İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/194 E. 2023/194 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/194
Karar No
2023/194
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/194 Esas - 2024/266 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/194 KARAR NO : 2024/266

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVA : Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti DAVA TARİHİ : 24/04/2023 KARAR TARİHİ : 27/03/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının Yokluğunun Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Belediyenin %4,42 payı ile ortağı olduğu davalı şirketin sermayesinin kuruluş aşamasında 40.000.000,00 TL iken, 03/10/2019 tarih ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan 09/07/2019 tarihli şirket Genel Kurul Kararı ile 160.000.000,00 TL'ye arttırıldığını, arttırılma kararının müvekkili Belediye açısından bağlayıcı olmadığını, Belediyelerin doğal gaz dağıtım şirketlerinin sermayesine ortaklığı kanunla düzenlenen bir ortaklık olduğundan, sermaye arttırımı nedeniyle değişikliğe uğrayabilecek ortaklık yapısının olmadığını, sermaye ortaklığının korunmasının Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Kararı ile güvence altına alındığını, arttırılan sermayeye karşılık Belediyeden hissesi oranında nakden sermaye katılımı beklenmesinin, 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanunu 4.madde ve 8694-1 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Kararına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili Belediyenin sermaye iştirakine zorlanamayacağını belirterek, ... A.Ş.'nin sermayesinin 40.000.000,00 TL'den , 03/10/2016 tarih ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan 09/07/2019 tarihli şirket genel kurul kararı ile 160.000.000,00 TL'ye arttırılması kararının ve sermayeye iştirakinin müvekkili belediye açısından yoklukla butlan olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; TTK'nun 376/1-2-3 maddeleri gereği müvekkili şirketin ödenmiş sermayesinin şirketin öz varlıkları arasında varlığını tamamen yitirdiğinin tespit edildiğini, sermaye arttırımında mevzuatın izin verdiği fon ve sair bulunmadığından zorunlu olarak sermaye artışı yapılması gerektiğini, hiçbir şekilde Belediyelerin hisse oranlarının azaltılmasına yönelik bir niyet güdülmediğini, Belediye hisselerinde oransal olarak hiçbir değişiklik yapılmadığını, kurul kararına aykırılığın söz konusu olmadığını, Belediyelerin zorunlu sermaye arttırımı nedeniyle taahhüt edilen sermaye borcunu ifa etmeleri gerektiğini, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, 09/07/2019 tarihli Genel Kurul Kararının 26/09/2019 tarihinde tescil edilerek, 03/10/2019 tarih ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığını, genel kurul kararına karşı davacı tarafından herhangi bir itiraz olmadığı gibi yasal süresi içerisinde kararın iptali istemiyle dava da açılmadığını belirterek, öncelikle hak düşürücü süre yönünden davanın reddine, bu talebin kabul edilmemesi halinde haksız ve dayanaksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirketin ticaret sicil dosyası ve 03/10/2019 tarihli Genel Kurul Toplantısına ilişkin tüm bilgi ve belgeler celp edilmiş, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi ... , Elektrik Mühendisi ... ve hesap bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 30/01/2024 tarihli raporda; 1-Davaya konu olayda davalı ... A.Ş.'nin 09/07/2019 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan sermaye arttırım kararının butlanının ileri sürüldüğü, 2-Davalı şirketin 2017-2018 ve 2019 yılı bilançolarının incelenmesinde; A)2017 yılında davalı şirketin kayıtlı sermayesi 40.000.000,00 TL iken, öz varlığının eksi 124.956.331,96 TL olduğu, bilançoya göre kayıtlı sermayesini kaybettiği, B)2018 yılında davalı şirketin kayıtlı sermayesi 40.000.000,00 TL iken öz varlığının ise eksi 93.970.826,66 TL olduğu, bilançoya göre kayıtlı sermayesini kaybettiği, C)2019 yılında şirket sermayesini 40.000.000,00 TL'den 160.000.000,00 TL'ye çıkarması neticesinde öz varlığının da 90.508.655,45 TL'ye çıktığı, 3-Sermaye arttırımı neticesinde davalı şirketin eksi öz varlıktan artı özvarlığa geçmekle birlikte öz varlığının kayıtlı sermayenin yine de altında kaldığının tespit edildiği, davalı şirketin sermayesini arttırma ihtiyacının olduğu belirtilmiştir. Dava TTK'nun 445 ve devamı maddelerine dayanan sermaye artışına ilişkin genel kurul kararının yoklukla butlan olduğunun tespitine ilişkindir. Davalı şirket 09/07/2019 tarihli genel kurulda 40.000.000,00 TL olan sermayesini 160.000.000,00 TL'ye arttırılmasına karar verilmiştir. Davalı şirketin ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda; 2018 yılında şirketin kayıtlı sermayesinin 40.000.000,00 TL iken öz varlığının eksi 93.970.826,66 TL olduğu, kayıtlı sermayesini kaybettiği, 09/07/2019 tarihinde yapılan davaya konu genel kurul kararı ile 40.000.000,00 TL olan sermayesini 160.000.000,00 TL'ye çıkartması sonucu, öz varlığının da 90.508.655,45 TL'ye çıktığı, bu nedenle davalı şirketin sermayesini arttırmaya ihtiyacı olduğu anlaşılmıştır. Davacı başkaca bir iptal veya butlan sebebine de dayanmamıştır. Ayrıca TTK'nun 445. maddesinde belirtilen "... karar tarihinden itibaren 3 ay içerisinde .... iptal davası açılabilir" hükmünde belirtilen 3 aylık hak düşürücü sürenin de geçtiği anlaşıldığından, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Reddine,

2-Alınması gereken 427,60 TL red harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. 27/03/2024

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/194, K. 2023/194, T. 27.03.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-194-e-2023-194-k-213fe1810c02