İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/212 E. 2025/715 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/212
Karar No
2025/715
Karar Tarihi

T.C. ........... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/212 Esas - 2025/715 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ........... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/212 Esas KARAR NO : 2025/715

.......x........x. .x........x......x. ......x.........x.........x ..x......x...........x DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/02/2022 KARAR TARİHİ : 26/11/2025 KR.YZL.TARİHİ : 25/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı kurum arasında 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu kapsamında kalan 5 farklı hizmet alım sözleşmesi yapıldığını, söz konusu sözleşmelerin 2021/177058, 2021/264282, 2021/363128, 2021/246273-456 ve 2021/234200 sayılı hizmet alım sözleşmeleri olduğunu, işbu sözleşemeler kapsamında kuruma teminat mektupları verildiğini, davalı kurumun işbu hizmet alım sözleşmeleri kapsamında bünyesinde çalışan işçilerin işçilik alacaklarından sorumlu olmamak adına uzun yıllardır sözleşme konusu işleri ihale yoluyla farklı yüklenicilere verdiğini, işçilerin iş sözleşmeleri, ihale süresi ile sınırlı olarak belirli süreli şekilde akdedilmekte olup müvekkilinin ihaleyi kazanmasından önce zaten işçilerin iş akitlerinin sona erdiğini, müvekkili şirketin de yapılan ihale ve hizmet alım sözleşmeleri kapsamında eski işçilerle çalışma yükümlülüğü bulunmadığından ihale konusu iş için kendi işçileri ile sözleşme akdettiğini, ancak davalı kurumun eski işçilerin işçilik alacaklarının tazmini amacıyla kurumlarına başvuruda bulunduğunu, işbu sebeple eski işçilerin işe alınması gerektiğini belirterek müvekkili şirkete baskı yaptığını, müvekkili şirketin ihale şartnamesi, hizmet alım sözleşmesi ve ferileri uyarınca eski işçilerle çalışma yükümlülüğünün bulunmadığını ve kendi bünyesinde hiç çalışmamış olan eski işçilerin işçilik alacaklarının sorumluluğunu üzerine almak istemediğini belirterek davalı kurumun talebininin hukuken mümkün olmadığını şifahen belirttiğini, bunun üzerine hiçbir geçerli neden bulunmamasına ve ihale konusu iş layıkıyla yerine getiriliyor olmasına karşın müvekkili şirketin çalışma sahasında pekçok kez müfettiş incelemesi yaptırıldığını, müfettiş tarafından yapılan denetimler sonucu işin işleyişi ve hizmet alım sözleşmesi ile anlaşılan hususlarda her şeyin teknik şartnameye uygun olarak yapıldığının tespit edildiğini, akabinde davalı kurum yetkilileri tarafından müvekkili şirkete müfettişin denetim esnasında işçilerle konuştuğunu, işçilerin müvekkilinin kendilerinden senet aldığını beyan ettiğini ve işbu sebeple hizmet alım sözleşmelerinin feshedildiğini ve teminat mektuplarının irat kaydedileceğini bildirdiğini, ortada verilmiş bir ihaleden yasaklılık kararı bulunmamasına karşın müvekkili şirketin ihalelere katılmasının engellendiğini, müvekkili şirket hakkında Resmi Gazete'de ilan edilen karar uyarınca 1 yıl süre ile ihaleden yasaklılık kararı verildiğini, davalının işçilerden senet alındığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalı kurumun sözleşmeleri fesih gerekçelerinin gerçeği yansıtmadığını beyanla, davalı tarafından 2021/177058, 2021/264282, 2021/363128, 2021/246273-456 ve 2021/234200 sayılı hizmet alım sözleşmelerinin haksız feshedilmesi nedeni ile müvekkilinin uğradığı 50.000,00-TL maddi tazminatın, sözleşmelerin feshi tarihi olan 23/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firma tarafından hizmet alımı işlerinde çalışanlara herhangi bir karşılığı olmaksızın senet imzalatıldığını, senet imzalamayanların işten çıkarıldığı yönündeki iddialarının kurumlarının müfettişleri tarafından soruşturulduğunu, düzenlenen raporda .............. Mak. Oto. Gıda San. Ltd. Şti.'nin ELİ Müdürlüğüne karşı üstlendiği Personel Çalıştırmasına Dayalı Tamir, Bakım, Kriblaj Tesislerinin Çalıştırılması ve Dereköy Torbalama Tesislerinin Çalıştırılması konulu işlerde çalıştırdığı personelden ifadesine başvurulanların tamamının, firma yetkililerinin çalışmak istiyorlarsa senet imzalamaları gerektiğini, senet imzalamazlarsa çalışmaya devam edemeyeceklerini, sözleşmenin bitiminde kıdem tazminatlarını banka hesaplarına yatıracaklarını, kendileri kıdem tazminatlarını banka hesaplarından çekip firmaya götürdüğünde senetleri geri vereceklerini söylediğini, ayrıca firmanın Kriblaj Tesislerinin Çalıştırılması konulu hizmet alımı işinde çalışma sağlığı ve güvenliği kursunun bedelini firmanın kendilerinden aldığını belirttiğini, yapılan incelemede bazı işçilerin kıdem tazminatlarının yatırıldıktan sonra 3 dakika içinde geri çekilmesinin, işçilere ilgisiz teminat mektupları düzenlettirildiği gibi hususların tespit edildiğini, yapılan işlemlerin çalışanların iş hukukundan kaynaklanan alacakların tahsilini engelleyerek iş ve çalışma hürriyetini ihlal ettiğinin açık olduğunu, çalışanlara yapılan hukuksuz eylemlerin bir sonucu olarak kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine 1 yıl süre ile katılmaktan yasaklanması kararı verildiğini, sözleşmenin feshedilmesi ve teminatların gelir kaydedilmesinin tümüyle sözleşmeye ve Kanuna göre zorunlu olarak yapılan işlemler olduğunu beyanla, ........... 13. İdare Mahkemesi 2022/457 Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını davanın reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve mahkeme masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, tazminat istemine ilişkindir. Dosya ........... 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/59 Esas, 2022/31 Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiş ve işbu esasa kayıt olmuştur. Dava açılmadan evvel arabulucuya müracaat edilmiş olup işbu dava şartı yerine getirilmiştir. Mahkememizce ........... 13. İdare Mahkemesinin 2022/457 Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, ........... Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü'nün, Manisa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün yazı cevabı getirtilerek dosya kapsamına alınmıştır. Davacı tanığı .............'ün dinlenilmesi için ....... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık 12/09/2022 tarihli duruşmadaki beyanında; "Ben davacı şirket bünyesinde işçi olarak çalışıyorum, iddia edildiği gibi herhangi bir şekilde senet imzalamadım, diğer işçilerin de senet imzaladığına dair bir bilgim yoktur, çalıştığım dönem itibariyle kıdem tazminatımı ve yasal haklarımı aldım, işe alınmayan işçilerin neden işe alınmadığı hususunda bilgim yoktur, bilgim görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum." beyanında bulunmuştur. Davacı tanığı Fahrettin Bayraktar'ın dinlenilmesi için ....... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık 12/09/2022 tarihli duruşmadaki beyanında; "Ben davacı şirket bünyesinde mali müşavir olarak çalışıyorum, iddia edildiği gibi herhangi bir şekilde ben senet imzalamadım, diğer işçilerin de senet imzaladığına dair bir bilgim yoktur, görgüm yoktur, böyle bir şey olmasının mümkün olmadığını düşünüyorum, genellikle yeni işçiler alınıyordu bu yüzden eski işçiler sitemkar oluyorlardı o yüzden bu şekilde davranmış olabileceklerini düşünüyorum, ayrıca işçi alımlarında genelde işçilerin icra borçları olduğu için sıkıntı yaşandığını biliyorum, bende şirkete işçi alımı yapılırken kıdem yükü ve icra kesintisi olmayan işçilerden alım yapılması yönünde uyarılarda bulunuyorum, bahsi geçen teftiş raporundaki işçi isimlerini bilmem mümkün değildir, yalnızca davacı şirket değil birden fazla şirketin yaklaşım iki bin kişinin sigorta iş ve işlemlerini takip ediyorum, işe alınmayan işçilerin neden işe alınmadığı hususunda bilgim yoktur, işçilerin bir kısmının icra borçları olduğu için tazminatlarını elden almak istiyorlardı, ancak ben bana bu taleple gelindiğinde müsade etmiyordum, yasal yükümlülüklerden kaynaklı her türlü alacak kalemi banka hesaplarına yatırılıyordu, yatırılan paraların kısa süre içinde çekilmesine ilişkin şirketten kaynaklanan bir durum yoktur, ne şekilde yapıldığını bilmiyorum, bilgim görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum." beyanında bulunmuştur. Davacı tanığı .......r'ın dinlenilmesi için ....... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık 12/09/2022 tarihli duruşmadaki beyanında; " Ben davacı şirket bünyesinde işçi olarak çalışıyordum, iddia edildiği gibi herhangi bir şekilde senet imzalamadım, diğer işçilerin de senet imzaladığına dair bir bilgim yoktur, çalıştığım dönem itibariyle kıdem tazminatımı ve yasal haklarımı aldım, işe alınmayan işçilerin neden işe alınmadığı hususunda bilgim yoktur, bilgim görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum." beyanında bulunmuştur. Davacı tanığı ........'ün dinlenilmesi için ....... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık 12/09/2022 tarihli duruşmadaki beyanında; " Ben davacı şirketin ofis bölümünde çalışıyordum, şu anda emekli oldum emekliyim, şirket davalı kurumdan hizmet alımı yapıyordu, işin alındığı dönemde işçiler arasında alkol veya başkaca yasaklı madde kullanımından kaynaklı şirketten önceki dönemde çalışan işçiler ile alakalı sözleşme yapılmaması sonrasında davalı kurum dayanaksız teftiş raporu düzenleyerek haksız biçimde sözleşmenin feshi yoluna gittiler, işçilere zorla senet imzalattırıldığı ve aleyhlerine icra takibi başlatıldığı iddia edilmiş ise de bu husus doğru değildir, işçi alımları ve işçi sözleşmelerinin feshi tamamen yasal mevzuattan kaynaklı yürütülmüştür, hizmet alım sözleşmesi imzalanırken aynı zamanda yine devlete ait SEAŞ Santral bünyesinde 58 işçiye dair yine hizmet alımı yapıldı, bu sözleşme 3 yıllıktır, bu işçilerle alakalı hiçbir problem olmadığı gibi senet iddiası da ortaya atılmamıştır, hali hazırda işlerine devam etmektedirler, firma işçi alımları yaparken genelde önceki çalışmasından kaynaklı kıdem yükü bulunmayan yeni işçileri tercih ediyordu, uzun süreli çalışan işçilerin alımı yapılınca önceki çalışmalarından kaynaklı kıdem ve ihbar tazminatı yükümlülüğü doğuyordu bu sebeple yeni işçiler tercih ediliyordu, iş bitiminde işçilerin hak etmiş olduğu tazminatlar bizden elden ödeme talep ediliyordu çünkü işçilerin icralık borçları vardı, biz yine de tüm işçilere banka hesaplarına ödemelerini yaptık, işçiler borçları bulunduğu için aynı gün içinde parayı çekmiş olabilirler diye düşünüyorum, bilgim görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum." beyanında bulunmuştur. Davacı tanığı ..........r'in dinlenilmesi için ....... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık 12/09/2022 tarihli duruşmadaki beyanında; " Ben davacı şirket bünyesinde işçi olarak çalışıyorum, yine aynı iş alanında TKİ bünyesinde .......... şirketinde halen çalışmaktayım, iddia edildiği gibi herhangi bir şekilde senet imzalamadım, diğer işçilerin de senet imzaladığına dair bir bilgim yoktur, çalıştığım dönem itibariyle kıdem tazminatımı ve yasal haklarımı aldım, işe alınmayan işçilerin neden işe alınmadığı hususunda bilgim yoktur, bilgim görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum." beyanında bulunmuştur. Davacı tanığı ......'ün dinlenilmesi için ....... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmış, tanık 10/10/2022 tarihli duruşmadaki beyanında; "Ben davacı .............. Makina şirketinde 2 yıl boyunca makina teknikeri olarak çalıştım, çalıştığım süre boyunca hak etmiş olduğum tazminat ve haklarımı davacıdan aldım, bana herhangi bir senet imzalatılmadı, diğer işçilerinde senet imzaladığına dair bir bilgim yoktur, bilgim görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum." beyanında bulunmuştur. Mahkememizce yargılama sırasında kesinleşmesi beklenilen ........... 13. İdare Mahkemesinin 2022/457 Esas, 2022/2125 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından "ELİ Müdürlüğü Tamir Bakım Hizmeti" (İhale Kayıt No: 2021/177058) işi için 17.05.2021 tarihinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesi kapsamında gerçekleştirilen ihale sonucunda, ELİ Müdürlüğü Tamir Bakım Onarım işi sözleşmesini imzalayan davacı tarafından, Teftiş Kurulu'nca yapılan inceleme sonucunda çalışanlara kıdem tazminatı karşılığında senet imzalatıldığı, şirketçe ödenmesi gereken iş sağlığı ve güvenliği kurs bedellerinin çalışanlardan alınarak iş hukukuna aykırı uygulamalar yapıldığının tespit edilerek sözleşmesinin feshedilmesi üzerine 4735 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca 1 yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına dair 19/01/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan olurun ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine dair 09/02/2022 tarih ve 3698599 sayılı işlemin iptali istenildiği, ........... 13. İdare Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 18/10/2022 tarih ve E:2022/457, K:2022/2125 sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ........... 7. İdari Dava Dairesi'nce 22/06/2023 tarih ve E:2022/2988, K:2023/1708 sayılı "İstinaf Başvurusunun Reddine" kararı verildiği, tekrar davacı vekili tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine Danıştay 13. Daire Başkanlığı'nın 17/09/2024 tarih ve E:2023/2648 K:2024/3359 sayılı "Onama" kesin kararı verildiği ve kararın 23/10/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Taraflar arasındaki ihtilafın; taraflar arasında imzalandığı sabit olan ihalelere esas hizmet alım sözleşmelerinin davalı tarafça haksız şekilde feshedilip edilmediği, edilmiş ise davacının zarara uğrayıp uğramadığı ve uğramış ise miktarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda; Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından "ELİ Müdürlüğü Tamir Bakım Hizmeti" (İhale Kayıt No: 2021/177058) işi için 17.05.2021 tarihinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesi kapsamında gerçekleştirilen ihale sonucunda, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü ile Ser-ra Makina Otomotiv ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında 28.06.2021 tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 36.2. maddesinde; "Yüklenici firmanın; çalıştırdığı personelin ücretleri ile Sosyal Güvenlik ve İşsizlik Sigortası Primlerini tam zamanında ve düzenli olarak yatırmaması veya uygulamada personele bordrolarında yer alan net ücretlerinden daha az ücret ödendiğinin, boş senede imza attırıldığı gibi işlem ve eylemlere tevessül ettiğinin tespit edildiği durumlarda T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Cumhuriyet Savcılıklarına bildirimde bulunulacak ve ayrıca aykırı davranışları nedeniyle sözleşmenin, idarenin sözleşmeyi feshetmesi maddesi hükmü uyarınca işlem yapılacaktır." hükmü yer aldığı, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda; işin yürütülmesi sırasında davacı şirketin çalışanlara kıdem tazminatları karşılığı senet imzalatma, senet imzalamayanları işten çıkarma, çalışanların kıdem tazminatlarını banka hesaplarına yatırarak sonrasında elden geri alma, şirket tarafından ödenmesi gereken iş sağlığı ve güvenliği kursu bedelini çalışanlardan alma şeklindeki uygulamalar yapıldığının tespit edildiği, bunun üzerine davalı kurum tarafından sözleşmenin feshedildiği ve davacı şirketin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 20. maddesi gereğince 13.01.2022 tarihli ve 100148 sayılı Bakanlık Oluru ile 1 yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verildiği görülmüş olup, davacı, sözleşmenin feshinin haksız olduğundan bahisle sözleşmelerinin haksız feshedilmesi nedeni uğradığı zararların tazminini talep etmiştir. Davacı tarafça, hakkındaki 1 yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına dair olurun ve bu işleme karşı yapılan itirazın reddine dair 09/02/2022 tarih ve 3698599 sayılı işlemin iptaline ilişkin ........... 13. İdare Mahkemesi'nde açtığı davanın yapılan yargılaması sonucunda işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verildiği ve bu kararın Danıştay incelemesinden geçerek kesinleşiği, kararın gerekçesinde; davacı tarafından, Teftiş Kurulu'nca yapılan inceleme sonucunda çalışanlara kıdem tazminatı karşılığında senet imzalatıldığı, şirketçe ödenmesi gereken iş sağlığı ve güvenliği kurs bedellerinin çalışanlardan alınarak iş hukukuna aykırı uygulamalar yapıldığının tespit edildiği ve söz konusu tespitler dolayısıyla davacı şirketin sözleşmenin 36. maddesini ihlal ettiği belirtildiği görülmüştür. Böylelikle idari yargıda verilen kararlar ile davacı şirketin çalışanlara kıdem tazminatı karşılığında senet imzalatıldığı, şirketçe ödenmesi gereken iş sağlığı ve güvenliği kurs bedellerinin çalışanlardan alınarak iş hukukuna aykırı uygulamalar yapıldığı ve davacının sözleşmenin 36. Maddesini ihlal ettiği hususları kesinleşmiştir. İdari yargıda kesinleşen bu tespitlerin, adli yargı mahkemeleri için de kesin delil teşkil edeceği, aksinin kabulünün hukuk yargılamasında geçerli bulunan hukuki belirlilik ilkesi ile uyuşmayacağı açıktır. Bu sebeplerle davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, davacının davalıdan tazminat talep etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Reddine, 2-Alınması gereken 615,40-TL maktu harcın, peşin alınan 853,88-TL harçtan mahsubu ile bakiye 238,48‬‬-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, 3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 4- Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

6- Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ........... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/212, K. 2025/715, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-212-e-2025-715-k-b46fa1163be6