İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1528 E. 2026/691 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1528
Karar No
2026/691
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1528 Esas KARAR NO : 2026/691

DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 17/04/2026 KARAR TARİHİ : 29/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı şirket yetkilisi tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; şirketine ait karar defterinin kaybolduğunu, yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadığını, beyanla şirkete ait karar defterinin zayi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Ticaret Sicili Gazetesi kayıtları, ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na müzekkere yazılarak, yazı cevapları dosya arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 82/7. maddesi kapsamında ticari defterlerden şirket karar defterinin zayi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanunu'nun 64/4. maddesi, "Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun 82/1. maddesi, "Her tacir; a) Ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, b) Alınan ticari mektupları, c) Gönderilen ticari mektupların suretlerini, d) 64. maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür." denilerek saklamakla yükümlü olunan defter ve belgeler sayılmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi, "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde; şirkete ait karar defterinin kaybolduğunu, yapılan tüm araştırmalara rağmen bulunamadığını, bu nedenle şirket karar defterinin zayi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü bakımından taraf delilleri toplanmış, davacının hukuki yararının ve talebinin samimiyetinin değerlendirilmesine yönelik gerekli resmî kurum araştırmaları eksiksiz olarak yaptırılmıştır. Bu kapsamda dosya içerisine getirtilen Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarının incelenmesinde, davacı şirketin müdürünün Münevvere Boz olduğu ve şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili bulunduğu anlaşılmış, davanın yetkili şirket temsilcisi tarafından açıldığı tespit edilmiştir. Davacı şirketin bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta şirketin 31/10/2014 tarihinde resen terkin edildiği, şirket hakkında herhangi bir vergi incelemesi, vergi uyuşmazlığı, rapor veya kayıt bulunmadığı bildirilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan gelen cevabi yazıda ise davacı şirketin herhangi bir prim borcunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; şirketin uzun süre önce ticari faaliyetinin sona erdiği, vergi ve sosyal güvenlik kurumları nezdinde devam eden herhangi bir uyuşmazlığının bulunmadığı, zayi olduğu ileri sürülen karar defterinin ibrazından kaçınmayı gerektirir veya üçüncü kişilerin haklarını ihlal etmeye yönelik bir amacın varlığını gösteren herhangi bir olgu ve delilin dosya kapsamında tespit edilemediği görülmüştür. Davacı tarafından karar defterinin yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadığı açıklanmış olup, dosya kapsamında bu beyanın aksini ortaya koyabilecek herhangi bir delil de mevcut değildir. Yargılama sırasında toplanan resmî kurum kayıtları da davacının iddiasını çürütecek veya talebin kötü niyetle ileri sürüldüğünü gösterecek nitelikte bir veri içermemektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 82/7. maddesinin amacı, iradesi dışında ticari defterlerini kaybeden tacirin hukuki durumunun belirsizlik içerisinde bırakılmasını önlemek olup, somut olayda yapılan araştırmalar sonucunda davacının talebinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu yahut zayi olgusunun gerçeği yansıtmadığı yönünde herhangi bir kanaat oluşmasını gerektiren delil elde edilememiştir. Bu kapsamda, davacı şirkete ait karar defterinin zayi olduğunun kabulü ile talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1- Davanın KABULÜ ile; davacı şirkete ait karar defterinin TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi nedeniyle iptaline, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 29/07/2026

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1528, K. 2026/691, T. 29.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1528-e-2026-691-k-86e6851aac66