İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/208 E. 2026/46 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/208
- Karar No
- 2026/46
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/208 Esas KARAR NO : 2026/46
DAVA : Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i ile Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 12/10/2023 KARAR TARİHİ : 10/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/03/2026
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, TPMK nezdinde ... sayı ile kayıtlı numarası ile 41. sınıfta bulunan “...” ibareli markanın müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin eskiye dayalı olarak da söz konusu markaların gerçek hak sahibi olduğunu, markaları piyasada etkin olarak tanıttığını ve ticari itibara kavuşturduğunu, ancak hal böyle iken davalı, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu “...” ibaresini, ürün ve hizmetleri ile okul binası üzerinde ve sosyal medya hesapları ile sair elektronik ortamda kullanmakta ve satışa sunulduğunu, mevzuat ve yerleşik içtihat karşısında söz konusu ürün ve hizmetlerin, müvekkili adına tescilli marka işareti ile iltibas oluşturabileceğini, davalının mevcut faaliyetleri nedeniyle müvekkili tarafından davalıya mezkur kullanımların sonlandırılması içerikli ihtarname keşide edildiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir cevap verilmediğini ve neticede davalının bahsedilen eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda da haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, ref'ine, şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 14/10/2025 tarihli dilekçesi ile, 5.000,00 TL olan maddi tazminat talebini talep artırım dilekçesi ile 159.550,13 TL tutarına artırmış ve bu tutar üzerinden harcını yatırmıştır. CEVAP ; Davalılar vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirket yetkilisi ...'ın TPMK nezdinde ... sayılı 36 ve 43.sınıfta tescilli "... ... EĞİTİM KURUMLARI" ve ... sayılı 41. Sınıfta tescilli " ... EĞİTİM KURUMLARI" ibareli marka tescillerinin bulunduğunu, müvekkili şirket okul öncesi eğitim faaliyetine başlamadan önce "... ... EĞİTİM KURUMLARI" marka kullanım hakkını elde ettiğini, davacı taraf, "..." markasını piyasada etkin olarak kullandığını ileri sürse de, markasını hangi firma nezdinde ve ne şekilde kullanıldığı dava dilekçesinde belirtmediğini, davacı şayet iltibas iddiasında ise öncelikle kendi marka kullanımını açıklamak durumunda olduğunu, aksi halde, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali değerlendirmeye alınamayacağını, müvekkilinin okul öncesi kurum işletmek amacıyla, 43.sınıfta tescilli, 2017 başvuru tarihli bir marka tescil ettirdiğini, müvekkilinin araştırmaları neticesinde aynı sınıfta ve aynı isimle hiçbir marka tescilinin olmadığını tespit ettiğini, tüm yasal yükümlülüklerini yerine getiren müvekkilinin işbu haksız davaya muhatap olmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacı adına tescilli ... tescil numaralı "..." ibareli markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat ile hüküm özetinin ilanı taleplidir. Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın 41.sınıfta ilk olarak 10/05/2012 tarihinde tescil edildiği, 10/05/2022 tarihinden itibaren de 10 yıl müddetle yenilendiği anlaşılmıştır. 6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 6102 Sayılı TTKnın 54. Maddesi ile, haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. 55. Maddesinin 4. fıkrasında ise, iyi niyetle bağdaşmayan, haksız rekabete ilişkin eylemlere örnek olarak, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak gösterilmiş ve haksız rekabet halleri hüküm altına alınmıştır. Taraflarca bildirilen ve resen celbi gereken deliller celp edildikten sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan 21/10/2024 tarihli rapor ile, davalı tarafın tespit edilen “... ... ” markasal kullanımının davacıya ait ... tescil nolu marka ile SMK m.7/f.2-b anlamında iltibasa neden olduğu, davalı tarafın, belirttiği marka tescillerine bir savunma sebebi olarak dayanmasının olanaklı olmadığı, davacının davalıya karşı marka hakkına tecavüz iddiasında bulunmakta uzun süre sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğrayıp uğramadığı konusundaki takdirin, somut olayın arz ettiği özellikler çerçevesinde mahkemeye ait olduğu, davacının iddiası marka hakkına dayandığından, TTK m.55/1(a)4 gereğince aynı zamanda haksız rekabetin oluştuğundan söz edilemeyeceği, marka hakkına tecavüz yanında haksız rekabete de dayanılamayacağı, davacının maddi tazminata hakkı olduğu Mahkemece kabul edilirse; davalı tarafın, ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, dava konusu markasal kullanımının eğitim faaliyetlerinde olduğunun tespit edildiği, ticari faaliyet başladığı 15.06.2017 tarihinden 12.10.2023 dava tarihine kadar olan dönem içerisinde elde ettiği net satış hasılatı ve İTO tarafından emsal dava dosyalarına bildirilen lisans oranı üzerinden yapılan hesaplamalara göre 159.550,13 TL.’sı toplam lisans bedeli hesap edildiği, davacı tarafın maddi tazminat talebinin TBK m.50 ve 51’e göre belirlenmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine dosya itirazları karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, heyet tarafından düzenlenen 21/05/2024 tarihli ek rapor ile, kök raporda da değinildiği üzere, davacının davalıya gönderdiği ihtarname ve huzurdaki davanın ikame edildiği tarihler itibarıyla, davalı tarafın 2017 yılından beri yani 5 (beş) yıldan uzun süredir markasal kullanımının mevcut olmasının, re’sen dikkate alınan bir ilke olan uzun süre sessiz kalma suretiyle hak kaybı çerçevesinde hukuki değerlendirmesi ve takdirin mahkemeye ait olduğunu, tarafların tüm itirazlarının incelenmesi neticesinde daha önce kök raporda ulaşılmış olan kanaat ve sonuçtan dönülmesini gerektiren bir durum tespit edilemediği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı incelenmiş; davacının, davalının ana okulunda ve sosyal medya hesaplarında "..." ibaresini markasal etki yaratacak şekilde kullanarak ... tescil numaralı "..." ibareli markasından kaynaklanan haklarına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni ve refi ile maddi ve manevi tazminat talepli dava açtığı, davacı markası ile davalının kullanımları üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme ile; davalının iş yerinde, sosyal medya hesaplarında ve faturalar üzerinde "... ... EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU" şeklinde markasal kullanımlarının bulunduğu, davalı kullanımının davacı markasının tescilli olduğu 41.sınıf hizmetler kapsamında kaldığı, davalının markasal etki yaratacak şekildeki kullanımı ile davacı markaları arasında iltibas ihtimalinin olacağı, davalının kullanımındaki ... ibaresinin davacı markası ile bağlantı kurulması ihtimalini bertaraf etmediği anlaşılmış, davalının markasal etki yaratacak şekildeki bu kullanımlarının davacının ... ibareli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı tarafça ... ve ... tescil numaralı markalarına dayanılmış ise de davacının marka koruma tarihleri daha önceki bir tarihe ilişkin olması nedeniyle SMK'nın 155/1 maddesi uyarınca bu savunma gerekçesi hükme esas alınmamıştır. Davacının davalının markasal kullanımlarından haberdar olduğu tarih belirli olmadığından ve taraflarca bu yönde net bir tarih zikredilmediğinden sessiz kalma suretiyle hak kaybının söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalının SMK'nın 151/2-c maddesi uyarınca tazminat talebinde bulunması ve davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi dikkate alınarak davalı aleyhine 159.550,13 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Davalının eylemi aynı zamanda davacının markadan doğan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, süresi ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 10.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. Davacı tarafın haksız rekabetten kaynaklı talepleri de değerlendirilmiş, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının, davacı adına tescilli markasını kullanması fillinin marka hakkına tecavüz oluşturması eyleminin aynı zamanda TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin özel kanunla korunması sebebiyle ayrıca genel hüküm niteliğindeki TTK hükümleri çerçevesinde korumadan birlikte yararlanmasının özel kanun olan SMK'nın amacına aykırı olacağı ve kümülatif koruma olmayacağı kanaati ile haksız rekabet yönündeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın kısmen kabulü ile davalının davacının ... tescil numaralı markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespitine, tecavüzün menine ve refine, 2-Haksız rekabete ilişkin talebin reddine, 3-Takdiren 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Takdiren 159.550,13 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Hüküm özetinin masrafı davalı taraftan alınarak tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 11.582,00 TL ilam harcından, 426,95 TL peşin ve 2.640,00 TL ıslah harcının toplamı 3.066,95 TL'nin mahsubu ile, 8.515,05 TL bakiye karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen tecavüz davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat davası nedeniyle 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen haksız rekabet davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 11-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2 maddesi gereğince reddedilen manevi tazminat davası nedeniyle 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
12-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru, 426,95 TL peşin ve 2.640,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.336,80 TL harç giderinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 13-Davacı tarafından yapılan 752,00 TL tebligat - tezkere masrafı ile 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.752,00 TL yargılama giderinin davanın kabul - ret oranına göre hesaplanan 9.766,25 TL'sinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına, 14-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 15-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır