İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/654 E. 2024/276 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/654
- Karar No
- 2024/276
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/654 Esas KARAR NO : 2024/276 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/08/2023 KARAR TARİHİ : 14/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.03.2023 tarihinde müvekkiline ait...plakalı araç ile davalı ... A.Ş.'nin sigortalısı (... poliçe numaralı trafik sigorta poliçesi)... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin aracının ağır hasar aldığını ve düşük piyasa rayicinden “çekme belgeli pert” işlemi gördüğünü, gerçek piyasa rayici ile aradaki farkın ve 723,34 TL ekspertiz ücretinin sigorta şirketince tazmin edilmesi gerektiğini, sigorta şirketince araç için yapılan ödemenin piyasa rayiç değerinin çok altında olduğunu, ekspere ödenen ücretin de sigorta şirketince karşılanması gerektiğini, meydana gelen kaza sebebiyle müvekkilinin maliki bulunduğu aracın onarılamayacak derecede ağır hasara uğradığını, müvekkili tarafından onarım merkezleri, servisler vs. aracın tamirini yapabilecek birçok yer ile görüşülmüşse de ilgili yerlerde müvekkiline aracın onarımı yapılsa dahi motor aksamının onarım sonrasında sağlıklı çalışmasının mümkün olmadığının bildirildiğini, davalı sigorta şirketine zararın tazmini adına başvuru yapıldığını, ancak davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir cevap verilmediğini belirterek davanın kabulüne, 11.03.2023 tarihli kaza sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespitine, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili için şimdilik belirsiz alacak olarak açtıkları 100 TL tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari kredilere uygulanan avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile müvekkilimize ödenmesine, 723,34 TL ekspertiz ücretinin davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, dava şartı olan arabuluculuk aşamasında davacı müvekkili temsil ettiklerinden ötürü tarafları ehine arabuluculuk vekalet ücretinin de hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında ... hasar dosyası üzerinden 16/05/2023 tarihinde hasar ödemesi olarak davacı hesabına 31.400,00TL ödeme yapıldığını, sovtaj alıcısı tarafından da 26.05.2023 tarihinde davacıya 128.600 TL ödeme yapıldığını, davacıya yapılan toplam ödemenin 160.000 TL olduğunu, tam ziya hasar mutabakatname ve ibraname formunda da belirtildiği üzere müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde ve kusur oranında 31.400,00 TL olduğunu, kalan sovtaj bedeli kısmının sovtaj firması tarafından ödeneceğinin belirlendiğini ve müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, hasar evraklarında yer alan tam ziya hasar mutabakatname ve ibraname formundan görüleceği üzere davacının, aldığı tazminat bedeliyle sigorta poliçesi hükümleri tamamen yerine getirilmiş olduğu gerekçesiyle kaza nedeniyle müvekkili sigorta şirketine yöneltilen her türlü borç ve taahhütten feragat ettiğini imza altına almdığını, müvekkili sigorta şirketinin hem yapılan ödeme sebebiyle hem de davacının ibranamesi sebebiyle hiçbir sorumluluğunun kalmadığını, müvekkili şirketin ekspertiz hizmet bedeline yönelik sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirketin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek Davanın reddine ve karşı tarafın yargılama giderleri ile vekalet ücreti ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA KONUSU : Açılan dava, 11/03/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ya ait... plakalı araçta meydana gelen hasar kaybının ne kadar olduğu, hasar sebebiyle oluşan hasar bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenecek hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde tahsili ile davacıya verilmesi, ayrıca 723,34-TL ekspertiz raporu bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunun 85/1 maddesine göre bir aracın işletilmesi bir kimsenin ölmesi veya yaralanması yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı yasanın 91.maddesinde ise işletenlerin Kara Yolları Trafik Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle hükümlü olduğu, aynı yasanın 51.maddesinde ise tazminatın kapsamı ve ödeme biçiminin, durumun gereği ve özellikle kusurun ağırlığı göz önüne alınarak hakim tarafından belirleneceği hususları düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. Somut olay mahkememizce değerlendirilerek dosya otomotiv uzmanı ve trafik uzmanı bilirkişilerine tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 22/12/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davaya konu 11.03.2023 tarihli kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün önündeki araç ile güvenli takip mesafesini korumayarak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı; bahse konu...plaka sayılı aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 200.000,00.-TL ve aracın hasarlı vaziyetteki değerinin (sovtaj, hurda bedeli) 128.600,00.-TL olduğu, dava konusu aracın ağır hasarlı olması nedeniyle pert - total edilmesinin teknik ve ekonomik açıdan uygun olacağı, bu kapsamda bahse konu aracın 03.05.2023 tarihinde “Çekme Belgeli” olarak işlem gördüğü, dosya kapsamına göre davalı sigorta şirketinin, davacı tarafa 128.600,00.-TL sovtaj bedeli ve 31.400,00.-TL hasar tazminat bedeli olarak toplam 160.000.00.-TL ödeme yaptığı, buna göre davalı sigorta şirketinin bakiye tazminat yükümlülüğünün 40.000,00.-TL olabileceği, dava konusu... plaka sayılı aracın hasar tespit ekspertiz ücretinin 723.34.-TL (KDV Dahil) olabileceği hususlarındaki görüş kanaat ve tespitlerini bildirmişlerdir. Mahkememizce 22/02/2024 tarihli celsenin iki nolu ara kararı ile "Yerleşmiş yargı kararları gereği kusurun ve kusur oranının belirlenmesinin mahkemeye ait olması nedeniyle, gerek aktüer bilirkişinin yaptığı hesaplamanın kusur oranına göre yargılama sırasında belirli olmasının tarafların yapacakları iddia ve savunmalar gereği adil yargılanma hakkı çerçevesinde gerekli olduğu, gerekse davacı tarafça ıslah yoluna gidildiği takdirde ıslahın belirlenen kusur oranı üzerinden yapılabileceği dikkate alınarak, gereksiz ve karmaşıklığa yol açacak yeni sorunların yaratılmaması açısından kusur oranının mahkememizce belirlenip taraflara açıklanmasının gerekli olduğu göz önünde tutularak; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile mahkememizce alınan kusur bilirkişisi raporu ile davaya konu kazada davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespitine," şeklinde hüküm kurularak yargılamaya devam olunmuştur. Davacı vekilinin 29/02/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile 100-TL olarak maddi tazminatı 40.000,00-TL olarak talep ettiklerini belirterek 40.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 723,34 TL ekspertiz ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin, arabuluculuk vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları, 22/12/2023 havale tarihli bilirkişi heyet raporu, ıslah dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait aracın davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde hasar gördüğü söz konusu trafik kazasının oluşumunda davacıya ait araç sürücünün kusurunun bulunmadığı, davalı sigortalı aracın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere... plaka sayılı aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 200.000,00-TL ve aracın hasarlı vaziyetteki değerinin (sovtaj, hurda bedeli) 128.600,00.-TL olduğu, dava konusu aracın ağır hasarlı olması nedeniyle pert - total edilmesinin teknik ve ekonomik açıdan uygun olacağı, bu kapsamda bahse konu aracın 03.05.2023 tarihinde “Çekme Belgeli” olarak işlem gördüğü, dosya kapsamına göre davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 128.600,00.-TL sovtaj bedeli ve 31.400,00.-TL hasar tazminat bedeli olarak toplam 160.000.00.-TL ödeme yaptığı, buna göre davalı sigorta şirketinin bakiye tazminat yükümlülüğünün 40.000,00.-TL olabileceği, davacı vekilinin 29/02/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile 40.000,00-TL hasar tazminatı, 723,34-TL ekspertiz ücreti talep ettiği, davacı zararı yargılama sonucu ortaya çıktığından davadan evvel davacı yanın harici ekspertiz incelemesi yaptırmasında hukuki yararının bulunduğu, dolayısı ile ekspertiz ücreti yargılama giderleri olarak davalıdan tahsili bakımından da davacı talebinin de yerinde olduğu değerlendirilmekle, davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı vekilinin arabuluculuk taraf vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesinde; ''Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez. Hükümlerin tavzihine ilişkin istemlerin ret veya kabulü halinde de avukatlık ücretine hükmedilemez. Buna karşılık, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştayda temyizen ve bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir.'' hükmüne yer verilmiş olup, avukatlık ücretinin kapsadığı işlere yer verilmiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 16. maddesinde ise 'Arabuluculuk, Uzlaşma Ve Her Türlü Sulh Anlaşmasında Ücret' hususunda; ''1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşma sağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından doğacak avukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarınca hesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerini oluşturur. (2) Ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerde aşağıdaki hükümler uygulanır: a) Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanır. Şu kadar ki miktarı 7.200,00 TL’ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlık ücreti, 1.080,00 TL. maktu ücrettir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez. b) Konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktu ücrettir. c) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, 1.080,00 TL. maktu ücrete hak kazanır. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez. ç) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek bu Tarifeye göre belirlenir.'' hükmü düzenlenmiştir. Yine her ne kadar davacı vekilince dava dilekçesinde, arabuluculuk vekalet ücretinin hüküm altına alınması talep edilmiş ise de, yukarıda yer verilen kanun ve tarife hükümleri kapsamında, avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığı olduğunun, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukatın ücrete hak kazanacağının, ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceğinin, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücretin (c) bendine göre ödediği maktu ücretin mahsup edilmesi ile bu tarifeye göre belirleneceğinin düzenlendiği, avukatın müvekkili olan tarafın yargılama sonucunda vekili olan avukata ödeyeceği vekalet ücretinin, anlaşmazlık ile sonuçlanan arabuluculuk faaliyeti kapsamında ödemesi gereken vekalet ücreti miktarının mahsup edilmesi neticesinde hesaplanacak bakiye bedelden ibaret olduğu dikkate alındığında, yapılan yargılama neticesinde ödenecek vekalet ücreti açısından avukatın müvekkili olan tarafa anlaşmazlık ile sonuçlanan arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin ek bir külfet olarak yüklenmediği, müvekkili tarafından ödenecek sonuç vekalet ücreti içerisinde arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin de yer aldığı, belirtilen sebepler dahilinde arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin, yargılama sonucunda hüküm altına alınan vekalet ücretinden hariç tutulduğuna dair herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, aksine arabuluculuk vekalet ücretinin, avukatın yargılama sonucunda hak edeceği vekalet ücreti içerisinde yer alacağının düzenlendiği, ilgili kanun ve mevzuat hükümleri kapsamında avukatın müvekkiline yüklenmeyen arabuluculuk vekalet ücretinin karşı taraftan tahsilinin talep edilmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği gibi iyi niyet kurallarına da aykırılık teşkil edeceği ve hukuk düzeni tarafından korunmasının mümkün olmadığı göz önünde bulundurularak talebin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, 40.000,00-TL hasar tazminatının, davalı ... Anonim Şirketindenn poliçe limiti (120.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) ve 16/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.732,40-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 269,85-TL harç ile 681,39-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.781,16-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 60,00-TL elektronik tebligat, 5,25-TL (KEP) posta masrafı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 269,85-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcı ve 681,39-TL ıslah harcı, 723,34-TL ekspertiz rapor ücreti olmak üzere toplam 6.009,68-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- 7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3,120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/05/2024 Katip ... ¸e-imza
Hakim... ¸e-imza