İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/364 E. 2024/266 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/364
- Karar No
- 2024/266
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/364 Esas KARAR NO : 2024/266 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/04/2022 KARAR TARİHİ : 14/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında süregelen bir ticari ilişki mevcut olup bu doğrultuda müvekkili şirket tarafından ifa edilen iş ile ilgili olarak düzenlenen 17.06.2021 düzenlenme tarihli,...seri numaralı ve 30.690,00-TL bedelli faturanın 24.478,08-TL'lik kısmı, 21.06.2021 düzenlenme tarihli, ... seri numaralı ve 5.808,00-TL bedelli, 29.06.2021 düzenlenme tarihli, ... seri numaralı ve 22.800,00-TL bedelli, 01.07.2021 düzenlenme tarihli,... seri numaralı ve 30.601,50-TL bedelli, 03.07.2021 düzenlenme tarihli,... seri numaralı ve 987,66-TL bedelli, 29.07.2021 düzenlenme tarihli,... seri numaralı ve 2.001,39-TL bedelli, 31.07.2021 düzenlenme tarihli, ... seri numaralı ve 11.440,00-TL bedelli, 08.09.2021 düzenlenme tarihli, ... seri numaralı ve 2.073,16-TL bedelli faturaların ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası ile fatura bedelleri ve Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesine göre takip tarihine kadar işleyen temerrüt faizi toplamı olan 109.866,80-TL tutarındaki alacak için icra takibi ikame edildiğini, davalının 11.03.2022 tarihli itirazı ile takibin durdurulduğunu belirterek davanın kabulüne, borçlu/davalının İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, icra takibine konu alacağın belgelere dayalı ve likit olması nedeni ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı taraf arasında geçmiş zaman dilimi içerisinde ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, bu minvalde taraflar arasında yapılan anlaşmalar doğrultusunda alım satım yapıldığı ve faturaların tanzim edildiğini, ancak davacı şirket tarafından müvekkili şirkete teslim edilen fatura konusu malların taraflar arasındaki anlaşmalara uygun olarak teslim edilmediğini, davacı tarafın edim yükümlülüklerini yapılan anlaşmalara uygun olarak yerine getirmediğini, davacı tarafça gönderilen fatura konusu malların aradaki anlaşmaya aykırı olarak teslim edilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin konuyu mail yazışmaları, ticaret konusu malların fotoğraflarının gönderilmesi ve ayrıca telefon ile aramak suretiyle sözlü olarak defalarca davacı tarafa ilettiğini fakat davacı şirketin kendi içerisindeki yönetim ve personel değişiklikleri bahane gösterilmek suretiyle taleplerinin her defasında sürüncemede ve karşılıksız bırakıldığını ve akabinde de ihtilaf konusu olan uyuşmazlığa ilişkin tanzim edilen faturaların davacı tarafından icra takibi konusu yapıldığını, takip talebinde talep edilen işlemiş faiz oranını da hatalı olarak hesaplandığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVA KONUSU : Açılan dava, taraflar arasındaki alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünler sebebiyle olarak davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223). İzmir... İcra Dairesini... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı...Yönetimi Nakliye Lojistik Elektrik Üretim Anonim Şirketi olduğu, borçlunun davalı ...m Ve Geri Dönüşüm Nakliye İnşaat Gıda Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 109.866,80-TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Mahkememizce dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 17/08/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; taraflar arasında cari hesap çalışması yapıldığı, cari hesap sözleşmesi akdedilmediği, her ne kadar davacı İzmir ...İcra Müdürlüğünü...E. Sayılı dosyasına ilişkin alacağına “faturaları” konu etmiş ise de, davacının; cari hesap çalışmasından doğan, 100.189,79-TL bakiye alacağının mevcut olduğu tespit edildiği, davacı tarafından davalıya ihtar çekilmediği temerrüde düşürülmediği, temerrüdün birlikte oluşmuş olduğu, taraflar arasında faize ilişkin bir düzenleme de bulunmadığı, davacı kayıtlarına göre; 23.02.2022 takip tarihi itibariyle 100.189,79-TL alacağı bulunmakta olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Mahkememizce 10/11/2022 tarihli duruşma ara kararı ile davalı defterlerinin de incelenmesi için ara kurularak dosyanın ek rapor düzenlenmek üzere yeniden bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. 17/02/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; davalının defterleri incelendiği, davalının e-defter tuttuğunun tespit edildiği, taraf kayıtlarının bir biriyle karşılaştırıldığı, davacının tüm faturalarının, davalının cari hesap kayıtlarında yer aldığı, davacının ihtilafa konu ettiği, 17.06.2021-08.09.2021 tarihleri arası tanzim edilen 7 adet faturasının da davalı cari hesap kayıtlarında yer aldığı, davalının ödemeleri yönünden de taraf kayıtlarının karşılaştırıldığı, davalı tarafından yapılan ödemelerin davalının kendi kayıtlarına alınmadığı, 2021 yılı sonu itibariyle; 05.12.2021 tarihinde, davacıya 888.678,43-TL borcun olduğu ve bu borcun “Banka İşlem Fişi” adı altında tek bir kayıtla kapatıldığı ve borcun sıfırlandığının tespit edildiği, davacının faiz talebine ilişkin olarak da; taraflar arasında bir sözleşme var ise, TTK.nun 1530/4 fıkrası a bendine göre faize hak kazanılacağı, taraflarca dava dosyasına sunulu bir sözleşme bulunmadığı hususlarında görüş bildirilmiştir. 11/05/2023 tarihli duruşmada davalı vekilinin banka işlem fişi adı altında ödemenin hangi banka aracılığı ile hangi tarihte yapıldığına ilişkin beyanda bulunmak üzere tarafına süre verilmesini talep etmiş, mahkememizce duruşma ara kararı ile davalı vekiline ödemeye ilişkin bilgi ve belgeleri bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verilmiş ve davalı vekili 25/05/2023 tarihli beyan dilekçesini mahkememiz dosyasına sunmuştur. Mahkememizce 26/10/2023 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilerek davalı vekilinin sunmuş olduğu dekontların değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilerek dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. 29/12/2023 havale tarihli bilirkişi ikinci ek raporunda sonuç olarak; davalı tarafa ait ödeme dekontları davacı cari hesap kayıtları ile karşılaştırıldığı, yapılan incelemeler ve karşılaştırmalar neticesinde; davalı vekili tarafından, 25.05.2023 tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulan ödeme dekontlarının incelendiği, davacının cari hesap kayıtları ile karşılaştırıldığı, davalı ödeme dekontlarının davacı kayıtlarında yer aldığının tespit edildiği, 2021 yılı sonu itibariyle; davalı cari hesap kayıtlarına göre, davacıya 888.678,43-TL borcun olduğu ve bu borcun “Banka İşlem Fişi” adı altında tek bir kayıtla kapatıldığının tespit edildiği, ancak bu işlem fişinin dayanağı ödeme belgesinin ibraz edilmediği; davacının bedelini talep ettiği faturaların toplam bedelinin 100.593,71-TL olduğu, ancak davacı kayıtlarına göre alacak bakiyesinin ise 100.189,79-TL olduğu, davacının takibe cari hesap alacak bakiyesini konu ettiğini; taraflar arasında cari hesap çalışması yapıldığı, cari hesap sözleşmesi akdedilmediği, taraflar arasında faize veya vade farkına ilişkin teamül haline gelmiş bir uygulama da tespit edilemediği, ancak hükmün hukuki taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacının cari hesap alacağına takip tarihine kadar faiz uygulanmasına karar verilmesi halinde davacının, cari hesap bakiyesini, 31.12.2021 tarihinde tespit ettiği; 31.12.2021-23.02.2022 tarihleri arası faiz uygulanması halinde tarafların tacir, alacağın ticari olması nedeniyle TCMB avans faizinin uygulanmasının gerekeceği, 23.02.2022 takip tarihi itibariyle davacının asıl alacağının 100.189,79-TL olduğu, işleyecek faizinin 2.323,15-TL olduğu, toplam alacağın 102.512,94-TL olacağının hesaplandığı hususlarında görüş bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalar ve cari hesap dökümü, serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki alım satım işlerine dair olarak bulunan ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, icra dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı borçlunun davalı olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 109.866,80-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, her iki tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği taraflara ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davacı şirketin takip tarihi itibarıyle davalı şirketten 100.189,79-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı şirketin davalı şirketten 100.189,79-TL alacaklı olduğunu, alacaklı olduğu bedeli ve davalı tarafın ödeme emrine yapılan itirazın haksız olduğunu usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı, davalı şirket tarafından ödeme emrine yöneltilen itirazın bu miktar yönünden yerinde olmadığı fakat davacı tarafından davalıya ihtar çekilmediği temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabulün ile; İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takip dosyasından tahsili talep edilen 100.189,79-TL asıl alacağa davalı borçlunun yapmış olduğu itirazın iptaline, işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebinin reddine, alacağın likit ve hesaplanabilir olup davalı tarafın haksız itirazı nedeniyle alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere. 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, A)İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptali ile, takibin 100.189,79-TL asıl alacak ve bu asıl alacağın takip talebinde belirtilen işleyecek faizi ile birlikte devamına, B)İşlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebinin reddine, C)Dava konusu icra takip dosyasında tahsili talep edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.843,96-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 1.326,93-TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.517,03-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 35,50-TL elektronik tebligat, 249,00-TL tebligat, 750,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.034,50-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 943,38-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 1.326,93-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.407,63-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 9.677,01-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak, 137,40-TL'sinin davacıdan tahsili, 1.422,60-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 8-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2024
Katip... e-imza
Hakim... e-imza