İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1 E. 2026/403 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1
Karar No
2026/403
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/1 Esas - 2026/403 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/1 Esas KARAR NO : 2026/403

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/01/2026 KARAR TARİHİ : 22/05/2026 YAZIM TARİH : 12/06/2026

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu ile müvekkili arasında toplam 68.685,00 TL parça ücretleri ve mekanik tamir ücretleri belirlendiğini, davacı müvekkili aracın tamir işlerini ve bakımlarını eksiksiz ve gereği gibi yerine getirdiğini, bu sırada araç tamir edilirken alınan parçaların faturalarını sunup aracın tamirhanede görüntülerini çekip davalıya gösterdiğini, davalı aracın tamir ve bakım işlemleri bittiğinde sıkışık olduğunu ve bir hafta sonra ödeme yapacağını beyan ederek aracını aldığını, davalı tarafından müvekkile sözleşme konusu işin görülmesi için sözleşmede kararlaştırılan bedel, müvekkili tarafından iş eksiksiz ve tam yapıldığını, ancak sözleşme konusu bedel sözleşme hükümleri gereğince davalı tarafından ödenmediğini, yapılan işlemlere ilişkin fatura karşı tarafa gönderildiğini, herhangi bir itirazın olmadığını, davalının mal, hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasını, davalının mal kaçırdığı sabit olduğundan bahisle harca esas olan dava değeri üzerinden yatırılacak olan teminat bedeli karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalının ... E. sayılı dosyasına yaptığı 68.685,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptalini, takibin devamına ve davalı aleyhine takip konusu alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından ikame edilen iş bu davanın dava için görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, bu nedenle müvekkili tacir olmadığı ve davaya konu iş de ticari iş niteliğinde olmadığı için görev itirazında bulunduklarını, 6100 sayılı HMK 114. Ve 115. Maddeleri gereğince mahkemenin görevli olması dava şartı olduğundan davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Davada çözümü gereken hukuki ihtilafın taraflar arasındaki fatura alacağı sebebi ile açılan icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali isteminden ibaret olup tensip tutanağı ara kararı ile vergi idaresine ve ticaret sicili müdürlüğüne müzekkereler yazılmış; ... 08/01/2026 tarihli cevabi yazısında, davacının ve davalının tacir kaydının bulunmadığının, ... 12/01/2026 tarihli cevabi yazısında, davacının 2025 yılı ile birlikte bilanço esasına geçiş yaptığı ve 1. Sınıf tüccar hükümlerine tabi olduğunun tespit edildiği, ... 16/01/2026 tarihli cevabi yazısında, davalının potansiyel vergi mükellefi olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK.'nun 5. maddesinde 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 2. maddesi ile yapılan değişiklik sonrası Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki daha önce iş bölümü şeklinde mevcut olan ilişki görev ilişkisine dönüştürüldüğü için artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılan davalarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olup olmadığını kendiliğinden değerlendirmesi yasal zorunluluk haline dönüşmüştür. Özel hukuk alanında yapılacak yargılamalar sırasında uyulması gereken genel görev kuralları 6100 sayılı HMK 'da yer almaktadır. Bu yasanın 1. maddesi ile Mahkemelerin görevlerinin ancak yasa ile düzenlenebileceği ve bu düzenlemenin de kamu düzenine ilişkin sayılması gerektiği öngörülmüştür. Bunun doğal sonucu olarak taraflar ileri sürmese de mahkemelerin yargılamanın her aşamasında görevli olup olmadıklarını kendiliklerinden değerlendirmesi gerekmektedir. Bu genel düzenlemenin yanında bir de ticari hayatla ilgili düzenlemeler içen 6102 sayılı TTK mevcuttur. Ticaret yasamızın 3. maddesinde ticari işin tanımı yapılmış, 4. maddesinde ticari davaların neler olduğu sınırlı olarak sayıldıktan sonra, 5. maddesinde ise aksi kararlaştırılmadığı sürece tüm ticari davalar ile ilgili olarak Ticaret Mahkemelerinin görevli oldukları belirtilmiştir. Ticaret Mahkemelerinin görev alanını ticari davalar oluşturuyor ise, ticari davaların hangileri olduğunu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine bakarak belirlemek zorunluluğu vardır. Bu madde de ise ticari dava; 1)Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri, 2-)Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, a)Ticaret Kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları, b)Türk Medeni Kanunu'nun rehin karşılığı ödünç verme ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 maddelerinde, c)6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun; -Mal varlığının veya işletmenin devir alınması ile işletmelerin birleştirilmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203 maddelerinde, -Rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, -Yayın sözleşmesine ilişkin 515 ve 519. maddelerinde, -Komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ve 545. maddelerinde, -Ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547. ve 554. maddelerinde, -Havale hakkındaki 555. ve 560. maddelerinde, -Saklama sözleşmesini düzenleyen 561. ila 580. maddelerinde, d)Fikri Mülkiyet Hukukuna dair mevzuatta, e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen konulardan doğan hukuk davalarının ticari dava ve ticari nitelikli çekişmesiz yargı işi sayılır, ancak hiçbir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale ve vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır şeklinde düzenlenmiştir. Ticaret yasanın 5. maddesi ile aksine hüküm olmayan hallerde, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakması düzenlemesi getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereği TTK'nın 4. maddesinde düzenlenen ve ticari dava kapsamında sayılan uyuşmazlıkların ticaret mahkemelerinin görev alanını oluşturduğunu kabul etmek gerekir. Bu genel kuralın yanında uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemenin yer aldığı metinde bu konu ile ilgili uyuşmazlığın açıkça ticaret mahkemelerinde çözüleceği öngörülmüş ise (örneğin İİK'nun 171/4) ya da yasa ile bu yasa kapsamındaki işlerin ticari dava sayılacağı öngörülmüş ise (1163 sayılı yasanın 99. maddesi vb. gibi) bu yasadan kaynaklanan davaların da ticaret mahkemelerinin görev alanında olduklarını kabul etmek gerekecektir. Somut olaya gelince, davanın Ticaret Mahkemelerinin görev alanındaki ticari dava olarak kabul edilebilmeleri için yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği gibi tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen bir konudan kaynaklanması veya uyuşmazlığın her iki tarafının tacir ve uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir. Davacı ile davalı gerçek kişi arasındaki talep özü itibari verilen oto onarım tamir ücreti ile parça ücretlerinin tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın Ticaret Kanununda düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın ticari dava olabilmesi için TTK nun 4/1 maddesi uyarınca davanın her iki tarafının da tacir olması ve uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması gerekir. Davacı celp edilen kayıtlara göre tacir olup, sözleşmenin karşı tarafı olan davalı gerçek kişi tacir ve olayda her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ise dava ticari dava olacak, bu halde de ticaret mahkemeleri görevli hale gelecektir. Kimlerin tacir kimlerin esnaf ve kimlerin tüketici olduklarının yasal düzenlemeler dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Davalı gerçek kişinin tacir olup olmadığının belirlenmesi için vergi idaresine yazılan yazıya verilen cevaptan davalının tacir olmadığı sabittir. Bu nedenle davalının tacir olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu hali ile uyuşmazlığın bir tarafını oluşturan davalı tacir olmadığı için TTK nun 4/1 maddesi koşulları oluşmadığı, bu nedenle ticaret mahkemelerinin görevli olmadıkları kabul edilip, mahkememizin görevsizliğine ilişkin görevsizlik kararı verilmesi gerektiği kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine, Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğunda dava dosyasının görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine, Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine, Dair, ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1, K. 2026/403, T. 22.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1-e-2026-403-k-bb9556e59ec8