İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/535 E. 2026/214 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/535
- Karar No
- 2026/214
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/535 Esas KARAR NO : 2026/214
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/07/2022-04/08/2022 KARAR TARİHİ : 02/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DOSYADA ; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ofis mobilyaları üretim, alım ve satım işleri yapmaktadır. Mart 2022 ayında ... Ltd. Şti. den aldığı mallara karşılık .... Bankası ...Şubesinde bulunan ... no’lu hesaptan; dava konusu 30.06.2022 vadeli, 75.000-TL bedelli, ... seri numaralı çek ile 31.07.2022 vadeli, 200.000-TL bedelli, ... seri numaralı çekleri keşide ettiğini, çeklerin keşideci müvekkili firma tarafından 01.04.2022 tarihinde ... ile ... şirketine gönderildiğini, kargonun 04.04.2022 tarihinde ... Ltd. şirketine ulaştığını, içi açıldığında söz konusu çeklerin kargo içerisinden çıkmadığını, müvekkili firmanın kargo firması ile iletişime geçtiğini, ancak çeklerin bulunamadığını, yine çeklerin 04.04.2022 tarihinde ... üzerinden sorgulandığını, bu haliyle çeklerin kargoda çalındığının ortaya çıktığını, kargoya verilen çeklerin çalınması sebebiyle müvekkili şirketin 06.04.2022 tarihinde şikayetçi olduğunu ve bu şikayet üzerine ...Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. Sayılı dosyası üzerinden soruşturma başlatıldığını, çalınan çekler sebebiyle .... Ltd. Şti. tarafından 13.04.2022 tarihinde ... 10 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı çek iptal davası açıldığını, mahkemece 13.04.2022 tarihli kararı ile ödemeden men kararı verildiğini, ilgili ... Bankasına ödemeden men kararının gönderildiğini, yine çalınan çek bedellerinin ticari ilişki sebebiyle müvekkili şirket tarafından ... şirketine ödendiğini, çek iptal davası devam ederken dava konusu 30.06.2022 vadeli, 75.000-TL bedelli çekin arka tarafına lehtar ... Tic. Ltd. Şti. adına sahte kaşe ve imza atılarak çek üzerinde sahtecilik yapıldığını, yine borca batık firmalar adına çek arkasına 2 adet daha ciro eklendiğini, sonrasında da hırsızlık ve sahtecilik ürünü bu çekler ödemeden men kararı olmasına rağmen davalı ... Şirketi tarafından ... AŞ. ...Şubesinden 30.06.2022 tarihinde yazdırıldığını, akabinde ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin... D. İş, ...Karar sayılı dosyası üzerinden 20.07.2022 tarihinde alınan ihtiyati haciz kararı ile işleme sokulduğunu, alınan ihtiyati haciz kararının da ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icraya konulduğunu, icra takibi ile müvekkili şirket ile sahte cirosu eklenen ... şirketinin banka hesaplarına, araçlarına, taşınmazlarına hacizler konulduğunu, müvekkili şirketin ticari ilişkide bulunduğu ... şirketine kargo ile gönderdiği çek hırsızlık ile davalıya geçtiğini, çek üzerine ... şirketi adına sahte kaşe ve sahte imza ile ciro eklendiğini, bu haliyle ciro silsilesinin koptuğunu, ne davacı şirketin, ne de lehtar ... şirketinin çeki ele geçiren kötü niyetli firmalar ile bir ticari ilişkisi olmadığını, ... firmasından sonra gelen cirantalarla ticari ilişkinin olmadığı ticari defterlerin incelenmesi ile de açık bir şekilde görülebileceğini, bu sebeplerle ... şirketinin hem ihtiyati hacze itiraz ettiğini, hem de ... 11. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı imzaya itiraz davasını açtığını ve takibin ... şirketi yönünden tedbiren durdurulduğunu, müvekkili şirketin çeklerinin bir suç örgütü organizasyonu çerçevesinde kargodan çalınarak işleme konulduğunu, söz konusu çeklerin karşılığı devam eden ticari ilişki sebebiyle lehtar ... şirketine ödendiğini, şimdi ise çalıntı çekler sebebiyle aynı borcu ikinci kez ödemek zorunda kalacağını belirterek, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; öncelikle dava konusu çekin çalıntı olması, çek hakkında ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasından verilen ödemeden men yasağı olduğu ve diğer hususlar gözetilerek teminat karşılığı ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının dava neticesine kadar tedbiren durdurulmasına, müvekkil şirketin davalı şirkete ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası sebebiyle borçlu olmadığının tespitine ve takip konusu çekin iptaline, haksız ve kötü niyetli işlem sebebiyle davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava konusu çekin keşidecisi olup çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığını, dava dilekçesindeki beyanlardan, çekin keşidecisi olan davacı ile çekin lehtarı olan davadışı ... şirketi arasında ticari bir ilişki bulunduğu ve dava konusu çekin de borca karşılık düzenlendiği anlaşıldığını, davacının, çeki borcuna karşılık davadışı ...şirketi emrine düzenlediğini beyan ettiğine göre hem çekteki imzasını hem de çekteki borç ilişkisini kabul etmiş olduğunu, bu nedenle çekin keşidecisi olan davacının, dava konusu çekten ötürü müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, davacının çekteki lehtar imzasının davadışı ... Mobilyaları şirketi yetkilisine ait olmadığını iddia etmiş ise de; TTK 677 uyarınca kambiyo senetlerinde imzaların istiklali prensibinin geçerli olduğunu, bu ilke gereğince çekteki lehtar imzasının sahte olmasının davacının sorumluluğunu ortadan kaldıran bir sebep olmadığını, davacı tarafın, dava konusu çek bedelini davadışı lehtarın şirkete ödediğini beyan etmiş ise de; davacının, lehtar şirkete ödeme yapmış olması bir şahsi defii olup TTK'nun 687.maddesi uyarınca, müvekkilin bile bile kendilerinin zararına hareket ettiğinin mümkün olmadığını, kaldı ki, davacının, çek iptal kararı almayan davadışı lehtar şirket kendisini borçtan kurtarması için; bir çek iptal kararının olması, bu iptal kararının kendisine ibraz edilmesi, talepte bulunanın da ibraz edilen çek iptal kararındaki davacı olması gerektiğini, kanunun öngördüğü bu şartlar bulunmamasına rağmen bir ödeme yapılmış ise davacının TTK 646/2'nin belirlediği anlamda ağır kusurlu olduğunun kabulü ve yapılan ödemenin geçerli bir ödeme olmadığının kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle de çek iptal kararı alınmadan önce davadışı lehtar ...Mobilyaları şirketine yapılan ödemenin davacıyı sorumluluktan kurtarmamakta olduğunu, çekin lehtara ulaşamadan kaybolmuş olması ve bu kişinin çekin iptali için dava açmış olması, davaya taraf olmayan müvekkili bağlamadığı gibi davacıyı borçtan kurtaran bir sebep de olmadığını, nitekim, TTK 790. maddesine göre meşru hamil, teselsül eden cirolardan anlaşıldığını, takip konusu çekte, ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre müvekkilinin TTK'nun 790. maddesine göre yetkili ve meşru hamil olduğunu, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilinin çekin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisi olmadığını, müvekkilinin çekte ödeme yasağı bulunduğunu bankaya ibraz anında öğrendiğini, davacının, davadışı lehtar şirketten sonra cirosu bulunan... şirketi ile müvekkili şirketin kaşe adreslerinin aynı olduğunu belirterek müvekkilinin kötüniyetli olduğunu iddia etmiş ise de; hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilin kötüniyetli olup olmadığı ancak TTK 792'ye göre açılan çek istirdat davalarında önem arz ettiğini, davacının ise şahsi defi ileri sürerek İİK 72 uyarınca menfi tespit talebinde bulunduğunu, müvekkil kötüniyetli de olmadığını, dava konusu çeki ...şirketinden değil, çekte kendisinden önce gelen davadışı Yastıksan Tekstil şirketinden aldığını, davadışı Güngör Tekstil şirketiyle ticari bir ilişkisi olmadığı gibi bu şirketi ve yetkililerini de tanımadığını, kargo belgelerinden taşınan gönderinin 'çek' olup olmadığının belli olmadığını belirterek çekin çalıntı olduğu iddiasının ispata muhtaç olup davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas ...Karar sayılı dosyası dosyasında; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin ofis mobilyaları üretim, alım ve satım işleri yaptığını, Mart 2022 ayında ... Tic. Ltd. Şti.'den aldığı mallara karşılık .... Bankası ...Şubesinde bulunan ... no’lu hesaptan; 30.06.2022 vadeli, 75.000,00-TL bedelli, ... seri numaralı çek ile dava konusu 31.07.2022 vadeli, 200.000,00-TL bedelli, ... seri numaralı çekleri keşide ettiğini, çeklerin keşideci müvekkili firma tarafından 01.04.2022 tarihinde ... ile ... şirketine gönderildiğini, kargonun 04/04/2022 tarihinde ... Şirketine ulaştığını, kargonun içi açıldığında söz konusu çeklerin kargonun içerisinde çıkmadığını, müvekkili şirketin kargo firması ile iletişime geçtiğini ancak çeklerin bulunamadığını, çeklerin 04.04.2022 tarihinde ... üzerinden sorgulandığı, bu haliyle çeklerin kargoda çalındığının ortaya çıktığını, kargoya verilen çeklerin çalınması sebebiyle müvekkili şirketin 06.04.2022 tarihinde şikayetçi olduğunu ve bu şikayet üzerine .... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. sayılı dosyası üzerinden soruşturmanın başlatıldığını, çalınan çekler sebebiyle hamil ...Şti.'nin 13.04.2022 tarihinde ... 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı çek iptal davasının açıldığını, mahkemenin 13.04.2022 tarihli kararı ile ödemeden men kararı verildiğini, ilgili .... Bankasına ödemeden men kararının gönderildiğini, yine çalınan çek bedelleri ticari ilişki sebebiyle müvekkili şirket tarafından ...Ltd. Şti.'ne ödendiğini, çek iptal davası devam ederken önce 30.06.2022 vadeli, 75.000,00-TL bedelli çekin arka tarafına lehtar... Şti. adına sahte kaşe ve imza atılarak çek üzerinde sahtecilik yapılmış, yine borca batık firmalar (... Şti. ile ... Ltd.şti.) adına ve davalı şirket adına çek arkasına 3 adet daha cironun eklendiğini, sonrasında da hırsızlık ve sahtecilik ürünü bu 75.000,00-TL bedelli çek ödemeden men kararı olmasına rağmen davalı ... Şirketi tarafından ... A.Ş. İstanbul Sirkeci Şubesinden 30.06.2022 tarihinde yazdırıldığını, akabinde ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D. İş,... Karar sayılı dosyası üzerinden 20.07.2022 tarihinde alınan ihtiyati haciz kararı ile işleme sokulduğunu, alınan ihtiyati haciz kararının da ... 14.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icraya konduğunu, icra takibi ile müvekkili şirket ile sahte cirosu eklenen ...Şti.'nin banka hesaplarına, araçlarına, taşınmazlarına hacizler konduğunu, çek üzerine ... Şti. Adına sahte kaşe ve sahte imza ile ciro eklenerek ciro silsilesinin koparıldığını, ne davacı şirketin, ne de lehtar ... Tic. Ltd. Şti.'nin çekleri ele geçiren kötü niyetli firmalar ile bir ticari ilişkisinin olmadığını, bu sebeplerle sahtecilik yapılarak çek üzerine cirosu eklenen ... Tic. Ltd. Şti.'nin hem ihtiyati hacze itiraz ettiğini, hem de ... 11.İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı imzaya itiraz davasını açtığını ve takibin ... Ltd. Şti. Yönünden tedbiren durdurulduğunu, ... 14.İcra Müdürlüğünden davalı tarafından icraya konan çek sebebiyle ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı menfi tespit davasının açıldığını, yine suç örgütü halinde çekleri ele geçiren ve icraya konan davalı ve diğer şirketler hakkında ...Cumhuriyet Başsavcılığının... Soruşturma sayılı dosya üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, akabinde dava konusu 31.07.2022 tarihli çekin yine aynı şekilde sahtecilik yapılarak, çek üzerine ilk çek(75.000,00-TL bedelli) ile aynı şirketler adına cirolar eklenerek davalı ... Şirketi tarafından ... AŞ. ... Şubesinden takasta 01.08.2022 tarihinde yazdırıldığının öğrenildiğini, davalı ... şirketi ticari ilişki neticesinde değil suç organizasyonu çerçevesinde kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak çeki ele geçirdiğini, çekin sahtecilik sonrası bankada yazdırılan örneği celp edildiğinde aynı ilk çek gibi davalı ... şirketinin kaşesi altında yazan adres ile ... Ltd. Şti.'nden ciro ile senedi almış gözüken ... şirketinin adresi aynı adres olan ''...'' adresi olduğunu, çekler çalındıktan sonra ilk kullanan ....şirketi ile icraya koyan ... şirketinin aynı adresi kullanmasının aralarında suç işlemek için kurulan bir organizasyon olduğunun açık bir şekilde gösterdiğini, bu haliyle davalı şirketin iyi niyetli 3.kişi olma ihtimalinin ortadan kalktığını, çalıntı çeki ilk kullanan ... ile aynı adresi kullanan davalının çeki kötü niyetli olarak iktisap ettiğinin sabit olduğunu, ... Ltd. Şti.'nin kaşesi ve cirosu sonrası çek üzerine eklenen ... ve ...şirketlerinin ticari faaliyetleri olmayan, borca batık şirketler olduğunu, davalı/alacaklı ... şirketinin borca batık bu iki firmadan gelen çekleri kabul etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmayacağını, bu cirantaların çeki icraya koyan ... şirketini iyi niyetli hamil olarak göstermek adına çeke eklendiğini, yine çeki yazdırıp icraya koymaya hazırlanan ... şirketinin de aynı şekilde düzenli ticari faaliyeti olmayan, adreste fiilen faaliyet göstermeyen bir şirket olduğunu beyanla davalı aleyhine açılan menfi tespit davanın kabulüne, dava konusu ... Bankası ...Şubesinde bulunan ... no’lu hesaptan keşide edilen 31.07.2022 vadeli, 200.000,00-TL bedelli ve ... seri numaralı çek nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine ve dava konusu çekin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava konusu çekin keşidecisi olup çekteki imzasına bir itirazının bulunmadığını, dava dilekçesinden çekin keşidecisi olan davacı şirket ile çekin lehtarı olan davadışı ... şirketi arasında ticari bir ilişki bulunduğu ve dava konusu çekin de borca karşılık düzenlendiğin anlaşıldığı, davacı şirketin, çeki borcuna karşılık davadışı ....şirketi emrine düzenlendiğini beyan ettiğine göre hem çekteki imzasını hem de çekteki borç ilişkisini kabul etmiş demek olduğunu, bu nedenle çekin keşidecisi olan davacı şirketin, dava konusu çekten ötürü müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, davacı şirketin, çekteki lehtar imzasının sahte olduğunu iddia etmişse de; TTK md.677 uyarınca kambiyo senetlerinde imzaların istiklali prensibinin geçerli olduğunu, bu ilke gereğince çekteki lehtar imzasının sahte olmasının davacının sorumluluğunu ortadan kaldıran bir sebep olmadığını, davacı şirketin, dava konusu çek bedelini dava dışı lehtar şirkete ödediğini beyan etmişse de; davacı şirketin, lehtar şirkete ödeme yapmış olması bir şahsi defii olup TTK'nın 687.maddesi uyarınca, müvekkilinin bile bile kendilerinin zararına hareket ettiği ispatlanmadıkça şahsi defiilerin iyi niyetli yetkili hamile karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki; davacı şirketin, çek iptal kararı almayan dava dışı lehtar şirkete ödeme yapmasının TTK md.464 uyarınca onu borçtan kurtarmayacağı gibi basiretli bir tacirin göstermesi gereken özene de aykırı bir davranış olduğunu, davacının diğer bir iddiasının ise; çekin lehtarı olan davadışı ... Mobilyaları şirketinin ... 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasıyla çek iptal davası açtığı ve bu dosyadan ödeme yasağı karara aldığı yönünde olduğunu, ancak çekin lehtara ulaşamadan kaybolmuş olması ve bu kişinin çekin iptali için dava açmış olmasının, davaya taraf olmayan müvekkili şirketi bağlamadığı gibi davacıyı borçtan kurtaran bir sebep de olmadığını, davacı şirketin, davadışı lehtar şirketten sonra cirosu bulunan Güngör Tekstil şirketi ile müvekkili şirketin kaşe adreslerinin aynı olduğunu belirterek müvekkilinin kötüniyetli olduğunu iddia etmiş ise de; hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilinin kötü niyetli olup olmadığının ancak TTK md.792'ye göre açılan çek istirdat davalarında önem arz ettiğini, davacı şirketin ise, şahsi def'i ileri sürerek İİK md.72 uyarınca menfi tespit talebinde bulunduğunu, bunun için de yukarıda belirttikleri gibi müvekkilinin kötü niyetli olması değil, müvekkilinin bile bile davacının zararına hareket etmesinin gerektiğini, yani TTK md.687 kötü niyeti değil, bile bile borçlunun zararına hareket etmeyi aradığını, bu nedenle müvekkilinin kötü niyetli olduğu yönündeki iddianın işbu dava açısından öneminin bulunduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, müvekkilin dava konusu çeki... şirketinden değil de, çekte kendisinden önce gelen davadışı ...şirketinden aldığını, müvekkilinin davadışı ...şirketiyle ticari bir ilişkisi olmadığı gibi bu şirketi ve yetkililerini de tanımadığını, davacı şirket,...şirketi ile müvekkili şirketin aynı adreste faaliyet gösterdiğini beyan etmiş ise de; müvekkili şirketin 2021 yılının Eylül ayında kurulduğunu, kuruluş aşamasında işlerin ekonomik anlamda ne şekilde ilerleyeceğini öngöremeyen müvekkilinin, ağır kira bedelleri altında zarara uğramamak adına müşteri çevresi edinene kadar sanal ofis adresini kullandığını, yaklaşık 5 ay bu şekilde çalıştıktan sonra adresini değiştirerek söz konusu adresten taşındığını, kaşe üzerinde yer alan ... adresinin de müvekkilin ilk kuruluş anında kullandığı sanal bir ofis olup davadışı ... şirketiyle adresinin aynı olmasının müvekkilinin kötü niyetli olduğunu göstermeyeceğini, nitekim ... arama motoruna bu adres yazıldığında aynı adreste kurulu yüzlerce şirket bulunduğunun görüleceğini, ayrıca davacı şirket tacir olup basiretli hareket etme yükümlülüğü altında olduğunu, mevzuat gereği çeklerin kargo aracılığıyla taşınmasının yasaklanmış olduğunu, bunu bilmeyen veya bilip de önemsemeyen davacının kendi kusurunun müvekkiline yüklenmemesi gerektiğini beyanla davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; asıl ve birleşen dosyada menfi tespit istemlerine ilişkindir. Dosyada tarafların bildirdiği belgeler, ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas,...E,... E. ... E,... E, .... E, ... E,...E sayılı dosyaları, ... 27. İcra Müdürlüğünün ... E,... E, ...E sayılı dosyaları, ... 18. İcra Müdürlüğünün ... E, ... E, ....E sayılı dosyaları, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyası, ... CBS'nin ... soruşturma numaralı dosyası, ...Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. Sayılı dosyası, ... 10 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D. İş...Karar sayılı dosyası, ... 11. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası, ... 39. İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas ... Karar sayılı dosyası, ticari defter kayıtları, ticaret sicil kayıtları, BA-BS Formları, çek örnekleri, tanık beyanları delil olarak değerlendirilmiştir. Celsede dinlenen asıl ve birleşen dosya davacı tanığı ... " Ben ... Ltd. Şti'nin yetkilisiyim. Şirketimiz kurulduğundan beri davacı ... Şti ile ticaret yapmaktadır. Hatırladığım kadarıyla 2022 Nisan ayı gibi davacı şirket ... ile şirketimize çekler yolladı. Ben bu çeklerin bulunduğu kargo evrakını teslim aldıktan sonra içerisinde kontrol ettiğimde çeklerin olmadığını ve kargo evrakının boş olduğunu gördüm. Bunun üzerine davacı şirkete durumu haberdar ettim. Bizde sonradan çeklerin iptali için ... 10. ATM'de dava açtık. Çekler üzerinde şirketimize atfen atılı bulunan imzalar şirketimizin yetkilisi olan bana ait değildir. İmza ve kaşenin bize ait olmadığına dair başka mahkemelerde de davalar mevcuttur. İmza örneği de verdim ...Ltd. Şti ile herhangi bir ticaretimiz olmamıştır. Kendilerine bu çekleri vermedik. Benim olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir, ben ... Ltd. Şti adresine gittim. İmzanın bize ait olmadığını belirtmek istedim ama adresleri boştu diğer ...şti ile bir irtibatım olmadı." şeklinde beyanda bulunmuştur. ... CBS'nin ... soruşturma numaralı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı, ... CBS'nin ... soruşturma numaralı, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin ...Esas ...karar sayılı dosyalarının incelenmesinde gerek soruşturma gerekse ceza dava dosyalarında yetkisizlik kararları verildiği ... ile ... mahkemeleri ile Başsavcılıları arasında yetki uyuşmazlığı yaşandığı yetkili başsavcılık ve mahkemenin belirlenmesi dışında esasa ilişkin karar verilmediği dolayısıyla yürütülen ceza soruşturmaları ve dava dosyalarının safahatinden yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı ve mahkemenin tespiti dışında esasa dair tahkikat işlemi yapılmadığı, bu bağlamda yürütülen soruşturma yahut kovuşturmanın sonuca etkili olmasının beklenemeyeceği, soruşturma işlemleri ile ceza muhakemesi işlemlerinin işbu dava dosyasına makul sürede etki göstermeyeceği değerlendirilmekle; adil yargılanma hakkının bir şubesi olan makul sürede yargılanma hakkına halel getirmemek ve taraflar açısından hak kaybına yol açmamak amacıyla ilgili soruşturma ve dava dosyalarının bekletici mesele yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. 08.01.2026 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararı ile taraf vekillerine davanın esasına ilişkin beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, belirtilen süre içeresinde davacı vekili tarafından beyanda bulunulduğu, davalı tarafça beyanda bulunulmadığı, kesin süre verilmesinden sonra HMK'nın 94/3 maddesi uyarınca tekrar aynı hususa ilişkin süre verilemeyeceği kanaati ile davalı vekilinin esasa ilişkin beyanda bulunmak için süre verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. .... 39. İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas ...karar sayılı dosyasının tetkikinden; davacı ... Ltd. Şti. Tarafından...Şirketi aleyhine ... 14. İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde davalı tarafça takibe konulan çekin keşideci tarafından lehtar sıfatıyla davacı şirkete kargo yoluyla gönderilmesi sonrası çalınması nedeniyle çek arkasında yer alan kaşe ve imzanın davacı şirket yetkililerine ait olmaması nedeniyle icra takibi ve ödeme emrinin iptaline davalının para cezasına mahkum edilmesinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davalı alacaklı yanın HMK 324. madde kapsamında verilen kesin süre içinde delil avansını yatırmadığı ve takibe dayanak senetteki imzaların borçlu/davacıya ait olup, olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, davanın niteliği itibariyle (imzanın borçluya ait olduğunu) kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu ve bunun kanıtlanamadığına kanaat getirilerek İİK.nun 170. maddesi uyarınca davacının imza itirazının kabulüne, davacı yönünden takibin durdurulmasına, davacı yanın tazminat ve para cezası isteminin davalının çeki takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğuna dair yeterli kanaat oluşmadığı için (İİK.md.170/4) reddine karar verildiği, davacı vekilince, davalı taraf aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğu, senedi takibe koymada kötü niyeti açıkça belli olan davalı hakkında aynı zamanda icra takip tutarının %10'u oranında para cezasına mahkum edilmemesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu beyanıyla istinaf yasa yoluna başvurulduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar 19/09/2024 tarihli ilamıyla; alacaklının tazminat ve para cezasıyla sorumlu tutulabilmesi için, öncelikle icra mahkemesince İİK’nun 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre imza incelemesi yapılması ve bunun gerekli olması şart olduğundan ve mahkemece bilirkişi ücretinin alacaklı tarafça süresinde yatırılmamış olması sebebine dayalı olarak, imza incelemesi yapılmaksızın, davanın kabulüne karar verilmiş olması sebebi ile davalının tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulmaması isabetli olup, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfî (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346). Menfî tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Menfi tespit davası, maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233). Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır (Tanrıver, S.: Medenî Usul Hukuku, C.1, Ankara 2016, s. 844-845). TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı TMK m. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, El Kitabı, s. 370 ilâ 372). 6100 sayılı HMK'nın 209. maddesi uyarınca; adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Öte yandan, sözleşmedeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti bunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay HGK'nın 26/04/2006 tarih ve ... E.,...K. sayılı ilamı). Yukarıda yer verilen ilkeler ve bilgiler ışığında dava dilekçeleri, cevap dilekçeleri, yazı cevapları, tarafların bildirdiği belgeler, ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas, ... E,...E.... E, ... E, ... E, ... E,...E sayılı dosyaları, ... 27. İcra Müdürlüğünün ... E, ... E, ... E sayılı dosyaları, ... 18. İcra Müdürlüğünün ... E,.... E, ... E sayılı dosyaları, ... Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma numaralı dosyası, ... CBS'nin ... soruşturma numaralı dosyası,...Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. Sayılı dosyası, ... 10 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin... D. İş, ...Karar sayılı dosyası, ... 11. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, ... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası, ... 39. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ...Karar sayılı dosyası, ticari defter kayıtları, ticaret sicil kayıtları, BA-BS Formları, çek örnekleri, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; asıl ve birleşen dava dosyalarında tarafları aynı olan seri çeklerden kaynaklı olarak menfi tespit talebinde bulunulduğu, uyap entegrasyon ekranında yapılan inceleme ile dosyaya arasına alınan iş bu kayıtlar nazara alındığında davalıya ait benzer mahiyette birçok dava ve soruşturma dosyasının olduğu görülmüş dava konusu çeklerin de aynı yöntem ile davalının eline geçtiği kanaati hasıl olmuş sadece davacıları farklı olan, ülkenin farklı yerlerinde kaybolan çeklerin genelde aynı cirantaların imzaları ile davalının eline geçerek son hamil olarak bankaya sunulması, bu cirantaların aynı şahıslar ve şirketler olması ve bu şirketlere ve şahıslara ulaşılamamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi davalıların iyi niyetini ortadan kaldıran organize bir durumun olduğunu gösterdiği,(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı, ...Esas,...Karar sayılı ilamları) davalının dava konusu çeki ne şekilde elinde bulundurduğunu ve cirantalarla arasındaki varsa ticari ilişkileri açıklayamaması dikkate alındığında davalının kötüniyetli olduğunun kabulü gerektirdiği, hamil olarak gözüken davalı hakkında söz konusu senet yahut çeklerle ilgili bir çok davasının olması sebebiyle bu aşamada davalıyı iyi niyetli kabul etmenin TMK'nın 2. madde uyarınca dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı sayılacağı gibi çekleri çalınan kişiler yönünden telafisi imkansız bir durum ortaya çıkaracağından sahte çek sebebiyle davalı hakkındaki aynı mahiyette birçok dava ve soruşturma dosyası olması gözetildiğinde davalının kötüniyetli olduğu kabul edilerek ve ... 39. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ...Karar sayılı dosyasında dava konusu çekle ilgili olarak "davanın niteliği itibariyle (imzanın borçluya ait olduğunu) kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu ve bunun kanıtlanamadığı" gerekçesiyle davacının imza itirazının kabulüne karar verildiği, kararın istinaf incelemesi sonucunda istinaf başvurusunun reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği, bu durumun da davacı taraf açısından HMK'nın 324., HMK'nın 94/3. maddesi ve HMK'nun 220/3. maddesi uyarınca dava konusu çekteki imzanın aidiyeti hususunda usulü kazanılmış hak mahiyetinde olduğu, aksi yöndeki bir kararın hukuki belirlilik ilkesinin ihlali sonucuna matuf olduğu ile tüm bu nedenler gözetilerek; Mahkememizin asıl dava dosyası olan 2022/535 Esas sayılı dosya yönünden; davanın kabulü ile, ... 14. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına dayanak teşkil eden ... Bankası ...Şubesi'ne ait keşidecisi ...Ltd. Şti. olan, ... numaralı, 30/06/2022 tarihli ve 75.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak teşkil eden çekin davacı yönünden iptaline, mahkememizce ihtiyati tedbir kararı verildiği, yukarıda etraflıca anlatılı sebeplerle davalının kötü niyetli olduğuna kanaat getirildiği ve davacı borçlu yönünden davanın kabulüne karar verilmekle İİK'nın 72/5. Maddesinde belirtilen tüm yasal şartların oluştuğu değerlendirirlerek davacının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/5. maddesi gereği kabulü ile 75.000,00-TL'nin %20'si oranında 15.000,00-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın kabulüne karar verilmekle yasal koşulları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine, Mahkememizin birleşen dava dosyası olan ... Esas sayılı dosya yönünden; davanın kabulü ile, ... 14.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takibine dayanak ... Bankası ... Şubesine ait, ... çek seri numaralı, 31/07/2022 keşide tarihli, keşidecisi ...Şirketi olan ve 200.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çekin davacı yönünden iptaline, davacının kötü niyet tazminat talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davanın kabulüne karar verilmekle yasal koşulları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine, dair karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; A-Mahkememizin asıl dava dosyası olan 2022/535 Esas sayılı dosya yönünden; 1-Davanın KABULÜ ile, ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak teşkil eden ... Bankası ...Şubesi'ne ait keşidecisi ... Ltd. Şti. olan, ... numaralı, 30/06/2022 tarihli ve 75.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak teşkil eden çekin davacı yönünden İPTALİNE, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/5. maddesi gereği kabulü ile 75.000,00-TL'nin %20'si oranında 15.000,00-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/4. fıkralarındaki koşullar oluşmadığından reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 5.123,25-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.280,82-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.842,43-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 1.280,82-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı, 137,50-TL posta giderleri olmak üzere toplam 1.499,02-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, B-Mahkememizin birleşen dava dosyası olan...esas sayılı dosya yönünden; 1-Davanın KABULÜ ile, ... 14.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takibine dayanak ... Bankası ...Şubesine ait, ... çek seri numaralı, 31/07/2022 keşide tarihli, keşidecisi ... Limited Şirketi olan ve 200.000,00-TL bedelli çek nedeniyle davacının davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çekin davacı yönünden İPTALİNE, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davalının kötü niyet tazminat talebinin İİK'nın 72/4. fıkralarındaki koşullar oluşmadığından reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 13.662,00-TL nispi karar ve ilam harcının peşin olarak alınan toplam 3.558,50-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 10.103,50-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 3.455,50-TL peşin harç, 143,00-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı, 68,25-TL posta giderleri olmak üzere toplam 3.747,45-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İSTİNAF KANUN YOLU AÇIK olmak üzere karar verildi. 02/04/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*