İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/454 E. 2025/781 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/454
- Karar No
- 2025/781
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2022/454 Esas - 2025/781 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/454 Esas KARAR NO : 2025/781 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/06/2022 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/12/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müteveffa oğulları polis memuru Yusuf ...'ın 20/11/2021 tarihinde görevi başında iken, sürücüsü Efe Tirkyaki'nin ehliyetsiz ve alkollü olarak kullandığı ve davalı... Sigorta A.Ş. nezdinde 237481085 numaralı poliçe ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunan 61 ABU 585 plakalı aracın çarpması sonucu vefat ettiğini, bu kaza nedeniyle davacılar İlyas ... ve Hamide ...'ın desteklerini kaybettiklerini, zararlarının tazmini için 21/02/2022 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ve başvurunun 22/02/2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen olumsuz yanıt aldıklarını, HMK'nun 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını belirterek, şimdilik baba İlyas ... için 5.000,00 TL ve anne Hamide ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı şirkete başvuru tebliğ tarihi olan 22/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 31/10/2025 tarihli talep artırım dilekçesiyle, dosyaya sunulan 03/09/2025 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda 2330 sayılı Kanun kapsamında ödenen nakdi tazminatın davacılara ödenmediği, tamamının müteveffanın eşi Havva ...'a ödendiği gerekçesiyle yapılan mahsubu kabul etmediklerini beyan ederek, davacı baba İlyas ... için talebini 47.881,84 TL'ye, davacı anne Hamide ... için talebini ise 60.974,12 TL'ye yükseltmek suretiyle toplam 108.855,96 TL destekten yoksunluk tazminatının 22/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, kazaya karışan 61 ABU 585 plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının poliçe limiti olan 430.000,00 TL ve sigortalının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müteveffanın görevli polis memuru olması nedeniyle olayın iş kazası niteliğinde olduğunu ve davanın İş Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini belirterek İş Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca görev itirazında bulunduğunu, davacılara İçişleri Bakanlığı tarafından 2330 sayılı Kanun kapsamında yapılan rücuya tabi ödemeler ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, davacıların TBK'nun 53. maddesi uyarınca müteveffanın desteği olduklarını ve desteğe muhtaç olduklarını ispatlamaları gerektiğini, tazminat hesaplamasında Yargıtay içtihatları uyarınca müteveffanın sağ olan dava dışı eşi ve çocukları için de pay ayrılması gerektiğini, aktüerya hesaplamasının KTK'nun 90/c maddesi ve genel şartlar uyarınca Hazine Müsteşarlığı'na kayıtlı aktüerler tarafından TRH 2010 Mortalite Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı kullanılarak yapılması gerektiğini, kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmesi halinde KTK'nun 96. maddesi gereğince teminatın garameten paylaştırılması gerektiğini ve faizin dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini ileri sürerek, öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ZMMS sigorta poliçesi örneği, trafik kazası tespit tutanağı, 16/11/2022 tarihli kusur raporu, nitelikli hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 31/08/2023 tarihli kök rapor ile 16/05/2024, 14/04/2025 ve 03/09/2025 tarihli ek raporlar, İçişleri Bakanlığı'nın müzekkere cevapları, dava dosyasında bulunandiğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ve oğlu olan polis memuru Yusuf ...'ın 20/11/2021 tarihinde görevi başında iken, sürücü Efe Tirkyaki'nin ehliyetsiz ve alkollü olarak kullandığı ve davalı... Sigorta A.Ş. nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunan 61 ABU 585 plakalı aracın çarpması sonucu şehit olduğunu, bu kaza nedeniyle müvekkillerinin desteklerini kaybettiklerini ve maddi zarara uğradıklarını, zararlarının tazmini için 22/02/2022 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen şirketin olumsuz yanıt verdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik davacı baba İlyas ... için 5.000,00 TL ve davacı anne Hamide ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep ettiği, 31/10/2025 tarihli talep artırım dilekçesiyle talebini davacı anne Hamide ... için 60.974,12 TL'ye ve davacı baba İlyas ... için 47.881,84 TL'ye yükselttiği, davalı vekilinin ise, kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, ancak müteveffanın görevli polis memuru olması nedeniyle olayın iş kazası niteliği taşıdığını ve davanın İş Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, hak sahiplerine 2330 sayılı Kanun kapsamında İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan ödemeler ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kusur oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi gerektiğini, davacıların müteveffanın desteğine muhtaç olduklarını ispatlamaları gerektiğini, hesaplamada müteveffanın sağ olan dava dışı eşi ve çocukları için de pay ayrılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı kullanılarak yapılması gerektiğini ve faizin dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunduğu görülmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi hükmüne göre bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan o aracın işleteni sorumlu olur. Bu maddede düzenlenen sorumluluk hali tehlike sorumluluğudur. Aynı Kanun'un 91. maddesi uyarınca, motorlu araç işletenlerinin üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amacıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) yaptırmaları zorunludur. Bu sigorta, sigortacının, sigorta ettirenin Karayolları Trafik Kanunu'na göre üçüncü kişilere karşı sorumlu olduğu zararları poliçede belirlenen limitler dahilinde karşılamasını sağlar. Sigortacının sorumluluğu, sigorta poliçesi limitleri ile sınırlı olup, sigorta ettirenin kusur oranına göre belirlenen tazminat miktarını ödemekle yükümlüdür. TBK'nun 53/1. maddesi uyarınca ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler, bu sebeple uğradıkları kayıpların tazminini talep edebilir. TBK'nun 55/1. maddesinde de "(1) Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." düzenlemesi yer almaktadır. 16/11/2022 tarihli trafik güvenliği uzmanı bilirkişi raporunda, davalı sigorta şirketince sigortalanan 61 ABU 585 plakalı aracın sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 47/1a-d ve 52/1a-b maddelerini ihlal ederek %100 oranında tam kusurlu olduğu, görevini ifa eden müteveffa polis memuru Yusuf ...'ın ise kazanın oluşumunda kusursuz olduğu belirtilmiştir. 31/08/2023 tarihli nitelikli hesap uzmanı bilirkişi raporunda, davacı anne Hamide ...'ın destekten yoksun kalma zararının 668.747,13 TL, davacı baba İlyas ...'ın zararının ise 498.996,26 TL olduğu, her iki davacı için hesaplanan toplam zararın olay tarihindeki 430.000,00 TL'lik poliçe teminat limitini aştığı, bu nedenle yapılan garame (paylaştırma) hesabı sonucunda davacı annenin alabileceğinin 246.253,82 TL, davacı babanın alabileceğinin ise 183.746,18 TL olduğu, İçişleri Bakanlığı'nca 2330 sayılı Kanun kapsamında ödenen 170.807,15 TL'lik nakdi tazminatın ne kadarının maddi ne kadarının manevi zarara ilişkin olduğu belirtilmediğinden mahsup işlemi yapılamadığı ifade edilmiştir. 16/05/2024 tarihli nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ek raporunda, güncel gelir verileri ve davacıların İçişleri Bakanlığı'nca ödenen nakdi tazminattan müteveffanın eşi yararına feragat ettikleri bilgisi dikkate alınarak yapılan hesaplamada; tüm hak sahiplerinin (davacılar, müteveffanın eşi ve üç çocuğu) toplam zararının poliçe limitini aştığı, bu nedenle yapılan garame hesabı sonucunda, nakdi tazminat mahsubu yapılmaksızın (Hesap I) davacı annenin zararının 62.749,87 TL, babanın zararının 49.356,36 TL olduğu, nakdi tazminatın %50'sinin maddi zarar sayılarak mahsup edilmesi halinde (Hesap II) ise davacı annenin zararının 62.731,43 TL, babanın zararının 49.196,75 TL olduğu belirtilmiştir. 14/04/2025 tarihli nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ikinci ek raporunda, dosyaya sunulan en son maaş bordrolarına göre yapılan güncel hesaplamada; nakdi tazminat mahsubu yapılmaksızın (Hesap I) garame sonucunda davacı annenin zararının 60.974,12 TL, babanın zararının 47.881,84 TL olduğu, nakdi tazminatın maddi kısmının mahsubu halinde (Hesap II) ise garame sonucunda davacı annenin zararının 60.946,25 TL, babanın zararının 47.750,50 TL olduğu belirtilmiştir. 03/09/2025 tarihli nitelikli hesap uzmanı bilirkişi üçüncü ek raporunda, mahkemenin ara kararı üzerine yapılan incelemede önceki raporda bir çelişki bulunmadığı, Hesap I ve Hesap II arasındaki cüzi farkın, mahsup işlemi sonrası toplam zarar havuzunun değişmesi ve buna bağlı olarak garame oranının yeniden hesaplanmasından kaynaklandığı açıklanarak 14/04/2025 tarihli rapordaki sonuçlar teyit edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, 20/11/2021 tarihinde davalı... Sigorta A.Ş. tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi ile sigortalanan 61 ABU 585 plakalı araç sürücüsü dava dışı Kemal Efe Tiryaki'nin, trafik kontrol mahalline geldiğinde mevcut trafik kontrol alanını gördüğü, kendisine yapılan ikazlar sonucu ilk etapta frene basıp sağa yanaşarak bu komutlara uyduğu, durma imkanı bulunduğu halde sürücü belgesiz ve alkollü olduğu için kontrol noktasından kaçmaya çalıştığı ve davacıların murisi polis memuru Yusuf ...'a çarparak ölümüne neden olduğu olayda tam (%100 oranında) kusurlu, müteveffanın ise kusursuz olduğu, bu nedenle davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde oluşan zarardan sorumluluğunun bulunduğu, davacıların destekten yoksun kalma zararlarının tespiti amacıyla alınan ve mahkememizce hükme esas alınan 14/04/2025 ve 03/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporlarına ve tüm dosya kasamına göre, davacıların ve müteveffanın geride kalan diğer hak sahiplerinin (eşi ve üç çocuğu) toplam destekten yoksun kalma zararının, kaza tarihi itibarıyla geçerli olan 430.000,00 TL'lik poliçe teminat limitini aştığı tespit edildiğinden, sigortacının sorumluluğunun bu limitle sınırlı olduğu ve limitin hak sahipleri arasında zararları oranında paylaştırılması (garame) gerektiği, davacılar vekili, İçişleri Bakanlığı tarafından 2330 sayılı Kanun uyarınca ödenen nakdi tazminatın müvekkillerince alınmadığını, bu nedenle mahsup edilmemesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, dosyadaki belgelerden davacıların kendilerine isabet eden paydan müteveffanın eşi lehine feragat ettikleri, dolayısıyla bu ödeme üzerinde tasarrufta bulundukları, yerleşik uygulamaya göre, bu tür ödemelerin ne kadarının maddi, ne kadarının manevi zarara ilişkin olduğu belirtilmediğinde, takdiren %50'sinin maddi zarara karşılık geldiğinin kabul edildiği, bu nedenle, bilirkişi raporunda nakdi tazminatın maddi zarara isabet eden kısmının mahsup edilerek yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerektiği, bu doğrultuda, 14/04/2025 ve 03/09/2025 tarihli raporlarda yer alan "Hesap II" sonucuna göre, davacı anne Hamide ...'ın destekten yoksun kalma zararının 60.946,25 TL, davacı baba İlyas ...'ın destekten yoksun kalma zararının ise 47.750,50 TL olduğu anlaşıldığından, bu miktarlar üzerinden aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı Hamide ... yönünden davanın kısmen kabulü ile, 60.946,25 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07/03/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı Hamide ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin 27,87 TL'lik istemin reddine, 2-Davacı İlyas ... yönünden davanın kısmen kabulü ile, 47.750,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07/03/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı Hamide ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin 131,34 TL'lik istemin reddine, 3-Kabul edilen toplam 108.696,75 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 7.425,08 TL karar ve ilam harcından 80,70 TL peşin harç, 1.300,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.380,70 TL harcın düşümü ile eksik kalan 6.044,38 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacılar tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 1.300,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.472,90 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Davacıların karşıladığı 160,75 TL tebligat gideri, 3.800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.960,75 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 3.954,96 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, geri kalan 5,79 TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 2,28 TL'sinin davacılardan, 1.557,72 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların her biri için ayrı vekalet ücreti takdirine, buna göre; Davacı Hamide ... yönünden kabul edilen 60.946,25 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı Hamide ...'a verilmesine, Davacı İlyas ... yönünden kabul edilen 47.750,50 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı İlyas ...'a verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların her biri aleyhine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ayrı ücret takdirinde, buna göre; Davacı Hamide ... yönünden reddedilen 27,87 TL üzerinden takdir edilen 27,87 TL vekalet ücretinin davacı Hamide ...'dan alınarak davalıya verilmesine, Davacı İlyas ... yönünden reddedilen 131,34 üzerinden takdir edilen 131,34 TL vekalet ücretinin davacı İlyas ...'dan alınarak davalıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır