İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/551 E. 2024/249 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/551
Karar No
2024/249
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/551 Esas KARAR NO : 2024/249 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 19/07/2023 KARAR TARİHİ : 09/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plaka sayılı araca 02/04/2022 tarihinde park halinde iken davalı ... şirketinden sigortalı olan ...plaka sayılı aracın %100 kusurlu çarpması ile maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, davalı ... şirketine yapılan başvuru sonrasında sigorta tarafından 06.06.2022'de 8.000-TL ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin gerçek zararı karşılamadığını, müvekkiline ait aracı... model olduğunu, kaza sebebiyle değer kaybettiğini, değer kaybı için aracın kazadan önceki değeri ile kazadan sonraki rayiç değerinin tespiti ile değer kaybının belirlenmesi gerektiğini, gerçek zararın karşılanması gerektiğini belirterek açıklanan gerekçelerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL değer kaybı ve 100TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek faizi ile davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; görev ve yetki itirazları olduğunu, davanın konusunun 04.02.2022 tarihinde davacının maliki olduğu... plakalı araç ile müvekkil şirkette 15.12.2021 başlangıç ve 15.12.2022 bitiş tarihli ...numaralı ZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın çarpmasına neticesinde meydana geldiği iddia edilen hasar tazminatı ve değer kaybı tazminatı talepli dava olduğunu, araç başına teminat limitinin de 43.000,00 TL olduğunu, dosya açıldığını, yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde davacının aracındaki hasar için... tedarik firmasına 4.977,95 TL ve davacı asile 10.030,00 TL ödeme yapıldığını (toplamda 45.007,95 TL), müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, ayrıca ekspertiz incelemesi neticesinde araçtaki değer kaybı için 8.000,00 TL ödeme yapıldığını, herhangi bir sorumluluğun kalmadığını, kusur incelemesi yapılması gerektiğini, reel değer kaybının kaybın belirlenmesi gerektiğini, geriye dönük hasar kayıtlarının başvurandan celbini talep ettiklerini, araçta hasarlı bölgelerin önceki tarihli kazalarda hasar almış olması durumunda, mükerrer değer kaybı oluşturmayacağını, hasar tazminatı talebi için ZMSS poliçesi genel şartların uygulanması gerektiğini, anlaşmalı onarım merkezi parça, tedarik, işçilik ve 9021 iskonto oranı ile ücretlerin müvekkil şirket için geçerli olması gerektiğini, KDV'ye itirazları olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunda olmayan KDV'den kaynaklı bakiye tazminatın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, temerrüt başladığından kaza tarihinden faiz talebi haksız olduğunu, ödemenin tenzili gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta tarafından davalıya ve tedarikçi firmaya toplam 15.003,95 TL ödeme yapıldığını, ayrıca 8.000 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, 43.000 TL poliçe limitinin tamamlanmadığını belirterek davanın reddine, muhtemel ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVA KONUSU : Dava, 02/04/2022 tarihinde davalı ... şirketinden sigortalı olan... plaka sayılı araç ile davacıya ait... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu davacıya ait... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar ve hasar nedeniyle oluşan değer kaybının ne kadar olduğu, hasar miktarının ve değer kaybı bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenecek bedelin eksik ödemenin yapıldığı kaza tarihinden (02/04/2022) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. Gerekli bilgi ve belgeleri temini akabinde somut olay değerlendirilerek Mahkememizce dosya bir trafik alanında ve bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 09/02/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda; Kazanın Oluşu ve İhlaller Bakımından; ... plakalı araç sürücüsünün park ederken manevra kurallarına uymayarak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, park halindeki...plakalı araç sürücüsünün aracı işletme halinde olmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, Onarım Bedeli Bakımından; davaya konu ... plakalı... marka 2018 model marka aracın 02/04/2022 kaza tarihi itibarıyla hasar onarım bedelinin İSKONTOLU olarak; 10.218,60 TL yedek parça, 2.500,00 TL işçilik olmak üzere toplam 12.718,60 TL +KDV, KDV dahil 15.007,95 TL olduğu, Sayın Mahkemenin nihai kararı iskontolu onarım bedeli 15.007,95 TL yönünde olması durumunda; bu miktar dava öncesi (servise, tedarikçiye ve davacıya) ödenmiş olduğundan bakiye onarım bedeli olmayacağı; İSKONTOSUZ olarak; 11.340,00 TL yedek parça, 2.500,00 TL işçilik olmak üzere toplam 13.840,00 TL+KDV, KDV dahil 16.331,20 TL olduğu, Sayın Mahkemenin nihai kararı, iskontosuz onarım bedeli 16.331,20 TL yönünde olması durumunda bu miktar dava öncesi ödenmiş olan 15.007,95 TL düşüldüğünde, kalan bakiye onarım bedeli farkının 1.323,25 TL olduğu, kaza ile hasarlı parçaların uyumlu olduğu, Değer Kaybı Bakımından; 2018 model aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihinde, onarım sonrası rayicinin 1.380.000 TL ile 1.385.000TL olduğu, ortalama değerinin 1.382.500 TL olduğu, Yargıtay 17 HD. nin gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (1.400.000 TL) onarım sonrası rayici (1.382.500TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 17.500,00 TL olduğu, Sayın Mahkemenin nihai kararı, bu yönünde olması durumunda dava öncesi ödenmiş olan 8.000,00 TL değer kaybı bedeli düşüldüğünde, kalan bakiye değer kaybı bedeli farkının 9.500.00 TL olduğu hususlarındaki görüş, kanaat ve tespitlerinin bildirildirildiği görüldü. Mahkememiz 15/02/2024 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararı gereğince mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda 01/03/2024 tarihli ara karar ile bilirkişi heyet raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu, yeni bir bilirkişi raporu veya ek rapor alınmasına yer ve gerek olmadığı kanaatine varılarak taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itirazlarının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacı vekili 01/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile "..ıslah yolu ile arttırdığımız kısım ile dava dilekçesinde talep ettiğimiz miktarların birleştirilmesiyle hesaplanan; neticeten 9.500 TL değer kaybı maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz." talebinde bulunmuş; 09/05/2024 tarihli duruşmada "Islah dilekçemizde 9.300,00-TL değer artırımında bulunduk, dava açarken de 100,00-TL hasar tazminatı ve 100,00-TL değer kaybı tazminatı talep etmiştik. Hasar ve değer kaybı olmak üzere 9.500,00-TL tazminat talebimiz vardır. Dava ve ıslah dilekçemiz doğrultusunda davanın kabulüne karar verilsin" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi heyetinin 09/02/2024 havale tarihli bilirkişi heyet raporu ile yukarıda değinilen somut olay ve yasal düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait aracın, davalı ... şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde hasar gördüğü söz konusu trafik kazasının oluşumunda davacıya ait araç sürücünün kusurunun bulunmadığı, davalı sigortalı aracın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta 16.331,20-TL hasar onarım bedeli oluştuğu, davalı ... tarafından dava öncesi ödenmiş olan 15.007,95 TL düşüldüğünde kalan bakiye onarım bedeli farkının 1.323,25 TL olduğu, yine davacının aracında 17.500,00-TL değer kaybı oluştuğu, davalı ... tarafından dava öncesi 8.000,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Belirtilen gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla dava değeri artırım dilekçesi ile davacı vekilinin 05/09/2024 tarihli duruşmada bildirmiş olduğu beyanları da göz önünde bulundurularak taleple bağlılık ilkesi uyarınca davanın kabulüne karar vermek gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, a)9.400,00-TL bakiye değer kaybı kaybı tazminatının, davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 02.04.2022 tarihinden itibaren, davalı ...Ş yönünden ise poliçe limiti (100.000,00 TL)ile sınırlı olmak kaydıyla ve 06/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b)100,00-TL hasar tazminatının, davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 02.04.2022 tarihinden itibaren, davalı ...Ş yönünden ise poliçe limiti (100.000,00 TL) ile sınırlı olmak kaydıyla ve 06/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 648,95-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 269,85-TL harç ile 158,83-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 220,27‬-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 90,00-TL elektronik tebligat, 418,00-TL elektronik tebligat, 3,75-TL (KEP) posta masrafı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 269,85-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcı ve 158,83-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.210,28‬-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 9.500,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.200,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/05/2024

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/551, K. 2024/249, T. 09.05.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-551-e-2024-249-k-6152c5e43633