İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/346 E. 2020/463 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/346
- Karar No
- 2020/463
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/346 Esas
KARAR NO : 2020/463 Karar
DAVA : Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/07/2020
KARAR TARİHİ: 08/10/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Müvekkili ...’ın ... Bankası A.Ş. ... Şubesi nezdinde ... no’lu Vadeli Mevduat Hesabının olduğunu, müvekkilinin söz konusu hesabı üzerinde, davalı banka tarafından i) 03.09.2018 vadeli 1.882.000 TL. ii) 11.09.2018 vadeli 3.240.000 TL. ve iii) 30.09.2018 vadeli 1.127.240 TL. miktarlı bonoların vadeleri beklenmeksizin, opsiyon işlemlerine istinaden hesapların çözülerek ve mevduat hesaplarından para çekilerek davalı banka hesabına aktarıldığını, banka tarafından yapılan bu hatalı işlemlere ilişkin ihtarnameler çekildiğini, davalı bankanın açık opsiyon işlemlerini gerekçe göstererek USD kurunun yükselmesi sebebiyle oluşan zararını kapatmak amacıyla davacının bono ve swap hesaplarını oluşan zararın karşılanmasına yönelik teminat olarak kabul etmek suretiyle rehnetmiş ve davalı banka hesabına aktarmış, böylece davacının hesabından hatalı ve hukuka aykırı işlemleri sonucunda müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespiti ile, tüm fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100.000 TL. (Yüzbin Türk Lirası)’nın, zarar tarihinden itibaren işleyecek olan ticari işlere uygulanacak en yüksek reeskont faizi ile davalı bankadan tahsiline, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı bankaya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili bankanın genel müdürlüğünün ... adresinde bulunması nedeniyle HMK'nın 6. maddesi uyarıca yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğu,yine davaya konu "opsiyon işlemi" davacının ticari nitelikte aldığı bir bankacılık hizmeti olduğu, davacının opsiyon sözleşmesi imzalamak suretiyle " tacir" sıfatıyla bu işlemlerde taraf olduğu, davacı ve davalının "tacir" vasfında olduğu, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmeye göre yetkili mahkemenin İstanbul( Merkez) Adliyesi olduğu, HMK'nın 17.maddesine göre yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, davada talep davacı tarafından belirlenebilir olduğundan belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, davalı tarafından yapılan tüm işlemlerin mevzuata uygun olduğu hususu Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tespit edildiğinden davacı tarafın hukuka ve yasaya aykırı davasının reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; sair ihtarnamelere dayandığı görülmüştür.
Davalılar vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; ihtarnameler, bankacılık hizmet sözleşmesi, banka bono alım satım çerçevesi sözleşmesi, türev işlemleri çerçeve sözleşmesi, menkul kıymet alım-satım çerçeve sözleşmesi, SPK'dan gelen yazılar, opsiyon işlemleri ses kayıtları, ihtarnameler, bilirkişi, banka kayıtları, tanık, yemin ve sair delilere dayandığı görülmüştür.
DEĞERLENDİRME :Dava; davacıya ait hesaplara davalı banka tarafından yapılan hatalı opsiyon işlemleri sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davalı vekilinin cevap süresi içerisinde mahkememizin yetkisine itiraz ettiği, davacı ile davalı banka arasında bankacılık hizmetleri sözleşmesi, türev işlemler çerçeve sözleşmesi ve menkul kıymet alım satım çerçeve sözleşmesinin imzalandığı, sözkonusu sözleşmelere göre taraflarca İstanbul (Merkez) Mahkemelerinin yetkili olacağının kabul edildiği, imzalanan sözleşmelerin içerik ve niteliği dikkate alındığında davacının davalı bankadan finansal işlemler için hizmet aldığı, hizmetin alınma amacının ticari olduğu ve ticari sözleşme yapıldığı, HMK'nun 17. maddesine göre bu sözleşmelerdeki yetki şartının geçerli olduğu, bu durumda sözleşmedeki yetki şartına göre İstanbul Mahkemelerinin münhasır yetkili olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.05.2018 tarih 2017/11-22 Esas ve 2018/1102 Kararı ile Yargıtay 19.HD'nin 23.06.2020 tarih 2019/2410 Esas ve 2020/1183 Karar sayılı kararlarının da bu doğrultuda olduğu, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olmadığı, davalının yetki itirazında beyan ettiği İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin uyuşmazlığın çözümünde yetkili olduğu anlaşılmakla, davalının süresinde yaptığı yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
Davalı tarafın yetki itirazının kabulü ile dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin yetkili olmadığı, yetkili ve görevli Mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla; MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE,
6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kanun yoluna başvurulmayarak hükmün kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili Mahkemeye gönderilmesine, belirtilen süreler içerisinde talepte bulunulmaması halinde tarafların talebi üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
Yargılama harç ve giderleri hususunda yetkili Mahkemece karar verilmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.08/10/2020
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı