İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/838 E. 2024/151 K. – ilişkiye göre eldeki

Konu: ilişkiye göre eldeki menfi tespit

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/838
Karar No
2024/151
Karar Tarihi
Konu
ilişkiye göre eldeki menfi tespit

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/838 Esas KARAR NO : 2024/151

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... ... VEKİLİ : ... ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : ... DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21.11.2022 KARAR TARİHİ : 15.02.2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ..., davalı ...'i kesinlikle tanımadığını, taraflar arasında her hangi bir ticaret ilişkisi, iş ilişkisi yahut alacak - borç hususu bulunmadığını, davalı ...'in davacı müvekkilinin erkek kardeşi ... 'tan cebren aldığı bonoları Adana 6. İcra Müdürlüğüne birden icra takibine konu etmekte ve her bir icra takip dosyasından davacı müvekkiline, 89/... , 89/... ve 89/... haciz ihbarnameleri gönderdiğini, bahsedilen icra dosyalarından birinin de huzurdaki dava ile ilgili olan Adana 6. İcra Müdürlüğüne ait 2019/... esas sayılı icra dosyası olduğunu, haciz ihbarnamesine müteakip müvekkilinin icra dosyasına taraf olarak eklendiğini ve maaşına haciz tatbik edilerek işçi olarak çalıştığı şirkete maaş haczi hususunda müzekkere yazıldığını ve hak edişinden kesinti yapıldığını belirterek öncelikle ve ivedilikle ilk olarak teminatsız şekilde, mahkeme aksi kanaatteyse belirlenecek teminat karşılığından ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine giren paranın davalıya ödenmemesine, haksız ve mesnetsiz Adana 6. İcra Müdürlüğüne ait 2019/... esas sayılı takibin durdurulmasını, senet bedelinin %40'ından aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde, süresi içinde açılmayan davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatteyse esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Dosyanın tetkikinde her ne kadar 03.05.2023 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlığın hatalı değerlendirilerek davacı aleyhine Adana 6. İcra Müdürlüğüne ait 2019/... esas sayılı takip dosyasında takip dayanağı bonodaki imzanın davacıya ait olup olmadığı ve davacının istirdat talebi olduğu belirtilmiş ise de; Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın Adana 6. İcra Müdürlüğüne ait 2019/... esas sayılı takip dosyasında borçlu sıfatıyla bulunan davacının kardeşi olan dava dışı ... 'ın takip dayanağı bonoda borçlu sıfatıyla bulunup, davacı ...'ın takip dosyasında borçlu olarak bulunmadığı, kendisine davalı tarafça 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 89. maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamelerine istinaden takip borçlusunun kendisinden hak ve alacağının bulunmadığının tespiti talepli menfi tespit davası olduğu anlaşılmakla, görevli mahkemenin tespiti hususunda dava dışı takip borçlusu ... ile davacı ... arasındaki ilişkiye göre eldeki menfi tespit davası yönünden karar verilmesi gerekmektedir. Davacı ... tacir veya tacir sayılan kişilerden olmayıp, UYAP bilişim sistemi aracılığıyla yapılan araştırmada işçi olarak çalışmakta olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevli olmadığı görülmüştür. Bu nedenlerle, davaya bakmakla görevli mahkeme 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesidir.(HGK. 21/03/2019 tarih ve 2017/11-2630 esas-209/328 Karar sayılı ilamı). Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 30, 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olduğundan (Hukuk Genel Kurulu 2017/15-2141E. 2019/442 K.) mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, HMK'nın 341/1 ve 345. maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15.02.2024

Katip ... e- imzalıdır

Hakim ... e- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/838, K. 2024/151, T. 15.02.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-838-e-2024-151-k-367ba1f245f1