İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/689 E. 2023/465 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/689
- Karar No
- 2023/465
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/689 Esas - 2023/465 "TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/689 Esas KARAR NO : 2023/465
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : ... - ...
DAVALI : 1- ... - ...
VEKİLİ : ... - ...
DAVALILAR : 2- ... - ... - ... 3- ....LTD.ŞTİ. -
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/09/2022 KARAR TARİHİ : 26/09/2023 YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığını, anlaşma neticesinde ihbar ve kıdem tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, dava dışı işçi ... için değişik icra dosyalarına toplamda 20.189,61 TL ödendiğini, davalıların sorumluluklarına düşen miktarın 11.093,27 TL olarak belirlendiğini, davalılardan talep edilmesine rağmen geri ödemenin gerçekleşmediğini, davacı kurumun davalılardan ihale yöntemi yardımcı işlerde ile hizmet alım işini yaptığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri doğrultusunda davalı şirket elemanı olarak çalışan işçilere yapılan ödemelerden bu firmaların sorumlu tutulacağının karar altına atındığını, davalıların alt işveren sıfatıyla hizmet yürüttüğünü, taraflar arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğunu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğunu, ancak ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiğini, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarınını dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde müvekkilinin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiğini, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığını belirterek, 11.093,27 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu tazminat ödemesinin yapıldığı işçi ...'ın 01.11.2015 ve 31.03.2018 tarihleri arasında müvekkil şirkette çalıştığını, 696 sayılı KHK kapsamında işçinin kamu işçiliğine geçtiğini, işçinin müvekkili şirketten iş kanunu kapsımında alacağının olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar .... Şirketi ile ... - ... şirketine dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, taraf dosyaya cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara da katılmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, rücu’en tazminat talebine ilişkin olup, dava konusu alacağın davalıların davacının belirli süreler dahilinde alt işverini olması sebebiyle davacı tarafından dava dışı işçi ...'ın davalı şirketler nezindeki çalışmalarından dolayı yapılan düzenlemeler gereği üst işveren sıfatıyla iş akdi sona ermesi nedeni ile kıdem tazminatı ödemesi yapılmış olduğu, ödenen bu 11.093,27 TL tazminatın davalılar ile yapılmış olan sözleşme gereğince davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebinden kaynaklanmış olduğu anlaşılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. Dosya dava dilekçesi ekindeki hizmet alım sözleşmeleriyle birlikte bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya ibraz edilen işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişinin 26/12/2022 tarihli raporunda; 01/10/2019 tarihinde değişik icra dosyalarına yapılan ödeme nedeniyle dava dışı işçiye toplamda 20.189,61 TL ödeme yapıldığı, ... - ... şirketinin 2.052,82 TL, ... Ltd Şti'in 1.926,22 TL, ... İmar A.Ş.'nin 7.117,05 TL tam sorumluluğunun bulunduğu davanın 11.093,27 TL üzerinden açıldığı belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığı, anlaşma neticesinde ihbar ve kıdem tazminatı ödemesi gerçekleştirildiği, davacı ile davalı şirketler arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğu, ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde davacının işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiği, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığı,dosya içerisinde davacı kurum ile davalılar arasında imza edilen sözleşmeler ve idari şartnamelerin bulunduğu, yapılan hizmet sözleşmesi ve şartnamelerinin incelenmesinde yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluğunun mevcut olup, davacı kurumun ödemiş olduğu işçilik alacaklarının tamamını yükleniciye rücu edebileceği sözleşme hükümlerinden anlaşılmıştır, öte yandan dosya kapsamı incelendiğinde davalılardan ... - ... ile davacı arasında imzalanan sözleşmede işçi alacaklarının muhatabına yönelik hüküm bulunmadığı görülmekle, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre taraflar arasında yapılan sözleşmede sorumluluğun yarı yarıya olacağına ilişkin açık bir sözleşme hükmü bulunmuyorsa, bu durumda da tam sorumluluk hususunun geçerli olacağı mahkememizce kabul edilmiş; dosyaya ibraz edilen ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporunda, davacının 01/10/2019 tarihinde değişik icra dosyalarına yapılan ödeme nedeniyle dava dışı işçiye toplamda 20.189,61 TL ödeme yapıldığı, ... - ... şirketinin 2.052,82 TL, ... Ltd Şti'in 1.926,22 TL, ... A.Ş.'nin 7.117,05 TL davacı idarenin davalılardan alacağının olduğu kanaatine varılmış, talebe bağlı kalınarak toplam 11.093,27 TL nin kabulü ile; 2.052,30 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...- ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 1.925,73 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı .... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 7.115,24 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... .. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KABULÜ ile, a) 2.052,30 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...- ...'dan alınarak davacıya verilmesine, b) 1.925,73 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı .... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, c) 7.115,24 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... .. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 757,78 TL karar harcından, peşin alınan 189,45 TL harcın mahsubu ile, bakiye 568,33 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, (davalılardan ...- ...'nın sorumluluğunun 105,14 ile sınırlı, ... Ltd Şti'nin sorumluluğunun 98,32 TL ile sınırlı, ... İmar.. A.Ş'nin sorumluluğunun 364,87 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla) 3-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, (davalılardan ...- ...'nın sorumluluğunun 244,20 ile sınırlı, ... Ltd Şti'nin sorumluluğunun 228,36 TL ile sınırlı, ... .. A.Ş'nin sorumluluğunun 847,44 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla) 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan ...- ...'nın sorumluluğunun 1.702,00 ile sınırlı, ... Ltd Şti'nin sorumluluğunun 1.591,60 TL ile sınırlı, ... .. A.Ş'nin sorumluluğunun 5.906,40 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla) 5-Davacı tarafından yapılan 189,45 TL peşin harç ile 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 270,15 TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalılardan ...- ...'nın sorumluluğunun 49,97 ile sınırlı, ... Ltd Şti'nin sorumluluğunun 46,73 TL ile sınırlı, ... ... A.Ş'nin sorumluluğunun 173,45 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla) 6-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti gideri, müzekkere gideri, tebligat gideri olmak üzere toplam 1.235,00 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalılardan ...- ...'nın sorumluluğunun 228,47 ile sınırlı, ... Ltd Şti'nin sorumluluğunun 213,65 TL ile sınırlı, ... ... A.Ş'nin sorumluluğunun 792,88 TL ile sınırlı tutulması kaydıyla) 7-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... İmar A.Ş vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 26/09/2023
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
Not: 5070 sayılı Yasa hükümleri gereğince e-imza ile imzalanmıştır.