, ticari faaliyetlerinde, sosyal medya hesaplarında ve reklam faaliyetlerinde aktif olarak kullandığını, Davalının bu kullanımlarının davacı “...” markasından haberdar olmadan yapılmasının mümkün olmadığını, davacının söz konusu ibareyi maruf hale getirdiğini, kendi rızası dışında bu kullanımın marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, davalının tüm kullanımlarının iltibas yarattığını, davalının ürün ve hizmetlerinden memnun olmayan müşterilerin “...” markası altında şikayet oluşturmasının davacının ticari itibarını zedelediğini, Davacının .... Noterliğinden 04.04.2023 tarihli ... Y.Nolu ihtarname ile söz konusu kullanımların durdurulması talep edildiğini ancak davalının haksız kullanımlarının devam ettiğini, ... İlçe Tüketici Hakem Heyeti’ne davalı aleyhine yapılan bir başvurunun yanlışlıkla şikayet edilen olarak davacı şirketin seçildiğini ve davacının mağdur edildiğini, ifade ederek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet durumunun tespitine, davalı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesine, İltibas ve tecavüze sebebiyet veren tüm kullanımların önlenmesine, Davalıya ait ürün ve hizmetlere ilişkin ilan, reklam, broşür ve tanıtım faaliyetlerinin durdurulmasına, "...." alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine,"...." linkinden erişilen " ..." adlı hesaba erişimin engellenmesine, "...." linkinden erişilen "... " adlı hesap ile "...." linkinden erişilebilen "... " adlı hesaba erişimin engellenmesine, Davalıya ait "..." ibareli uygulamanın İOS ve Andorid işletim sistemlerinde bulunan "...." ve "...." satış platformlarındaki kullanımlarının durdurulmasına, Ayrıca dava süresince tespit olunacak iltibasa sebebiyet verebilecek kullanımlar dahil olası tüm sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine, Tespit edilecek marka tecavüzü ve haksız rekabet durumlarının önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, Davalı aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları davalıya ait olmak üzere, Türkiye çapında yayımlanan ...., .... ya da .... gibi yüksek tirajlı gazetelerden herhangi birinde yayımlanmasına, Yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacı tarafından gönderilen ihtarnameye karşılık 29/05/2023 tarihinde cevabi bir ihtarname gönderildiğini, Davalının .... başta olmak üzere bir çok ülkede elektrikli ... ve elektrikli bisiklet kiralaması yolu ile ulaşım hizmeti sağlamakta olduğunu, faaliyet gösterdiği bu ülkelerde 12. ve 39. Sınıfta tescillerinin bulunduğunu, İddiaya konu markalar arasında görsel olarak ayniyet bulunmadığını, gerek yazı tipi gerekse markaları oluşturan diğer unsurların farklı olduğunu, buna ilaveten davacının yazılım alanında faaliyet gösterirken, davalının elektrikli ... ve elektrikli bisiklet kiralaması yoluyla ulaşım hizmeti sağladığını, sayılan nedenlerle davacının kullanıcılarının çevrimiçi hizmet alırken kendilerinin fiziki hizmet verdiklerini, davacının ve davalının farklı sektörlerde ve farklı hizmetlerde kullanımları bulunduğunu ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını, Davacı markasının 09 ve 42. Sınıflarda tescilli olduğunu davalı markasının ise birçok ülkede 12 ve 39. Sınıflarda tescilli olduğunu, Davacının şikâyet dilekçesinde sunulan ve ... ... kullanıcıları tarafından gönderildiği iddia edilen e-postaların basit bir internet arama sorgusundan kaynaklandığını, “şikayetvar” adlı internet sitesinde yer alan şikâyetlerin hepsinde davalının ticaret unvanının veya faaliyet konusu olan ... ... ibaresinin yer aldığı ve şirketler arasında ilişki bulunduğu sonucunun çıkarılamayacağını, İnternet arama motoru olan GOOGLE nezdinde ücretli sponsorlu reklam veya dil seçenekleri ile bir markanın arama sonucunda en üste gelmesinin mümkün olduğunu, davalının internet sitesinin uluslararası bir ağda hizmet vermesi nedeniyle birden çok dilde hizmet verdiğini ve arama motorunda Türkçe yapılan aramalarda öncelikli sırada gelmediğini ve davacının unvanının Türkçe karakterler içermesi nedeniyle daha üst sıralarda çıkabileceğini, Yargıtay tarafından ibareler benzer olsa da hedeflenen müşterilerin ve sunulan mal veya hizmetin farklı olması nedeniyle markalar arasında iltibas olmadığını belirten kararların verildiğini, Davacının markasının tanınmış olmadığını ve genişletilmiş bir korumadan faydalanamayacağını, Davacının iddia ettiği şekilde bir haksız rekabet olmadığını, söz konusu durumda davacının emeklerinden, marka değerinden veya kurumsal itibarından yararlanmanın söz konusu olmadığı, davalının tüm dünyada ve itibarlı bir şekilde kendi markası altında dürüst ve yasal bir şekilde kendi hizmetlerini devam ettirdiğini, Davacının markasının tescilli olması nedeniyle SMK hükümleri uyarınca değerlendirme yapılabileceğini ve daha genel bir mevzuat olan TTK’ya başvuramayacağını, bu iddiaların dikkate alınmaması gerektiğini, bu noktada haksız rekabete ilişkin SMK mevzuatı düzenlemelerinin TTK’nın haksız rekabet hükümlerine göre özel hüküm niteliğinde olduğu, öncelikli olarak TTK’ya gidilemeyeceğini, ifade ederek yukarıda sayılan gerekçelerle iş bu haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.) b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek, (2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer aldığı; 6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU (14.02.2011 tarihli yayınlanan); Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak; d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; e) İş şartlarına uymamak; f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.; "hükmü yer almaktadır.

DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın ... ve ... tescil sayılı marka hakkının ve tescilli ticaret unvanın davalı firma tarafından marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturacak şekilde kullanılıp kullanılmadığı, buna bağlı olarak tespit, önleme, durdurma, ortadan kaldırma taleplerinin yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın ; "...:// ..." ibareli 9 ve 42.nci sınıfta (mal/hizmet) ... sayılı tescilli markası olduğu; "...:// ..." ibareli 9 ve 42.nci sınıfta (mal/hizmet) ... sayılı tescilli markası olduğu;

Dava tarihinde koruma altında oldukları, ... kayıtları ile tespit edilmiştir. Davacı şirketin 13/04/2011 tarihinde tescil edilen ... ANONİM ŞİRKET adlı tescilli ticaret ünvanı olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirketin ise 28/09/2021 tarihinde tescil edilen ... ŞİRKETİ adlı tescilli ticaret ünvanı olduğu tespit edilmiştir. 23.02.2024 tarihli bilirkişi heyeti KÖK raporunda " MARKA HAKKINA TECAVÜZ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME 23.01.2024 tarihi itibarı ile tarafımızca tespit edilenlere göre kullanımlar: Davacının dava dilekçesinde bahsedilen kullanımların tespiti amacıyla heyetimizde teknik bilişim uzmanı bulunmamakla birlikte, tarafımızca aşağıdaki tespitler yapılmış olup bu delillerin kabulü Sayın Mahkemenin takdirindedir. (raporda gösterilmiştir) Yukarıdaki görsel ve tespitler göre; davalı tarafça, .... internet sitesinde “....”, ibareleri, araçlar(...) görselleri, firmaya ait bilgiler, hizmete dair bilgiler, .... sosyal medya hesabında “....”, “kullanışlı uygun fiyatlı ve çevreye duyarlı Türkiye’nin ulaşım aracı ..., ” ibareleri, ....”, “... ” ibareleri, araç görselleri, -.... ” ibareleri ve videoların mevcut olduğu, bu kullanımlarda “... kiralama, scooterla yolcu taşıma, ulaştırma hizmetinin” piyasaya arz edildiği, reklam ve tanıtımının yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda davalının ticari faaliyetlerine konu olan markasal kullanımın, davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz edip etmediğinin tespiti için;  Bu markasal kullanımın tescilli markalar ile aynı veya benzer olup olmadığı,  Mütecaviz olduğu iddia edilen marka kullanımın, tescilli markaların kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerde kullanılıp kullanılmadığı,  Bu kullanımın halk nezdine, ilişkilendirme ihtimali dahil, karıştırılma ihtimali doğurup doğurmadığı hususları değerlendirilecektir. i. Davacının Markalarıyla Davalının Markasal Kullanımının Benzer Olup Olmadığı: Davacının .... sayılı "...:// ..." ; .... sayılı "...:// ..." markaları incelendiğinde, markaların lacivert ve mavi renklerde stilize harflerle “...” ibareleri, sağ yanında “ : ”, “//” işaretleri, altında daha küçük puntolarla “m” harfini kuyruğundan başlayacak şekilde “...” ibarelerinden oluşan markalar olduğu; markanın kelime unsuru “...” kelimesinin İngilizcede “kiriş, ışın, ışın saçmak, parlamak, yayılmak, yayın yöneltmek, kirişle desteklemek, yayın yapmak, neşretmek, gülümsemek…” gibi anlamları haiz olduğu, ibarenin bu anlamlar itibariyle de markaların tescilli oldukları mallar/ hizmetler için herhangi bir anlam oluşturmayan, malların/hizmetlerin niteliğini, çeşidini, vasfını işaret etmeyen, onları doğrudan çağrıştırmayıp akla getirmeyen, ayırt edici nitelikte olduğu, markaların Türkçe olarak “....” diye okunduğu, “...” kelimesinin markaların tescilli olduğu mal/hizmetlerin niteliğini gösteren yardımcı unsur niteliğinde olduğu, ibarelerin stilize yazılmasının “...” ibaresini arka plan atmadığı, “ : ”, “//” işaretlerinin de ayırt edici nitelikte olmadığı nazara alındığında markalarda ayırt edici esas unsurun “...” ibaresi olduğu mütalaa edilmiştir. Öte yandan dava konusu davalı kullanımlarının ise “...+... ” , “...” şeklinde olduğu, okunuşunun Türkçe “...” olduğu, renk ve logonun ayırt edici nitelikte olmadığı, kullanılan markaların esas/baskın unsurunun “...” ibaresi olduğu mütalaa edilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının marka kullanımda yer alan “...” ibaresinin, davacı markalarında yer alan “...” ile aynı olduğu bu nedenle davalı kullanımlarının davacının tescilli markaları ile görsel, işitsel, anlamsal olarak karıştırılmaya yol açacak derecede aynı/benzer olduğu kanaatine varılmıştır. ii. Davalının Kullanımının, Davacının Markasının Tescili Kapsamına Giren Emtialarda Gerçekleşip Gerçekleşmediği: Markalar arasındaki iltibas değerlendirmesi, markaların kapsamında yer alan mallardan ve hizmetlerden bağımsız değildir. Markaların kapsadığı malların ve hizmetlerin farklılaşması neticesinde markayı oluşturan ibarelerin benzerliğine rağmen iltibas tehlikesi azalırken; malların ve hizmetlerin aynı olması durumunda ise markaların arasındaki ortalama bir benzerlik dahi iltibasa neden olacaktır. Mal ve hizmetlerin aynılığı, ilke olarak mal ve hizmetlerin aynı şekilde yazılmış, ifade edilmiş olmasıdır. Benzer mal ve hizmetler ise, ortalama tüketicilerce aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayımıyla karıştırılma ihtimalinin konusu olabilecek mal ve hizmetleri içermektedir. Mal ve hizmetlerin benzerliği veya ilişkilendirilebilir niteliği ... Marka İnceleme Kılavuzu’na göre aşağıda belirtilen durumlarda ortaya çıkabilir. − Mal ve hizmetlerin kullanım amacı ve alanlarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin kullanıcılarının benzerliği, − Malların fiziksel görünümünün benzerliği, − Mal ve hizmetlerin ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yollarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunmasından kaynaklanan benzerlik, − Mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik, − Malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunmasından kaynaklanan benzerlik. Davalının dava konusu edilen markasal kullanımının “... kiralama hizmetleri, ... ile taşımacılık hizmetleri”nde olduğu, davacının ilgili markalarının kapsamının ise 9. Sınıf ve 42. sınıfta olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından, kendi markalarının 09. sınıfta bulunan "Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar" ile 42. sınıfta bulunan "Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri" için tescilli olduğu, davalı yanın ise "..." ibaresini; internet üzerinden indirilen bir yazılım/uygulama ile (googlestore, appstore gibi mecralardan) belirli bir bedel karşılığında ... adlı sokak ulaşım aracını kiralama hizmetinde kullandığı, başka bir deyişle davalının ... kiralama hizmetinin tıpkı davacının verdiği hizmetlerde olduğu gibi çevrimiçi/online bir yazılım vasıtası olmaksızın gerçekleştirilemeyeceği, davalının tüm kullanımlarının müvekkil markasının tescil sınıflarındaki mal ve hizmetleri kapsayacak şekilde gerçekleşmekte olduğu ifade edilmektedir. Davalı tarafından da davacının markalarının 9, 42. sınıfta, kendi kullanımlarının ise 12, 39 . sınıfta yani farklı mallar/hizmetlerde olduğu iddia edilmektedir. Bilirkişi heyetimizce Google vb. arama motorlarında yapılan araştırma sonucunda, davalının kullanımına konu “... kiralama, scooterla ulaşım hizmeti” nin, yani “... paylaşım sistemi”nin, elektrik motorlu scooterların, motorlu trotinetlerin (e-... olarak da adlandırılır) kısa süreli kiralamalar ile kullanıma sunulduğu bir paylaşımlı ulaşım hizmeti olduğu ve elektronik, iletişim, enerji ve yazılım sektörleri ile entegreli bir sektör olduğu anlaşılmıştır. E-scooterlar sabit bir konumda bulunmazlar ve hizmet verilen servis alanında istenilen herhangi bir yere bırakılabilmektedir. Bu yönüyle ... paylaşım sistemleri, halka kentsel alanlarda hızlı ve rahat bir ulaşım şekli sağlamaya çalışır. Bu nedenle ... kiralanması ve bu şekilde yolculuk hizmetlerinin amacı, işlevi ortak kullanımlı, kısa mesafeler için ucuz, çevreci, hızlı, rahat bir ulaşım sağlamaktır. Scoter esasen mal olarak Eşya Sınıflandırma Tebliği’nin 12. sınıfında, yolcu taşımacılığı ise 39. sınıfında değerlendirilmektedir. Yolcu taşımacılığında amaç bir yerden başka bir yere yolcu taşınmasıdır, bunun nasıl olduğu, neyle olduğu, ne şekilde olduğu hususu hizmetin niteliğini değiştirir nitelikte değildir. Bir e-... kiralaması yapabilmek için kullanıcılar akıllı telefon uygulamasını akıllı cihazlarına indirilmesi gerekmektedir. Ancak ... bir nihai ürün olarak metal parçalardan, motor parçalarından, elektrik, elektronik, GPS vb. pek çok aksamlardan müteşekkil nihai bir ürün olup oluşturduğu parçalardan bağımsız bir taşıma aracıdır ve amacı, işlevi de yolcu taşımaktır. Nitekim davalı kullanımında da scooterlar yolcu taşımacılığı amacıyla kullanılmaktadır. Bu nedenle davalı kullanımlarına konu “... kiralama, scooterla yolcu taşıma, ulaştırma hizmeti” ile davacının markalarının tescilli olduğu 9. ve 42. Sınıfta yer alan tüm mal/hizmetlerin farklı mallar/hizmetler olduğu kanaatine varılmıştır. iii. Markaların Hitap Ettiği Tüketiciler Yönünden Karıştırılma İhtimali: İltibas ihtimali değerlendirilirken mal ve hizmetlerin hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin dikkat ve algı düzeyinin değerlendirilmesi gereklidir. Bu kapsamda davacı markalarının kapsamındaki 9. ve 42. sınıf malların/hizmetlerin, günlük sıradan ihtiyaçlar olmadığı,tüketicilerin belli bir araştırma yaptıktan sonra bunlara yöneleceği nazara alındığında, söz konusu mal/hizmetler yönünden ortalama tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin yüksek olduğu mütalaa edilmiştir. Davalının kullanımına konu hizmetler ise yetişkin, genç, her tür eğitim, gelir durumundan olmak üzere halkın geneline hitap eden, özel bir uzmanlık ya da profesyonellik gerektirmeyen hizmetlerden olup hitap ettiği ortalama tüketicilerin dikkat düzeyinin ortalama düzeyde olduğunun kabulü gerekir. Nihai tüketiciye nazaran dikkat düzeyi göreceli daha yüksek olsa da profesyonellerin yanı sıra küçük ve orta boyutlu işletmeleri de kapsayan bu işyeri sahiplerinden oluşan alıcı kitlesinin asla hata yapmayacağı, yanılmayacağı, özensizlik veya dikkatsizliğinin ve markaları karıştırma ihtimallerinin hiç olamayacağının varsayılamaz. Somut olayda, davalı markasal kullanımının gerçekleştiği mallar/hizmetler ile davacının tescilli markalarının kapsamına giren malların/hizmetlerin farklı olduğu ve somut olay açısından, marka hakkına tecavüz fiilinin üçüncü şartının gerçekleşmediği değerlendirilmektedir. Açıklanan nedenlerle takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere somut olaydaki davalının markasal kullanımının, davacının .... sayı ile tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz oluşturmadığı kanaatine varılmıştır. B.HAKSIZ REKABET YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME: Haksız rekabet 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 6762 sayılı eski TTK'nin aksine yeni TTK'de haksız rekabetin tanımı yapılmamıştır. Yeni TTK m. 54 f.2'de "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." biçiminde haksız rekabet oluşturan fiiller genel olarak belirtilmiştir. TTK m. 55’de ise başlıca haksız rekabet halleri örnekseme metodu ile belirtilmiştir. Madde düzenlemesinde belirtilen başlıca haksız rekabet halleri; “dürüstlük kurallarına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar (kötüleme, avantaj sağlama, hakkı olmayan unvanları, meslek, derece ve sembolleri kullanma, karıştırılmaya neden olma, karşılaştırma ya da üçüncü kişiyi benzer yollarla öne geçirme, tedarik fiyatının altında fiyatla satışa sunma yoluyla aldatma, gerçek değer hakkında yanıltma, karar verme özgürlüğünü sınırlama, nicelik ve nitelikte yanıltma, hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanın açık olmaması, tüketici kredilerine ilişkin açık beyanda bulunmamak, yanıltıcı sözleşme formüllerini kullanmak), sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek, başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak, üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek, iş şartlarına uymamak, dürüstlük kurallarına aykırı işlem şartlarını kullanmak” olarak belirtilmiştir. TTK’nin somut uyuşmazlıkla ilgili hükmü ise, TTK 55/1-a,4. maddesi olup düzenleme "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" şeklindedir. Somut uyuşmazlığın yukarıdaki ilkeler kapsamında irdelenmesi neticesinde, raporun yukarıda marka tecavüzü bölümünde ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle, davacının tescilli markaları ile davalının sosyal medyada, hem alan adı olarak hem de alan adı içeriğindeki kullanımları arasında karıştırılma/iltibas ihtimali bulunmadığı, davalının markasal kullanımlarının davacının .... sayı ile tescilli markaları ile haksız rekabete neden olmayacağı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. SONUÇ: Heyetimizce dava dosyası, ekleri kapsamında yapılan ve yukarıda ayrıntıları belirtilen incelemeler, değerlendirmeler neticesinde takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 1. Davalının kullanımlarının davacının .... sayı ile tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz oluşturmadığı, 2.Davalının markasal kullanımlarının davacının .... sayı ile tescilli markaları ile haksız rekabete neden olmayacağı, sonuç ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde ifade edilmiştir. Davacının dilekçesine ekli trafik ceza tutanaklarının hangi sebeplerden dolayı ve kime kesildiği konusunda .... ve .... trafik denetleme şube müdürlüğüne ayrı ayrı müzekkere yazılmasına, karar verilmiştir. İl emniyet müdürlüğünden gelen 27/05/2024 tarihli yazıda " İlgi sayılı yazıya istinaden yapılan ... sorgulamasında scootter araçlar için ... Şirketi(...) adına düzenlenen trafik idari para cezalarının .... Bilgisayar sistemlerine işlendiği daha sonrasında yapılan işlemin sehven düzenlendiği anlaşıldığından veri girişlerinin iptal edildiği; sehven veri girişi yapılan trafik idari para cezalarının ... Anonim Şirketi(...) adına tekrar düzenlenerek ilgi firmaya tebligata gönderildiği tespit edilmiştir. " şeklinde ifade edilmiştir. Rapora itiraz üzerine Mevcut bilirkişi heyetine bilgisayar / bilişim / yazılım konusunda uzman bir bilirkişi ilavesi yapılarak duruşmada tespit edilen uyuşmazlık davacı tarafın itirazı, dosyaya tarafların ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmalarına yönelik belgeler kapsamında bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinin sunduğu 26.11.2024 tarihli EK raporda " 1. Davalı vekilince “SAYIN BİLİRKİŞİ’NİN DAVACININ MARKALARIYLA, DAVACININ MARKASAL KULLANIMININ BENZER OLUP OLMADIĞI DEĞERLENDİRMESİ HUKUKEN HATALIDIR. Sayın Bilirkişi’nin tarafların markasal kullanımı bakımından karıştırılmaya yol açacak kadar benzer/aynı olduğu görüşü hukuken hatalıdır. Cevap dilekçemizde de belirttiğimiz üzere, iki şirket arasındaki gerek yazı tipi ve gerekse de logodaki ... unsurları farklıdır ve ortalama tüketici kitlesi bakımından da ayırt edici nitelik taşıdığı açık bir şekilde görülmektedir” şeklinde kök rapora karşı beyanda bulunulmuştur. Kök raporumuzda ilgili hususta, “taraf markaları incelendiğinde, markaların lacivert ve mavi renklerde stilize harflerle “...” ibareleri, sağ yanında “ : ”, “//” işaretleri, altında daha küçük puntolarla “m” harfini kuyruğundan başlayacak şekilde “...” ibarelerinden oluşan markalar olduğu; markanın kelime unsuru “...” kelimesinin İngilizcede “kiriş, ışın, ışın saçmak, parlamak, yayılmak, yayın yöneltmek, kirişle desteklemek, yayın yapmak, neşretmek, gülümsemek…” gibi anlamları haiz olduğu, ibarenin bu anlamlar itibariyle de markaların tescilli oldukları mallar/ hizmetler için herhangi bir anlam oluşturmayan, malların/hizmetlerin niteliğini, çeşidini, vasfını işaret etmeyen, onları doğrudan çağrıştırmayıp akla getirmeyen, ayırt edici nitelikte olduğu, markaların Türkçe olarak “...” diye okunduğu, “...” kelimesinin markaların tescilli olduğu mal/hizmetlerin niteliğini gösteren yardımcı unsur niteliğinde olduğu, ibarelerin stilize yazılmasının “...” ibaresini arka plan atmadığı, “ : ”, “//” işaretlerinin de ayırt edici nitelikte olmadığı nazara alındığında markalarda ayırt edici esas unsurun “...” ibaresi olduğu, öte yandan dava konusu davalı kullanımlarının “...” şeklinde olduğu, okunuşunun Türkçe “....” olduğu, renk ve logonun ayırt edici nitelikte olmadığı, kullanılan markaların esas/baskın unsurunun “...” ibaresi olduğu, açıklanan nedenlerle davalının marka kullanımda yer alan “...” ibaresinin, davacı markalarında yer alan “...” ile aynı olduğu bu nedenle davalı kullanımlarının davacının tescilli markaları ile görsel, işitsel, anlamsal olarak karıştırılmaya yol açacak derecede aynı/benzer olduğu” mütalaa edilmiştir. Mütalaanın gerekçeleri nedenleri ile açıklanmış olup bu yöndeki kanaatimiz değişmemiştir. Netice itibariyle ilgili hususta davalı itirazlarının heyetimizin kök rapordaki görüşünü değiştirecek bir etkisi bulunmamaktadır. 2. Davacı itirazları kapsamında Bilişim uzmanı öncelikle davacı tarafların sunduğu delilleri incelemiştir. İtiraz dilekçesinde bu hizmetin akıllı telefon uygulaması ve yazılım olmadan gerçekleşemeyeceği, dolayısıyla yalnızca taşımacılık değil, teknoloji ve yazılım sektörleriyle de yakından ilişkili olduğu vurgulanmaktadır. Davalı firmanın web sitesinde yer alan Hizmet Koşulları'na atıf yapılarak, ... kiralama hizmetinin yazılım ve uygulama vasıtasıyla gerçekleştirildiği ifade edilmiştir. Davalı firmanın hizmetlerinin teknoloji unsurlarından nasıl ayrıldığına dair bir değerlendirme yapılmadığı, bu eksikliğin raporu dar kapsamlı ve hatalı hale getirdiği ileri sürülmektedir. Davalının sunduğu hizmetlerin her aşamada bir yazılım/uygulama kullanımı gerektirdiği vurgulanmış ve bu nedenle hizmetlerin yalnızca taşımacılık sektörü kapsamında değerlendirilmesinin eksik ve yanlış olduğu iddia edilmiştir. Müşterilerin hizmeti kullanabilmesi için yazılım ve dijital araçlar üzerinden bir dizi işlem yapmaları gerektiği belirtilerek, hizmetin teknolojiyle bütünleşik olduğu savunulmaktadır. Mevcut bilirkişi raporunun, dosyada ileri sürülen yazılım ve mobility konularındaki teknik ayrıntıları yeterince dikkate almadığı ve bu alanlarda uzmanlığı olmayan kişilerce hazırlandığı iddia edilmiştir. Davalı firmanın yazılımının, davacı firmanın tanınmış markası veya işlevselliği ile benzer nitelikler taşıması, yazılım kullanıcıları açısından karıştırılma ihtimalini artırabilir. Mobil uygulama kullanıcıları genellikle sınırlı bir dikkat düzeyine sahip olduğundan, benzer görseller, işlevler veya markalar karışıklığa yol açabilir. Mobil uygulamalar ve yazılım tabanlı hizmetlerde kullanılan kod yapıları, arayüz tasarımları ve algoritmaların benzerliği de haksız rekabet kapsamında değerlendirilebilir. Ancak dava konusu mobility hizmetleri (örneğin ... kiralama) ile bunlara ait yazılımların davacı firmanın fiziksel taşımacılık ve mobility&yazılım birlikteliği noktasında faaliyeti bulunmadığı dolayısıyla somut olayda, davalı markasal kullanımının gerçekleştiği mallar/hizmetler ile davacının tescilli markalarının kapsamına giren malların/hizmetlerin farklı olduğu ve somut olay açısından, marka hakkına tecavüz fiilinin üçüncü şartının gerçekleşmediği değerlendirilmektedir. Bilişim Firması: Yazılım, teknoloji geliştirme, mobil uygulama hizmetleri gibi bilişim sektörüne yönelik ürün ve hizmetler sunar. ... Kiralama Firması: Fiziksel olarak ... kiralama hizmeti sunar ve bu hizmet genellikle mobil uygulama üzerinden yönetilir. Bir ... kiralama firması, mobil uygulamasında veya hizmetlerinde, bilişim firmasıyla aynı ya da benzer bir marka, logo, renk düzeni veya ticari işaret kullanıyorsa, karışıklık yaratma ihtimali yüksek olacaktır. Özellikle bilişim firması tanınmış bir marka ise ve ... kiralama firması bu markanın tanınırlığından faydalanmak amacıyla benzer isim veya işaretler kullanıyorsa, bu durum haksız rekabet ve marka tecavüzü kapsamında değerlendirilebilir. Bilişim firması ... kiralama sektörüne yönelik yazılım veya platform geliştirmiyorsa ve hizmetleri bu sektöre hitap etmiyorsa bu noktada bir karıştırılma riskinden bahsetmek mümkün olmayacaktır. Heyetimizce yapılan Mobil Store araştırmasında ... Mobility yazılımlarının .... LTD. isimli geliştirici firma tarafından kodlandığı anlaşılmakla birlikte mobil uygulama kurulumu vasıtasıyla markadan haberdar olacak bir kullanıcının dahi Davacı ile Davalı’yı karıştırma ihtimalinin olmayacağı değerlendirilmiştir. Bilgisayar mühendisliği açısından ve alanın normları çerçevesinde marka isimlerinin aynı yazılması dışında verilen hizmetler ve servisler, satışı yapılan ürünler, logo, renk vb. unsurlar dikkate alındığında ortalama tüketicilerce karışıklık yaratabilecek bir husus olmadığı kanaati oluşmaktadır. Açıklanan nedenlerle kök raporumuzdaki “ Davalının kullanımlarının davacının ....sayı ile tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz oluşturmadığı, Davalının markasal kullanımlarının davacının .... sayı ile tescilli markaları ile haksız rekabete neden olmayacağı” yönündeki kanaatimiz de değişmemiştir. SONUÇ VE KANAAT: Sayın Mahkemenin görevlendirmesi uyarınca dava dosyası ve ekinde yer alan içerik üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; 1. Davalı iddiaları açısından 23.02.2024 tarihli kök raporumuzdaki tespit ve kanaatin değişmediği, 2. Davacı iddiaları açısından 23.02.2024 tarihli kök raporumuzdaki tespit ve kanaatin değişmediği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HM 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek reddine karar verilmştir. GEREKÇE; Marka tecavüzü açısından; SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir. Davacı taraf .... tescil sayılı marka hakkının davalı firma tarafından internet üzerinden indirilen bir uygulama ile ... adlı sokak ulaşım araçlarını kiralama hizmeti vererek “...” markasını mal ve hizmetlerinde, internet alan adında, ticari faaliyetlerinde, sosyal medya hesaplarında ve reklam faaliyetlerinde aktif olarak kullanarak marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, davalının tüm kullanımlarının iltibas yarattığını ileri sürmektedir. Davalı taraf vekili ise davalının Singapur, ABD, Birleşik Krallık, Avustralya, Japonya, Hindistan başta olmak üzere bir çok ülkede elektrikli ... ve elektrikli bisiklet kiralaması yolu ile ulaşım hizmeti sağlamakta olduğunu, faaliyet gösterdiği bu ülkelerde 12. ve 39. Sınıfta tescillerinin bulunduğunu, İddiaya konu markalar arasında görsel olarak ayniyet bulunmadığını, gerek yazı tipi gerekse markaları oluşturan diğer unsurların farklı olduğunu, buna ilaveten davacının yazılım alanında faaliyet gösterirken, davalının elektrikli ... ve elektrikli bisiklet kiralaması yoluyla ulaşım hizmeti sağladığını, davacının ve davalının farklı sektörlerde ve farklı hizmetlerde kullanımları bulunduğunu ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını ileri sürmektedir. Karşılıklı sunulan ve celbedilen kayıt ve belgeler sonrası teknik bilirkişi heyetinin düzenlediği 23.02.2024 tarihli KÖK raporda " ... davalı tarafça, .... internet sitesinde “....”, ibareleri, araçlar(...) görselleri, firmaya ait bilgiler, hizmete dair bilgiler, .... sosyal medya hesabında “....+... ” ibaresi ve logosu, “... ”, “kullanışlı uygun fiyatlı ve çevreye duyarlı Türkiye’nin ulaşım aracı ..., ” ibareleri, ....ibaresi, “...” ibareleri, araç görselleri, -.... hesabında “....+... ” ibaresi ve logosu, “....” ibareleri ve videoların mevcut olduğu, bu kullanımlarda “....” piyasaya arz edildiği, reklam ve tanıtımının yapıldığı anlaşılmaktadır. i. Davacının Markalarıyla Davalının Markasal Kullanımının Benzer Olup Olmadığı: ... davalının marka kullanımda yer alan “...” ibaresinin, davacı markalarında yer alan “...” ile aynı olduğu bu nedenle davalı kullanımlarının davacının tescilli markaları ile görsel, işitsel, anlamsal olarak karıştırılmaya yol açacak derecede aynı/benzer olduğu kanaatine varılmıştır. ii. Davalının Kullanımının, Davacının Markasının Tescili Kapsamına Giren Emtialarda Gerçekleşip Gerçekleşmediği: Davalının dava konusu edilen markasal kullanımının “... kiralama hizmetleri, ... ile taşımacılık hizmetleri”nde olduğu, davacının ilgili markalarının kapsamının ise 9. Sınıf ve 42. sınıfta olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetimizce Google vb. arama motorlarında yapılan araştırma sonucunda, davalının kullanımına konu “... kiralama, scooterla ulaşım hizmeti” nin, yani “... paylaşım sistemi”nin, elektrik motorlu scooterların, motorlu trotinetlerin (e-... olarak da adlandırılır) kısa süreli kiralamalar ile kullanıma sunulduğu bir paylaşımlı ulaşım hizmeti olduğu ve elektronik, iletişim, enerji ve yazılım sektörleri ile entegreli bir sektör olduğu anlaşılmıştır. E-scooterlar sabit bir konumda bulunmazlar ve hizmet verilen servis alanında istenilen herhangi bir yere bırakılabilmektedir. Bu yönüyle ... paylaşım sistemleri, halka kentsel alanlarda hızlı ve rahat bir ulaşım şekli sağlamaya çalışır. Bu nedenle ... kiralanması ve bu şekilde yolculuk hizmetlerinin amacı, işlevi ortak kullanımlı, kısa mesafeler için ucuz, çevreci, hızlı, rahat bir ulaşım sağlamaktır. Scoter esasen mal olarak Eşya Sınıflandırma Tebliği’nin 12. sınıfında, yolcu taşımacılığı ise 39. sınıfında değerlendirilmektedir. Yolcu taşımacılığında amaç bir yerden başka bir yere yolcu taşınmasıdır, bunun nasıl olduğu, neyle olduğu, ne şekilde olduğu hususu hizmetin niteliğini değiştirir nitelikte değildir. Bir e-... kiralaması yapabilmek için kullanıcılar akıllı telefon uygulamasını akıllı cihazlarına indirilmesi gerekmektedir. Ancak ... bir nihai ürün olarak metal parçalardan, motor parçalarından, elektrik, elektronik, GPS vb. pek çok aksamlardan müteşekkil nihai bir ürün olup oluşturduğu parçalardan bağımsız bir taşıma aracıdır ve amacı, işlevi de yolcu taşımaktır. Nitekim davalı kullanımında da scooterlar yolcu taşımacılığı amacıyla kullanılmaktadır. Bu nedenle davalı kullanımlarına konu “... kiralama, scooterla yolcu taşıma, ulaştırma hizmeti” ile davacının markalarının tescilli olduğu 9. ve 42. Sınıfta yer alan tüm mal/hizmetlerin farklı mallar/hizmetler olduğu kanaatine varılmıştır. iii. Markaların Hitap Ettiği Tüketiciler Yönünden Karıştırılma İhtimali: Somut olayda, davalı markasal kullanımının gerçekleştiği mallar/hizmetler ile davacının tescilli markalarının kapsamına giren malların/hizmetlerin farklı olduğu ve somut olay açısından, marka hakkına tecavüz fiilinin üçüncü şartının gerçekleşmediği değerlendirilmektedir. Açıklanan nedenlerle takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere somut olaydaki davalının markasal kullanımının, davacının 2014 82077, 2017 2896 sayı ile tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz oluşturmadığı kanaatine varılmıştır. " ile itiraz üzerine alınan 26.11.2024 tarihli EK raporda " Davalı firmanın yazılımının, davacı firmanın tanınmış markası veya işlevselliği ile benzer nitelikler taşıması, yazılım kullanıcıları açısından karıştırılma ihtimalini artırabilir. Mobil uygulama kullanıcıları genellikle sınırlı bir dikkat düzeyine sahip olduğundan, benzer görseller, işlevler veya markalar karışıklığa yol açabilir. Mobil uygulamalar ve yazılım tabanlı hizmetlerde kullanılan kod yapıları, arayüz tasarımları ve algoritmaların benzerliği de haksız rekabet kapsamında değerlendirilebilir. Ancak dava konusu mobility hizmetleri (örneğin ... kiralama) ile bunlara ait yazılımların davacı firmanın fiziksel taşımacılık ve mobility&yazılım birlikteliği noktasında faaliyeti bulunmadığı dolayısıyla somut olayda, davalı markasal kullanımının gerçekleştiği mallar/hizmetler ile davacının tescilli markalarının kapsamına giren malların/hizmetlerin farklı olduğu ve somut olay açısından, marka hakkına tecavüz fiilinin üçüncü şartının gerçekleşmediği değerlendirilmektedir. Bilişim Firması: Yazılım, teknoloji geliştirme, mobil uygulama hizmetleri gibi bilişim sektörüne yönelik ürün ve hizmetler sunar. ... Kiralama Firması: Fiziksel olarak ... kiralama hizmeti sunar ve bu hizmet genellikle mobil uygulama üzerinden yönetilir. Bir ... kiralama firması, mobil uygulamasında veya hizmetlerinde, bilişim firmasıyla aynı ya da benzer bir marka, logo, renk düzeni veya ticari işaret kullanıyorsa, karışıklık yaratma ihtimali yüksek olacaktır. Özellikle bilişim firması tanınmış bir marka ise ve ... kiralama firması bu markanın tanınırlığından faydalanmak amacıyla benzer isim veya işaretler kullanıyorsa, bu durum haksız rekabet ve marka tecavüzü kapsamında değerlendirilebilir. Bilişim firması ... kiralama sektörüne yönelik yazılım veya platform geliştirmiyorsa ve hizmetleri bu sektöre hitap etmiyorsa bu noktada bir karıştırılma riskinden bahsetmek mümkün olmayacaktır. Heyetimizce yapılan .... araştırmasında ... Mobility yazılımlarının .... LTD. isimli geliştirici firma tarafından kodlandığı anlaşılmakla birlikte mobil uygulama kurulumu vasıtasıyla markadan haberdar olacak bir kullanıcının dahi Davacı ile Davalı’yı karıştırma ihtimalinin olmayacağı değerlendirilmiştir. Bilgisayar mühendisliği açısından ve alanın normları çerçevesinde marka isimlerinin aynı yazılması dışında verilen hizmetler ve servisler, satışı yapılan ürünler, logo, renk vb. unsurlar dikkate alındığında ortalama tüketicilerce karışıklık yaratabilecek bir husus olmadığı kanaati oluşmaktadır. Açıklanan nedenlerle kök raporumuzdaki “ Davalının kullanımlarının davacının .... sayı ile tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz oluşturmadığı, ” yönündeki kanaatimiz de değişmemiştir. " şeklinde tespit ve değerlendirmelere aynı gerekçelerle iştirak edilerek davalı kullanımları ile davacının tescilli markalarının kapsamı örtüşmediğinden yani emtia benzerliği oluşmadığından marka tecavüz eylemi sabit olmadığı değerlendirilerek bilirkişi heyetinin bu kısımdaki görüşüne iştirak edilerek bu kısımdan dava reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Haksız rekabet açısından ise; TTK Madde 54 " (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." haksız rekabet olarak sayılmıştır. Diğer yönden TTK m. 55’de başlıca haksız rekabet halleri; “dürüstlük kurallarına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar (kötüleme, avantaj sağlama, hakkı olmayan unvanları, meslek, derece ve sembolleri kullanma, karıştırılmaya neden olma, karşılaştırma ya da üçüncü kişiyi benzer yollarla öne geçirme, tedarik fiyatının altında fiyatla satışa sunma yoluyla aldatma, gerçek değer hakkında yanıltma, karar verme özgürlüğünü sınırlama, nicelik ve nitelikte yanıltma, hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanın açık olmaması, tüketici kredilerine ilişkin açık beyanda bulunmamak, yanıltıcı sözleşme formüllerini kullanmak), sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek, başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak, üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek, iş şartlarına uymamak, dürüstlük kurallarına aykırı işlem şartlarını kullanmak” olarak belirtilmiştir. TTK’nin somut uyuşmazlıkla ilgili hükmü ise, TTK 55/1-a,4. maddesi olup düzenleme "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" şeklindedir. Her ne kadar bilirkişi heyet raporunda "Somut uyuşmazlığın yukarıdaki ilkeler kapsamında irdelenmesi neticesinde, raporun yukarıda marka tecavüzü bölümünde ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle, davacının tescilli markaları ile davalının sosyal medyada, hem alan adı olarak hem de alan adı içeriğindeki kullanımları arasında karıştırılma/iltibas ihtimali bulunmadığı, davalının markasal kullanımlarının davacının .... sayı ile tescilli markaları ile haksız rekabete neden olmayacağı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde bir kanaate varılmış ise de; Davacı vekili "davalının ürün ve hizmetlerinden memnun olmayan müşterilerin “...” markası altında şikayet oluşturmasının davacının ticari itibarını zedelediğini, Davacının .... Noterliğinden 04.04.2023 tarihli ... Y.Nolu ihtarname ile söz konusu kullanımların durdurulması talep edildiğini ancak davalının haksız kullanımlarının devam ettiğini, ... İlçe Tüketici Hakem Heyeti’ne davalı aleyhine yapılan bir başvurunun yanlışlıkla şikayet edilen olarak davacı şirketin seçildiğini ve davacının mağdur edildiğini; ayrıca müvekkili adına " Trafik ceza tutanağı " düzenlediğini ileri sürmesi karşısında; Dosyaya ibraz edilen ve emniyet biriminden celbedilen belgelerden davacının bu iddiasında geçen davacı aleyhine tüketici hakem heyeti karar örneği ve Trafik ceza tutanakları düzenlediği anlaşıldığı; davalı firmanın ... markası adı altında dava konusu mobility hizmetleri (örneğin ... kiralama) sunarken tüm araç ve tüm teçhizatlarında ... TANITIM ARACI olarak kolaylıkla kendi şirketi ve tescilli ticaret ünvanı olan ... ŞİRKETİ adını bariz bir şekilde kullanmayarak kendisinden daha önce kurulmuş ve klavuz unsuru ... olan davacı firmanın tescilli ticaret ünvanı ... adına gerek Tüketici hakem heyetlerinde , gerekse de Trafik birimlerinde şikayet başvuru yapılmasına ve onun adına hakem heyeti kararı / trafik ceza tutanakları düzenlenmesine sebebiyet verdiğinden/ diğer bir açıdan bu ortama sebep olan önlemleri de basiretli bir tacirin yapması gereken şekilde yeterince almadığından davalının bu eylemi aynı zamanda TTK 54 ve devamındaki hükme aykırı hareket ettiği; yani davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğu değerlendirilmiş ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) TTK anlamında haksız rekabet davası kabul edilerek davalı firma eyleminin davacıya ait tescilli ticaret ünvanına bağlı haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, haksız rekabet oluşturan eylemlerin önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Davalı firma eyleminin davacıya ait tescilli ticaret ünvanına bağlı haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, haksız rekabet oluşturan eylemlerin önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 3-Kararın hüküm özetinin masrafı sonradan davalı taraftan tahsil edilmek üzere Türkiye genelinde yayınlanan tirajı 100.000 adetin üzerinde olan 1 gazetede 1 kez ilan edilmesine, 4-Diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin düşümü ile bakiye 435,50 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 6-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 7-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 8-Davacının yaptığı; 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.111,00 TL tebligat gideri, 179,90 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 10.290,90 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 5.145,45 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı firma vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.28/04/2025

Katip ... Hakim ... E- imzalıdır E- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/254, K. 2025/152, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-254-e-2025-152-k-cb4b5c306102