İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/357 E. 2020/683 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/357
- Karar No
- 2020/683
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/357
KARAR NO : 2020/683
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/07/2020
KARAR TARİHİ: 17/12/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı taraf vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki mevcut olup cari hesap ekstresi raporundan da anlaşılacağı üzere müvekkili şirket tarafından davalı şirkete farklı tarihlerde ürün satışları yapıldığını, bu satış bedelleri toplamının 33.616,81-TL olup, bu satışlara ilişkin müvekkil tarafından düzenlenen faturaların 21.08.2019 tarihli, ... seri numaralı 4.775,78-TL tutarlı fatura,09.08.2019 tarihli, ... seri numaralı 8.178,40-TL tutarlı fatura, 27.07.2019 tarihli, ... seri numaralı 1.440,29-TL tutarlı fatura, 31.07.2019 tarihli, ... seri numaralı 3.467,99-TL tutarlı fatura, 20.07.2019 tarihli, ... seri numaralı 4.818,78-TL tutarlı fatura, 24.07.2019 tarihli, ... seri numaralı 2.160,43-TL tutarlı fatura, 03.07.2019 tarihli, ... seri numaralı 3.841,94-TL tutarlı fatura,13.07.2019 tarihli, ... seri numaralı 4.933,20-TL tutarlı fatura olduğunu, davalı şirket, satın aldığı mallar karşılığında cari hesaba mahsuben yapılan ödemelerin mahsubundan sonra müvekkili şirkete (asıl alacak) 31.975,53-TL tutarında borçlu olduğunu, yukarıda belirtilen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine cari hesap borç bakiyesi olan 31.975,53-TL alacağın tahsili için İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiğini, ancak borçlu şirketin 16.01.2020 tarihli dilekçesi ile icra dosyasının tamamına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, davalı/borçlunun borca ve tüm fer'ilerine yönelik itirazının mesnetsiz ve kötüniyetli olduğunu, öyle ki; itiraz edilen icra takibi, borçluya kesilen faturalar ve cari hesaba dayanmakta olup ödenen/ödenmeyen faturaların Müvekkili Şirketin ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğunu, açıklanan ve re' sen gözetilecek nedenlerle borçlunun icra takibine yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere İCRA İNKAR TAZMİNATINA mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın, 20.07.2020 tarihli dava dilekçesinde, müvekkil şirket aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip yaptıklarını, anılan takibe kötü niyetle itiraz edildiğini, sunulan cari hesap dökümleri uyarınca müvekkili şirketten alacaklı olduklarını, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını ve bu sebeple huzurdaki davayı açtıklarını ifade etmiş ise de müvekkili şirket ile davacı yan arasında bir cari hesap mutabakatı bulunmadığından davacı yanın müvekkili şirketten alacaklı olup olmadığı da belli olmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
İcra Dosyası: İzmir ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 31.975,53-TL 8 adet faturadan kaynaklı cari hesap alacağı, 2.841,29-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.816,82-TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 21/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından 16/01/2020 tarihli dilekçe ile “Müvekkili şirket kayıtlarında yapılan incelemede dosya alacaklısına herhangi bir borçları olmadığının tespit edildiğini, bu sebeple, borca, fer'ilerine, borcun tamamına itiraz ettiklerini, ayrıca şirket merkezi Ayvalık'da olduğundan Ayvalık İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu bu nedenle yetkiye de itiraz ettiklerini” bildirdiği, itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, dosyada başkaca bir işlem bulunmadığı anlaşılmıştır.
BA Formları: Davalıya ait BA formları ilgili vergi dairesinden getirtilmiş, dava ve takip konusu faturanın davalı tarafından ilgili vergi dairesine 2019/7 ve 2019/8 dönemlerine ait BA formlarında beyan edildiği tespit edilmiştir.
Faturalar : takip ve dava konusu faturaların 21.08.2019 tarihli, ... seri numaralı 4.775,78-TL tutarlı fatura, 09.08.2019 tarihli, ... seri numaralı 8.178,40-TL tutarlı fatura, 27.07.2019 tarihli, ... seri numaralı 1.440,29-TL tutarlı fatura, 31.07.2019 tarihli, ... seri numaralı 3.467,99-TL tutarlı fatura, 20.07.2019 tarihli, ... seri numaralı 4.818,78-TL tutarlı fatura, 24.07.2019 tarihli, ... seri numaralı 2.160,43-TL tutarlı fatura, 03.07.2019 tarihli, ... seri numaralı 3.841,94-TL tutarlı fatura,13.07.2019 tarihli, ... seri numaralı 4.933,20-TL tutarlı fatura olduğu, faturaların irsaliyeli fatura olarak düzenlendiği ancak teslim alan kısmının imzasız olduğu görülmüştür.
Dava, ticari alım satım ilişkisi kapsamında faturalardan kaynaklanan bakiye alacağının tahsiline yönelik İİK 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali istemlidir.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
İ.İ.K.'nın 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasının, ilamsız icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine duran takibin devamını sağlamak amacıyla itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerekir. Buradan da anlaşılacağı üzere, itirazın iptali davasının koşulları, yetkili icra dairesinde girişilmiş geçerli bir ilamsız icra takibi, bu takip sebebiyle çıkarılmış ödeme emrine 7 günlük yasal süre içinde yapılmış itiraz, itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemede dava açılmış olması şeklindedir.
İtirazın iptali davalarında, hem icra dairesinin hem de mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi durumunda İİK.nun 50.maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın HMK'nın 164. maddesi hükmü uyarınca ön sorun olarak incelenmesi gerekir. İcra Müdürlüğünün bu konuda re’sen inceleme yetkisi bulunmamaktadır.
Davalı borçlu, dava konusu takip dosyasında ödeme emrine itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir.
İİK'nun 50/1 maddesinde "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir." düzenlemesine yer verilmiştir.
HMK'nin 6. maddesi hükmü uyarınca kural olarak yasada aksine hüküm bulunmadıkça davanın açıldığı tarihte davalının ikametgahı sayılan yer mahkemesi ve icra dairesi yetkilidir. HMK'nun 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. Davacının istemi sözleşmeden kaynaklanan para alacağı ise Türk Borçlar Kanunu 89. (eski B.K'nin 73.) maddesi gereğince para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan, para borcunun ifa yeri olan davacının yerleşim yeri mahkemesi ve icra dairesi de yetkili olacaktır.
Yapılan açıklamalar ve yasal düzenlemeler dikkate alınıp somut olay değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında ticari alım –satım ilişkisi olduğunun tarafların kabulünde olduğu, davacının, davalıya satışını yaptığı mallara ilişkin faturalara dayalı olarak icra takibinde bulunduğu, takip konusunun belgeden kaynaklanan bir miktar para alacağına ilişkin olduğu, dolayısıyla davalının ikametgahı olan Ayvalık icra dairesi yetkili olduğu gibi para borcunun ifa yeri olan alacaklının ikametgahı olan Dikili icra dairelerinin de yetkili olduğu, oysa icra takibinin, yetkisiz İzmir icra dairesinde yapıldığı anlaşılmakla yetkili icra dairesinde yapılan geçerli bir takip bulunmadığından itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının, yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığından özel dava şartı yokluğu nedeniyle HMK nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,
2-Peşin alınan 594,59 TL harçtan maktu red harç tutarı olan 54,40 TL’nin mahsubu ile fazladan alınan 540,19 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde DAVACI TARAFA İADESİNE.
3-Davacı tarafın yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
4-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.118,64 TL'nin davada haksız çıkan davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5- Davalı dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinde kendisini vekille temsil ettirdiğinden arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih itibarilyle yürürlükte olan AAÜT’ye göre tayin olunan 900,00 TL maktu vekalet ücreti ile 7,80 TL vekalet suret hacından oluşan toplam 907,80 TL yargılama giderinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine.
6-Dava usulden reddedildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine.
7-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine.
ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/12/2020
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı