İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/674 E. 2026/552 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/674
- Karar No
- 2026/552
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/674 Esas KARAR NO :2026/552
DAVA:Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:27 10/2020 KARAR TARİHİ:17/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 31.10.2018 Tarihinde saat 18;50'de yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçerken, ... mağazalarına ait, kullanıcısı ... olan ... plaka sayılı kamyonet ile kendisine çarptığını ve kaza sonucu kendisini ... Devlet Hastanesine ve oradan da ... Kemik Hastanesine götürüp ilgilendiklerini ve ondan sonra sonraki tüm tedavilerini kendi imkanları ile tamamladığını; Kazayı internet ortamında öğrenen çeşitli avukatlık bürolarının kendisine ulaşarak tazminat talepli destek vereceklerini, kendisinin de avukat olması nedeniyle , bunun acelesi olmadığını ve sağlığına kavuştuktan sonra bakacağını demesine rağmen ... Barosuna kayıtlı avukatlardan Av. ... ..., Av. ... ve Av, ...'a vekaleti tanzim edilerek ve İstanbulda onları temsil eden ve vekalet tanzim masraflarını kendisi ödeyen ...na vekalet verdiğini, ancak vekalet gereğince 2 yıl üsre zarfında adı geçen avukatlarca da hiç bir işlemin yerine getirilmediğini, mezkur kazadan dolayı 35 gün boyunca Göztepedeki ikametgahından Sarıyere götürülüp getirildiğini, işlerini yapamadığını, ve bütün icraatlarından geri kaldığını, bu nedenle belirsiz alacak davası şeklinde dava açmasının zaruri olduğunu, açıklanan sebeplerle 6100 sayılı HMK'nin 107/2 maddesi gereğince tazminat miktarının yargılama neticesinde ortaya çıkacağı gözetilerek tazminat miktarı belli olduğunda talebin artırılması saklı tutularak davalılardan müştereken ve müteselsilen çıkacak tazminatın tansiline, masraf ve avukatlık ücretlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı : ... ...Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davada, davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da bulunduğunu. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlendiğini, bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava ticari dava olup Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanı içinde olduğundan, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, aksi mümkün değilse de açıklanan sebeplerden ötürü; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kaza meydana gelmeden önce 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 Sayılı kanun ile 2918 Sayılı Kara yolları Trafik Kanununun 97. Maddesi değiştirilmiş, trafik kazasından doğan tazminat talepleri için dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta şirketine yazılı olarak başvuru bir dava şartı haline geldiğini ancak iş bu dava konusu olayla ilgili müvekkil şirkete başvuru olmadığından iş bu davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, bununla birlikte kazada kusur durumunun tespit edilmediğini, meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik giderinin ve tedavi giderlerinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ve bu konuda sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumunda olduğunu, müvekkil şirketin mali mesuliyet ile ilgili aracı sigorta ettiğini ve manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ... ve ... müşterek sundukları cevap dilekçelerinde özetle; Kendilerinin ... Barosuna kayıtlı avukatlar olduklarını, ve ... ili ... İlçesinde ikamet ettiklerini, dolayısıyla aleyhlerine açılacak davaların HMK 6. Maddesi gereğince yetkili olan ... Mahkemelerinde açılması gerektiğini, bununla birlikte davanın açılmasına neden olan trafik kazası ile kendilerinin hiç bir ilgilerinin olmadığını ve kendilerine yöneltilen husumetin trafik kazası olmadığını, ayrıca davacının Arabuluculuk Şartını yerine getirmediğinden dava şartı oluşmadığını, diğer davalılar ile dava arkadaşlıklarının bulunmadığını, davanın diğer davalıların sorumluluğunda meydana gelen trafik kazasından kaynaklandığını, davacıya göre adlarına düzenlenen vekaletname ile kendilerine tevdi edilmiş görevi yerine getirmemek olarak görüldüğünü, dava dilekçesinde farklı iki olaydan söz edildiğini, davacının farklı iki dava açması gerekirken tek dava ile işi bitirmek isteğini ve bu durumun HMK'ye aykırı olduğunu, davaya konu trafik kazası ile hiç bir ilgilerinin olmadığını ve bu kaza nedeniyle sigorta şirketinden tazminat alma girişimleri olmadığını, açıklanan nedenlerle ikame edilmiş bu davanın öncelikle usul hukuku yönünden yetki ve dava şartı yokluğu yönünden reddine, aksi halde esas yönünden davanın reddine, tüm yargılama giderlerinin de davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER / 31/07/2023 tarihli ATK raporunda “... ve ... oğlu 01/01/1950 doğumlu ...’ın 31.10.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunmuştur. 29/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; e) Geçme yasağı olan yerlerde geçme kusuru hallerinde asli kusurlu sayılıdığı belirtildiğine göre; Dolayısıyla davaya konu olan ... ...Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı araç sürücüsü ...’in 14/12/2022 tarihli duruşma tutanağında da belirttiği üzere, olayın meydana gelişi hususunda % 100 kusurlu sayılacağı kanaatine varılacağı; Davaya konu kazada davacı ...’a kusur atfının olamayacağı; ” sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE / Dava alacak davası olup uyuşmazlığın, davacının 31.10.2018 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle yaralandığı ve maluliyetten kaynaklı geçici iş gücü kaybı doğduğu iddiasıyla geçici iş göremezlik tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı, davalının sorumlu olup olmadığı, varsa miktarı tarafların kusur durumunun ne olduğu, manevi tazminatın koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında olduğu anlaşıldı. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, dosyanın 12/04/2023 tarihli celsede işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilince dosyanın yeniden işleme konulması talebini sunması sebebiyle davanın 24/04/2023 tarihinde yeniden işleme alındığı ve yargılamanın kaldığı yerden devamına karar veriliği, 17.07.2026 tarihli celsede de tarafların duruşmaya gelmediği görülmüştür. HMK 150 maddesinde; Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. 150/6 maddesinde ; İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılacağının hükmünün düzenlendiği, mahkememizdeki iş bu dava da 17.07.2026 tarihi itibari ile 2.kez takipsiz bırakıldığından mahkememizce HMK 150/6 gereğnice davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-HMK 150/6 gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-492 sayılı harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ilam harcının peşin yatırılan 172,49 TL den mahsubu ile bakiye 559,51 TL nin davacıdan tahsili ile Hazine' ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, HMK 333.mad. gereğince hüküm kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran davacı tarafa iadesine, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve 6100 S HMK gereğince belirlenen 10.100- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Dair, davacının yokluğunda, davalı vekilinin yüzene karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
17/07/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*