Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/889 E. 2026/1421 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/889
- Karar No
- 2026/1421
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/889 KARAR NO : 2026/1421
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2022 NUMARASI : 2022/372 Esas 2022/1207 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 10/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:10/06/2026
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalılardan ... A.Ş arasında 01.06.2019 tarihli Depolama Sözleşmesi ve 01.01.2018 tarihli Nakliye Çerçeve Sözleşmesi imzalandığı, müvekkilinin imzalanan bu sözleşmelerin hükümlerini yerine getirebilmek amacıyla diğer davalı ... A.Ş ile 01.09.2019 tarihli Antrepo ve Lojistik Hizmet Sözleşmesini imzaladığı, iş bu sözleşmelerin davalı .... A.Ş tarafından Kadıköy 32.Noterliği'nin ihtarnamesiyle hiçbir sebep belirtmeksizin 31.03.2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshedildiği, müvekkili şirketin mağduriyetine sebep olduğu, tedarikçilerle müşteriler arasındaki ticari ilişkileri etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kurallarına aykırı davranış ve ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olduğundan bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL tazminatın akdin feshi tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu sözleşme maddesinden de anlaşılacağı üzere tarafların sözleşmeyi ihbar süresine uyarak herhangi bir sebep göstermeksizin her zaman tek taraflı ve tazminatsız olarak fesih hakkının bulunduğu, sözleşmenin 31.03.2020 tarihi itibariyle feshedildiğinin davacı şirkete noter kanalı ile bildirildiği, davacı tarafın dava dilekçesindeki beyanlarını kabul etmediklerini, müvekkili şirketin diğer davalı ... ya da başka bir 3.firma ile çalışmasını engelleyen bir rekabet yasağının bulunmadığı, aksi durumun kabulü ticari hayatın doğal akışına aykırılık teşkil edeceğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. TEFRİK KARARI : Mahkememizin işbu dava dosyası davacı tarafça davalılar ... . A.Ş ve .. A.Ş aleyhinde açılan ve mahkememizin 2021/445 Esas sayılı dosyasına kaydedilen dava dosyasından tefrik edilmek suretiyle mahkememizin iş bu esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Diğer davalı.... A.Ş hakkındaki dava ile ilgili olarak da 2021/445 Esas ve 2022/433 Karar sayılı karar ile yetkisizlik kararı verilmiştir. MAHKEMECE: "...Dava ; Davalı ve hakkındaki davanın yetkisizlik kararı nedeniyle tefrikine karar verilen ... A.Ş'nin birlikte hareket etmek suretiyle taraflar arasındaki sözleşmenin hiçbir sebep gösterilmeksizin davalı tarafça feshedilmiş olması nedeniyle TTK 54 ve devamı maddeleri gereğince fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacının uğradığı zararlara karşılık şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacı ile davalı arasında 01.06.2019 tarihli depolama sözleşmesi ve 01.01.2018 tarihli Nakliye Çerçeve Sözleşmesi imzalandığı, davacının bu sözleşme hükümlerini yerine getirmek amacıyla .... A.Ş ile Antrepo ve Lojistik Hizmet Sözleşmesi imzaladığını, davalının taraflar arasında imzalanan sözleşmeleri Kadıköy 32.Noterliği'nin 29.01.2020 tarihli ihtarnamesiyle hiçbir sebep göstermeksizin 31.03.2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshettiğini, taraflar arasındaki sözleşme devam ederken davalının davacının anlaşmalı olduğu .... A.Ş ile gizli ibareleri görüşmeler yaptığını ve müvekkilini aradan çıkarmak suretiyle ... A.Ş ile 17.03.2020 tarihli sözleşme yaptığını, bu sebeple davacının zarara uğradığından bahisle 6102 Sayılı Yasa'nın 54-63 maddeleri kapsamında davacının uğradığı iddia edilen zarardan kaynaklı maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davalı tarafça sözleşmenin usulüne uygun olarak feshedildiğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ve davalı arasında 01.06.2019 tarihli "Depolama Çerçeve Sözleşmesi" ve yine 01.01.2018 tarihli "Nakliye Çerçeve Sözleşmesi"nin imzalandığı konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf, taraflar arasındaki sözleşmelerin davalı tarafça usulüne uygun olarak feshedilip edilmediği, sözleşmelerin davalı tarafça feshinin ve yine davacı tarafça iddia edildiği şekilde .... A.Ş ile davacı arasında sözleşme imzalanmış olmasının davacı açısından haksız rekabet teşkil edip etmediği, bu kapsamda bir zarar doğmuş ise davacının tazminat isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasında imzalanan her iki sözleşmenin "Sözleşme Süresi" başlıklı 3.maddesinde "İş bu sözleşme belirsiz sürelidir. Taraflar iş bu sözleşmeyi diğer tarafa 60 gün önceden yazılı ihbarda bulunmak kaydıyla herhangi bir sebep göstermeksizin tek taraflı olarak feshedebilir. Bu süreye uyarak yapılan tek taraflı fesihle karşı taraf hiçbir zarar ve ziyan talebinde bulunmayacağını şimdiden beyan eder." hükmünün bulunduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki her iki sözleşmenin davalı tarafça davacıya keşide edilen Kadıköy 32.Noterliği'nin 29.01.2020 tarihli ihtarnamesiyle her iki sözleşmenin 3.maddesi uyarınca 31.03.2020 tarihi itibariyle geçerli olmak üzere feshedildiğinin bildirildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki her iki sözleşmenin 3.maddesi gereğince davalı tarafça davacıya keşide edilen Kadıköy 32.Noterliği'nin 29.01.2020 tarihli ihtarnamesiyle 60 günlük süre verilmek kaydıyla sözleşme hükümleri gereğince usulüne uygun olarak feshedildiğinin kabulü gerekmiştir. Her ne kadar davacı tarafça davacı ve davalı arasındaki her iki sözleşme henüz yürürlükteyken, davalı ile .. . ... A.Ş arasında gizli görüşmelerin yapıldığı ve davacı saf dışı bırakılmak suretiyle her ikisi arasında 17.03.2020 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu durumun davacı açısından haksız rekabete yol açtığı iddia edilmiş ise de, taraflar arasındaki her iki sözleşme incelendiğinde davalı.... A.Ş'nin sözleşmenin devamı sırasında 3.bir şirketle ayrıca sözleşme imzalamasına engel teşkil edecek herhangi bir hükmün bulunmadığı görülmüştür. Ayrıca davalının davacı aleyhine haksız rekabet teşkil edecek nitelikte bir eylemde bulunduğuna dair başkaca bir belgenin dosya kapsamı belgeler arasında yer almadığı görülmüştür. Bu nedenle davacının, davalının haksız rekabet teşkil eder şekilde hareket ettiği yönündeki iddiasını ispatlayamadığı düşünülmüştür. Bu kapsamda davacı tarafın tazminat isteminin hesaplanması açısından taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması yönündeki talebinin sonuca etkili olmadığı düşünülmüştür. Bu kapsamda davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar verme gereği doğmuştur.'' gerekçesi ile; "HÜKÜM / Yukarıda anlatılan nedenlerle; Davanın REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalılardan ... .A.Ş. arasında 01/06/2019 tarih ve 2019/DP001 sayılı Depolama Sözleşmesi ve 01/01/2018 tarih ve 2018/NK003 sayılı Nakliye Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin imzalanan bu sözleşmelerin hükümlerini yerine getirebilmek amacıyla diğer davalı ... A.Ş ile 01/09/2019 tarihli Antrepo ve Lojistik Hizmet Sözleşmesi imzaladığını, işbu sözleşmelerin, davalı ....A.Ş. tarafından Kadıköy 32. Noterliğinin 29/01/2020 tarih ve 03671 yevmiye no.lu ihtarnamesiyle hiçbir sebep belirtmeksizin 31/03/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshedildiğini,....A.Ş.nin müvekkili şirketle sözleşmesinin hukuken ve fiilen devam ederken, 30/12/2019 tarihinde, müvekkilinin anlaşmalı olduğu ...A.Ş. ile Gizli ibaresiyle görüşmeler yaptığını ve müvekkilinin yaptığı işi, müvekkili şirketi aradan çıkarmak suretiyle yapmak üzere .... A.Ş‘den teklif aldığını, akabinde yine 17/03/2020 tarihli sözleşmeyle ... A.Ş ile anlaşma yaparak, müvekkili şirketi aradan çıkarmak suretiyle müvekkili şirketin mağduriyetine sebep olduğunu, 6102 Sy.TTK.m.54-63 arasında düzenlendiğini, buna göre; rakiplerin veya tedarikçilerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ve dürüstlük kurallarına aykırı davranış ve ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca 4054 Sy. Rekabetin Korunmasi Hakkinda Kanunun Hakim Durumun Kötüye Kullanılması başlıklı6.maddesi “…Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasak olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından gerekçeli kararda, taraflar arasındaki her iki sözleşmenin 3. maddesi gereğince davalı tarafça davacıya keşide edilen Kadıköy 32. Noterliği'nin 29.01.2020 tarihli ihtarnamesiyle 60 günlük süre verilmek kaydıyla sözleşme hükümleri gereğince usulüne uygun olarak feshedildiğinin kabulünün gerektiğinin belirtildiğini, ancak İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinin kabulünün mümkün olmadığını, zira somut olayda sadece davalı .... A.Ş. tarafından sözleşmenin feshinin geçerliliği değil aynı zamanda davalı .... A.Ş. tarafından sözleşmenin feshi ve ....A.Ş. ile haksız rekabet hükümlerine aykırı olarak sözleşme yapılmış olmasının da değerlendirilmesinin gerektiğini beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: sözleşmenin davalı tarafça feshedilmiş olması nedeniyle TTK 54 ve devamı maddeleri gereğince davacının uğradığı zararlara maddi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; Davaya konu her iki sözleşmenin de 3. maddesi gereğince davalı tarafça 60 gün önceden bildirim yapılarak sözleşmenin geçerli olarak feshedildiğinin anlaşılmasına, davalının haksız rekabet teşkil edecek nitelikte bir eyleminin bulunduğunun davacı tarafça ispatlanamamasına, taraflar arasındaki sözleşmede de haksız rekabete ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/12/2022 tarih, 2022/372 Esas ve 2022/1207 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 552,10 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/06/2026