İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/609 E. 2025/159 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/609
- Karar No
- 2025/159
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2022/609 Esas KARAR NO:2025/159
DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/05/2022 KARAR TARİHİ:17/02/2025
Bakırköy 4. ATM'nin 2022/407 Esas, 2022/700 Karar, 19/07/2022 tarihli Yetkisizlik Kararı üzerine Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 03.01.2019 Tarihinde imzalanmış olan "... PROJESİ ALTİŞVERENLİK SÖZLEŞMESİ" ile 21.01.2019 Tarihinde imzalanmış olan "... PROJESİ ALTİŞVERENLİK SÖZLEŞMESİ" kapsamında davalı tarafından müvekkiline ödenmemiş hakediş bedellerinin davalının temerrüde düşürüldüğü tarih olan 30.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile ödenmesini, ... Projesinde müvekkiline ihale edilmiş olan işin neredeyse tamamlanma aşamasında haksız ve sözleşmeye aykırı olarak başka bir firmaya verilmesi ve müvekkilinin kalan kardan mahrum bırakıldığını, mahrum kalınan kar alacağı, davalı şirket tedarikçileri olan ... tedarik ürünlerini geç teslimi nedeni ile müvekkil şirkete hakkedişlerinin geç ödenmesi ve müvekkil şirketin bu projede çalıştırmış olduğu işçilerine maaş verememesi nedeni ile uğradığı zararların tazminini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH: Davacı vekili 28/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; taraflar arasında 05.01.2019 Tarihinde imzalanmış olan "... PROJESİ ALTİŞVERENLİK SÖZLEŞMESİ" ile 21.01.2019 Tarihinde imzalanmış olan "... PROJESİ ALTİŞVERENLİK SÖZLEŞMESİ" kapsamında davalı tarafından davacıya ödenmemiş hakediş bedelleri için;dava dilekçesi ile 15.000,00-TL olarak talep edilmiş olan hakediş alacağına ilişkin talebimizi bilirkişi ek raporu doğrultusunda 451.820,58-TL arttırarak Toplam Net 466.820,58- TL olarak ıslah ettiklerini, ıslah ile talep edilmiş olan toplam alacaklarının davalının temerrüde düşürüldüğü tarih olan 30.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile hüküm altına alınmasını talep ettiklerini, Munzam Zarar/Mahrum Kalınan Kar Alacağı için dava dilekçesi ile 5.000,00-TL olarak talep edilmiş olan Munzam Zarar/Mahrum Kalınan Kar Alacağına ilişkin taleplerini bilirkişi ek raporu doğrultusunda 19.800,00-TL arttırarak Toplam Net 24.800,00-TL olarak ıslah ettiklerini, ıslah ile talep edilmiş olan toplam alacaklarının davalının temerrüde düşürüldüğü tarih olan 30.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile hüküm altına alınması talep ettiklerini belirterek ıslah edilmiş olan toplam alacak talepleri üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkil şirket arasında ... ve ... projeleri için imzalanmış sözleşme hükümleri kapsamında ifa yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı tarafından, haksız ve gerçekliği olmayan kurgusal iddialar ile işbu davanın ikame edildiğini, taraflar arasında 21.01.2019 tarihli sözleşme imza edilerek, müvekkili tarafından söz konusu proje kapsamındaki Kör Kasa-Yalıtım- Alüminyum ve Cam Montajı işi davacı şirkete yüklendiğini, davacının işbu sözleşme ile taahhült ettiği işi 30.09,2019 tarihinde tamamlama ve teslim etme garantisi verdiğini, sözleşme akdedildikten sonra 22.01.2019 tarihinde de tutanak ile iş yeri davacı şirkete teslim edildiğini, davacının her ne kadar son derece yanıltıcı olarak söz konusu projede neredeyse işi bitirdiğini belirtmiş olsa da; işin hem teknik olarak kronolojik sıralaması hem de davacı ile süreç içerisinde varılan mutabakat metinleri gibi somut verilere göre; davacının hiçbir iddiasının gerçek olmadığının anlaşılacağını, ... projesinde davacı tarafından profesyonellik gerektiren zaten bu nedenle müvekkili ile arasında ticari ilişki kurulması sonucunu doğuran edim taahhütleri ve sözleşmeye göre ifa yükümlülüklerinin bulunduğunu, söz konusu edim yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve hukuken haklı sebebi olmayan davacının bu sefer türlü bahaneler ile işbu gecikme ve ifa yükümlülüklerini ihlal etmesinin hukuki sonuçlarını perdelemek istediğini, taraflar arasındaki sözleşmede kör kasa işlerine başlaması ve 60 gün içerisinde tamamlanması gerektiği belirtildiğini, davacının bu süre içerisinde sadece yatak odalarının kör kasa montajını yaptığını, doğrama dizayn ve işlemlerine başlamadığını, davacının görmüş olduğu iş ve işlemlerin karşılığı hakedişi ile alakalı olarak ise kendisiyle Nisan 2019, Mayıs 2019, Haziran 2019 ve Temmuz 2019'da hakediş mutabakatı yapıldığını, bu nedenle davacının zaten yazılı olarak mutabakata vardığı hususlarda müvekkiline talep yöneltmesi mümkün olmadığından, sözde işin bitti ve alacaklı olduğu yönündeki iddia ve beyanlarının da hukuken kabul edilebilirliğinin olmadığını, davacı ile en son sözleşmenin imza tarihi olan 21/02/2019 tarihinden 31/07/2019 tarihine kadar yapılan işler ile ilgili olarak mutabakat yapıldığını, davacının daha ilk basamak işi olan kör kasa işlemlerini yapmaması ve sözleşme temerrüdüne sürekli nakit sıkıntısı çektiği yönünde beyanlarda bulunması nedeniyle ayrıca malzeme alımı bakımından da kendisinin müvekkili tarafından finansa edildiğini, bir kısmı davcı şirket tarafından müvekkiline ödendiğini, hali hazırda davacı şirketten alması gereken 98.117,31 TL malzeme alacağının bulunduğunu, müvekkili ile davacı arasında 01/01/2019 tarihinde ... Projesinin Alüminyum doğrama, cam işleri, cephe alüminyum sistemleri konusunda anahtar teslim iş teslimi konusunda anlaşma yapıldığını, davacının sözleşme kapsamındaki ifa yükümlülüklerini tamamlayarak işi 28/02/2019 tarihinde teslim edeceğini taaahhüt ettiğini, sözleşmenin imzalanmasının ardından iş yerinin davacı şirkete teslim edildiğini, davacı tarafından gecikmelere delil olmak üzere sunduğu e posta yazışmalarının tarihi de zaten sözleşme tarihinden önce olduğunu, keza teknik şartnamede de davacı şirketin hangi marka ürün tedarik edeceğinin belirli olduğunu, davacının mutabakat sağladığı hak edişleri ile ilgili olarak bir talepte bulunabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, sözleşmelerinden kaynaklanan ifa yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle müvekkil şirketin talep edilebilir olan alacakları olduğundan; müvekkilinin takas mahsup hakları kapsamında davacıya değil borcu, davacıdan alacağının bulunduğunu, 28/03/2019 tarihinde kör kasa işlemlerinin bitmesi gerekirken; 6 aylık temerrüt süresi sonunda dahi davacı, ancak yapması gereken işlerin neredeyse yarısını yaptığını, gecikilen her gün için 6.000 TL cezai şart ödemesini yapılacağının düzenlendiğini, sırf işbu 6 aylık gecikme karşılığında dahi 180*6.000 TL olmak üzere 1.080.000 TL davacının cezai şart tutarı ödemesi gerektiğini, ancak cezai şart tutarının hesaplanmasında dahi müvekkili tarafından davacıya anlayış gösterildiğini, zaten sözleşmede belirli olan vade tarihlerine rağmen yine davacının temin yükümlülüğünde olan kör kasa malzemelerinin sahaya geldiği tarih olan 12/03/2019 tarihi esas alınarak 60 gün vade eklendiğini ve 145 günlük gecikmeye göre 145*6.000= 870.000 TL cezai şart olarak davacıdan talep edildiğini, yine davacının, ... projesi için sözleşmesinden kör kasa işleri için 28/01/2019 tarihinde işe başlaması gerekirken 45 gün sonra işe başladığından taraflar arasındaki sözleşmenin 48/A bendi uyarınca 210.000 TL ayrıca ceza bedeli ödeme yükümlülüğünün doğduğunu, tüm bu bedeller ifaya eklenen cezai şart tutarı olduğundan davacı doğru düzgün edimini ifa etmediğini, cezai şartları da ödemediğini, yine taraflar arasındaki sözleşmenin 48 inci maddesi gereğince; davacı şirketin, sözleşmeyi ifa etmemesi, kötü ifa etmesi halinde keşif bedeli olan 1.041.410,10 TL nin yüzde onu tutarında 104.141 TL ceza şart ödemekle de yükümlü olacağının belirlendiğini, bu nedenlerle müvekkilin sadece ... projesi için 1.184.000 TL cezai şart alacağının bulunduğunu ve söz konusu alacak davacıya T.C. ... 10. Noterliği 14/10/2019 tarih ve ... nolu ihtarname ile bildirilerek muaccel hale geldiğini, öte yandan davacı ... Projesi kapsamında da bir ay da bitirmeyi taahhüt ettiği iş ve işlemleri için de neredeyse 3-4 aylık bir temerrüde düştüğünü, davacıya bir aylık verilen uzatma süresi de göz önünde bulundurulsa davacının en az ... projesi kapsamında 90 günlük gecikmesinin bulunduğunu, sözleşmenin 48 inci maddesi kapsamında 90*5.000 TL üzerinden 450.000 TL cezai şart borcunun davacı tarafından müvekkiline ödenmesinin gerektiğini, bu kapsamda değil müvekkilinin, borcunun olması, sadece ...projesinde davacı şirketin yalnızca iki ihlal halinden doğan, 1.184.000 TL+ 450.000 TL cezai şart alacağı bulunduğundan; tüm haklarının saklı kalmak kaydıyla işbu dava tarihi itibariyle talep edilebilir olan işbu alacaklarının takas mahsup defini ileri sürdüklerini, yukarıda açıklanan nedenler ve mahkememizce nazara alınacak nedenlerle haksız davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya, .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya, .... İş Mahkemesinin ...Esas sayılı dosya, .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya, .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya UYAP suretleri dosyamız içerisine alınmıştır. Dosya 03/03/2023 tarihinde mahallinde yapılan keşif zaptı ile Mali Müşavir, Mimar, Hak ediş uzmanı / İnşaat Mühendisi, nitelikli hesaplama uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 11/09/2023 tarihli raporda; davacı taraf ticari defter incelemelerinde taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında, davacı tarafından davalının İnşaat Projelerinde taahhüt ettiği Alüminyum Doğrama işleri ile ilgili Hak ediş raporları sonucunda davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalar ve davalıdan yapılan tahsilatlar 120 Alıcılar ana hesap altın ...A.Ş Cari hesap üzerinden kayıt ve izlendiği, 09.01.2019 / 15.09.2019 tarih aralığındaki faaliyet sonuçlarına göre davacı tarafından davalının cari hesabı toplamda 1.375.820.64 borçlandırma kaydına karşılık, davalıdan yapılan tahsilat toplamının 1.276.553.70 TL tutarda kaldığı ve 31.12.2019 tarih 368 yevmiye kapanış kaydına göre 99.266.94 TL davalıdan alacaklı olarak 2020 yılına devrettiği, 2020 yılı ve sonrasında taraflar arasında her hangi bir borç/alacak işlem kaydı olmadığı ve davacı ticari defter ve muavin kayıtlarına göre davacı davalıdan 99.266.94 TL alacaklı durumda olduğu tespiti yapıldığı, davalı tarafın ticari defter incelenmesinde taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki çerçevesinde, davacı tarafından taahhüt edilen işler karşılığında, tarafların mutabakatını taşıyan hak ediş raporları akabinde davacının düzenlediği faturalar ve davacıya yapılan ödemelerin kayıt ve izlendiği 320.2215 nolu Borçlu Cari Hesap (... ... Ltd Şti) üzerinden kayıt ve izlendiği, davalı ticari defter ve muavin kayıtlarına göre davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalar toplamının 1.375.820.65 TL olarak hesabın alacak kısmına kaydedildiği ve bu yönüyle tarafların kayıtlarının birbirini doğruladığı, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerde ise, 20.09.2019 tarihinde 31.585.30 TL ... Projesi Gider yansıtması, 31.05.2019 tarihinde 5.893.32 TL ... Kör Kasa Doğrama Montaj İşleri Teminat Kesintisi, 02.07.2019 tarihinde 4.428.87 TL ... Kör Kasa Doğrama Montaj İşleri Teminat Kesintisi, 01.08.2019 tarihinde 2.662.43 TL ... Kör Kasa Doğrama Montaj İşleri Teminat Kesintisi, 15.09.2019 tarihinde 7.456.28 TL ... Kör Kasa Doğrama Montaj İşleri Teminat Kesintisi, tutarlarının davacının alacağına mahsuben kesinti olarak kaydedildiği davacı alacağından mahsup edildiği, kesintiler toplamı olarak 52.026.20 TL’ nın 31.585.30 TL’lık Gider yansıtma tutarı dışında kalan 20.440.90 TL’ nın 326.2215 Alınan avanslar hesabına aktarıldığı ve işbu hesap üzerinden kayıt ve izlendiği, işbu kesinti ve gider yansıtmaları sonucunda 320.2215 nolu Muavin hesap bakiyesine göre davalının davacıya 47.240.75 TL borçlu olduğu, toplamda ise : 47.240.75 TL + 20.440.90 TL = 67.681.65 TL davalının davacıya borçlu durumda olduğu, taraf ticari defter kayıtlarının 31.585.30 TL’lık gider yansıtılması tutarı dışında diğer tüm kayıtların birbirini doğruladığı, ... İşleri kapsamında hak edişleri icmalinin 620.166,98 TL, ... İşleri kapsamında kesin hakediş alacağı genel toplamının ise 307.107,04 TL olduğu, verilen avans 800.000,00 TL, toplam hakediş tutarının 1.727.274,02 TL işveren ... ... tarafından yapılan ödemeler toplamı minha (-) 1.375.820,65 TL, davacı alt yüklenici P Yapının bakiye alacağının 351.453,37 TL olacağı, davacı alt yüklenicinin munzam zararı toplam hakediş tutarının 355.073,66TL x 1,18 = 418.986,92 TL, KDV dahil iş yapıldığı, işin ihale bedelinin 1.041.410,10 TL x 0,70 = 728.987,07 TL, davacı alt yüklenicinin yapabileceği bakiye iş bedelinin 728.987,07 – 418.986,92 = 310.000,15 TL, davacı altyüklenicinin, davalı yüklenici tarafından başka yükleniciye verilen iş nedeniyle gelir kaybının genel giderler düşüldükten sonra % 8 olacağı değerlendirilmekte olduğu buna göre davacı yüklenici firmanın munzam zararının 310.000,15 TL x 0,08 = 24.800,00 TL olarak hesap edildiği, davalının kasa imalatı için yaptırması gereken alt ... imalatlarını peyderpey tamamladığı, bu durumda körkasa imalatlarının uygulanmasının pek tabii ki mümkün olamayacağı, ayrıca Hakediş ödemelerinin sözleşmenin 35. Maddesi kriterlerine uygun zamanında yapılmadığı, açıklanan nedenlerle davalı işveren ... ...’nın temerrüde düştüğünün anlaşıldığı, neticede sözleşmeyi haksız bir şekilde sonlandırarak başka bir alt yüklenici ile anlaşmasının basiretli tacir davranışına uygun olamayacağının ortada olduğu, davalının gecikme cezası talebi ile işin tesliminde gecikmeden dolayı zarara uğradığı yönündeki iddialarının haksız ve yersiz bulunduğu belirtilmiştir. Dosya taraf itirazları uyarınca yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 16/08/2024 tarihli raporda; davacı tarafın defterleri üzerine taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında, davacı tarafından davalının İnşaat Projelerinde taahhüt ettiği Alüminyum Doğrama işleri ile ilgili Hak ediş raporları sonucunda davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalar ve davalıdan yapılan tahsilatlar 120 Alıcılar ana hesap altın ...A.Ş Cari hesap üzerinden kayıt ve izlendiği, 09.01.2019 / 15.09.2019 tarih aralığındaki faaliyet sonuçlarına göre davacı tarafından davalının cari hesabı toplamda 1.375.820.64 borçlandırma kaydına karşılık, davalıdan yapılan tahsilat toplamının 1.276.553.70 TL tutarda kaldığı ve 31.12.2019 tarih 368 yevmiye kapanış kaydına göre 99.266.94 TL davalıdan alacaklı olarak 2020 yılına devrettiği, 2020 yılı ve sonrasında taraflar arasında her hangi bir borç/alacak işlem kaydı olmadığı ve davacı ticari defter ve muavin kayıtlarına göre davacı davalıdan 99.266.94 TL alacaklı durumda olduğu tespiti yapıldığı, davalı tarafın ticari defter incelemesinde taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki çerçevesinde, davacı tarafından taahhüt edilen işler karşılığında, tarafların mutabakatını taşıyan hak ediş raporları akabinde davacının düzenlediği faturalar ve davacıya yapılan ödemelerin kayıt ve izlendiği 320.2215 nolu Borçlu Cari Hesap (... ... Ltd Şti) üzerinden kayıt ve izlendiği, davalı ticari defter ve muavin kayıtlarına göre Davacı tarafından davalı adına düzenlenen Faturalar toplamının 1.375.820.65 TL olarak hesabın Alacak kısmına kaydedildiği, ve bu yönüyle tarafların kayıtları birbirini doğruladığı, davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerde ise, 20.09.2019 tarihinde 31.585.30 TL ... Projesi Gider yansıtması, 31.05.2019 tarihinde 5.893.32 TL ... Kör Kasa Doğrama Montaj İşleri Teminat Kesintisi, 02.07.2019 tarihinde 4.428.87 TL ... Kör Kasa Doğrama Montaj İşleri Teminat Kesintisi, 01.08.2019 tarihinde 2.662.43 TL ... Kör Kasa Doğrama Montaj İşleri Teminat Kesintisi, 15.09.2019 tarihinde 7.456.28 TL ... Kör Kasa Doğrama Montaj İşleri Teminat Kesintisi, Tutarlarının Davacının alacağına mahsuben kesinti olarak kaydedildiği davacı alacağından mahsup edildiği, Kesintiler toplamı olarak 52.026.20 TL’ nın 31.585.30 TL’lık Gider yansıtma tutarı dışında kalan 20.440.90 TL’ nın 326.2215 Alınan avanslar hesabına aktarıldığı ve işbu hesap üzerinden kayıt ve izlendiği, işbu kesinti ve gider yansıtmaları sonucunda 320.2215 nolu Muavin hesap bakiyesine göre davalının davacıya 47.240.75 TL Borçlu olduğu, toplamda ise : 47.240.75 TL + 20.440.90 TL = 67.681.65 TL davalının davacıya borçlu durumda olduğu tespit edildiği, taraf ticari defter kayıtlarının 31.585.30 TL’lık Gider yansıtılması tutarı dışında diğer tüm kayıtlar birbirini doğruladığının tespit edildiği, tarafların iddia ve savunması, taraflar arasında imzalanan Sözleşmeler, Hakediş raporları, Keşfen yapılan teknik incelemeler, taraf ticari defter kayıtları üzerindeki inceleme, tespit ve işbu değerlendirmeler sonucunda; ... kesin hakediş bakiye alacağı icmalinin 282.839,73 TL, ... kesin hakediş bakiye alacağının 183.980,85 TL, verilen avans (Kümülatif olarak bu bedel hakedişlerden düşmüştür.) 00 TL, toplam hakediş tutarı 466.820,58 TL, davacı alt yüklenici P ...’nın bakiye alacağının 466.820,58 TL olarak hesap edildiği, davacı alt yüklenicinin munzam zararı toplam hakediş tutarının: 355.073,66 TL, x 0,18 = 418.986,92 TL KDV Dahil iş yapıldığı, işin ihale bedelinin 1.041.410,10 TL x 0,70 = 728.987,07 TL, davacı alt yüklenicinin yapabileceği işin 728.987,07 – 418.986,92 = 310.000,15 TL davacı altyüklenicinin, davalı yüklenici tarafından başka yükleniciye verilen iş nedeniyle gelir kaybının genel giderler düşüldükten sonra % 8 olacağı değerlendirilmektedir. 310.000,15 TL x 0,08 = 24.800,00 TL olacağının hesaplandığı, kök rapordaki maddi hataların revize edilerek hesaplamaların yeniden yapıldığı ve taraf beyan ve itirazlarının cevaplandırıldığı belirtilmiştir. Dava, taraflar arasında 03/01/2019 tarihinde imzalanan "... Projesi Altişverenlik Sözleşmesi" ile 21/01/2019 tarihinde imzalanan "... Projesi Altişverenlik Sözleşmesi" kapsamında davalı tarafından davacıya ödenmeyen hakediş bedellerinin ve işin başkasına verilmesi sebebiyle davacının zararlarının tazminine ilişkin olup, "eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve kar mahrumiyeti/maddi tazminat" davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 03.01.2019 Tarihinde imzalanmış olan "... Projesi Altişverenlik Sözleşmesi" ile davalı işveren ... İnş.San.Tic.A.Ş. Tarafından ... projesi kapsamında (Mahmutbey mahallesi taşocağı yolu caddesi no ...Mahmutbey Bağcılar İSTANBUL) inşaat işleri kapsamında bulunan alüminyum doğrama ve cam imalat ve montaj işlerinin alt işveren davacı ... Yap Sistemleri San.Tic.Ltd.Şti.'nin üstlendiği yine taraflar arasında 21.01.2019 tarihinde imzalanmış olan "... Projesi Altişverenlik Sözleşmesi" kapsamında davalı tarafından Güneşli bağcılarda bulunan 28 kattan oluşan ... projesinde 2 ile 28 katlar arasında bunun 1199 adet alüminyum doğramanın projelendirilmesi, körkasa işleri malzeme dahil imalat ve montajı diğer alüminyum doğramalar ve camlar da ise sadece imalatların emirlerinin verilmesi ( malzeme hariç ) ve montajının yapılması işini davacı alt işverenin üstlendiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından .... Noterliği vasıtasıyla davalıya çekilen 30 eylül 2019 tarih ve ... y. nolu ihtarname ile, sözleşmenin 35. maddesine göre ödenmesi gereken nisan/mayıs/ haziran/ temmuz 2019 aylık hakkedişleri düzenli yapılmamış olduğu, hak edişlerde fatura kesebilmesi için gerekli onayların kasıtlı olarak geciktirilmiş olduğu, kör kasa imalatı ve montaj işinin başka bir firmaya verildiğinin tespit edildiği hak ediş bedeli 282.749,73-TL (KDV dahil), 37.602,-TL alacak ve kar mahrumiyeti zararına ilişkin alacakların 7 gün içerisinde taraflarına ödenmesinin ihtar edildiği, buna karşılık davalı tarafça davacıya gönderilen ... 10. Noterliği'nin 10 ekim 2019 tarih ve ... y. Nolu İhtarname ile, ilgili sözleşmeler kapsamında üstlenilen alüminyum doğrama ve cam işlerinin yapımında sözleşmenin "İşin Süresi.." başlıklı 6.maddesine göre işlere başlangıç tarihi olarak, sözleşme tarihi olan 01.01.2019 ve işlerin sözleşme şartlarına göre teslim edilme tarihleri 28.02.2019 olarak belirlenmiş olup, işlerin yapılacağı çalışma mahalleri çalışmaya müsait olarak ... projesi işyeri teslimi de tutanak ile 02.01.2019 tarihinde yapılmış olduğu, sözleşmede yazılı olan iş teslim tarihlerinin kesin olduğu, yapılan çalışmaların yeterli hızda olmadığı, işlerin sözleşmede yazılı olan tarihte bitirilmesi gerektiği defalarca hem sözlü olarak iletilmiş hem de çeşitli e-mail yazışmalarında belirtilmiş olduğu, sözleşme uyarınca cezai şart alacaklarının doğduğunu belirterek teminatlarının irad kaydedileceğinin ihtaren bildirildiği keza 14 Ekim 2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile de teslim süresi 28.02.2019 olan işlerin Temmuz 2019 da tamamlanamadığı 5 aylık gecikme ile diğer taşeronların da gecikme yaşamasına sebep olunduğu ihtaren bildirildiği anlaşılmıştır.
Her şeyden evvel, davalı tarafından yapılan bu feshin haklı fesih olup olmadığının değerlendirilmesi, buna göre davacının alacak hakkının olup olmadığının nazara alınması gerekir. Zira davalının feshi haklı ise, davacı sadece fesih tarihine kadar davalı yararına yaptığı kazandırmaların bedelini isteyebilir. Eğer davalı fesihte haksız ise, sözleşmeden beklediği kar mahrumiyetini tazminat olarak isteyebilecektir. TBK 473/f.1 hükmüne göre: “Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkaran gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.” Genellikle TBK M. 473/f.1 (BK m. 358/1) hükmünün henüz iş görme sürecinde iken yüklenciyi temerrüde düşürmeyi sağladığı belirtilmektedir. Buna göre hükmün amacı ileride zaten temerrüde düşeceğini belli etmiş bulunan yükleniciye karşı iş sahibine borçlu temerrüdündeki hakları vadeden önce tanımaktır. Böylece, TBK M. 473/f.1 hükmü TBK m. 123-125 hükümlerinde düzenlenen temerrüt sonuçlarını, bazı şartlarla, henüz eser borcunun muaccel olmadığı bir zamana taşımış sayılacaktır. Buna göre şartlar oluştuğunda, iş sahibi vadeyi beklemeksizin önce TBK m. 123 uyarınca yükleniciye uygun bir ek süre verecek (şayet TBK m. 124 şartları varsa süre vermesi gerekmeyecek), ardından TBK m. 125 uyarınca, hala ifa ve gecikme tazminatı istemek, ifadan vazgeçip olumlu zararının tazminini istemek ve sözleşmeden dönerek olumsuz zararının tazminini istemek şeklindeki seçimlik haklarını kullanabilecektir. TBK m. 473/f.1’de sayılan dönme sebepleri, yüklenicinin kusuru olmadan ortaya çıksa dahi, iş sahibi sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir. Şu halde, işe hiç başlanmaması veya çalışmaların gereğinden yavaş yürümesi ya da vade tespit edilmişse işin vadede bitmeyeceğinin anlaşılması halinde, iş sahibi, bu durum yüklenicinin kusuru olmaksızın ortaya çıkmış olsa bile sözleşmeden dönme hakkına başvurabilecektir. Ancak bu dönme sebeplerinin yüklenicinin sözleşmeye aykırı tutumu ile uygun nedensellik bağı içinde bulunmaları gerekir. Şu halde bütünüyle yüklenicinin iradesi dışında gerçekleşen ve öngörülmesi mümkün olmayan sebeplerle işe başlanmaması, işin ertelenmesi ve vadeye yetişmeyeceğinin anlaşılması durumlarında, iş sahibi sözleşmeden dönemeyecektir. Keza, eğer gecikmeler iş sahibine yüklenmesi mümkün sebeplerle olmuyorsa, gene yüklenici işe başlama ve sürdürme yükümünü ihlal etmiş olmaz ve sözleşmeden dönme hakkı kullanılamaz. İş sahibinin dönme hakkını sınırlayan bu durum madde metninde sadece eserin vadeye yetişmeyeceğinin anlaşılması hali için belirtilmiştir. Fakat öğretide haklı olarak belirtildiği gibi, işe hiç başlanmaması ve işin tehir edilmesi hallerinde de bu koşul aranacaktır. İş sahibinin üzerine düşen herhangi bir yükümü yerine getirmemesi üzerine TBK m. 473/1’deki durumlar ortaya çıkmışsa, yüklenici işe başlama ve sürdürme yükümünü ihlal etmiş olmaz. Örneğin kullanılacak malzemeyi sağlamayı üstlenen iş sahibinin bunu yeterince sağlayamaması, sözleşme gereği proje ve talimatları vermesi gereken iş sahibinin bunu yeterince sağlayamaması sebebiyle işin durması veya yavaşlaması böyledir. Yeter ki yüklenici bu sebeplerin gerektirdiğinden daha uzun bir süre işi durdurmuş veya yavaşlatmış olmasın. TBK m 473/1 metninde sözleşmeden dönme hakkı veren durumlar için her ne kadar “iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme” sözü geçmekteyse de, burada işin mutlaka iş sahibinin kusuru yüzünden gecikmesinin değil, ona atfedilebilecek (onun faaliyet alanında gerçekleşen) herhangi bir nedenle gecikmesinin de sözleşmeden dönmeyi önleyeceği kabul edilmektedir. Örneğin, iş sahibi yapılacak inşaatın projelerini anlaştığı mimar mühendis kendisine teslim etmediği için yükleniciye veremiyorsa, gene de dönme hakkını kullanamamalıdır. Buna karşılık, iş sahibi işin başlamasına veya görülmesine bizzat engel olsa bile buna yüklenicinin tehlike yaratan veya hukuka aykırı bir davranışını önlemek için başvurmak zorunda kalmışsa, bu yüzden doğal gecikmeler karşısında gene de sözleşmeden dönme hakkı kullanılabilmelidir. Zira söz konusu durumlarda her ne kadar çalışmaları iş sahibi durduruyor veya yavaşlatıyor görünse de, bu gecikmeye asıl sebep yüklenicinin özen borcuna aykırı tutumudur.
Yine belirtmek gerekir ki, işin görülmesine engel olan veya yavaşlatan sebeplerin iş sahibinin faaliyet alanında gerçekleşmesine veya bütünüyle dış olaylardan kaynaklanmasına rağmen, eğer yüklenici bunlar hakkında iş sahibine vaktinde uyarıda bulunsaydı söz konusu gecikme olmayacak idiyse, gene de yüklenici bundan sorumlu sayılabilir ve iş sahibi sözleşmeden dönebilir. Somut olayda bu durumu sezip gereken önlemleri alması veya gerekeni yapması için iş sahibini uyarması işin uzmanı sayılan yükleniciden beklenebilmelidir. Bu durumdaki yüklenicinin iş sahibine ihtarda bulunmaması onun özen yükümünü ihlal etmesi anlamına gelir ve gecikmelerden sorumlu olur. İşte bu açıklamalara göre yüklenici sözleşmeyi ihlal etmiş sayılmaz ise iş sahibinin sözleşmeden dönme hakkı hazırlık faaliyetlerinin gecikmesine rağmen doğmayacaktır. Tersine, bu gibi durumlarda yüklenicinin iş sahibinden yeterli bir süre uzatımı isteyebileceği kabul edilmektedir. Somut olayda, ... projesi kapsamında tarafların sözleşme ile işin bedelinin 1.041.410,10 TL olarak anlaştıkları, bu 1.041.410,10 TL bedelin 416.152,10 TL si, mt’ lü 32,90 TL den yapılan kör kasa işleri, 625.258,00 TL lik kısmı ise doğrama ve cam işleri olduğu, doğrama ve cam işlerine ait bedel içinde projelendirme ve danışmanlık bedeli bırakılmış olduğu, dış cephenin yapım aşamasında davacıya ait olmayan ama işin takvimini oluşturan iş kalemlerinin bulunduğu, bu iş kalemlerindeki gecikmelerin davacı ... ...'nın montajını olumsuz etkilediği, davalının kasa imalatı için yaptırması gereken alt ... imalatlarını peyderpey tamamladığı, bu durumda körkasa imalatlarının uygulanmasının pek tabii ki mümkün olamayacağı, körkasa hakedişde yapım aşamasına göre üç aşamada fiyatlandırıldığı, binanın Batı-Güney cephesi imalat, montaj ve yalıtım tamamlanmış, Doğu-Güney cephesinde ise körkasa imalatı ve montajı 24.kata yalıtım ise 12.kata kadar yapıldığı hak ediş düzenlendiği, Hakediş ödemelerinin sözleşmenin 35. Maddesi kriterlerine uygun zamanında yapılmadığı, ilk dört hakedişin geç sözleşmeye aykırı bir şekilde düzenleyerek ... ... onayını geç vererek Alt Yüklenici ... ... 'nın ödemelerini geç yapmış olduğu, davalı işverenin sözleşme bünyesinde olan körkasa ve doğrama montaj işlerini Eylül 2019 başında başka firmalara vermiş olduğu, yüklenici firmanın esas karını oluşturan doğrama montajı ve cam montajını başka firma üzerinden yapmak amacı ile 5. hakediş geç ve davalı tarafından eksik hesaplanmış olduğu bu oluşumun alt yükleniciyi ekonomik olarak sıkıntıya sokmuş olduğu açıklanan nedenlerle davalı işverenin neticede sözleşmeyi haksız bir şekilde sonlandırarak başka bir alt yüklenici ile anlaşmasının basiretli tacir davranışına uygun olmayacağı değerlendirilmiştir. Öte yandan, davalı vekili cevap dilekçesi ile, ... projesi kapsamında davacının müvekkili ile arasındaki sözleşmeyi ihlal etmiş olup, davacının müvekkili şirkete, söz konusu ihlalinden kaynaklı 1.184.000 TL cezai şart ve 98.117,31 TL malzeme borcu bulunmakta olduğunu, devamında davacı, ... projesi için akdedilen sözleşmeyi de ihlal etmesi, temerrüdünün çok uzun sürmesi nedeniyle sözleşmeye göre sadece temerrüdü için dahi ayrıca 450.000 TL cezai şart borcu bulunmakta olduğunu belirterek talep edilebilir olan toplam 1.282.117 TL + 450.000 TL alacakları kapsamında takas-mahsup defini ileri sürdüğünü beyan etmiştir. Davalı vekili aşamalardaki beyanında ise davacı şirket işçileri tarafından açılan davalar kapsamında yapılan ödemelerin/teminat tutarlarının hakedişlere istinaden tutulduğunu belirterek bu tutarların da mahsubu gerektiğini ileri sürmüş olup davacı yan ise bu ödemeleri kabul etmediklerini bildirmiştir. Takas, 6098 sayılı TBK’nın üçüncü bölümünde “ Borçların ve Borç İlişkilerinin Sona Ermesi Zamanaşımı “ üst başlığı altında, “ Sona Erme Halleri “ arasında 139. maddesinde düzenlenmiştir. 139. maddede, takasın koşullarına genel olarak yer verilmiş ve iki kişinin karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borcun muaccel olması halinde her birinin alacağını borcuyla takas edebileceği, alacaklardan birinin çekişmeli olsa bile takasın ileri sürülebileceği, zamanaşımına uğramış bir alacağın takasının, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşulu ile ileri sürülebileceği belirtilmiştir. Takasın hükümlerine ise, TBK 143. maddede yer verilmiştir. 143. maddede, takasın ancak borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirmesi ile gerçekleşeceği, bu durumda her iki borcun takas edilebilecekleri anda daha az olan borç tutarınca sona ereceği, cari hesapla ilgili ticarete ilişkin özel teamüllerin saklı olduğu belirtilmiştir. Def'ilerin cevap süresi içerisinde verilen cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Fakat, davalı cevap dilekçesinde bir def'iyi ileri sürmemişse ikinci cevap dilekçesinde (basit yargılamada ilk cevap dilekçesinde) zamanaşımı savunmasında bulunabilir. (HMK m.141, 319). Davalı sonradan o def'iyi ileri sürmesi savunmayı genişletme yasağına tabidir. Buna göre, yapılan açıklamalar doğrultusunda özetle davalının kasa imalatı için yaptırması gereken alt ... imalatlarını peyderpey tamamladığı, bu durumda körkasa imalatlarının uygulanmasının pek tabii ki mümkün olamayacağı, ayrıca Hakediş ödemelerinin sözleşmenin 35. Maddesi kriterlerine uygun zamanında yapılmadığı, davalının sözleşmeyi haksız bir şekilde sonlandırarak başka bir alt yüklenici ile anlaşmasının hakkaniyete uygun olmayacağı değerlendirilmekle davalı yanın ceza i şart talebi ve gecikme zararı talebinde bulunması talebi yerinde görülmemiştir. Keza, davacı şirket işçileri tarafından açılan davalar kapsamında yapılan ödemelerin/ödeme riski bulunan dava ve tutarlara karşılık tutulan teminat tutarlarının hakedişlere istinaden tutulduğu, bu ödemelerin de takas-mahsup edilmesi gerektiği davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile ileri sürülmüş ise de; itiraz dilekçesinde bildirilen sözkonusu dava dosyalarının çoğunluğunun istinaf aşamasında bulunduğu, kesinleşmediği, kaldı ki taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi - müteselsil sorumluluk kapsamında işçilik alacaklarına istinaden yapılan ödemelerin yine taraflar arasında açılacak ayrı bir rücu davasında konusu edilebileceği özellikle de davacı tarafça bu alacakların kabul edilmediği dikkate alındığında rücu şartlarının oluşup oluşmadığının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği değerlendirilmekle somut vaka yönünden muaccel alacaktan bahsedilemeyeceği diğer bir deyişle takas-mahsup şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davalı yanın bu yönden beyanına itibar edilmemiştir. Mahkememizce de denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olarak kabul edilen, keşif yaptırılmak suretiyle aldırılan bilirkişi raporunda yapılan tespitler nazarında; taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında, mali yönden yapılan incelemede davacı ticari defter ve muavin kayıtlarına göre, davacı davalıdan 99.266.94 TL alacaklı durumda olduğu tespiti yapıldığı, davalı tarafın ticari defter incelemesinde davalının davacıya 47.240.75 TL borçlu olduğu, toplamda ise : 47.240.75 TL + 20.440.90 TL = 67.681.65 TL davalının davacıya borçlu durumda olduğunun tespit edildiği, taraf ticari defter kayıtlarının 31.585.30 TL’lık gider yansıtılması tutarı dışında diğer tüm kayıtlar birbirini doğruladığının tespit edildiği, teknik yönden yapılan incelemede ise verilen avans bedeli 800.000,00 TL'nin kümülatif olarak hak edişlerden düşürülerek yapılan hesaplamaya göre, ... işleri hak edişleri icmalinin 282.839,73 TL, ... işleri hakedişleri icmalinin 183.980,85 TL toplam hakediş tutarı 466.820,58 TL olarak hesap edildiği yine davacı altyüklenicinin, davalı yüklenici tarafından başka yükleniciye verilen iş nedeniyle gelir kaybının genel giderler düşüldükten sonra davacı alt yüklenicinin yapabileceği iş bedeli üzerinden genel giderler düşüldükten sonra % 8 olarak değerlendirilmekle (310.000,15 TL x 0,08 =) 24.800,00 TL olarak hesaplandığı anlaşılmış olup, yapılan hesaplamalara itibar edilmek suretiyle davanın kabulü ile, taraflar arasında düzenlenen 03/01/2019 tarihinde imzalanan "... Projesi Altişverenlik Sözleşmesi" ile 21/01/2019 tarihinde imzalanan "... Projesi Altişverenlik Sözleşmesi" kapsamında davalı tarafından davacıya ödenmeyen hakediş bedellerine ilişkin olarak hesaplanan 466.820,58-TL alacağın ve 24.800,00-TL kar kaybı olmak üzere toplam 491.620,58-TL alacağın temerrüt tarihi 10.10.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, Taraflar arasında düzenlenen 03/01/2019 tarihinde imzalanan "... Projesi Altişverenlik Sözleşmesi" ile 21/01/2019 tarihinde imzalanan "... Projesi Altişverenlik Sözleşmesi" kapsamında davalı tarafından davacıya ödenmeyen hakediş bedellerine ilişkin olarak hesaplanan 466.820,58-TL alacağın ve 24.800,00-TL kar kaybı olmak üzere toplam 491.620,58-TL alacağın temerrüt tarihi 10.10.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 33.582,60-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 8.395,65-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 25.186,95-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 77.743,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 341,55-TL Peşin/nisbi Harcı, 8.054,10-TL Islah Harcı, 1.274,90-TL Keşif Harcı, 13.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.303,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 24.973,55TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara ödenmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 17/02/2025
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır