İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/2 E. 2026/53 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2
- Karar No
- 2026/53
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/2 Esas KARAR NO : 2026/53
DAVA : Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/01/2025 KARAR TARİHİ : 06/03/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin davalı yayınevi ile ilk olarak 2016 tarihinde sözleşme imzaladığını, sözleşme imzalandığı tarihte müvekkilinin henüz 18 yaşını doldurmamış olup imzasının dahi babası tarafından atıldığını, müvekkilinin bu süreçte yayıncılık sektörü ve hakları konusunda son derece tecrübesiz ve davalı karşısında güçsüz durumda kaldığını, bundan yararlanan davalı yayınevinin hazırladığı sözleşmelerin içeriği ağır koşullar içeridğini ve telif ücretleri bakımından sektör rayiç bedelinin ve uygulamalarının çok aşağısında kaldığını, davalı müvekkilinin yaşının küçüklüğünden ve tecrübesiz olması durumundan bilerek ve isteyerek faydalandığını, ayrıca davalı tarafından ödemelerin sözleşmede belirtildiği gibi hiçbir zaman ödenmesi gereken günde yapılmadığını, aylarca geciktirildiğini, müvekkilinin geciken ödemelerini almak için sürekli olarak davalı tarafa yazılı ihtarda bulunduğunu, davalı tarafından kötü niyetli ve hukuka aykırı bir şekilde 25/10/2024 tarihinde müvekkilin kitapları için bandrol alındığını, bu nedenlerle 25.10.2024 tarihinde bandrol alınan 2100 Adet .... -1, 25.10.2024 tarihinde bandrol alınan 2100 Adet ... -3 ve 25.10.2024 tarihinde bandrol alınan 3100 Adet .... 1: .... isimli eserlerin toplatılarak el konulmasını, el koyma talebinin kabul görmemesi halinde bu kitaplar tespit edilerek telif bedelinin güncel rayiç bir bedel üzerinden hesaplanarak şimdilik 25.000 TL telif ücretinin ihtar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, sözleşme süresince çoğaltılan ve satışa arz edilen kitaplarla ilgili sözleşmeden kaynaklı alacaklar için şimdilik 25.000 TL'nin alacak tespit edildikten sonra ihtar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davanın görevli mahkemede açıldığı tarih itibariyle bu tarihten önce yapılmış dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusu bulunmadığı ve bu davanın açılmasından önce mahkemeye sunulan bir tutanakta mevcut olmadığından davanın öncelikle bu sebeple dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında ... 1, ... 2, ... 3, ... 1, ... 2, .... 3, ..., ... 1, ... 2, ... 3, ..., ... 1: ... ve .... 2: .... adlı eserlerin mali haklarının devrine ilişkin telif sözleşmeleri ve yetki belgeleri akdedildiğini, davacı taraf, Bakırköy .... Noterliği’nin 23/10/2024 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarıyla taraflar arasındaki tüm sözleşmeleri feshettiğini bildirdiğini, ancak, fesih bildiriminin hukuki sonuç doğurabilmesi için ihtarın karşı tarafa ulaştığı tarih esas alınacağını, somut olayda, fesih bildirimi müvekkile 25/10/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, dolayısıyla, sözleşmeler bu tarihten önce tüm hükümleriyle yürürlükte olduğunu ve davacının fesih öncesinde sözleşmenin sona erdiğine yönelik iddiası hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil yayınevinin, sözleşmeye aykırı davrandığı doğru olmadığı gibi ileri sürülen sebeplerin hiçbirisi mehil verilmeksin sözleşmelerin feshine neden olabilecek sebepler olmadığını, bu nedenlerle davacının davasının arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine, davacının faiz türü ve faiz başlangıcı talebinin reddine, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, davacının fesih öncesi basıldığı sabit olan ve yayma mali hakkı fesih ihtarıyla davalıya bırakılan üç adet kitapla ilgili ihtiyati tedbir ile toplatılması yönündeki talebinin reddine, davacının sözleşme dışı olarak rayiç hesaptan alacak hesabı yapılması talebinin reddine, davacı tarafından yapılan fesih ihtarnamesinin usulüne uygun olmadığı, sözleşmenin haksız olarak feshedildiği ve davacının ileri sürdüğü taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, hususları gözetilerek davanın tümüyle reddine, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının alacağının varlığının tespit edilmesi halinde takas ve mahsup itirazları gözetilerek karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizin 18/07/2025 tarihli celsesi ile davacı vekiline HMK 119/1-ğ çerçevesinde açık bir şekilde talep sonucunu mahkememize sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, verilen süre kesin olduğu için bu süre sonunda eksik husus yerine getirilmediği ve açık bir şekilde talep sonucu sunulmadığı takdirde davanın açılmamış sayılacağı hususunun huzurda bulunan davacı vekiline ihtar edildiği, davacı vekilinin dilekçesini beyan ettiği görülmüştür. Davacı vekili 24/07/2025 tarihli dilekçesi ile, dava konusu davalı-karşı davacı yayınevinin, taraflar arasındaki sözleşmelerin müvekkil tarafından haklı sebeple feshedilmesinden sonra, kötü niyetli ve hukuka aykırı şekilde müvekkile ait eserler hakkında bandrol temin etmesi ve bu bandrollerin imhasına ilişkin talepleri olduğunu, davalı- karşı davacı, 25.10.2024 tarihinde, sözleşme ilişkisinin sona ermiş olmasına rağmen müvekkilin dilekçede belirtilen kitaplarına ilişkin yetkisiz şekilde bandrol alımı yaptığını, bu işlem, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”) kapsamında düzenlenen müvekkilin mali ve manevi haklarına açık bir tecavüz teşkil ettiğini, söz konusu bandroller, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin fesih tarihinden sonra alınmış olup, davalı - karşı davacı tarafın kötü niyetli ve müvekkile zarar verme amacı taşıdığını, davalı - karşı davacı taraf sözleşmeler feshedilmesine rağmen müvekkilin eserleri hakkında bandrol temin etmesi FSEK m.66 ve m.68 kapsamında hem haksız fiil niteliğinde olup hem de cezai sorumluluk doğurabilecek nitelikte olduğunu, iş bu haksız fiil karşısında taraflarınca öncelikle söz konusu kitapların el konulması ve toplatılması talep edildiğini, bu nedenle, öncelikle ilgili eserler hakkında toplatma ve el koyma tedbirlerinin uygulanmasını talep ettiğini, ayrıca, bandrollerin imhası mümkün olmadığı veya kitapların satışa sunulması halinde, FSEK m. 68 uyarınca cezai şart uygulanması ve tazminat ödenmesi taleplerinin bulunduğunu, kitapların durumu ve tazminat miktarının belirlenmesi için mahkemece tahkikat yapılması gerektiğinden, işbu dava belirsiz alacak olarak açıldığını, haksız ve sözleşmeye aykırı şekilde basılan kitaplardan kaynaklı olarak güncel rayiç değerince tazminat talep edildiğini, taraflar arasında feshedilmiş sözleşmeler olması nedeniyle bu sözleşmeler esas alınarak tazminat belirlenmemesi için taraflarınca güncel rayiç telif bedeli olarak talep edildiğini, bu nedenlerle işbu FSEK kapsamında haksız fiilden ve mali ve manevi haklara tecavüzden kaynaklı olup öncelikle tecavüzün ref'i ve buna bağlı olarak tazminat talepli olarak ikame edildiğini, bu nedenle yargılamanın bu yönde yapılmasını talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekiline HMK 119/1-ğ son gereği açık bir şekilde talep sonucunu açıklamak üzere kesin süre verilerek sonuçlarının hatırlatıldığı, kesin süreye rağmen davacı tarafça talebinin usulüne uygun bir şekilde açıklanmadığı, HMK 119/2 maddesinde, "Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır." hükmünün düzenlendiği anlaşılmakla davacı karşı davalının 18/07/2025 tarihli 1. Celse de HMK 119/1-ğ maddesi çerçevesinde dilekçesini açıklanması için kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde dilekçenin talep ve neticesinin netleştirilmediği ve dilekçesinde netice-i talebin ne dolduğunun kesin ve net olarak anlaşılamadığı ve talebini netleştirilmemekle birlikte ikinci dilekçesinde netice ve talep kısmının değiştirildiği ve bunun ıslah süresinde yapılmadığı, davalı tarafından da bu değişikliğe muvafakat gösterilmediği anlaşılmakla, davacı tarafa netice-i talebin netleştirmesi için gerekli ihtarat yapılmış olması da dikkate alınarak HMK 119/1-ğ ve 2. Maddeleri gereğince davacının davasının açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacı karşı davalının 18/07/2025 tarihli 1. Celse de HMK 119/1-ğ maddesi çerçevesinde dilekçesini açıklanması için kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde dilekçenin talep ve neticesinin netleştirilmediği ve netleştirilmemekle birlikte netice ve talep kısmının değiştirildiği, bu sebeple ihtarat yapılmış olması da dikkate alınarak HMK 119/1-ğ ve 2. Maddeleri gereğince davacının davasının açılmamış sayılmasına, 2-Peşin alınan 853,88 TL harcın, alınması gereken 732,00 TL harçtan mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 121,88 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır