İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/315 E. 2026/579 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/315
- Karar No
- 2026/579
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/315 Esas KARAR NO : 2026/579
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 30/03/2026 KARAR TARİHİ : 25/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı ...'nun ... Kooperatifi'nde yönetim kurulu başkanı ve ayrıca yetkilisi olduğu, yaklaşan olağan genel kurul çalışmaları ve kooperatifin korunaklı-düzgün ve sağlam herhangi bir odası bulunmadığından kooperatife ait tüm defter ve bilgilerin kendi yedinde ve oturduğu evde muhafaza ettiği sırada oturmakta olduğu evden "mahkeme kararı ile tahliye" şeklinde alelacele ve hazırlıksız tahliye edildiği, 2 işçi tarafından evinin taşındığı, genel kurul çalışmalarının başlaması için yeni taşındığı evinde kooperatif defterlerini ararken 3 adet resmi defter ve bir takım şahsi eşyalarının bulunduğu çantanın olmadığını fark ettiği, işbu çanta ya taşıma esnasında kaybolmuş ya da işçiler tarafından çalındığı, ancak nakliyeci ve nakliyecinin bulduğu işçilere ulaşabilme ihtimalinin bulunmadığı, bu sebeple ... tarihinde ... Polis Merkezi Amirliği'ne "Kayıp Eşya" bildiriminde bulunduğu ve defterlerin bulunması için resmi işlem başlatmış olsa da defterlerin bulunamadığı, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile kooperatife ait karar defteri, üye kayıt defteri ve ortaklar defteri hakkında zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE : Toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde dava zayi belgesi verilmesine ilişkindir. Öncelikle hak düşürücü süre ve ıttıla tarihi bakımından değerlendirme yapmak gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 82. maddesinin 7'inci fıkrasında "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa tacirin ziyaı öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği" düzenlenmiştir. Yasa metninden de anlaşılacağı üzere onbeş günlük süre hak düşürücü süre olup, süre ziyaın öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Yasada belirtilen öğrenmenin, ilgililerin hangi ticari evrak ve defterlerin ziyaa uğradığının, bir başka söyleyişle ziyaın kapsamının bilinir hale gelmesi ile söz konusu olabileceği, somut olayın özelliklerine göre bu bilgilere sağlıklı bir biçimde ulaşmanın en erken mümkün olduğu tarihte öğrenmenin (ıttıla) varlığından söz edilebileceği kuşkusuzdur. ( aynı yönde Yargıtay 11 HD 2015/5948 E. 2015/13050 K.) Somut olayda davacının beyanına göre şirket defterlerinin mahkemece verilen tahliye kararı sonrası, alelacele yetkilinin evinin taşınması sürecinde kaybolduğunu belirttiği, kararın ... tarihinde verildiği, karardan itibaren geçen 9 aylık süre nazara alındığında alelacele taşındığı belirtilen yetkilinin davayı 1 aylık hak düşürücü süre içinde açmadığı değerlendirilmiştir. Açılan davanın makul süreden sonra olduğu, kayıp olgusunu öğrenme tarihinin basiretli tacirin taşınmadan sonra bu defterleri kontrol etmekle yükümlü olduğu nazara alındığında taşındıktan sonra kısa süre içinde fark edilmesi gerektiği kabul edildiğinden bir aylık süre içerisinde davanın açılmadığının kabulü gerekir.( Aynı yönde yargıtay 11 HD. 2018/4963 E, 2019/5891 K.) Bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bir an için davanın süresi içine açıldığı kabul edilse dahi, basiretli tacir olan şirket adına işlem yapan yetkilinin defterlerin kaybolmaması için gerekli önlemleri alması gerektiği ve tüm önlemlere rağmen defterlerin kaybolmuş olması hususunu ispat etmesi gerektiği,şirket defterlerini bizzat almak yerine nakliyecinin bulduğu işçilere emanet ettiği değerlendirildiğinde, zayiinin kendi kusurundan kaynaklanması, kanunda belirtilen hallerin bulunmaması nazara alınarak talebin esastan da reddi gerekecekti. Anlatılanlar ışığında aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur: HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Hak Düşürücü Süre Nedeniyle Usulden REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 25/06/2026
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı