İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/353 E. 2026/518 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/353
Karar No
2026/518
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/353 Esas KARAR NO :2026/518

DAVA:Pay senetleri İptali (Zayi Nedeniyle) DAVA TARİHİ:24/04/2026 KARAR TARİHİ:07/07/2026

Mahkememizde görülen Pay senetleri İptali (Zayi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... A.Ş.’nin pay defteri ve davacı ... (%10 pay sahibi) ve ... (%90 pay sahibi)'a ait hamiline düzenlenmiş hamiline yazılı pay senetleri de pay defterinin arasına konulduğundan kaybolduğunu, yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadığını, pay defterinin zayi olması nedeniyle şirket ortaklık yapısının sağlıklı şekilde tespiti ve ileride doğabilecek ihtilafların önlenmesi amacıyla iptalinin gerektiğini, zayi olan pay defteri ve pay senetlerinin üçüncü kişiler tarafından kötüye kullanılma ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenlerle, hem şirket pay defterinin hem de hamiline yazılı pay senetlerinin iptali için işbu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini, usul ekonomisi açısından ve aynı nitelikte iki kaybın birlikte araştırılması bakımından taleplerin birlikte değerlendirilerek tek dosya üzerinden incelemenin ve ilanların yapılmasının uygun olacağını belirterek; davacı ... A.Ş.’ne ait pay defterinin zayi nedeniyle iptaline, davacı ... ve ...'a ait hamiline yazılı pay senetlerinin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava: Pay senetleri ve pay defterinin zayi sebebiyle iptali istemine İlişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zayii uğrarsa tacir zayi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren on beş içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiş, 01/07/2022 tarih 7417 sayılı kanunun 55. maddesiyle fıkrada belirtilen on beş gün ibaresi otuz şeklinde değiştirilmiştir. Anılan maddede zayi belgesi istenebilmesi için tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin zayii uğraması halleri tahdidi olarak sayılmamış ise de, yapılan tadadi sayımdan defterlerin tacirin elinde olmayan sebepler ile zayii uğraması gerektiği anlaşılmıştır. Bir başka anlatımla, tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup, bu özene rağmen defter ve belgelerin zayii uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir. TTK'nın 64/4 maddesinde; Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterlerin de ticari defter olduğu belirtilmiştir. TTK. 82/7 maddesinde zayi sebepleri tahdidi olarak sayılmamış olmakla birlikte tacirin kendisine kusur izafe edilemeyecek, irade dışında meydana gelen olay nedeniyle meydana gelmeli, ziyanın tacirin gerekli dikkat ve özeni göstermemesinden kaynaklanmamış olması gerekmektedir. Somut olaya döndüğümüzde, davacı şirketin ortaklar pay defterinin ve pay senetlerinin kaybolduğu ve yapılan aramalara rağmen bulunamadığından bahisle zayi belgesi verilmesi talep edilmiş ise de, tacirin TTK 82/7. maddeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da zayiiye uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması gerekmektedir. Tacirin defter ve belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerekir. Davacı tarafça, zayi belgesi verilmesi istenilen defterin ne şekilde ve ne zaman zayi olduğuna dair somut bir kanıt dahi sunulmamıştır. Somut olayda TTK. 82 maddesinde düzenlenen şartların oluşmadığı anlaşılmıştır. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkememizce davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/13932 Esas- 2013/20907 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/11963 Esas- 2018/3664 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, Yeteri kadar harç alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde davacıya iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/07/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/353, K. 2026/518, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-353-e-2026-518-k-955fe287416c