İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/1017 E. 2026/198 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/1017
Karar No
2026/198
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/1017 Esas KARAR NO : 2026/198

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/12/2021 KARAR TARİHİ : 23/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin, 7 ana ürün kategorisinde faaliyet göstermekte olup 96’dan fazla ülkeye ihracat yapmakta olduğunu, davalı ..... menşeli firma ile müvekkil şirket ...... Dış Ticaret A.Ş. arasında 2019–2021 yılları arasında, davalıya ait ...... markalı ürünlerin üretim ve satışına dayalı yerleşik bir ticari ilişki bulunmakta olduğunu, yazılı sözleşme olmamakla birlikte ilişkinin varlığının ihtilafsız olduğunu, davalının, ticari teamüllere ve basiretli tacir ilkesine aykırı biçimde ticari ilişkiyi sonlandırdığını, bu ilişki kapsamında müvekkili şirkete 38.257,84 EUR tutarında cari bakiye borcu bulunduğunu, alacağın, ticari defter ve kayıtlarla sabit olduğunu, tahsil amacıyla başvurulan arabuluculuk süreci anlaşma ile sonuçlanmadığını beyanla, davalı yandan talep edilen alacaklarının , fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla daha sonra artırılmak üzere şimdilik 50 Euronun, (yabancı para cinsinden olan alacak olduğundan) fiili ödeme günündeki kur karşılığının işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderleri ile arabuluculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, dava dışı ..... Çikolata Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin grup şirketi olduğunu, davacı ile müvekkili şirketin Türkiye şubesi arasında doğrudan bir ticari ilişki veya aracılık sözleşmesi bulunmadığını, tüm ticari ilişkinin, müvekkili şirketin Hollanda’daki merkezi ile dava dışı ..... Çikolata arasında yürütülmüş olduğunu ve sipariş usulüne dayalı fason üretim şeklinde sürdürüldüğünü, bu ilişkinin, son sipariş tarihi olan 12.03.2021 itibarıyla sona erdiğini, buna rağmen dava dışı ..... Çikolata'nın, müvekkili şirketin ...... ve ...... markalarına ait ürünleri, herhangi bir izin ve onay olmaksızın üretmeye, ihraç etmeye ve pazarlamaya devam ettiğini, müvekkili şirketin marka değeri ve ticari itibarından haksız şekilde yararlandığını, izinsiz üretim ve satışların Venezuela, Gürcistan, Hollanda ve çeşitli Avrupa ülkelerine yapıldığını, hatta 2020 yılında 13 konteyner ..... markalı ürünün, müvekkili şirketin müşterisine doğrudan satıldığının tespit edildiğini, bu hukuka aykırı fiiller nedeniyle, dava dışı firma ve yetkilileri hakkında SMK m.29–30 kapsamında marka hakkına tecavüz ve TTK m.54 kapsamında haksız rekabet gerekçeleriyle suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca CNREXPO İstanbul Fuar Merkezi’nde yapılan izinsiz marka kullanımına ilişkin keşif ve bilirkişi incelemesi gerçekleştirildiğini, akabinde Bakırköy ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde açılan ..... E. sayılı dava halen derdest olduğunu, bu nedenle ticari ilişkinin sona erdikten sonra davacı tarafın işbu davayı açmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının, tüm süreci dava dışı ..... Çikolata adına yürütmesine rağmen bu davada taraf sıfatı oluşturmaya çalıştığını, marka tecavüzü ve haksız rekabet uyuşmazlığı sonuçlanmadan mevcut davanın sağlıklı biçimde çözümlenmesi mümkün olmadığından, derdest fikri ve sınai haklar davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini beyanla, yetkisizlik ve husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 30/12/2022 tarihli bilirkişi Deniz Akkaya Mar tarafından bilirkişi raporunda: "a) Davacı ..... Dış Ticaret A.Ş(...... Gıda Dış Ticaret A.Ş. — eski Ünvanı) ile Davalı ..... (Hollanda) şirketleri arasında 2019 -2020 yılları arasında bir kısım kek bisküvi vb.ürünlerin alım satımı şeklinde ticari ilişki kurulduğu, işbu ticari ilişki çerçevesinde davalı yanın davacı şirkete halen cari bakiyeye ilişkin 38.257,84 € borcu bulunduğu iddiası ile huzurdaki alacak davasının ikame edildiği, b) Davacının ticari defterlerinde 31.12.2020 itibarı ile davalıdan 38.257,84 Euro Alacaklı gözüktüğü, davalı ticari defterlerinde ise aynı tarihte davacıya Borçlu gözükmediği, yanlar arasında 38.257,84 Euro — 0 Euro — 38.257,84 Euro ihtilaf bulunduğu, rapor içeriğinde gerekçeleri ile izah edildiği üzere (bknz.syf.8-9 arası) 38.257,84 Euro ihtilafın yalnız 10.909,98 Euro'luk kısmının Davacı alacağı olarak değerlendirildiği, c) Davacının 2019-2020 yıllarına ilişkin BA-BS Formları incelendiğinde; 2019-2020 yılına ilişkin Davalıya tanzim edilen 19 Adet fatura toplamı 553.562,20 Euro karşılığı 3.525.190,10 TL bedelli faturanın Bs formlarında 19 adet fatura karşılığı 3.258.290,00 TL olarak beyan edildiği, Fatura ve gümrük beyannamesinde tespit edilen kur ve çıkış tarihleri kaynaklı kur farklılıklarından kaynaklanabileceği, Davacının alacağının 01.01.2019-31.12.2020 tarihleri arasındaki faturalardan kaynaklandığı, " şeklinde görüş bildirilmiştir. 13/03/2025 Uyap havale tarihli bilirkişi ..... tarafından hazırlanan ek raporda:Dosyaya mübrez kök raporda tarafların ibraz edilen ticari kayıtları bir bütün olarak incelenerek karşılaştırılarak tespit ve sonuçlara varılmıştır. Ancak itiraz beyanında aşağıda yer aldığı üzere alacağın yalnız bir cari hesaba dayalı olduğu aşağıdaki şekilde yer almıştır.“Davacı şirketin, davalı ile iki adet cari hesabı bulunmadığı, Bu carilerden işbu davayüu konu olanı ...... no.lu cari hesap olup ilgili cari hesap uyarınca davacı şirket davalıdan 38.257,84 € alacaklı konumda olduğu, Davacı şirket ile davalının diğer cari hesabı ise işbu dilekçe ekinde sunulan ...... nolu cari hesap olduğu, bu ...... no.lu cari hesapta davalı yan ile davacı şirket arasında yalnızca bir adet fatura ve bir adet ödeme göründüğü, Bu cari hesap. işbu davanın konusu olmadığı,” şeklinde beyan edilmiştir. Buna göre aşağıda Mali İncelemelere tekrar yer verilerek, tarafların ibraz edilen ticari kayıtları bir bütün olarak yeniden incelenmiş rapor içeriğinde açıklanan (Bknz.syf.6-9) hususlar çerçevesinde yapılan Ek rapor incelemelerine ilişkin herhangi bir yeni belge bilgi sunulmadığı, Davalı Yurt dışı ...... Şirketinin ise yurtdışında mukim şirket olup ilk incelemeye ilişkin tespitler dışında herhangi bir belge ibraz etmemiş olması nedenleri ile ve kök raporda kur farkına ilişkin tüm tespit ve açıklamaların ayrıntıları ile yapılmış olmasından dolayı Kök rapor kanaatleri aşağıda yer aldığı üzere muhafaza edilmiştir. a) Davacı ..... Dış Ticaret A.Ş(.... Gıda Dış Ticaret A.Ş. —eski Ünvanı) ile Davalı ..... (Hollanda) şirketleri arasında 2019 -2020 yılları arasında bir kısım kek bisküvi vb.ürünlerin alım satımı şeklinde ticari ilişki kurulduğu, işbu ticari ilişki çerçevesinde davalı yanın davacı şirkete halen cari bakiyeye ilişkin 38.257,84 € borcu bulunduğu iddiası ile huzurdaki alacak davasının ikame edildiği, b) Davacının ticari defterlerinde 31.12.2020 itibarı ile davalıdan 38.257,84 Euro Alacaklı gözüktüğü, davalı ticari defterlerinde ise aynı tarihte davacıya Borçlu gözükmediği, yanlar arasında 38.257,84 Euro - 0 Euro — 38.257,84 Euro ihtilaf bulunduğu, rapor içeriğinde gerekçeleri ile izah edildiği üzere (bknz.syf.8-9 arası) 38.257,84 Euro ihtilafın yalnız 10.909,98 Euro'luk kısmının Davacı alacağı olarak değerlendirildiği, c) Davacının 2019-2022 yıllarına ilişkin BA-BS Formları incelendiğinde; 2019-2020 yılına ilişkin Davalıya tanzim edilen 19 Adet fatura toplamı 553.562,20 Euro karşılığı 3.525.190,10 TL bedelli faturanın Bs formlarında 19 adet fatura karşılığı 3.258.290,00 TL olarak beyan edildiği. Fatura ve gümrük beyannamesinde tespit edilen kur ve çıkış tarihleri kaynaklı kur farklılıklarından kaynaklandığı, Davacının alacağının 01.01.2019- 31.12.2020 tarihleri arasındaki faturalardan kaynaklandığı, " şeklinde görüş bildirilmiştir. 30/06/2025 tarihli Bilirkişi ...... tarafından hazırlanan ek raporda: "Davacının Yurt dışı ..... şirketi’nden 38.257,84 EUR Alacaklı oldukları, Yurt dışı ..... şirketi tarafından kayıtlarına alınan 37.924,16 EUR Şeker Vergi kesintisinin ispata muhtaç olduğu, davalı yan’ın Hollanda Merkez şirketi veya İstanbul şubesi olacağı Takdiri sonrasında, davalı yan tarafından işbu kesintilere ilişkin dayanak belge sunulması sonrasında Yurt dışı ..... şirketi lehine karar alınması halinde davacının davalıdan (38.257,84 EUR-37.924,16 EUR) 333,68 EUR Alacağının kalmış olacağı değerlendirilmiştir. Davalı yan olarak Yurt dışı Yurt dışı ...... şirketi veya Yurt içi Yurt dışı ..... şirketi İstanbul şubesi olacağına ilişkin Takdir Sayın Mahkemenize aittir. 30.12.2022 tarihli kök raporda “Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin faturaların, Davalı .... Hollanda Merkez İstanbul Şubesi kayıtlarında yer almadığı, Davacının fatura konusu alacaklarının tamamının muhatabının ..... Hollanda Şirketi olduğu, ..." Şeklindeki tespit yapılmış olduğu, Davalı yan tarafından, işbu davanın öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini talep etmiş oldukları, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sonuç ve kanaatine varılmıştır." Şeklinde görüş bildirilmiştir. 09/01/2026 tarihli bilirkişi Sultan Selim Kurt tarafından hazırlanan raporda: "I. TİCARİ DEFTER TASDİKLERİ VE KAYIT DÜZENİ: a. DAVACI ..... DIŞ TİCARET A.Ş.tarafından, incelemeye sunulan 2019-2020- 2021 yılında e.defter mükellefi olduğu, ilgili defterlerin GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI e.defter beratlarının alındığı, defterlerinin bu şekli ile TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, 6102 T.C.Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığı, ..... Esas sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine ve/veya aleyhine delil niteliğine haiz olduğu, görülmüş olup, takdir yetkisi Sayın Mahkemenindir. b. DAVALI ..... MERKEZİ HOLLANDA şirketi olup, ticari defter ve kayıtları bağlı bulunduğu ülke yasalarına göre tutulan Hollanda merkezli yabancı şirketin ticari deftelerinin V.U.K ve TTK hükümlerine tâbi olmadığı gibi, DAVALI tarafından HOLLANDA merkezli yabancı şirketin dava konusu kapsamında ticari kayıtları sunulmamış olmakla birlikte, DAVALI ...... MERKEZİ HOLLANDA (..... MERKEZ ŞUBE)...... Şubesi olarak tasdikleri yaptırılan ticari defter ve belgeleri incelenmiştir. İncelemeye sunulan 2019-2020-2021 ticari defterinden, 2019 ve 2020 defterlerinin noter tasdikine tâbi olup, zorunlu yasal tasdiklerinin yaptırıldığı, 2021 deftelerinin ise e.defter mükellefiyeti kapsamında olduğu ve ilgili defterlerin GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI e.defter beratlarının alındığı, defterlerinin bu şekli ile TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine ve/veya aleyhine delil niteliğine haiz olduğu, görülmüş olup, takdir yetkisi Sayın Mahkemenindir. II.DAVA DOSYASI KAPSAMI VE TARAFLARIN iNCELEMEYE SUNULAN TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA KARŞILAŞTIRMALI İNCELEME VE TESPİTLER SONUCU: A)DAVACI ..... DIŞ TİCARET A.Ş.’NİN TİCARİ DEFTERLERİ İÇERİĞİNDE YAPILAN İNCELEME VE TESPİTLER: 1. Davacı şirketin ticari defterlerinde, Davalı şirketle olan ticari ilişkinin, 120-ALICILAR Hesabının, 120.02.00002- ....../alıcılar alt hesabında kayıt altına alındığı, Davacı şirket ile Hollanda merkezli ..... arasında ticari ilişki olduğu, ..... tespit edilmiştir. 2.DAVACI ŞİRKET KAYITLARINA GÖRE, DAVALI 120.02.00002- ...../alıcılar alt hesabında yapılan inceleme ve tespitler: a. Taraflar arasında, varlığı tespit edilen ticari ilişki kapsamında, DAVACI ŞİRKET tarafından, DAVALI ŞİRKET aleyhine, toplam 553.562,20-EURO borçlandırmaya karşılık, DAVALI tarafından yapılan toplam 515.304,36-EURO ödeme nedeniyle lehine alacaklandırma yapıldığı, b. Hesaben tespitte, DAVALI ŞİRKETİN borçlu olduğu 553.562,20-EURO’dan, DAVALININ alacaklı olduğu 515.304,36-EURO’nun mahsubu ile DAVALI ŞİRKETİN bakiye 38.257,84-EURO BORÇLU olduğunun kayıt altına alındığı tespit edilmiştir. 3. DAVACI ŞİRKET TARAFINDAN, DAVALI ŞİRKET ALEYHİNE YAPILAN BORÇLANDIRMALARIN İNCELENMESİ VE TESPİTLER: a. Davacı şirket tarafından, Davalı şirket aleyhine yapılan borçlandırmalar, faturalar, fatura içeriğini doğrulayan fatura eki irsaliyeler ve Gümrük Çıkış Beyannameleri ile karşılaştırmalı incelenmiş olup, aşağıdaki tabloda ayrıntısı gösterildiği üzere; DAVACI ŞİRKET kayıtlarına dayanak fatura, fatura eki irsaliye(teslim alan-teslim eden imzaları mevcuttur) ve Gümrük Çıkış Beyannamelerinin birbirini doğruladığı, borçlandırmaya dayanak ticari emtia teslimlerinin, DAVACI tarafından DAVALIYA yapılmış olduğu, borçlandırma kayıtlarının, kayıtlara dayanak belgelerle uyumlu olduğu, b. DAVALI ŞİRKET tarafından, DAVACININ 04/02/2020 tarihine kadar tamamı gerçekleşen teslimatları ve bu kapsamdaki oluşan cari hesap borç bakiyelerine karşılık, 30/12/2020 tarihine kadar düzenli kısmi ödemeler ödemeler yapıldığı halde, 30/12/2020 tarihinden sonra Hollanda Merkezli DAVALI ŞİRKET tarafından bakiye 38.257,84-EURO için ödeme yapılmadığı, c. DAVACI ŞİRKETİN, DAVALI ŞİRKETTEN bakiye 38.257,84-EURO tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir. B) DAVALI ......’NİN TİCARİ DEFTERLERİ İÇERİĞİNDE YAPILAN İNCELEME VE TESPİTLER 1. Davalı şirket, Hollanda merkezli ......şirketidir. 2. Gerek dava dosyası içeriğine, gerekse bilirkişi incelemesine Hollanda merkezli ......şirketi tarafından ticari defter ve belge sunulmamıştır. Yurtdışı merkezli şirketlerin ticari defter ve belgeleri, Konsolusluklar aracılığı ile tasdik ettirilip dava dosyasına gönderilmesi imkanı olduğu halde, iş bu dava dosyası için bu yönde yapılmış işlemle sunulmuş ticari defter ve belge görülememiştir. 3. ANCAK, yukarıda davacı şirket ticari defter ve kayıtlara dayanak belgeler içeriğinde yapılan incelemede, taraflar arasında ticari ilişki olduğu ve bu ticari ilişki kapsamında DAVALININ 38.257,84-EURO borçlu olduğu tespit edilmiştir. C) DAVALI ...... MERKEZİ HOLLANDA (İSTANBUL MERKEZ ŞUBE) İstanbul Şubesi TİCARİ DEFTERLERİ: 1. Yukarıda açıklandığı üzere, DAVALI ..... MERKEZİ HOLLANDA şirketi olup, ticari defter ve kayıtları bağlı bulunduğu ülke yasalarına göre tutulan Hollanda merkezli yabancı şirketin ticari defterlerinin V.U.K ve TTK hükümlerine tâbi olmadığı gibi, ancak konsolosluk tasdiki ile evrak sunulabileceği halde sunulmadığı, DAVALI ..... MERKEZİ HOLLANDA (İSTANBUL MERKEZ ŞUBE) İstanbul Şubesi olarak tasdikleri yaptırılan ticari defter ve belgeleri sunulmuş olup, bu belgeler incelenmiştir. 2. Yapılan incelemede; a. DAVALI ..... MERKEZİ HOLLANDA’nın (İSTANBUL MERKEZ ŞUBE) İstanbul Şubesi ile DAVACI .... DIŞ TİCARET A.Ş.(Eski unvan:..... Gıda Dış Tic.A.Ş.)arasında ticari ilişki olmadığı, b. ...... MERKEZİ HOLLANDA’nın (İSTANBUL MERKEZ ŞUBE)’nin, DAVACI ŞİRKETİN grup firması olan dava dışı Modern Çikolata Gıda San.ve Tic.A.Ş. ile ticari ilişkisi olduğu, c. .... MERKEZİ HOLLANDA’nın (İSTANBUL MERKEZ ŞUBE) nezdindeki, muhasebe kayıtlarında, ..... Çikolata Gıda San. Ve Tic.A.Ş. kayıtları içeriğinde dava konusu faturalar, irsaliyeler ve gümrük çıkış beyannamelerine ilişkin hiçbir kayıt olmadığı, taraflar arasında dava konusu kapsamında ticari ilişki olmadığı tespit edilmiştir." şeklinde görüş bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GERERÇE: Dava, cari hesap alacağının tahsili talibine ilişkindir. Davacı tarafça, davalı Hollanda menşeli firma ile aralarında 2019–2021 yılları arasında, davalıya ait ..... markalı ürünlerin üretim ve satışına dayalı bir ticari ilişki bulunmakta olduğunu ancak bu ilişkinin davalı tarafından sona erdirildiğini, bu ilişki kapsamında davalının davacıya 38.257,84 EUR tutarında cari bakiye borcu bulunduğunu, alacağın ticari defter ve kayıtlarla sabit olduğunu belirterek şimdilik 50,00 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde ise, davacı ile davalı şirketin Türkiye şubesi arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığını, tüm ticari ilişkinin, davalı şirketin Hollanda’daki merkezi ile davacının grup şirketi olan dava dışı ...... Çikolata arasında yürütülmüş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi taleh edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılamada ilk etapta bilirkişi .....'dan aldırılan kök rapora karşı itirazların değerledirilmesi amacıyla aynı bilirkişiden ek rapor alınması yönünde 13.03.2023 tarihli 7. Celsede duruşma ara kararı ile karar kurulduğu, takip eden dört celsede bilirkişi ek raporunun sunulmaması, yargılamanın sürüncemede kalması ve söz konusu bilirkişi hakkında benzer eylemleri sebebiyle bilirkişi bölge kuruluna mahkememizce yazı yazılması ve bilirkişinin bir süre görevden uzaklaştırılması sebebiyle ek raporun alınması amacıyla dosyanın bilirkişi ....... 'a tevdinin sağlandığı ve söz konusu bilirkişi tarafından ek raporun alınma amacına matuf rapor düzenlendiği ve bununla birlikte ek rapor hususunda görevi sonlandırılmasına karşın bilirkişi .....r'ın resen dosyaya ek rapor sunduğunun görüldüğü, her iki ek raporun tespitlerinin birbiri ile çelişmesi ve kök raporun da dosyayı iddia ve savunmalar kapsamında yeterli aydınlatıcı nitelikte bulunmaması sebebiyle 3. bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmiş ve dosyanın bilirkişi ......'a tevdi sağlanmıştır. Söz konusu bilirkişinin hazırladığı 09/01/2026 tarihli bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli bulunduğu anlaşıldığından hükme esas alınması gerekmiştir. Davacının dava dilekçesinde davalı yurt dışı menşeili bir şirketin isim ve ünvanına yer verdiği ancak dava dilekçesinde adres bilgisinde söz konusu şirketin ..... Şube'sinin adresini gösterdiği ve davaya cevabın da söz konusu bu şube adına verildiği, şubenin ticaret sicil gazetesinde kaydının bulunduğu, dava dilekçesinde şube olduğu bilgisinin yazılmamasının durumu değiştirmeyeceği, davalının sunduğu cevap dilekçesine yargılama süresince davacının bir itirazının ayrık durum açıklamasının olmadığı, dolayısıyla davanın yurt dışı menşeili şirketin İstanbul şubesine karşı açıldığı anlaşılmıştır. Buna göre tarafların sunulan ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde, davacının kendi sunduğu yatılranıa göre ticari ilişkisinin dava açıtığı yurt dışı menşeili şirketin İstanbul şubesi ile değil doğrudan dava dışı yurt dışı menşeili şirketi ile olduğu, buna göre davalının pasif husumetinin bulunmayacağı, şubenin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, davalının sunulan ticari degter ve kayıtlarında davacı ile arasında bir ticari ilişki bulunmadığı, davacının grup firması olan dava dışı firma ile ticari ilişkisinin bulunduğu, buna göre de davacının aktif husumetinin bulunmayacağı, davacının kendi ticari defter ve kayıtları ile uyumlu olmayan belirlenemeyen dava dilekçesinde iddia ettiği alacağının varlığının usulüne uygun yazılı deliller ili ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Gerekçesi daha sonra açıklanacağı üzere, 1-Davanın REDDİNE ile; 2-Karar tarihinde yürülükte bulunan haçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00- TL karar ve ilam harcının 59,30 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 672,70- TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki bulunan AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanan 777,09- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 5-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 1.320,00- TL' nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.23/02/2026

Katip ..... e-imzalıdır Hakim .....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/1017, K. 2026/198, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-1017-e-2026-198-k-948128ad98f5