İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/46 E. 2026/33 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/46
- Karar No
- 2026/33
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/46 Esas KARAR NO : 2026/33
ASIL DAVA : Markadan Doğan Haklara Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Durdurulması BİRLEŞEN DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 17/02/2022 BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 14/11/2022 KARAR TARİHİ : 17/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/02/2026
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkili olan şirketin ... markasını TPMK nezdinde ... tescil numaralı ile 7 ve 35 numaralı sınıflar bakımından tescil ettirdiği, Müvekkili olan şirketin ..... sektöründe uzun yıllardır çalıştığı, bu sektörde öncü konumda ve ülkenin önde gelen kuruluşları arasında yer aldığı, sektöründe tescilli olan markaların ilk defa müvekkili olan şirket tarafından kullanıldığı ve tanıtıldığını, müvekkilinin ... markası ile bütünleştiği ve müvekkili olan şirketin bu markayla anılır hale geldiği ve tanınmış marka niteliği kazandığını, Davalı şirketin, müvekkili olan şirkete ait olan tescillenmiş markasını haksız bir şekilde kullandığını ve taklit ..... markalı ürünlerin satışını yaptığını, Davalı şirketin kendilerine ait olan www...com adresli internet adresinde “..... Türkiye Distribütörü” ifadesini kullanmak suretiyle haksız ve yanıltıcı bir bilgi paylaştığını, davalı şirketin “Fiyat Listesi” başlıklı bir tanıtım kitapçığı ile müvekkili olan şirketin markasını izinsiz kullandığını, Romanya menşeili ..... markalı rulmanları ithal ettiğini, davalıya ait adreste ..... markalı taklit rulmanların el konulmasını, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespit edilmesi, önlenmesi ve durdurulması ile kararın 5 büyük gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olup, reddi gerektiğini, dava konusu "....." bir "....." markası olup Romanya ülkesinin milli ve dünya ölçeğinde makine sanayii sektöründe tanınmış bir marka olduğunu, Romanya'da ilk tescilinin 1967 yılına dayandığını, davacı şirketin bahsettiği gibi söz konusu markaların ilk defa kendilerince kullanılmadığını, işbu markanın geçmişinin 1967 yıllarına dayandığını, ... şirketi adına tescilli olan ..... markalı rulmanlar hak sahibi şirket tarafından Türkiye pazarına direkt veya distribütörlük verdiği müvekkili firma aracılığı ile giriş yaptığını, müvekkilinin herhangi bir tecavüz veya haksız rekabet teşkil edecek eyleminin söz konusu olmadığını, bu nedenlerle kötü niyetle ikame edilen işbu davanın reddini talep etmiştir. Gerede ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden ... ve .... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğünün talep edildiği, ... karar sayılı karar ile bu dosyanın dosyamızla birleştirildiği görüldü. BİRLEŞEN DAVA; Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Dava konusu ....., bir “.....” markası oduğunu Romanya ülkesinin milli ve dünya ölçeğinde makine sanayii sektöründe tanınan bir marka olduğunu, Romanya'da ilk tescili 1967 yılına dayandığını, markanın asıl sahibi olan .... Romanya devletine ait bir şirket olduğunu, bu şirket markasının 1986 yılında Romanya Hükumeti adına Türkiye'de tescil ettiğini ve 1996 yılında markanın süresinin tekrar yenilendiğini, sonrasında ülke içerisinde yaşanan siyasi olaylar neticesinde işbu şirketin özelleştirildiğini, birden fazla farklı şirkete bölündüğünü, sonrasında bu şirketlerin bir tanesi hariç diğerlerinin kapandığını ve yalnızca müvekkili .... S.A. şirketinin faaliyetine devam ettiğini, dava konusu markanın müvekkili şirket adına ilk olarak 10/03/2006 tarihinde tescil edildiğini ve hala devam ettiğini, müvekkili şirket adına tescilli olan ..... markalı rulmanlar hak sahibi şirket tarafından Türkiye pazarına direkt veya distribütörlük verdiği firmalar aracılığı ile giriş yaptığını, Romanya merkezli müvekkili şirketin ..... isimli ..... markası üzerinde markaların ulusal sicili kayıtları ile sabit olduğunu ve malik sıfatı ile hak sahibi olduğunu, TPE nezdinde davalı şirket adına kayıtlı bulunan 30/06/2009 tarihinde 2008/40102 tescil numarası ile ''..... şekil'' marka adı ile tescilli, 05/03/2012 tarihinde .... tescil numarası ile ''..... şekil'' marka adı ile tescilli ve 14/02/2013 tarihinde .... tescil numarası ile ''..... roman-ia şekil'' marka adı tescilli bulunan markaların hükümsüzlük hallerini oluşturması nedeni ile hükümsüzlüğüne karar verilmesini ve sicilden terkinine, yargılama giderlerini ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini talep ve beyan etmiştir. BİRLEŞEN CEVAP; Davalı vekili 27/12/2022 havale tarihli dilekçesini özetle; 2008 ve 2010 yıllarından beri ..... + şekil markasının ilk defa müvekkili şirketin adına tescil edildiğini, Müvekkil şirket ..... markalı rulmanların satışını, ihracatını tescil edildiği tarihlerden beri yaptığını, ancak davalı şirketin, ..... + şekil markasını benzerlik nedeniyle tescil ettiremediğinden Marka Patent Kurumu nezdinde tasarım olarak tescil ettirdiğini, bu hukuka aykırı durum nedeniyle Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... E.sayılı dosyası üzerinden ... SA şirketi adına tescille ilgili tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, kötü niyetli ... SA şirketinin müvekkili şirket adına tescilli ..... markalarının hükümsüzlüğü için açılmış derdest davaların bulunduğunu, gerek davacının ..... markalarının yıllardır müvekkili tarafından kullanıldığının bilinmesi, aynı zamanda dava dışı Ark Bilya ile davacının aynı vekille temsil edilmesi nedeniyle kötü niyetli olarak işbu davanın açıldığını, hükümsüzlüğe ilişkin hak düşürücü sürelerin geçmesi ve taleplerin zaman aşımına uğraması sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, beyan ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, asıl dava yönünden; davalının davacının markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile hükmün ilanı talepli, birleşen dava yönünden; davacı/birleşen dosya nedeniyle davalı adına tescilli ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkini taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesinde hükümsüzlük koşulları belirtilmiş olup, belirtilen madde ile, 5. veya 6. maddede sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Menfaati olanlar, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir. Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez. Aynı kanunun 6/9 maddesi uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Mahkememizin 18/02/2022 tarihli tensip kararı ile dosyanın marka uzmanı bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, marka uzmanı bilirkişi hazırlamış olduğu 14/04/2022 havale tarihli raporda sonuç olarak; İncelenen ...com alan adlı internet sitesinde, dosyaya sunulu Fiyat Listesinde ve 01.04.2022 günü davalıya ait ... Cad. .... 4 Kat: 2 No: 14 Başakşehir/İstanbul adresli işyerinde yapılan incelemede tespit edilen rulmanlarda, davacı adına 7. sınıfta rulmanlar emtiasını kapsar şekilde tescilli .... no.lu markanın aynen yer aldığı tespit edildiğini, tespit edilen ..... kutuları, ambalajları ve görsellerinde ..., S.C. ..... ... SA, ..., www.... internet sitesi vs. ibarelerin yazılı olduğunun da görüldüğünü, yine internet sitesinde ve fiyat listesinde de, Romanya firmasına ait açıklama ve ibareler yer almakta, fiyat listesinde ayrıca .....’nin Türkiye distribütörü olduğu bilgisi de verilmekte olduğunu, yerinde incelemede, davalı şirket adına işyerinde bulunan ..., beyanında, “Markamız ... no. ile tescillidir, tasarımımız ... no. ile tescillidir. Markanın gerçek sahibi ... SA şirketleri ile şirketimiz arasında 2014 yılından beri davaya konu edilen ürünün Türkiye distribütörlüğü her yıl yenilenerek devam etmektedir. Markanın Türkiye distribütörüyüz. Kullanımımız hukuka uygundur. İlgili tüm belgelerimiz avukatımız tarafından dosyaya sunulacaktır. .... Tower’daki adresten yaklaşık 5 yıl önce taşındık.” şeklinde beyanda bulunduğunu, davacının ..... ibareli tescilli markalarının, adreste beyanda bulunan ...’ın belirttiği 2015 tarihli tasarım ve marka tescillerinden daha önceki tarihli oldukları, bunlardan ... no.lu logo tasarımının davacının tescilli markası karşısında kötü niyetle tescil ettirildiği ve davacı tarafından daha önceden kamuya sunulmuş olduğu gerekçeleri ile Bakırköy ... FSHHM'nin 20.04.2021 tarih ve ... E., ... K. sayılı kararı ile hükümsüz kılındığı ve kararın kesinleştiğini bildirmiştir. Mahkememizin 08/11/2022 tarihli duruşma kararı ile dosya resen seçilecek biri marka, biri sektör (makine) ve biri de mali müşavirden oluşacak heyete tevdine karar verilmiş, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 24/03/2023 tarihli raporda sonuç olarak; Davacının iş yerinin İstanbul dışında olması ve incelenmesi istenilen ticari defter ve belgelerin de mahkemeye ibraz edilememesi nedeniyle, davacının dava tarihinden geriye doğru beş yıllık dönemde markayı ciddi kullanımının olup olmadığına dair inceleme yapılamadığını, huzurda bulunan ihtilaf bakımından davacı yanın davaya mesnet markaları ciddi ve kesintisiz bir şekilde kullanım konusu ettiği dosya münderecatından anlaşılamamak ile birlikte, heyetimizce davacı yanın ticari defterlerinin İstanbul’da olmaması / hazır edilememesi nedeni ile de herhangi bir inceleme yapılamadığı, bu eksende davacı yanın dava konusu markaları kullanım konusu ettiğinin heyetimizce tespit olunamaması nedeni ile kullanmama def’ine iştirak edilebileceği, ancak davacı yanın ticari defterlerinin incelenmesi sonrasında ilgili görüşün değişebileceğini, ( mahkemece kullanmama def’ine itibar etmemesi ya da yaptırılacak ticari defter incelemesinde davacı yanın davaya mesnet markaları kullandığının anlaşılması ihtimaline binaen tecavüz ve haksız rekabet iddialarının incelenmeye devam olunduğu ), davalı şirket tarafından ibraz edilen ve bir nüshası dosyaya ilave edilmiş olan satış faturası örneklerinde; dava dışı “... ...” Romanya şirketinin fabrikasında üretilen ürünlerin, ilk defa 24.01.2001 tarihinde ... şirketi tarafından Türkiye’ye satışının yapıldığı, ancak, satış faturasında “.....” ibaresinin yazılı olmaması nedeniyle, nihai değerlendirme ve takdir mahkemeye ait olmak üzere, dava dışı Romanya şirketinin 08.12.2004 tarihinden itibaren ..... markalı ürünlerini Türkiye’ye satmaya başladığının tespit edildiğini, ancak dava dışı Romanya şirketine ait markanın ülkemiz sathında tanınmış olduğunun anlaşılamadığını, Davalının yurt içi şirketlerden satın aldığı ..... markalı ürünlerin satışını yapması ile bağlantılı olarak, ilk defa ..... markasını 17.02.2017 tarihinden beri kullanmaya başladığını, davalının, dava dışı ... SA şirketinin ana hissedarı olan ... SA Braşov, Romanya şirketi ile akdettiği 2017 tarihli Satış - Satın Alma Sözleşmesi uyarınca, ... SA Braşov şirketinden ilk olarak 11.09.2019 tarih ... no’lu fatura ve 18.09.2019 tarih, ... no’lu Gümrük Beyannamesi (Yev. Md. No. ....) ile 2570 adet, 49.923,70 USD tutarında “.....” markalı, Silindirik Makaralı ..... satın aldığını, davalı yanın kullanımlarının davacı yana ait markalara tecavüz ve davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceğini bildirmiştir. Mahkememizin 18/04/2023 tarihli duruşma kararı ile Dosyanın önceki heyete tevdi ile, mahallinde davacı şirketin merkezinde inceleme yetkisi de verilerek, itirazları karşılar ve özellikle davacı tarafça markanın dava tarihinden geriye doğru beş yıllık dönemde tescilli olduğu emtiada ciddi kullanımının olup olmadığı hususları da değerlendirir ek rapor tanzimi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 15/06/2023 tarihli ek raporda sonuç olarak; Davacı şirketin, dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde, 2017 yılından başlamak üzere bazı yurt dışı ihracat faturalarında “.....” ve “ART” ibareli ürün satışları yapıldığının görüldüğünü, yurt içi satış faturaları ile “...” ve “....” ibareli ürün satışları yapılmakta olduğunu, “.....” ibareli yurt içi ürün satışlarına ...SA ile distribütörlük anlaşması bulunan .... Uluslararası İnş. San. Tic. A.Ş.’ne satış ile 05.06. 2020 tarihinde başlandığı, 29.10.2021 - 19.11.2021 tarihleri arasında ... Makina San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne yapılan satışlardan sonra, 26.11.2021 tarihinden itibaren, .... Holding A.Ş. tarafından, ... Mah. D 100 Karayolu Cad. No: 542 Merkez/Düzce adresinde, 04.10.2021 tarihinde kurulmuş olan ..... Sanayi ..... A.Ş.’ne “.....” ibareli ürün satışları yapıldığını ve bu şekilde 05.06.2020 tarihinden, dava tarihine kadar olan dönemde toplam 1.343.474,54 TL tutarında “.....” ibareli “... Makaralı Rulmanlar, .... Bilyalı Rulmanlar, ....&Eğik Bilyalı Rulmanlar, Silindirik Makaralı Rulmanlar, .... Makaralı Rulmanlar, Manşonlar” ürün satışları yapılmış olduğunu, bu çerçevede davacı yanın ..... aslı unsurunu korumak sureti ile “.... Makaralı ..., .... Bilyalı Rulmanlar, ...&Eğik Bilyalı Rulmanlar, Silindirik Makaralı Rulmanlar, Konik Makaralı Rulmanlar, Manşonlar” ürünlerinde davaya mesnet markalarını kullandıklarının değerlendirilebileceği, davalı yanın kullanımlarının da ilgili emtialar ile örtüşmekte olması nedeni ile bu veri ve tespitler ile kök raporumuzda arz ettiğimiz görüşlerimizi değiştirmemizi gerektirir herhangi bir durumun olmadığını , yine davalı itirazları ve sunulan yeni veriler üzerinden yapılan incelemelerimiz neticesinde de kök raporumuzda arz ettiğimiz görüşlerimizi değiştirmemizi gerektirir herhangi bir durumun olmadığını bildirmiştir. Mahkememizin 30/01/2024 tarihli duruşma kararı ile Birleşen Düzce ... ashm'nin ... Esas sayılı dosyası yönünden dosyanın resen seçilecek marka uzmanı bilirkişiye tevdi ile davalı adına tescilli .... tescil nolu markaların dava dilekçesinde belirtilen sebeplerle hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığına dair rapor tanzimi istenilmiş olup, marka uzmanı bilirkişi hazırlamış olduğu 22/04/2024 tarihli raporda sonuç olarak; Türk Patent nezdinde .... tescil numarası ile ''..... şekil'' marka adı ile tescilli, ... tescil numarası ile ''..... şekil'' ve 14/02/2013 tarihinde ... tescil numarası ile ''..... roman-ia markalarının davalı şirket adına Türk Patent nezdinde tescil edilmiş olduğunu, sunulan faturalar ve web sitesi incelendiğinde davalının ..... markalı ürünlerin yoğun satışını yaptığı ve taklit ..... markalı ürünlerle mücadele ettiğinin tespit edildiğini, dolayısıyla SMK 6/3 maddesi uyarınca davacının Türkiye için ..... markası ile ..... ve bilya emtialarında davalıya göre öncelikli hak sahibi olmadığı, dosyada davalının marka tescil başvurusunun yapıldığı tarihten önceki belgeler gözönüne alındığında; davacının ".....+ŞEKİL" markasının 06/07/12 Sınıfta yer alan emtialar için Romanya’da marka tescilinin olduğu, dosya kapsamındaki belgeler ile sözkonusu sınıflarda ve özellikle 7. Sınıftaki “..... ve bilyalar” açısından tanınmış marka olarak kabul edilebilmesi için yeterli belge ve bilginin mevcut olmadığı, davalının davacıya göre daha önceden markalarını tescil ettirdiği ve sözkonusu marka ile Türkiye’de faaliyet gösterdiği tespit edilmiş olup, aksine yeterli ve somut veri olmadığından davalının hükümsüzlüğe konu marka başvurularını kötüniyetle yaptığına ilişkin kanaatin olmadığını ve fakat bu konudaki nihai değerlendirme ve takdir hakkının mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir. Mahkememizin 19/09/2024 tarihli duruşma kararı ile Birleşen hükümsüzlüğe dair dosya yönünden davacı vekilini itirazları ciddi görüldüğünden dosya resen seçilecek iki marka uzmanı, biri ve biri de sektör (makine mühendisi) uzmanından oluşacak heyete tevdi ile, dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları , taraf iddia ve savunmaları , önceki raporlar değerlendirilmek suretiyle, dava konusu ... tescil numaralı markaların dava dilekçesinde belirtilen sebepler ile hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığına dair rapor tanzimi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 23/12/2024 tarihli raporda sonuç olarak; Hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil no.lu “.....+”şekil”, ... tescil no.lu “.....+şekil” ve ... tescil no.lu “.....+şekil” markalarının 07. sınıfta “rulmanlar” dahil olmak üzere davalı adına tescilli olduğunu, davacı adına önceki bir tarihte başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka olmadığından birleşen davada SMK m. 5/1/ç kapsamında hükümsüzlük koşulları oluşmadığını, davacı adına önceki bir tarihte başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka olmadığından birleşen davada SMK m. 6/1 kapsamında hükümsüzlük koşulları oluşmadığını, davacı tarafça ..... markasının tanınmışlığı ispat edilemediğinden ve yurt dışındaki davacı marka tescil tarihlerinin davalı markalarından önceye gidememesi nedeniyle birleşen davada SMK m. 6/4 uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını, davalının marka tescilinde kötüniyetli olduğunu (markaları yedekleme, şantaj vs. amaçlarla tescil edildiğini) gösterir bir delil sunulmamış olmakla birleşen davada SMK m. 6/9’a dayalı hükümsüzlük koşullarının olmadığını bildirmiştir. Mahkememizin 08/05/2025 tarihli duruşma kararı ile dosyanın son kök raporu düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi ile, davalı birleşen dosya davacısı vekilinin itirazlarını karşılar şekilde ek rapor düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 14/09/2025 tarihli kök raporda sonuç olarak; kök raporda yer verdikleri görüşlerini değiştirmelerini gerektirir yeni bir durumun söz konusu olmadığını bildirmiştir. Mahkememizin temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen, davacı karşı davalı .... İthalat Dış Tic Ltd Şti ile davalı karşı davacı ... İmalat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında görülen, ... esas sayılı dosyada .... karar sayılı karar ile; " davacı karşı davalı tarafın ithal ettiği rulmanlar üzerinde davacı tarafın tescilli markası kapsamında ve aynı sınıfta ..... markasını benzer şekilde kullanımı tüketici nezdinde karıştırma ihtimali doğurduğundan her ne kadar rulmanların satıldığı yerler tacir olsada ortalama tüketici nezdinde ürünler üzerinde ..... markasının birebir kullanımı ayırt edici başka bir işaretin olmaması dikkate alındığında, tescilli sınıftan davalı karşı davacıya ait markanın birebir kullanımı, markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil edeceğinden davacı karşı davalı tarafın kullanımının engellenmesine karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür. " gerekçesiyle .... İthalat Dış Tic Ltd Şti'nin Romanya'dan ithal ederek ..... markalı ürün satışı yapmasının ... İmalat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin marka haklarını ihlal ettiğine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmiş, asıl davada davacının ... tescil numaralı "....." esas ibareli markalarından kaynaklanan haklarına davalının ..... ibareli markayı ürünler üzerinde ve internet sitesi üzerinde kullanarak tecavüzde bulunduğunu ve davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürdüğü, davalının ise tanınmış ..... markasının asıl sahibinin ...... isimli şirket olduğunu ve bu şirket ile ticari ilişkisinin bulunduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği, .... SA'nın feri müdahil olarak davaya dahil olduğu, asıl davaya ilişkin yargılama devam ederken birleşen Gerede .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğünün talep edildiği görülmüştür. Dava konusu edilen markaların hükümsüzlüğü baştan itibaren sonuç doğuracağından öncelikle hükümsüzlük iddiaları incelenmiştir. Dava konusu edilen ... tescil numaralı ".....+şekil" unsurlu markanın 07 ve 35. sınıf emtia ve hizmetlerde, ... tescil numaralı ".... +şekil" markanın 07. sınıf emtia ve hizmetlerde, .... tescil numaralı "..... +şekil" ibareli markanın 07 ve 35. sınıf emtia ve hizmetlerde birleşen dosya davalısı .... İmalat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı olduğu, davacı tarafın Türkiye'de daha önceki tarihli tescilli bir markası bulunmadığından SMK'nın 5/1-ç ve 6/1 maddelerine dayalı hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme ile davacının ..... markasının tanınmışlığını ispatlayamadığı, bu nedenle SMK'nın 6/4-5 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Birleşen dosya davacısının davalının markaları kötü niyetle tescil ettirdiği iddiasına ilişkin yapılan incelemede; bir markanın aynısının ya da benzerinin tek başına kötü niyetli tescil olarak kabul edilemeyeceğine dair yerleşik içtihatlar, davalının markayı kullanıyor olması nedeniyle yedekleme kastı ile hareket edilmesinin söz konusu olmaması, davalı şirketin ticari sicil kayıtlarında yönetim kurulu başkanı olarak yer alan ... SA Barland isimli şirketin 10/11/2008 tarihinde AB'yi kapsayacak şekilde ve bu tarihten sonra da Brezilya, İngiltere, Endonezya gibi birçok ülkede ..... markasını tescil ettirmiş olması hususları karşısında davalının dava konusu markaları tescilinin SMK'nın 6/9 maddesi kapsamında kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği sonuç ve kanaatine varılmış, hükümsüzlüğe ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. Marka haklarına ve haksız rekabete ilişkin açılan asıl davaya ilişkin bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme ile; davalı ...'nin davacının markalarının tescilli olduğu emtialarda ..... ibareli markayı kullanarak davacının markasal haklarına tecavüzde bulunduğu anlaşılmış, davalı tarafça davacının markalarını kullanmadığına dair defi ileri sürülmüş ise de davacının mali kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme neticesinde davacının ..... ibareli markayı ciddi şekilde kullandığını ispat ettiği sonuç ve kanaatine varılmış, mahkememizin ... esas ... karar sayılı kararı ile de davalının benzer eylemlerinin tecavüz oluşturduğu hususu da dikkate alınarak, netice itibariyle SMK'nın 7/2 ve 29/1 maddesi uyarınca tecavüze ilişkin açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafın haksız rekabetten kaynaklı talepleri de değerlendirilmiş, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının, davacı adına tescilli markasını kullanması fillinin marka hakkına tecavüz oluşturması eyleminin aynı zamanda TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin özel kanunla korunması sebebiyle ayrıca genel hüküm niteliğindeki TTK hükümleri çerçevesinde korumadan birlikte yararlanmasının özel kanun olan SMK'nın amacına aykırı olacağı ve kümülatif koruma olmayacağı kanaati ile haksız rekabet yönündeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının "....." ibaresini kullanarak davacı adına tescilli ... .... ve 2010/77905 sayılı marka tescilleri yönünden markasal haklarına tecavüzde bulunduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, davalı tarafın ürünler, yayınlar, tanıtım evrakları ve internet üzerinde davacıya ait "....." markasına yönelik kullanımının önlenmesine, tecavüz teşkil eden davalı ürünlerine, kutularına ve tanıtım evraklarına el konularak imhasına, 2-Haksız rekabete ilişkin talebin REDDİNE, 3-Hükmün kesinleştikten sonra masrafı davacı karşı davalıdan alınmak suretiyle Türkiye'de yayın yapan 5 büyük gazeteden birine ilanına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL ilam harcından, 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile, 651,30 TL bakiye karar harcının, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince kabul edilen tecavüz davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen haksız rekabet davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 161,40 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan toplam 19.190,00 TL yargılama giderinden davanın kabul - ret oranına göre 9.595,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B-BİRLEŞEN DÜZCE ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL ilam harcından, 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile, 651,30 TL bakiye karar harcının, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, C-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, D-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026
Katip ... ✍e-imzalıdır Hakim ... ✍e-imzalıdır