İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/690 E. 2023/466 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/690
Karar No
2023/466
Karar Tarihi

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/690 Esas - 2023/466 "TÜRK MİLLETİ ADINA"

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/690 Esas KARAR NO : 2023/466

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... - ...

VEKİLLERİ : ... - ...

DAVALI : 1- ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : 2- ... ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : 3- ....LTD.ŞTİ. -

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/09/2022 KARAR TARİHİ : 26/09/2023 YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığını, anlaşma neticesinde ihbar ve kıdem tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, dava dışı işçi ... için 01/10/2019 tarihinde 18.327,36 TL, 25.07.2019 tarihinde 3.882,37 TL tazminat ödendiğini, davalıların sorumluluklarına düşen miktarın 9.231,02 TL olarak belirlendiğini, davalılardan talep edilmesine rağmen geri ödemenin gerçekleşmediğini, davacı kurumun davalılardan ihale yöntemi yardımcı işlerde ile hizmet alım işini yaptığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri doğrultusunda davalı şirket elemanı olarak çalışan işçilere yapılan ödemelerden bu firmaların sorumlu tutulacağının karar altına atındığını, davalıların alt işveren sıfatıyla hizmet yürüttüğünü, taraflar arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğunu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğunu, ancak ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiğini, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarınını dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde müvekkilinin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiğini, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığını belirterek, 9.231,02 TL' tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazı, zamanaşımı itirazı ve görev itirazında bulunduklarını, davacı ile müvekkil şirket arasında asıl işveren-altişveren ilişkisi bulunmadığını bu nedenle husumet itirazlarının olduğunu, kamu ihale kanunu ve ilgili yönetmelik kapsamında alt işverene bırakılan işlerde çalışan işçilerin kıdem tazminatının son kamu kurum ve kuruluşu tarafından ödeneceği düzenlemesinin getirildiğini bu bağlamda müvekkil şirket tarafından dava dışı işçiye ödenmeyen herhangi bir alacak kalemi bulunmadığını, dava dışı işçinin müvekkilinden talep edebileceği bir alacağının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini, yargılammüvekkil şirket tarafından dava dışı işçiye ödenmeyen herhangi bir alacak kalemi bulunmadığını, dava dışı işçinin müvekkilinden talep edebileceği bir alacağının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, mahkeme akmüvekkil şirket tarafından dava dışı işçiye ödenmeyen herhangi bir alacak kalemi bulunmadığını, dava dışı işçinin müvekkilinden talep edebileceği bir alacağının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, mahkeme aksi kanaateyse dava dışı işçinin müvekkil şirkette çalıştığı dönem ile sınırlı olmak üzere hesaplanacak miktarın yarı oranında rücusuna karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı ... ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu tazminat ödemesinin yapıldığı işçi ..., 01.11.2015 ve 31.03.2018 tarihleri arasında müvekkil şirkette çalıştığını, işçinin müvekkil şirkette çalıştığı sürece ücret ödemesi düzenli ve eksiksiz olarak müvekkil şirket tarafından yapıldığını, TBK'nın 73'üncü maddesinin ilk fıkrasında "Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar." hükmü uyarınca dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, rücuen tazminat davasının, dava hususunun değer ve miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesinde açılmasını gerektiğini bu nedenle görev yönünden itirazlarının bulunduğunu, dava dışı işçinin çalıştığı süreye ilişkin ücretinin eksiksiz olarak ödendiğini ve işbu sebeple müvekkili şirkete rucu edilmesi gereken bir alacağın bulunmadığından ayrıca davayı kabul etmemekle birlikte Ankara 56. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 11.320.918,10 TL tutarındaki temlikname ile davalı tarafa devredilmiş olan alacaklardan mahsup edilmesini talep etmiş ve davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı .... Şirketine dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, taraf dosyaya cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara da katılmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, rücu’en tazminat talebine ilişkin olup, dava konusu alacağın davalıların davacının belirli süreler dahilinde alt işverini olması sebebiyle davacı tarafından dava dışı işçi ...'un davalı şirketler nezindeki çalışmalarından dolayı yapılan düzenlemeler gereği üst işveren sıfatıyla iş akdi sona ermesi nedeni ile kıdem tazminatı ödemesi yapılmış olduğu, ödenen bu 9.231,02 TL tazminatın davalılar ile yapılmış olan sözleşme gereğince davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebinden kaynaklanmış olduğu anlaşılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Dosya dava dilekçesi ekindeki hizmet alım sözleşmeleriyle birlikte bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya ibraz edilen işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişinin 26/12/2022 tarihli raporunda; 01/10/2019 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle, ... Limited Şirketinin 171,83 TL, ... Anonim Şirketinin 7.117,40 TL, ... .... Ltd.şti. Tam sorumluluk 1.944,40 TL tam sorumluluğunun bulunduğu, davanın 9.231,02 TL si üzerinden açıldığı belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığı, anlaşma neticesinde ihbar ve kıdem tazminatı ödemesi gerçekleştirildiği, davacı ile davalı şirketler arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğu, ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde davacının işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiği, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığı,dosya içerisinde davacı kurum ile davalılar arasında imza edilen sözleşmeler ve idari şartnamelerin bulunduğu, yapılan hizmet sözleşmesi ve şartnamelerinin incelenmesinde yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluğunun mevcut olup, davacı kurumun ödemiş olduğu işçilik alacaklarının tamamını yükleniciye rücu edebileceği sözleşme hükümlerinden anlaşılmıştır, öte yandan dosya kapsamı incelendiğinde davalılardan ... Limited Şirketi ile davacı arasında imzalanan sözleşmede işçi alacaklarının muhatabına yönelik hüküm bulunmadığı görülmekle, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre taraflar arasında yapılan sözleşmede sorumluluğun yarı yarıya olacağına ilişkin açık bir sözleşme hükmü bulunmuyorsa, bu durumda da tam sorumluluk hususunun geçerli olacağı mahkememizce kabul edilmiş; dosyaya ibraz edilen ve hükme esas almaya hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporunda, davacının 01/10/2019 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle, ... Limited Şirketinin 171,83 TL, ... Anonim Şirketinin 7.117,40 TL, ... .... Ltd.şti. Tam sorumluluk 1.944,40 TL olmak üzere toplam 9.233,63 TL davacı idarenin davalılardan alacağının olduğu kanaatine varılmış, her ne kadar kısa kararda hüküm fıkrasının a bendinde davalı ... İnşaat- ... olarak yazılmış ise de dosya tetkikinde sehven yazıldığı anlaşılmakla 1-a bendindeki davalının ... Limited Şirketi olduğu kanaatine varılmış olmakla hüküm fıkrasının 1-a bendindeki davalı re'sen düzeltilerek ve taleple bağlı kalınarak toplam 9.231,02 TL nin kabulü ile 171,78 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Limited Şirketin'den alınarak davacıya verilmesine, 1.943,85 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı .... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 7.115,39 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... .. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KABULÜ ile, a) 171,78 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Limited Şirketi'ndan alınarak davacıya verilmesine, b) 1.943,85 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı .... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, c) 7.115,39 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... .. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 630,57 TL karar harcından, peşin alınan 157,55 TL harcın mahsubu ile, bakiye 473,02 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, (davalılardan ... Limited Şirketi' nin sorumluluğunun 8,51 ile sınırlı, ... Ltd Şti'nin sorumluluğunun 99,33 TL ile sınırlı, ... A.Ş'nin sorumluluğunun 365,18 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla) 3-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, (davalılardan ... Limited Şirketi' nin sorumluluğunun 23,76 ile sınırlı, ... Ltd Şti'nin sorumluluğunun 277,20 TL ile sınırlı, ... A.Ş'nin sorumluluğunun 1.019,04 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla) 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan ... Limited Şirketi' nin sorumluluğunun 165,60 ile sınırlı, ... Ltd Şti'nin sorumluluğunun 1.932,00 TL ile sınırlı, ... A.Ş'nin sorumluluğunun 7.102,40 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla) 5-Davacı tarafından yapılan 157,55 TL peşin harç ile 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 238,25 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalılardan ... Limited Şirketi' nin sorumluluğunun 4,28 ile sınırlı, ... Ltd Şti'nin sorumluluğunun 50,03 TL ile sınırlı, ... A.Ş'nin sorumluluğunun 183,94 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla) 6-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti gideri, müzekkere gideri, tebligat gideri olmak üzere toplam 1.130,00 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalılardan ... Limited Şirketi' nin sorumluluğunun 20,34 ile sınırlı, ... Ltd Şti'nin sorumluluğunun 237,30 TL ile sınırlı, ... A.Ş'nin sorumluluğunun 872,36 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla) 7-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... A.Ş vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 26/09/2023

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Not: 5070 sayılı Yasa hükümleri gereğince e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/690, K. 2023/466, T. 26.09.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-690-e-2023-466-k-70c602d5bc26