İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/260 E. 2026/31 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/260
Karar No
2026/31
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/260 Esas KARAR NO : 2026/31

DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 01/12/2021 KARAR TARİHİ : 13/02/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin "..." markası ile 2017 yılından bu ... ürün satışı gerçekleştirdiğini, müvekkilinin 08/06/2017 tarihinde marka tescil başvurusunda bulunduğu ... kod numaralı "..." ibaresini 29 ve 35. Sınıflar bakımından tescil başvurusuna konu ettiğini, davalının, müvekkilinin "..." markasını izni olmaksızın kullandığını, http://... uzantılı alan adı olarak kullandığını, davalı ... .... numaralı markasını, müvekkili ile aynı sınıflarda tescil ettirdiğini, markalar arasında karıştırılma tehlikesi olduğunu ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini beyan ve iddia ederek, müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının kullandığı http://... sitesinin kapatılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin ..,..,... no ile tescilli olan markaların sahibi ve ... Gıda Sanayi Ticaret Ltd Şirketinin tek ortak ve yetkilisi olduğunu, davacı ... dava şartlarını gerçekleştirmeksizin, dava takip yetkisinden yoksun bir şekilde davayı ikame ettiğini, davanın kötüniyetli olduğunu, davacı ... hak sahibi olduğunu iddia ettiği markanın 3 sahibi olduğunu, ancak 3 hak sahibinin birlikte dava açabileceklerini, davalının markasının 29. sınıfta “…hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil)….” emtiaları bakımından tescilli olmadığını, keza markalar arasında benzerliğinde söz konusu olmadığını dolayısıyla marka hakkına tecavüzün söz konusu olmayacağını, ... ibaresinin herkesin kullanımına açık bir ibare olduğunu, davacının "..." şeklindeki marka tescil talebinin de bu şekilde reddedilmiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan dava konusu davacıya ait .... tescil numaralı ve "..." ibareli marka sicil kayıtları celp olunmuş, tetkikinde; marka sahiplerinin ..., ... ve ... olduğu görülmüş, davalıya ait .... tescil numaralı ve "..." ibareli marka sicil kayıtları celp olunmuştur. Dosya, davalının, davacıya ait .... tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı, maddi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 06/10/2022 havale tarihli ayrıntılı ve gerekçeli raporlarında; "TECAVÜZ AÇISINDAN; Davalının kullanımının, davacı markasıyla ayniyet teşkil eder şekilde ya da benzer olmadığı, işaretsel açıdan farklılığın mevcut olduğu, Davalının, markasını tescil ettirdiği şekilde kullandığı, Tescilli olduğundan farklı şekilde ve özellikle Davacı markası ile iltibas yaratacak ve Davacı markasına yaklaştırarak, yanaşma iradesi gösterecek biçimde kullanmadığı, taraf markalarının görsel olarak farklı oldukları ve ayrıştıkları, Davacı fiili kullanımının, markanın tescilli halinden farklı olduğu, Davacının, 29. Sınıf kapsamı içinde yer alan “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).” Emtiaları kapsamında SMK açısından tescilinin mevcut olmadığı, dolayısıyla SMK kapsamında bir tescil korumasının bu emtialar açısından söz konusu olamayacağı, Davalı kullanımının davacının tescil kapsamına giren MAL/HİZMET sınıfında olmadığı, Karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek tecavüzün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, belirtilen nedenlerle SMK anlamında tecavüz şartlarının mevcut olmadığı, Davalının, markanın kapsadığı malın/hizmetin satışının teklifine yönelik kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğurmayacağı, Tespit sonuç ve kanaatine ulaşılmış olup, İşbu tespitler uyarınca, davalı tarafın bu eylemlerinin, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince, davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmayacağına dair nihai hukuki nitelendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, HAKSIZ REKABET AÇISINDAN; Davalının, davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilediği bu sebeple, yukarıdaki tespitler ışığında, karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanım yönünden TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağına dair nihai hukuki nitelendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, TAZMİNAT AÇISINDAN: (Tecavüzün varlığına kanaat getirilmesi durumunda) Davalı tarafın, kuruluşundan itibaren, satış faturaları tek tek incelenerek, dava konusu ... açıklamalı ürün satışlarının tespit edildiği, dava konusu markanın ilk olarak, 10.12.2020 tarihinde, ... no.lu faturada kullanıldığı, Davalı tarafın, dava konusu markaya ilk olarak kullandığı tespit edilen 10.12.2020 tarihinden, dava tarihine kadar olan süre dikkate alınarak, dava konusu marka kullanılarak elde ettiği Net Satış Hasılatı ve 2021 yılı mali tabloları üzerinden hesap edilen, Genel Giderler öncesi Faaliyet Karlılık Oranı ile markanın satışlara olan etkisi dikkate alınarak yapılan hesaba göre, davalı tarafın markasal kullanım nedeni ile elde ettiği muhtemel kazancın 4.924,00 TL.’ sı olarak hesap edildiği, Davacı tarafın, maddi tazminat talebinin Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin .... Hukuk Dairesi'nin 20/11/2024 tarih, ... Esas ve .... Karar sayılı ilamı ile, "Mahkemece önceki bilirkişi heyetine bilişim uzmanı bir bilirkişi de eklenerek, davalının "..." ibaresini alan adında kullanıp kullanmadığı, kullanıyorsa bu ibareyi kullanmak için meşru bir hakkının ve bağlantısının bulunup bulunmadığı, internet sitesinin içeriğinde davacının "..." markası ile iltibasa neden olacak şekilde marka kullanımının bulunup bulunmadığına dair varsa internet sitesinin arşiv kayıtları da incelenmek suretiyle ek rapor alınarak, sonucuna göre değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir" yönündeki kararı doğrultusunda Mahkememizden verilen 23/11/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararın kaldırıldığı görülmüştür. Mahkememizin 28/02/2025 tarihli celsesi ile mevcut heyete bir bilişim uzmanı eklemek suretiyle istinaf kararı doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi heyeti 14/07/2025 tarihli ek raporu ile, "Dosyada davalıya ait olduğu belirtilen .... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 11.02.2021 tarihinde alan adının alındığı/kayıt edildiği, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinin Maskeli/Gizli olduğu, alan adı kayıt şirketinin ... olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ... firmasından talep edilerek ulaşılabileceği, alan adı içerisinde ... ibaresinin olduğu, mevcut durumda http://.... girildiğinde https://...’a yönlendirildiği, ... web archive kayıtları kontrol edildiğinde 25 Kasım 2021 ile 30 Kasım 2021 tarihleri/aralığında toplamda 2 kez kaydedildiği, 25 Kasım 2021 tarihli web archive kaydı açıldığında logo kısmında "..." şeklinde kullanım olduğu, Yolculuğuna 2019 yılında istanbulda küçük bir imalathane olarak başlamıştır. İlk etapta Geçmişten Geleceğe düşüncesi ile ”...” üretmeye başlanmıştır. ... herkes tarafından bilinmeyen farklı bir lezzet olduğu için böyle bir ürün ile müşterilerinin beğenisini kazanan ”...” sektörde hatrı sayılır bir yer edinmiştir…şeklinde açıklama olduğu, iletişim bilgisinde .... - ... - .... -.... - ... Mah. ... Cad. No:17/A-1 Küçükçekmece / İstanbul yazdığı, Mevcut durumda http://... girildiğinde https://....’a yönlendirildiği görüldüğünden https://.... alan adına yönelik yapılan inceleme sonucunda alan adının 26.06.2019 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinin Maskeli/gizli olduğu, alan adı kayıt şirketinin ... olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ... firmasından talep edilerek ulaşılabileceği, her ne kadar gerek davacı markası gerekse de davalıya ait olduğu iddia edilen ... alan adında “....” ibaresi ortak olarak yer almakta ise de, uyuşmazlığa konu ibarenin ürünü tasvir edici, tanımlayıcı nitelik arz ettiği, malın türüne ilişkin “....” ibaresinin, tüketicilerce anında ve kolayca marka olarak algılanmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığı, dava konusu “....” ibaresinin somut ayırtediciliğinin bulunmadığı, alan adında yer alan mevcut kullanımın ürünü tasvir edici, malın türüne ilişkin olması nedeniyle SMK m.7/5 kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olduğu, ayrıca davacının uyuşmazlığa konu 29. Sınıf kapsamında “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).”emtialarının yer almadığı aynı şekilde 35. Sınıf kapsamı içinde 29. Sınıfta yer alan “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).”emtialarının yer almadığının tespit edildiği, markanın tescilli olduğu mal ve hizmetlerde korunması esas olup, davacıya ait dayanak markanın “tanınmış marka” olmadığı ve markaya ayırtedicilik kazandırıldığı hususunun dosya kapsamından tespit edilemediği hususları dikkate alındığında SMK anlamında tecavüz şartlarının mevcut olmadığı, Davalıya ait olduğu iddia edilen kullanımın, davacı markasıyla ayniyet teşkil eder şekilde ya da benzer olmadığı, işaretsel açıdan farklılığın mevcut olduğu, davalının, markasını tescil ettirdiği şekilde kullandığı, Tescilli olduğundan farklı şekilde ve özellikle davacı markası ile iltibas yaratacak ve davacı markasına yaklaştırarak, yanaşma iradesi gösterecek biçimde kullanmadığı, taraf markalarının görsel olarak farklı oldukları ve ayrıştıkları, davacı fiili kullanımının, markanın tescilli halinden farklı olduğu, davacının, 29. Sınıf kapsamı içinde yer alan “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).” Emtiaları kapsamında SMK açısından tescilinin mevcut olmadığı, dolayısıyla SMK kapsamında bir tescil korumasının bu emtialar açısından söz konusu olamayacağı, davalıya ait olduğu iddia edilen kullanımın, davacının tescil kapsamına giren mal/hizmet sınıfında olmadığı, karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek tecavüzün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, belirtilen nedenlerle SMK anlamında tecavüz şartlarının mevcut olmadığı, davalıya ait olduğu iddia edilen, markanın kapsadığı malın/hizmetin satışının teklifine yönelik kullanımın halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğurmayacağı, davalının, davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilemediği bu sebeple, tespitler ışığında, mevcut kullanım yönünden TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağına dair nihai hukuki nitelendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, davalı tarafın, kuruluşundan itibaren, satış faturaları tek tek incelenerek, dava konusu ... açıklamalı ürün satışlarının tespit edildiği, dava konusu markanın ilk olarak, 10.12.2020 tarihinde, ... no.lu faturada kullanıldığı, davalı tarafın, dava konusu markaya ilk olarak kullandığı tespit edilen 10.12.2020 tarihinden, dava tarihine kadar olan süre dikkate alınarak, dava konusu marka kullanılarak elde ettiği Net Satış Hasılatı ve 2021 yılı mali tabloları üzerinden hesap edilen, Genel Giderler öncesi Faaliyet Karlılık Oranı ile markanın satışlara olan etkisi dikkate alınarak yapılan hesaba göre, davalı tarafın markasal kullanım nedeni ile elde ettiği muhtemel kazancın 4.924,00 TL.’sı olarak hesap edildiği, davacı tarafın, maddi tazminat talebinin Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddelerine göre belirlenmesi hususunun Mahkemenizin takdirinde olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Dava, davalının, davacıya ait markadan doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti, men'i ve maddi tazminat talebine yöneliktir. SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/2 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, önceki marka ile tescil başvurusu yapılan marka aynı ya da benzer ise sınıflar da aynı ya da benzer ise bu başvuru itiraz üzerine red edilir. SMK'nun 25/1 md'si gereğince hem 5.md'de yazılı mutlak red nedenleri , hem de 6.md'de yazılı nisbi red nedenleri birer hükümsüzlük nedenidir. Marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/2-b md'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir. Yukarıda anılı kanuni düzenlemeler ışığında yapılan değerlendirmede; Mahkememizce daha önce yapılan yargılama neticesinde davanın reddine yönelik verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin .... Hukuk Dairesi'nin 20/11/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile, "Mahkemece önceki bilirkişi heyetine bilişim uzmanı bir bilirkişi de eklenerek, davalının "..." ibaresini alan adında kullanıp kullanmadığı, kullanıyorsa bu ibareyi kullanmak için meşru bir hakkının ve bağlantısının bulunup bulunmadığı, internet sitesinin içeriğinde davacının "..." markası ile iltibasa neden olacak şekilde marka kullanımının bulunup bulunmadığına dair varsa internet sitesinin arşiv kayıtları da incelenmek suretiyle ek rapor alınarak, sonucuna göre değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir" yönündeki kararı ile kaldırılmış olup, karar doğrultusunda dosya bilişim uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve alınan rapor kapsamında bilişim uzmanı bilirkişi değerlendirmesi ile dosyada davalıya ait olduğu belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 11.02.2021 tarihinde alan adının alındığı/kayıt edildiği, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinin Maskeli/Gizli olduğu, alan adı kayıt şirketinin ... olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ... firmasından talep edilerek ulaşılabileceği, alan adı içerisinde ... ibaresinin olduğu, mevcut durumda http://... girildiğinde https://...’a yönlendirildiği, ... web archive kayıtları kontrol edildiğinde 25 Kasım 2021 ile 30 Kasım 2021 tarihleri/aralığında toplamda 2 kez kaydedildiği, 25 Kasım 2021 tarihli web archive kaydı açıldığında logo kısmında "..." şeklinde kullanım olduğu, Yolculuğuna 2019 yılında istanbulda küçük bir imalathane olarak başlamıştır. İlk etapta Geçmişten Geleceğe düşüncesi ile ”...” üretmeye başlanmıştır. ... herkes tarafından bilinmeyen farklı bir lezzet olduğu için böyle bir ürün ile müşterilerinin beğenisini kazanan ”....” sektörde hatrı sayılır bir yer edinmiştir…şeklinde açıklama olduğu, iletişim bilgisinde ... - ... - ... - ... - ... Mah. ... Cad. No:17/A-1 Küçükçekmece / İstanbul yazdığı, Mevcut durumda http://.... girildiğinde https://....’a yönlendirildiği görüldüğünden https://.... alan adına yönelik yapılan inceleme sonucunda alan adının 26.06.2019 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinin Maskeli/gizli olduğu, alan adı kayıt şirketinin .... Olduğu, her ne kadar gerek davacı markası gerekse de davalıya ait olduğu iddia edilen ... alan adında “...” ibaresi ortak olarak yer almakta ise de, uyuşmazlığa konu ibarenin ürünü tasvir edici, tanımlayıcı nitelik arz ettiği, malın türüne ilişkin “....” ibaresinin, tüketicilerce anında ve kolayca marka olarak algılanmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığı, dava konusu “...” ibaresinin somut ayırtediciliğinin bulunmadığı, alan adında yer alan mevcut kullanımın ürünü tasvir edici, malın türüne ilişkin olması nedeniyle SMK m.7/5 kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olduğu, ayrıca davacının uyuşmazlığa konu 29. Sınıf kapsamında “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).”emtialarının yer almadığı aynı şekilde 35. Sınıf kapsamı içinde 29. Sınıfta yer alan “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).”emtialarının yer almadığının tespit edildiği, markanın tescilli olduğu mal ve hizmetlerde korunması esas olup, davacıya ait dayanak markanın “tanınmış marka” olmadığı ve markaya ayırtedicilik kazandırıldığı hususunun dosya kapsamından tespit edilemediği nedeniyle SMK anlamında tecavüz şartlarının mevcut olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Davalıya ait olduğu iddia edilen kullanımın, davacı markasıyla ayniyet teşkil eder şekilde ya da benzer olmadığı, işaretsel açıdan farklılığın mevcut olduğu, davalının, markasını tescil ettirdiği şekilde kullandığı, Tescilli olduğundan farklı şekilde ve özellikle davacı markası ile iltibas yaratacak ve davacı markasına yaklaştırarak, yanaşma iradesi gösterecek biçimde kullanmadığı, taraf markalarının görsel olarak farklı oldukları ve ayrıştıkları, davacı fiili kullanımının, markanın tescilli halinden farklı olduğu, davacının, 29. Sınıf kapsamı içinde yer alan “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).” Emtiaları kapsamında SMK açısından tescilinin mevcut olmadığı, dolayısıyla SMK kapsamında bir tescil korumasının bu emtialar açısından söz konusu olamayacağı, davalıya ait olduğu iddia edilen kullanımın, davacının tescil kapsamına giren mal/hizmet sınıfında olmadığı, karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek tecavüzün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, belirtilen nedenlerle SMK anlamında tecavüz şartlarının mevcut olmadığı, davalıya ait olduğu iddia edilen, markanın kapsadığı malın/hizmetin satışının teklifine yönelik kullanımın halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğurmayacağı tespit ve değerlendirmesi ile; Davacı markası 29.sınıfta "hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil)" emtiaları bakımından tescil talebi SMK 5/1-b-c hükümleri kapsamında reddedilmiştir. Zira "...." ibaresi söz konusu emtia grubunda tasvir edici, tanımlayıcı niteliktedir. Söz konusu maddenin amacı, ilgili sektörde faaliyette bulunan herkes tarafından kullanılan ve tek başına bir kişiye özgülenemeyecek işaretler bakımından piyasa rakiplerinin aleyhine ve söz konusu rakiplerin ürünlerini pazarlamakta kullandıkları yahut kullanabilecekleri ifadelerin tekelleştirilmesi suretiyle serbest rekabet ortamının hukuka aykırı bir şekilde sınırlandırılmasının önüne geçmektir. Somut olayda davacı markası ile davalının fiili markasal kullanımlarında ortak unsur "..." ibaresidir. Davalı, söz konusu markayı 29.sınıfta "süt ürünleri" emtiasında kullanmaktadır. İlgili emtia bakımından sektörde herkesin kullanımına açık bırakılması gereken ibarenin tecavüz teşkil etmeyeceği tecavüz koşulları oluşmadığından davacının tecavüze yönelik davasının reddine karar vermek gerekmiştir. HAKSIZ REKABET AÇISINDAN; Davalının, davacının markası ile karıştırılmaya yol açacak bir kullanım sergilemediği bu sebeple, yukarıdaki tespitler ışığında, mevcut kullanım yönünden TTK m. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet de oluşturmadığı kanaatiyle bu yöndeki davasının da reddine karar verilmiştir. Davacı tazminat talebinde bulunmuş ise de tazminata esas dayanak gösterdiği marka yönünden davalı kullanımlarının tecavüz teşkil etmediği, haksız rekabet oluşturmadığı değerlendirildiğinden yasa gereği şartları oluşmayan maddi tazminat talebinin de reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın, davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti davasının reddi nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre, maddi tazminat davasının reddi nedeniyle 1.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzer taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/260, K. 2026/31, T. 13.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-260-e-2026-31-k-4f68af5807f9