İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/210 E. 2026/28 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/210
- Karar No
- 2026/28
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/210 Esas BİRLEŞEN : .... Esas (Mahkememizin) KARAR NO : 2026/28
-BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN .... ESAS SAYILI DOSYA-
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/11/2023 BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 03/09/2024
KARAR TARİHİ : 13/02/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/02/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkili, “...” ürünün tasarım hakkına sahip olduğunu, müvekkilin ekte sunulan .... parçasının ticaretini yapmak üzere endüstriyel tasarımı üzerinde uzun zaman çalıştığını ve tasarımın Türk Patent Enstitüsü nezdinde 14.09.2022 tarihinde ... tescil numarası ile tescil ettirdiğini, davalı, müvekkilce tasarlanmış ve müvekkilin tescilli tasarım hakkına tecavüz eder mahiyetteki ürünlerini dilekçede bildirilen adreslerde ürettiğini ve piyasaya sunmak sureti ile satışını yaptığını, müvekkilinin söz konusu ürünleri tasarlamak, geliştirmek, üretmek ve piyasada tanıtmak ve saygın bir hale getirmek için büyük emek, sermaye ve zaman harcadığını, bu nedenlerle müvekkilin dava süresince daha fazla zarar görme ihtimaline binaen ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile tasarım tecavüzünün durdurulması ve muhtemelen tecavüzün önlenmesi amacıyla davalının "https://.... internet adresi üzerinden satış yapması sebebiyle bu url hakkında erişiminin engellenmesi kararı verilmesine, fatura adresindeki müvekkilin tasarımını içeren ürünlere, ürünlerin üretimine veya kullanılmasına yarayan makine ve benzeri cihazlara el konmasına, davalının, müvekkilin tasarım hakkını ihlal ettiğinin tespitine, müvekkilin marka hakkına tecavüzün önlenmesine, tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün kaldırılmasına, yoksun kalınan kazanç olarak ve müvekkilin itibarının zarara uğraması sebebiyle bilirkişi raporu alındıktan sonra arttırılmak üzere şimdilik 10.000 TL (belirsiz alacak) ve 100.000-TL manevi tazminat taleplerinin kabulü ile haksız fiilin gerçekleştiğinin tespit edildiği ilk tarihten itibaren mahkemeniz aksi kanaatteyse dava açılma tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, mahkeme kararının masrafın davalı tarafından alınarak ilgililere tebliği ve kamuya ilanına, masrafı davalıdan alınarak hükmün trajı en yüksek gazeteden biri ile ilanına, tüm yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, öncelikle dava dilekçesi incelendiğinde 6100 Sayılı HMK'nın 119. Maddesine aykırı olarak davacının adresinin dava dilekçesinde yer almadığı, bu husus özellikle yetkili mahkemenin tespiti bakımından önem arz ettiğini, zira SMK Md 156/3 uyarınca yetkili mahkeme davacının yerleşim yeri, hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi olarak belirlendiğini, bu nedenle öncelikle davacının dava tarihindeki ikamet kaydının UYAP sistemi üzerinden çıkarılarak dosyaya eklenmesini, zira işbu dosyada yetki itirazlarının bulunduğunu, davacının yerleşim yeri adresinin Bakırköy adliyesinin yetki alanında olmaması halinde yetkili mahkemenin fiilin gerçekleştiği yer olan Konya Asliye Hukuk Mahkemeleri (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) olduğu, dava dilekçesi incelendiğinde, davacının tasarımın özelliklerini; hacamatın işlevselliği, üretim maliyeti ve kullanımında ciddi kolaylıklar sağlaması olarak belirttiği, ürünün görsel yapısından bahsedilmediği, bilindiği üzere tasarım hakkının sağladığı koruma tamamen ürünün görsel yapısına ilişkin olup, ürünün teknik faydaları herhangi bir şekilde koruma kapsamının belirlenmesinde dikkate alınmadığını, dava dilekçesinde ürünün açıkça ne olduğu, dava konusu ürünlerin görsel özellikleri ve hangi noktada benzerlik gösterdikleri, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde nasıl bir izlenim bırakacakları gibi hususlar üzerinde durulmadığını, ürünler arasında tecavüze vücut verecek nitelikte bir benzerlik olmadığı, hukuki dayanaktan yoksun davanın, objektif dava yığılması olduğu da değerlendirilerek tüm talepler bakımından reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı ... tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ... esas, ... karar sayılı kararıyla dosyanın mahkememizin işbu dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür. BİRLEŞEN DOSYADA DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı yanca işbu davaya konu tasarım hakkına dayanılarak müvekkili aleyhine Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile tasarım hakkına tecavüzden kaynaklanan talepleri haiz dava ikame edildiğini, her iki dosyanın taraflarının aynı olması ve aralarında hukuki bağlantı bulunması nedeniyle öncelikle işbu dosyanın Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesi talepleri olduğunu, davalı ürününün .... tedavisinde kullanılan bir parça olduğunu, kupaların içerisindeki havanın vakumlanması sonrasında basit bir pim görevi görerek hava akışını engelleyen, bu şekilde kupanın deriyi gergin bir şekilde tutmasına olanak veren bir kupa iğnesi olduğunu, sundukları görselin Kore Menşeili ... isimli şirketin web sitesinden alındığını, 2019 yılında yüklendiğini, yalnızca ürünün teknik fonksiyonlarının zorunlu kıldığı görünüm özelliklerine sahip olan davalı tasarımının SMK Md. 58/4-b uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini, ayrıca, davalının tasarımının daha önce dünyanın farklı yerlerinde kamuya sunulmuş olduğunu, yenilik şartını da taşımadığını, sunulan görsellerden açıkça anlaşılacağı üzere, müvekkiline ait tasarımın, davalıya ait tasarıma ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunun kabulü halinde, davalı ... ait tasarımın da üçüncü kişiye ait tasarımla aynı şekilde benzer olduğu kabul edilmesi gerektiğini, zira görüleceği üzere oldukça küçük bir parça olan ve kullanım esnasında görünürlüğü çok az olan ürünler arasında, önemsiz detaylar dışında görsel bir farklılık bulunmadığını, açıklanan sebeplerle, dava konusu tasarım ürünün teknik fonksiyonunu yerine getirebilmesi için zorunlu olan görsel özellikler dışında herhangi bir estetik olguya sahip olmadığını, ayrıca yukarıda sunulan görseller ışığında ürünün yenilik kriterini haiz olduğunu söylemenin de mümkün gözükmediğini, bu nedenle davalıya ait ... numaralı "..." tasarımının SMK 77 uyarınca hükümsüz sayılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı ... tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DOSYADA CEVAP : davacı, tasarıma konu ürünün teknik fonksiyonun zorunlu kıldığı görünüm özelliklerine sahip olduğunu iddia etmişse de bu tespitin hatalı olduğunu, ... numaralı tasarıma konu ürünün farklı biçim ve formlarda da tasarlanabileceği iki numara başlıkta detaylı şekilde açıklanacağını, teknik fonksiyonlar sebebiyle ürünün tasarım konusunda seçenek özgürlüğünün kısıtlı olması, o ürün açısından özgün biçim ve formlar üretilemeyeceği anlamına gelmeyeceğini, bu halde tasarımda benzerliklerden ziyada farklılıklar incelenecek ve teknik fonksiyon sebebiyle zorunlu olarak üretilmesi gereken unsurların dışında kalan ürünün diğer kısımlar açısından farklıkların bulunması, tasarımın yeni olduğu sonucuna ulaştıracağını, ... numaralı tasarım, teknik özellikler dışında kalan hususlar açısında, kısıtlı seçenek özgürlüğü ile sahibinin hususiyetini taşıdığından ve yenilik kırıcı olduğu iddia edilen ürünlere benzer olmadığından birleşen davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacıya ait ... tescil nolu ve "..." ibareli tasarımın sicil kayıtları celp olunmuştur. Mahkememizin 24/04/2024 tarihli ele alma tutanağı ile dosyanın bir tasarım uzmanı, bir bilişim uzmanı ve bir SMM bilirkişisinden oluşacak heyete tevdi ile davalının davacıya ait ... tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı, maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı hususlarında rapor tanziminin istenilmesine karar verildiği, bilirkişi heyeti 13/06/2024 tarihli kök raporu ile; "davacı ait 14.09.2022 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, dava konusu “... (Pimi)” satışının ayrı yapılmadığı, bir bütün halinde “....” olarak satış yapıldığı ve 14.09.2022 - 13.11.2023 tarihleri arasındaki dava konusu döneme ilişkin olarak, “....” birim satış fiyatlarının 0,90 TL ile 2,20 TL arasında değiştiği, davalının iş yeri Selçuklu/KONYA'da olduğundan, ticari defter kayıtları ile belgelerinin incelenememiş olmasından dolayı dava konusu döneme ait .... satış adetleri tespit edilemediğinden, davacının tercihi olan SMK 151/2-a) maddesi; “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.” seçeneğine göre, talep edebileceği maddi tazminat miktarının hesap edilemediği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Mahkememizin 10/07/2024 tarihli celsesi ile, mahkememizce yapılacak nihai tazminat hesabına esas olmak üzere davalının tüm ticari defter, kayıt, faturalarının hesap uzmanı vasıtasıyla incelenerek rapor tanzimi için mahal mahkemesine talimat yazılmasına karar verildiği, bilirkişi 24/10/2024 tarihli talimat raporu ile; "davacının seçimlik hakkı SMK 151/2a doğrultusunda hesaplamaların yapılabilmesi için, davalı ... defter ve belgelerinin inceleneceği yer ile ilgili sayın mahkemenize bir beyanda bulunmadıkları, bunun üzerine davalı vekili ve davalıya ulaşılarak gerekli belgeler hakkında bilgilendirilmiş ve inceleme yapılacak yerin bildirilmesi istendiğini, bu süreçte raporun sonuçsuz kalmaması için mahkemenizden ek süre de talep edildiğini, ancak rapor tarihi itibariyle herhangi bir belge ibraz edilmediğini, eksiklikler giderildikten sonra tekrar rapor tanzim edebileceği" hususlarını tespit etmiştir. Mahkememizin 27/11/2024 tarihli celsesinde, dosyanın bir tasarım uzmanı, bir bilişim uzmanı ve bir sınai mülkiyet uzmanından oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile birleşen dosya davalısına ait ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanziminin istenilmesin karar verildiği, bilirkişi heyeti 16/01/2025 tarihli raporu ile; "davacı birleşen davada davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 14.09.2022 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ile geçmiş tarihli ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 14.09.2022 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özeliklerine sahip olmadığı ve hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, asıl davada tecavüz ve haksız rekabet iddiaları değerlendirildiğinde; tasarımın yeniliğinin ortadan kalktığı kabul edildiğinde, asıl davada, bu tasarım tescillerine dayalı olarak tecavüz iddiasında bulunulamayacağı ve davalı kullanımının davacıya ait tasarım haklarını ihlal etmeyeceği, davacı-karşı davalının; dünyada ve Türkiye de ilk defa bu tasarımları uygulamadığı, davaya konu tasarımların yeni, özgün ve ayırt edici unsurlara sahip olmadıkları dikkate alındığında bu kapsamda ileri sürülecek bir hakkının bulunmadığı, objektif iltibas koşullarının oluşmaması nedeniyle TTK m.54 ve 55 uyarınca haksız rekabetin oluşmayacağı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Mahkememizin 12/03/2025 tarihli celsesi ile, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi ile taraf itirazları ve davacı vekilinin sunduğu ürün örnekleri de incelenerek ek rapor tanziminin istenilmesine karar verildiği, bilirkişi heyeti 20/10/2025 tarihli ek raporu ile; "itirazlar kapsamında 16/01/2025 tarihli kök raporda ulaşılan sonuçtan dönülmesini gerektiren bir durum bulunmadığı, davacı birleşen davada davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 14.09.2022 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları,... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 14.09.2022 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özeliklerine sahip olmadığı ve hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, asıl davada tecavüz ve haksız rekabet iddiaları değerlendirildiğinde; tasarımın yeniliğinin ortadan kalktığı kabul edildiğinde, asıl davada, bu tasarım tescillerine dayalı olarak tecavüz iddiasında bulunulamayacağı ve davalı kullanımının davacıya ait tasarım haklarını ihlal etmeyeceği, davacı-karşı davalının; dünyada ve Türkiye de ilk defa bu tasarımları uygulamadığı, davaya konu tasarımların yeni, özgün ve ayırt edici unsurlara sahip olmadıkları dikkate alındığında bu kapsamda ileri sürülecek bir hakkının bulunmadığı, objektif iltibas koşullarının oluşmaması nedeniyle TTK m.54 ve 55 uyarınca haksız rekabetin oluşmayacağı" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Ana dosyada dava, davalı adına tescilli tasarımından doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat talebine yönelik olduğu; birleşen Mahkememizin ... esas sayılı dosyada dava, davalıya ait ... tescil nolu ve "..." ibareli tasarımın hükümsüzlüğü talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır. Birleşen dosyadaki tasarım hükümsüzlüğü yönünden yapılan değerlendirmede; Birleşen dosyada, ana dosyada davaya dayanak tasarımın hükümsüzlüğü talep edildiğinden ve hükümsüzlük kararının geçmişe etkisi nedeniyle öncelikle incelenmesi gereken husus davaya konu tasarımın başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine sahip olup olmadığıdır. SMK'nun 56/4. Maddesine göre bir tasarımın aynısı tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce Dünya'nın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Yenilik tanımındaki küçük ayrıntının sınırları somut olaya göre farklılık göstermektedir. Aynı tasarımlardaki renk, malzeme veya boyutsal farklılıklar çoğu zaman tek başına bir ürünü farklılaştırmada yeterli olmadığından küçük ayrıntı olarak nitelendirilir. Zira bu özellikler tasarımın görünüm özellikleri açısından asli unsuru oluşturmamakta ve istisnai bazı durumlar haricinde tasarımın kimliğini etkilememektedir. Yenilik incelenmesinde esas alınacak referans tarihi tescilli tasarımlar açısından başvuru ve rüçhan tarihidir. Yani SMK 56/4-a gereği tescilli tasarımın aynısı başvuru veya rüçhan tarihinden önce Dünya'nın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise söz konusu tescilli tasarım yeni kabul edilecektir. Bir tasarımın ayırt edicilik özelliği ise SMK'nun 56/5 maddesinde belirlenmiştir. Buna göre bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Ayırt edicilik tasarımın koruna bilmesi için kıyaslanan tasarımlarla arasındaki farklılığın seviyesinin belirlenmesi için konulmuş bir kriterdir. Kanunda yer alan "bilgilenmiş kullanıcı" özel bir bilgiye sahip olmadan markalar alanında markaları karşılaştırabilen ortalama tüketici kavramı ile ilgili sektörde teknik bilgiye sahip uzman arasındaki kişidir. Ayırt edici niteliğin belirlenmesinde tasarımların karşılaştırmasını yapacak bilgilenmiş kullanıcı üretici, satıcı, tasarımcı veya teknik uzman değildir. Sektörde bu tür tasarımların olduğunu bilen dikkatli ve deneyimli ürün kullanıcısıdır. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi de dikkate alınır. (SMK 56/6 mad.) tasarımcılar sektörel ve fonksiyonel bazda her zaman aynı derecede seçenek özgürlüğüne sahip değildir. Tasarımlarını yaparken belirli sınırlar içinde kalmaları gerekebilir. Bir tasarımcı ne kadar seçenek özgürlüğüne sahipse tasarımını o derece farklılaştırabilir. Somut olayın yukarıda anılı ilkeler çerçevesinde yapılan değerlendirmesinde; Dava konusu tasarımın yenilik ve ayırtedicilik ile kamuya ilk sunuldukları tarihi tespit açısından re’sen tespit edilen ve ayrıca davacının delil olarak sunduğu hükümsüzlüğe dayanak geçmiş tarihli ürün görsellerinde, hükümsüzlüğü talep edilen Davacı/Karşı Davalı tarafa ait; ... no.lu tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 14/09/2022 tarihi öncesinde kamuya sunulmuş olduğu, dava konusu ürün bakımından, bilgilenmiş kullanıcı gözünde yarattıkları genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı ve bir bütün olarak benzer olarak algılandıkları, bu itibarla, hükümsüzlüğe dayanak gösterilen geçmiş tarihli ürün görsellerinin, dava konusu olan tasarımın yenilik ve ayırtedicilik vasıflarını ortadan kaldırdığı, ve bu suretle tasarım açısından hükümsüzlük şartlarının gerçekleşmiş olduğu tespit edilmiştir.
Ayrıca tarafların rapora itirazları kapsamında bilirkişi heyetince düzenlenen 20/12/2025 tarihli raporda ürünlerin karşılaştırılması yapılmış olup, dava konusu yenilik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımlar “....” tasarımıdır. .... numaralı tasarım tescili incelendiğinde genel geometrik formunun silindir oranlarda olduğu, yukarıda ... (A) ve ... altında ... bağlı daha küçük çapta kısa bir ... yer aldığı ... altında daha geniş çapta uzun bir ... daha olduğu, bu ... yarıdan üst kısmında bir boğum yer aldığı (C), ... gövdenin aşağıda konik biçimde daraldığı ve bir ok biçimi ile sona erdiği (D) görülmüştür. Hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan ürün incelendiğinde genel geometrik formunun silindir oranlarda olduğu, yukarıda ... (A) ve ... altında ... bağlı daha küçük çapta kısa bir silindir yer aldığı (B) Bu ... altında daha geniş çapta uzun bir ... daha olduğu (C), ... gövdenin aşağıda konik biçimde daraldığı ve bir ... biçimi ile sona erdiği (D) görülmüştür. Tasarımlar arasında bulunan fark davalı tarafa ait üründe gövde üzerinde boğum yer almaması ve uçtaki konik öğenin oranları olup bu farklar tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmamakta tasarımlar aynı tasarımın versiyonu olarak algılandığı tespit ve değerlendirilmesi yapılmış olmakla, mahkememizce de bu tespite iştirak edilmiştir. Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davacı tarafa ait 14.09.2022 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna varılmıştır. Bilirkişiler tarafından ürün kıyasen yapılan değerlendirilmesi haricinde dosyada bulunan linklerle ilgili araştırma ve inceleme yapılmış olduğu, yine resen yapılan incelemeler neticesinde hükümsüzlüğü talep edilen tasarım tesciline ilişkin üründen daha önceki tarihli ürün tespit edilmiş ve tespit edilen ürünün benzer olarak algılandığı değerlendirilmesi yapılmış olup, mahkememizce de bu değerlendirilmeye iştirak edilerek davacı birleşen davada davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen 14.09.2022 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 14.09.2022 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özeliklerine sahip olmadığı ve hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu kanaati ile birleşen mahkememizin .... esas, ... karar sayılı dosyasından davacıya-karşı davalıya ait ... numarali "..." tasarımının hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir. Ana dosyadaki tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespiti yönünden yapılan değerlendirmede; Tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK 81. Maddede düzenlemiştir. SMK m 81-1/a “tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun Hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı ya da uygulandığı ürünün aynısının veya genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak.” şeklindeki fiilleri tasarım hakkına tecavüz olarak değerlendirmektedir. Tecavüz yönünden üç tip tecavüz eylem olmakla, tipik ve sıkça görüleni tasarımın taklidi şeklindedir. Taklit üretim, satış, sergileme, ticarete konu etme eylemleri, tasarım sahibinin önleyebileceği ve tazminata sebep olabilecek haksız eylemlerdir. En sık görülen tasarım ihlali; “ tasarımın aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerini üretim, satış, ithalat, ticari olarak kullanmak, icaba davet ve ticari bulundurma eylemleridir. Geçerli olan bir tasarım tescil belgesi, “hükümsüz kılınmadığı sürece” sahibine tekelci hakları sağlar. Somut olayda, hükümsüzlüğe dayanak gösterilen geçmiş tarihli ürün görsellerinin, dava konusu olan tasarımın yenilik ve ayırtedicilik vasıflarını ortadan kaldırdığı ve bu suretle tasarım açısından hükümsüzlük şartlarının gerçekleşmiş olduğu ve bu suretle tecavüze konu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiş olmakla, tasarımın yeniliğinin ortadan kalktığı kabul edildiğinde, asıl davada, bu tasarım tescillerine dayalı olarak tecavüz iddiasında bulunulamayacağı ve davalı kullanımının davacıya ait tasarım haklarını ihlal etmeyeceği kanaatiyle ana dosyada davacının tasarıma tecavüz yönündeki davasının reddine karar verilmiştir. Yine ana dosyada davacının haksız rekabet davası yönünden, davacı-karşı davalının; dünyada ve Türkiye de ilk defa bu tasarımları uygulamadığı, davaya konu tasarımların yeni, özgün ve ayırt edici unsurlara sahip olmadıkları dikkate alındığında bu kapsamda ileri sürülecek bir hakkının bulunmadığı, objektif iltibas koşullarının oluşmaması nedeniyle TTK m.54 ve 55 uyarınca haksız rekabetin oluşmayacağı kanaatiyle bu yöndeki davasının da reddine karar verilmiştir. Ana dosyada davacının tecavüze konu ettiği tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiği ve tecavüzün ve haksız rekabete yönelik talepleri reddolunmuş olmakla, yasa gereği şartları oluşmayan maddi ve manevi tazminat taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Birleşen dosya yönünden davacıya-karşı davalıya ait ... numarali "..." tasarımının hükümsüzlüğüne, 2-Ana dosya yönünden tasarıma tecavüzün tespiti önlenmesi haksız rekabet maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, 3-Ana dosya yönünden alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Birleşen dosya yönünden alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın birleşen dosya davalısından alınarak hazineye irad kaydına, 4-Ana dosya yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ret edilen tasarıma tecavüz ve haksız rekatebin tespiti davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Ana dosya yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ret edilen maddi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Ana dosya yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ret edilen manevi tazminat davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Birleşen dosya yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen hükümsüzlük davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Ana dosyada yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına, 8-Birleşen dosya yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.855,20 TL yargılama giderinin birleşen dosya davalısından alınarak birleşen dosya davacısına verilmesine, 9-Kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır