İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/217 E. 2025/287 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/217
- Karar No
- 2025/287
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/217 KARAR NO : 2025/287
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/04/2021 KARAR TARİHİ : 09/04/2025
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine ----- İcra Müdürlüğünün -----sayılı icra dosyası ile 24.03.2020 tarihli sözleşmeden doğan müvekkilinin cari hesap alacağına istinaden ilamsız icra takibi başlatmış bulunmakta olduğunu,ancak davalı-boçlu tarafın takibe haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz etmiş olduğunu ve takibi durdurduğunu, karşı tarafın itirazının iptal edilerek takibin devamına karar verilmesinin gerektiğini, davalı'nın ----- ile prefabrik sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirketin-----arasında 24.03.2020 tarihli ---- Yapım İşi Sözleşmesinin yapıldığını bu sözleşmeye göre işin tanımının; ----- bulunan Maden ocaklarına ikişer adet olmak üzere toplam 4 adet tek katlı prefabrik şantiye binaları için temel kazası ve hafriyat işinin yapımı, temel betonu atılarak hafif çelik kargas yapıların üretimi ve montaj yapımı, çelik kargas üstüne iç dış duvar kaplama ve yalıtımı yapımı ve teslimi olarak kararlaştırıldığını, Davalı'nın işin yapımı karşılığı bedel olarak 4.900.000TL+ KDV 'yi (toplam:5.872.000.TL)'yi müvekkili şirkete ödemeyi taahhüt ettiğini, sözleşme imzasından sonra davalı tarafından müvekkil şirkete 3.000.000TL'lik çek verildiğini, Sonrasında da davalı'nın 28.04.2020 tarihinde de 100.000TL'de nakit olarak ödeme yaptığını, başta müvekkili şirkete ait olan "sözleşme konusu" başlığı altındaki A bendinde yazan "mekanik ve elektrik işlerinin yapımı" işinin taraflar arasındaki karşılıklı mutabakatla sözleşmeden çıkartıldığını ve taraflar arasında ek protokol/ tutanak altına alındığını. Mekanik ve elektrik işlerinin yapımının sözleşmeden çıkartılması nedeniyle de alınan 3.000.000 çekten 750.000TL'lik çek kısmının davalıya iade edildiğini, müvekkili tarafça iade edilen bu çeklerin davalı tarafından kullanılıp, tahsil edildiğini ,bu hususun banka kayıtları ile de sabit olduğunu, müvekkili şirket'in sözleşme gereği edimlerini ifaya başlamış olduğunu ve her iki maden ocağında inşa edilecek 4 prefabrik yapının tüm zemin kazısı ve hafriyat işlemlerini yapmış olduğunu,müvekkili şirketin üretimlerini yaptığı, şantiye sahasına sevk ettiği ve montaja hazır hale getirdiği prefabrik yapıların montajı için davalı borçludan sözleşmede kararlaştırılan bakiye ödemenin yapılmasını istemişse de davalı'nın sözleşme hükümlerine uymamış olduğunu müvekkiline montajın başlaması için herhangi bir ödeme yapmadığını , müvekkili şirketin 3 ay süre ile inşaat faaliyetlerinin durdurulmasına ve pandemi mücbir sebebine rağmen; işin süresi içerisinde 1 aylık sürede sözleşme konusu işi tamamlayacakken davalı'nın montaj işinin başlaması için ödemesi gereken bakiyeyi ödememiş olduğunu, haksız ve kötü niyetli olarak sözleşmeyi feshetmiiş olduğunu, taraflar arasındaki 24.03.2020 tarihli sözleşme ile oluşan cari hesap ilişkisi doğrultusunda müvekkili şirketin sözleşme ile üstlendiği edimlerini yerine getirirken işin yapımı için tedarik edilen mal ve maliyetler ile alacaklı olduğu bedelde düzenlediği faturaları davalıya göndermiş olduğunu , ancak davalı'nın kötü niyetli olarak müvekkili tarafından gönderilen faturalara itiraz ettiğini, cari hesaptan kaynaklanan borcunu da müvekkiline ödemediğini,Davalı ile müvekkili şirket arasındaki 24.03.2020 tarihli sözleşme gereği oluşan cari hesaptaki alacağı için ----.İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın haksız bir şekilde takibe itiraz ettiğini, itirazın iptali davası açılmadan önce dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını,tüm bu nedenlerden dolayı davalarının kabulü ile davalı'nın haksız şekilde ----İcra Müdürlüğünün ---- sayılı dosyasına yapılan itirazının iptalini ve takibin devamına karar verilmesini, davalının alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ,yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların 24.03.2020 tarihli sözleşme ile -----madenleri prefabrik bina yapı yapılması" işinin anahtar teslimi üretimi ve montajı işi konusunda anlaşmış olduklarını ancak davacının yüklenici firma tarafından yapılması gereken; beton dökümü ve çelik işlerinin eksik bırakıldığını sözleşmede kararlaştırılan edimler gereği gibi ifa edilemediğini,davacı tarafından imalat yapılması gereken alanda herhangi bir eleman veya görevli dahi bulundurulamadığını, hafif çelik prefabrik elemanlarının şantiye alanına sevki verilen süre içinde tamamlanamadığını, hafif çelik bina elemanları , cephe kaplamaları, seramik, mekanik ve elektrik işleri ile malzeme sevki ve imalatı yapılmadığını, İnşaat alanına getirilmesi gereken her tür inşaat ve sarf malzemeleri zamanında getirilmediğini ve edimlerin eksik bırakıldığını, sözleşmede kararlaştırılan hafif çelik bina elemanları, elektrik ve mekanik işleri ile ilgili malzeme sevki ve yapılması gereken imalat ve montaj işlerinin yapılmadığını,taraflar arasında akdedilen 24.03.2020 tarihli sözleşme gereği olarak, edimlerin davacı (yüklenici) tarafından gereği gibi yerine getirilmemesi üzerine sözleşmenin müvekkil şirketi tarafından banaz noterliği ----- yevmiye numaralı 29.2020 tarihli ihtarname ile feshedildiğini,davalı müvekkilinin davacı yüklenici tarafından eksik bırakılan ve yapılmayan işler için yeni sözleşmeler akdetmek zorunda kaldığını, bunlar için yüklü ödemeler yaptığını,davacının sözleşmeye aykırı davranmış olduğunu ve müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu, üstüne bir de sözleşmeyle kararlaştırılan edimleri gereği gibi ifa etmediği halde müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia ettiğini,davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının olmadığını, tam tersine müvekkili şirketin davacı şirketten alacaklı olduğunu,müvekkili firma tarafından davacının sözleşmeye aykırı davranışları yüzünden uğramış olduğunu 3.114.100,63 TL zararın tazmini amacıyla ----. Noterliği ----- yevmiye numaralı 03.02.2021 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek davacıya gönderildiğini,Davacının taahhütlerini yerine getirmemesi sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu toplam zararın 3.696.189,00 TL olduğunu, davacının biran için alacaklı olduğu düşünülecek olsa dahi icra takibinde talep edebileceği rakam olan asıl alacak miktarı olan 1.492.799,89 TL için takas mahsup talepleri olduğunu, Davalı müvekkil ---- . İcra Müdürlüğü ----- sayılı dosyasından alacağı sebebiyle toplam icra dosyası kapak hesabı olan 4.345.492,46 TL davacı taraftan alacaklı olduğunu,davacının cari hesaba dayanak yapmış olduğu 24.03.2020 tarihli sözleşmede, taahhütlerini yerine getirmediğini bu sebeple herhangi bir alacağa hak kazanmamış olduğu hususunun sabit olduğunu, davalı müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığından dolayı davanın reddine karar verilmesini, davacının bir an için alacaklı olduğuna karar verilecek olursa; aynı sözleşmeye dayanan alacak olan müvekkilinin hem ticari defterlerle hem de -----İcra Müdürlüğü ----- Es sayılı dosyasından olan alacağı ile takas/mahsubuna karar verilmesini, dava konusu alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere davalı tarafın lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini,yargılama giderleri ve ücretinin vekalet ücretinin davacı karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN ----ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN --- ESAS ------ KARAR SAYILI DOSYASINDA; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı aleyhine ----. İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası ile 18.02.2021 tarihinde genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, iş bu takibe davalı borçlu tarafından 03.03.2021 tarihinde borca, faize ve tüm ferilere itiraz edildiğini, itiraz üzerine 05.05.2021 tarihinde arabulucu huzurunda görüşüldüğünü ancak anlaşmaya varılamadığını, söz konusu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı borçlu tarafın -----İcra müdürlüğünün ---- sayılı dosyası ile cari hesaba dayalı davacı müvekkili hakkında alacak takibi başlattığını, taraflarınca bu takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, belirtilen takipteki itirazlarının iptali amacıyla davalı tarafın ----asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Sayılı dosyası ile davacı ------ aleyhine İtirazın iptali davası açtığını ve davanın derdest olduğunu, bu iki dava arasında hukuki ve fiili bağ olması sebebiyle huzurdaki davanın ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesine ve açmış oldukları davanın kabulü ile ---- İcra Müdürlüğü ----- Sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin asıl alacağa işlemiş ve işleyecek ticari reeskont avans faiz ile birlikte devamına, davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine ve yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı -----Şirketi'nin cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın asıl dosyada davacı tarafından davalı aleyhinde ---. İcra müdürlüğünün ----. Sayılı dosyasında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının 24.03.2020 tarihli sözleşmeden kaynaklı cari hesap alacağından dolayı davalıdan alacaklı olup olmadığı, davacının sözleşme ile yapımını üstlendiği işi tamamlayıp tamamlamadığı, eksik ifa durumu bulunup bulunmadığı,sözleşme ile üstlendiği edimin ne kadarlık kısmını ifa ettiği, davacının kusurlu olup olmadığı, sözleşmede belirtilen anahtar teslim süresinden önce davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, sözleşmenin kurulması ile feshi arasında geçen süreçte işin yapımına engel olan mücbir bir neden olup olmadığı, davalının takas-mahsup itirazının yerinde olup olmadığı neticede davacının bu takip nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı,temerrüt varsa faiz talebinin yerinde olup olmadığına ilişkin olup Birleşen davadaki uyuşmazlık ise ;davacı tarafından davalı aleyhinde ----- İcra müdürlüğünde başlattığı takipte davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, davalının sözleşme ile üstlendiği edinin ne kadarını ifa ettiği, davacının sözleşmede belirtilen teslim süresinden önce sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, haklı nedene dayandığının kabul edilmesi durumunda icra takibine konu edilen ve detayları davacının 06.09.2021 tarihli dilekçesi ekinde liste halinde sunulan ödeme kalemlerinden dolayı davalıdan bir talepte bulunup bulunamayacağı, davacının davalının eksik bıraktığı işleri 37 farklı firmaya yaptırdığı yolundaki beyanı ve bu yolda ibraz ettiği ödemelerin hak tutarında olup olmadığı, bu işlerin davalının eksik bıraktığı işler mi olduğu yoksa sözleşme dışı başka işlere mi ilişkin olduğu,davalının temerrüt halinde olup olmadığı veya TBK'nın 124. Maddesi gereği süre verilmesini gerektirmeyen bir durum olup olmadığı, fesih tarihi ve sözleşmede belirtilen teslim tarihi ( pandemi durumu tespit edilirse ilave edilecek süre) dikkate alındığında davalının o tarihe kadar ifa ettiği edim ve kalan edimi nazara alındığında kalan sürede sözleşme ile yüklendiği edimi yerine getirip getirmeyeceği, neticeten davacının bu takip nedeni ile davalıdan bir talepte bulunup bulunamayacağına ilişkindir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, mahallinde keşif yaptırılması için mahal mahkemesine talimat yazılmış tarafların ticari defter ve dayanakları incelenmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetine hukuki açıdan yol gösterici emsal yüksek mahkeme kararlarına atıf yapılarak görevlendirme ara kararları tesis edilmiştir. TBK'nın 124. Maddesinde borçlunun temerrüdünden sonra alacaklının seçimlik haklarını kullanabilmesi için 123. Maddesindeki uygun bir süre verilmesini gerektirmeyen haller üç bent halinde sayılmıştır. Bunlardan birincisi Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumdan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa ayrıca bir süre vermeden alacaklı seçimlik haklarını kullanabilecektir. Bu hallerin nelerden ibaret olduğu kanunda sayılmamış olup somut olayın özelliğine göre hakim tarafından değerlendirilecektir. Uygulamada eser sözleşmelerinde yüklenicinin başladığı işi nedensiz olarak bırakıp iş yerini terk etmesi, teslimi gereken tarih gelmesine rağmen kalan işin çok fazla olması ve verilecek sürenin yükleniciye temerrüdüne rağmen orantısız bir imkan sağlayacak olması gibi hallerde süre verilmesinin etkisiz olacağı haller olarak kabul edilmektedir. İkincisi borçlunun temerrüdü sonrası borcun ifası alacaklı için yararsız kalmış ise sonuncusu da ifanın artık kabul edilemeyceği sözleşmeden anlaşılıyorsa alacaklı bir süre vermeden seçimlik haklarını kullanabilecektir. Toplam götürü bedelli işlerde iş bedelinin tamamının ödenmemiş olması halinde hak edilen ve ödenmeyen iş bedeli yada iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalatın eksik ve kusurlar gözetilerek sözleşme ile üstlenilen işin tamamına göre FİZİKİ ORANI tespit edilip bu oranın toplam götürü bedele uygulanmak ve kanıtlanan ödemeler düşülmek sureti ile hesaplanması gerektiği Yargıtay uygulamalarında kabul edildiğinden ( Bkz. Yargıtay ----. HD-----Sayılı ilamı ) davacı- karşı davalının sözleşme ile üstlendiği edimin ne kadarlık kısmını ifa ettiği hususunun araştırılmasına karar verilmiş olup talimat yolu ile alınan 26.07.2022 tarihli raporda fiziki gerçekleşme oranı %18 olarak belirlenmiştir. Bu raporda davacı karşı davalının gerçekleştirdiği imalat oranı nazara alındığında kalan 89 günlük sürede işi tamamlayabileceği sonucuna varılmıştır. Yine bu bilirkişi raporunun 11. Sayfasında belirtildiği üzere sözleşmenin imza tarihi 24.03.2020 tarihinden 06.06.2020 tarihine kadar ana iş verenin yazısı ile de sabit olduğu üzere şanbtiye alanında COVİD pandemisi nedeni ile çalışmalara izin verilmediği anlaşılmıştır. Davacının 68 gün boyunca elinde olmayan mücbir nedenlerden ötürü çalışamadığı dosyada sabittir. Raporun 12 sayfasında belirtildiği üzere davalı yan şantiye günlük çalışma raporlarından ve mübrez resimlerden de görüldüğü üzere sözleşmenin feshedildiği 29.07.2020 tarihinden önce sözleşmeye göre davacı- karşı davalı uhdesinde olan hafif çelkik taşıyıcı sistem montajının davalı tarafından başka firmaya yaptırılmaya başlandığı görülmüştür. Yine raporun 12. Sayfasında belirtildiği üzere 11/07/2020, 11/07/2020, 14/07/2020, 15/07/2020, 19/07/2020, 21/07/2020, 22/07/2020 tarihli “Günlük Çalışma Raporlarından” sözleşmenin feshinden önce; hafif çelik, taş yünü, nem tutucu, fibercement malzemelerinin, sözleşmenin feshinden (29/07/2020) sonraki dönemde; 06/08/2020, 07/08/2020 , 14/08/2020, 25/08/2020 tarihli raporlara göre şantiyeye hafif çelik, sandeviç panel ve alçıpan malzemelerinin davacı yanca şantiye sahasına getirildiği görülmektedir.Nitekim talimat mahkemesince yapılan keşifte dinlenen davalı-karşı davacı yetkilisi ------ beyanında davacı şirketin binanın hafif çelik ve beton kısmını eksik olsa da yaptığı, hafif çelik malzemelerini şantiye alanına getirdiği ancak montajını yapmadığı, onların yerinde montaj işini davalının yaptığı/yaptırdığını beyan ettiği görülmüştür. Yani talimat yolu ile alınan kök raporun 13-14-15. Sayfalarında belirtilen malzemelerin davacı yanca şantiye alanına götürüldüğü ancak bu malzemelerin davalı yanca montaj işlerinin yapıldığı görülmüşltür. Bu durum hem şantiye günlük çalışma çizelgelerinden hem de davalı yetkilisi beyanlarından görülmüştür. 21.02.2023 tarihli ek bilirkişi heyeti raporunda da davalı birleşen davacının 3. Şahsı şirketlere yapmış olduğu ödemelerin davacının uhdesinde olmayan imalatları da kapsadığı,davacının sözleşme ile üstlendiğpi işin anahtar teslim bir iş olmadığı,işin kaba inşaat denilebilecek kısmını oluşturduğu, davalı-birleşen davacı yanca yapılan ödemelerin hak tutarında da olmadığı sonucuna varılmıştır. Teknik bilirkişilerin yukarıdaki tespitleri denetime uygun olup itibar edilmiştir. Taraflar arasında TBK.m.455 ve devamı hükmü uyarınca, eser sözleşmesi akdedildiği; sözleşmede iş bedelinin götürü kararlaştırıldığı; 6098 sayılı TBK.'nın 480 maddesi hükmü gereğince, iş götürü olarak pazarlık edilmişse, yüklenici işi kararlaştırılan fiyata yapmaya zorunlu olduğu; götürü usulde yapılan bir sözleşmede hak kazanılan iş bedelinin tespiti için “fiziki oran” yönteminin uygulanması gerektiği; bu yöntem uyarınca öncelikle gerçekleştirilen iş miktarının toplam iş miktarına göre gerçekleşme oranı saptanıp, kararlaştırılan götürü ücrete bu yöntemle bulunacak oranla kıyaslanarak yüklenicinin hak ettiği iş bedeli belirlenip, davacı ödemelerin tenzili sonrasında fazla ödemesi olup olmadığının tespiti; eğer imal edilenlerde ayıplı olanların ise bedellerinin tespiti gerektiği, sözleşme bedelinden 750.000 TL bedelin çıkarıldığı hususunda bir ihtilaf olmadığı, sözleşme bedelinin 5.032.000,00 TL olduğu, davacının gerçekleştirdiği imalatın fiziki oranının %18 olmasına göre davacının hak kazandığı alacağın 905.760,00 TL olduğu, davacı tarafından şantiyeye getirilen ancak montajı yapılmayan malzeme bedelinin toplamda 1.624.726,30 TL olduğu, toplam alacak miktarının 1.624.726,30 TL+905.760,00 tl =2.530.486,30 TL olduğu, davalı birleşen davacı yanca yapılan kanıtlı ve üzerinde ihtilaf olmayan ödeme toplamının 2.350.000 TL olduğu davacının bakiye alacağının 180.486,30 TL olduğu sonucuna varılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 123. maddesine göre karşılıklı taahhütleri havi olan bir akitte iki taraftan biri mütemerrit olduğu takdirde, diğeri borcun ifa edilmesi için münasip bir mehil tayin edip bu mehil zarfında borç ifa edilmemiş bulunduğu takdirde, TBK.m.125'deki seçimlik hakkını kullanabilir ise de, “Derhal Fesih” başlığını taşıyan TBK'nın 124. maddesi uyarınca borcun tayin edilen yer ve zamanda ifa edilmemesi veya borçlunun hal ve vaziyetinden ihtarın tesirsiz olacağının anlaşılması durumunda ayrıca temerrüt ihtarında bulunulmaksızın ve süre verilmeden sözleşmenin feshi ve TBK'nın 125. maddesinin seçimlik hakların kullanılması mümkün olduğu, davalının 29.07.2020 tarihli ihtarnamesi ile işin tamamlanmayacağının açık olduğu gerekçesi ile derhal fesih hakkı kullanılarak davacının şantiye alanına girişin yasaklandığı anlaşılmış ise de talimat yolu ile alınan ve denetime uygun bulunan teknik bilirkişi heyeti raporunda davalı birleşen davacı yanca gerçekleştirilen feshin haksız olduğu, davacının kalan sürede işi tamamlayabileceği sonucuna varılmıştır. Keza bu hususta davalı-birleşen davacının itirazları ve ileri sürdüğü işe başlama ve bitiş tarihleri nazara alındığında dahi 09.06.2024 tarihli talimat bilirkişi heyeti ek raporunda fesih tarihinde kalan sürenin 21 gün olduğu kabulünde dahi işin tamamlanıp teslim edilebileceği sonucuna varılmıştır. Bilirkişi heyetinin görüşleri dosya kapsamına uygun denetlenebilir bulunmuş raporlara itibar edilmiştir. Talimat bilirkişi kök raporunun 13,14 ve 15. Sayfalarında dava dışı şahsı ve firmaların düzenlemiş oldukları faturaların davacı defter ve kayıtları ile uyumlu olduğu ve davacının bu fatura bedelleri kadar dava dışı şirketlere ödeme yaptığı da 03.02.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ile tespit edilmiştir.Tüm bu anlatılan nedenler, talimat yolu ile alınan kök ve ek raporlar, mahkememizce alınmış olan kök ve ek raporlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının davalı yanca yapılan haksız fesih tarihinde işin %18'lik kısmını bitirdiği, kalan işin mahiyeti montaj işleri olması vs. Nazara alındığında davalı-birleşen davacının ileri sürdüğü işe başlama ve bitiş tarihleri baz alınsa dahi davacının kalan 21 günlük sürede de işi tamamlayabileceği, bu hususta teknik bilirkişilerden kök ve ek raporlar alındığı, raporların denetime uygun bulunduğu, davacının, davalının kanıtlı ödemeleri mahsubu sonrası bakiye alacağının 180.486,30 TL olduğu sonucuna varılmış, davacı alacağı likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebi red edilmiş asıl davada varılan sonuç kapsamında birleşen davanın yerinde olmadığı görülmekle birleşen dava red edilmiş, birleşen davada kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından bu talep red edilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Mahkememizin asıl dosyası olan ----- Sayılı dosyası yönünden; A-Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile; ---- dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile, Takibin 180.486,30 TL asıl alacak üzerinden devamına, B-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, C-Fazlaya dair istemlerin reddine, D-Alınması gerekli 12.329,01 TL nispi harcın, dava açılırken yatırılan 18.029,30 TL den mahsubu ile fazladan alınan 5.700,29 TL harcın davacıya iadesine, E-Davacı yanca yapılan 59,30 TL başvuru harcı, alınması gerekli 12.329,01 TL harç toplamı 12.388,31 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, F-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, tebligat, müzekkere posta masrafları, keşif harcı olmak üzere toplam 19.672,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.705,54 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, G-Davacı taraf yargılamada kendisini vekil marifetiyle temsil ettirmiş olmakla kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan AAÜT gereği 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ----- Şirketi'den tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE, H-Davalı ----- Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan 195.723,90 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, I-Kararın kesinleşmesi ve talep halinde HMK 333. maddesi gereği artan gider avansının yatırana İADESİNE, İ-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 181,54 TL sinin davalıdan, 1.138,46 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2-Birleşen ----. Asliye Ticaret mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası yönünden; A-Davanın REDDİNE, B- Birleşen dosya davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine C-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu red harcının peşin alınan 43.030,33 TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 42.414,93 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, D-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı yanca yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, E-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının taraflara iadesine, F-Birleşen dosyada Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, G-Davalı vekille temsil edildiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan 434.095,12 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili davalıya ödenmesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.